canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

Cevahir Dağı - (Zuhurâtı Izhârı'l-Vakf-ı Güneş 1.cilt)

CEVÂHİR DAĞI

 

İkinci misalda eskiden bu vasıtalar işi yoktu hayvanlarla gidilip gelinirdi. Otuz kırk kişinin içinden emin bildikleri bir adamı kervan başı seçerlerdi, onun idaresinde gider gelirlerdi. Böyle bir kervan vezirganıyla, yürürlerken vakit akşam oluyor yollarıda bir dağa geliyor. Dağın içinde konaklıyorlar kervan başı çağırıyor arkadaşlar uyanık olun şimdiki geldiğimiz dağ Cevahir Dağı, yorgunsunuz biliyorum hayvanlarınız da yorgun ama bir daha tekrar bu dağa gelemeyiz. Alabildiğiniz kadar bu dağın cevahir taşlarından alın gidecegimiz memlekette sizi ihya eder.

Onun sözüne inanıp sadık olanlar biraz alıyorlar ama bir kısmının da inancı zayıf alay ediyorlar bu gecenin karanlığında zaten yorgunuz, bir de bize taş yükleyecek bu dağda ne cevher olmalı diye Bir kısmı almıyorlar Almayanlarda alanlarda yoluna devam ediyor. Dağdan inip bir muazzam şehre geliyorlar, şehirde cevahir taşlarını alanlar; biz bunu çok zahmetle aldık ama şunu götürüp bir sarrafa gösterelim diyorlar. Sarrafa gösterdiklerinde bir parça cevahir taşıyla bir şehir satın alacak kadar değerli olduğunu öğreniyorlar. Bu hali görünce cevahiri alanlarda almayanlar da yumrukla kafalarına vuruyor. Alanlar keşke tüm zahmetlere katlansaydık da biraz fazla alsaydık diyorlar. Hiç almayanlar da biz o cevher dağından geldikte neden o cevherlerden almadık diye ebedi pişmanlık içlerinden gitmiyor Şimdi dağ dediğimiz dünya alemi, cevahir dediğimizde bu Dünya’da Allah’ın razı olduğu şekilde ibadete çalışmak rızasına kavuşmak tekrar tekrar buraya dönüş yok.

Cenab-ı Hak Teala Hazretleri bütün kullarını seve seve halk ettiği için bütün kullarını gafil cahil yaşamamaları için dünya aleminde helal yönden dünyalarına çalışmayı ve dünya aleminde iken kendilerini yaratan Rabbılarını bilmeleri tanımaları ve O’nun emrine itaat nehy ettiğinden sakınmaları ve ahretin servet saadetini kazanmaları için ve kendilerini yaratan Rabbılarının rızasını kazanmak için ve kendilerine bu konuları kazanmaya mani olan engel olan büyük ejdadımız Adem babamıza Havva anamıza düşmanlığını ilan edip açığa çıkaran me’lunun şerrinden iğvasından ve kendi nefsimizin Allah’ın rızasının dışına bizleri bozuk sapık arzulara sevk etmesinden bunlardan nasıl kurtulacağımızı ve nasıl selamette yaşayıp saadetimize kavuşmalarımızı Cenab-ı Hak insanlara lütfu kereminden peygamberler göndererek ve kitaplar göndererek peygamberlerin geride gelen mirasçısı olan alimler ülemalar ile kullarını ikaz irşad ettiriyor.

Hiç itiraza mecal kalmıyor. İşte kervancı diye konuştuğumuz kervan başı olan kimse kervancıların hepsini uyarmak ikaz etmek için cevahir dağına geldik gecenin karanlığı biliyorum çok da yorgunsunuz amma bu içinde şimdi bulunduğumuz dağ cevahir dağıdır çok yorgunsuz hayvanlarda yorgun ama bu Cevahir Dağına bir daha tekrar gelişimiz dönüşümüz mümkün değildir. Alın cevahir taşlarını siz ve hayvanlara yükleyiniz diye gafil olmayınız diye bar bar bağırıyor çağırıyor. Alanlar sonunda büyük servetlere kavuşuyorlar. Almayanlar da sonu bitmez üzüntüler kederler içinde kalıyorlar niye almadık diye bu konu anlaşılması için bir misaldir.

İşte Allah’ın dostları, resulları, evliyalar hakiki alim ülema resulların veresçileri de aynen Allah’ın kullarını cehaletten gafletten nefsin şeytanın bendinden tuzağından kurtulmaları ve yaradan Rabbılarına iman itaatlı olmaları ve Rabbılarının rızasını bu dünyada iken kazanmalarını ahiret servet nimetlerini kazanmaları için bunlarda, kullardan hiçbir menfaat karşılık beklemeyerek her yerde hakkı ile Allah dostluğunu kazanmış olan enbiya evliyalar ülemalarda durmadan gece gündüz bağırıp çağırıp gaflet uykusunda uyuyan irade direksiyonlarını nefse şeytana kaptıranlara acıyarak çağırıyorlar konuşuyorlar.

Arkadaşlar, içinde bulunduğumuz dünyayı cevahir dağı bilin ha! Burada huzuru kalp ile Allah’a yaptığınız ibadetler hizmetler eğer Allah’ın hoşuna gelir rızasına uygun olur ise ibadetler namazlar zikirler hayırlar bunlar Allah’ın rızasına uygun muvafık olursa Cenab-ı Hak’ta hoşlanır ise, o kervancıların bir topak cevahir taşı hesaba vurulunca bütün şehri satın aldığı gibi rızalı amellerimizde, hangisi Allah’ın rızasına muvafık olarak yapılır ise bu da cenneti satın alır diye, alim ülemalar enbiya evliyalar durmadan insanların uyanması için çalışıyorlar konuşuyorlar tek insanlar Allah’ın kuludur. Şeytanla nefis dünya yüzünden helaka delalete felakete gitmesinler diye vazifelerini durmadan dikkatle çalışıyorlar.

Enbiya evliyasının Rabbısının sözlerine itimatı olup inananlar ibadete başlayıp çalışırlar ise inşaallah iki dünyanın saadet servetine kavuşurlar. Burnunu kıvırıp kervancı başına itirazlar ile muterizler olur biz zaten yorulmuşuz halimiz kalmamış gecenin içinde bir de bize taş yükletecek diye alay edenler dalalet felaket içinde ebedi kavrulup pişman oldukları gibi, insanların içinde de Allah ve Resulunün ve halifelerinin sözlerine inanıp itikatla amele zikre çalışanlar bunlar cevahir taşı gibi amelleri ihlaslı olanlar cenneti satın alıp cennetin mirasçısı oluyorlar.

Allah ve Resulünün ve onun halifelerinin sözlerine alay edip gidip gelmiş mi var? Cennet nerede? Cehennem nerde? Ölüler geri dirilir mi? Muterizler, inanmayanlar, burnunu kaldırıp kibirli, gururlu olanlar Allah’ı, O’nun elçilerini dostlarını sevmeyip birde bunlar bizi bir sıkıya çekecekler, bizi keyfimizden zevkimizden alıkoyacaklar, bize namaz zikir ibadet diye sırtlarımıza yük yükleyecekler diye, burnunu kıvırıp ibadet zikir cevherinden mahrum kalan biçareler ömür hayatın geçti, servet geçti saç sakal ağardı. Dişlerinde döküldü. Belinde büküldü mezarında eşildi. Seni mezara sevk eden Azrail aleyhisselam’ı bekle nasıl gideceksin bakalım, nasıl huzura varacaksın. Tekrar tekrar düşün insafa gel.

Allah Resulünün halifelerinin dedikleri iman, ibadet yüklerini yüklen. Günahlarına tevbe eyle. Pisli paslı günah ile huzuru Allah’a çıkma ha! Yapılan ibadetler Allah’ın rızasına uygun hoşuna gelen ibadetlerin hepsi kıymet kesilmeyen cevahir gibidir. Az da olsa sahibini ihya eder. Vasiyetlerimizi kabul edip tutanlara, Allah razı olsun, tutmayanlara Allah hidayet etsin deriz.

Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki:

اَلدُّنْيَا مَذْرَعَةُ الْآخِرَةِ

“Dünya ahiretinizin kazanç çiftliğidir.”[1] Ahiretinizi bura-da kazanacaksınız. Cenab-ı Hak Teala buyuruyor ki:

وَالْعَصْرِۙ ﴿﴾ اِنَّ الْاِنْسَانَ لَف۪ي خُسْرٍۙ ﴿﴾

“Asra yemin ederim ki insan oğulları zararda hüsran içindedirler.”[2] İnsanların hepsi mi ziyandadır?

اِلَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ

“İlla, yalnız Allah’a iman edip imanla beraber Allah’ın rızasını kazanmak için ameli saliha çalışanlar bu zararlığın dışındadır.”[3]

وَتَوَاصَوْا بِالْحَقِّ وَتَوَاصَوْا بِالصَّبْرِ

“Hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler müstesnadır.”[4]

Ey Allah’a iman eden kimseler imanla beraber soğuk ve sıcak günlerde abdest namaz, oruç vesair ibadetlere karşı sabredin. Siz böyle yaptığınız gibi Allah’ın kullarına da ibadeti ve sabrı tavsiye edin buyuruyor.

Asır konuları birkaç nevidir. Bir asır, yüz seneye bir asır demişler. Ve Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin yaşadığı zamana asrı saadet denmiş. Sabahleyin güneşin çıkıp kuşluk vaktindeki güneşin en nurlu en kuvvetli olduğu zamana da asır denmiş. Ve ikindi, akşam arasınada asır denilmiş. İkindi akşam arasına asır denilmekte gaye bütün insan oğullarına uyarılar vardır.

Misal: İnsanlar sabahleyin yataktan kalkıp yeryüzüne bir rızk maşiyet telaşı ile muhtelif zenaat, muhtelif ticaret kazanç mahallerine yönelirler. Çalışıp ikindi akşam arası olunca herkes evine dönerler. Ev tarafları bakarlar kazanç, ticaret için sabahleyin evinden gitti. Akşam eve gelirken gözlerler. Bakalım ne ticaret elde etmiş veyahut zararlara düşmüş. Bir kısımları az bir miktarda evdeki olan sermayeyi de vurgunculara kaptırmış büyük bir zarar sıkıntı ile evlerine dönerler. Bir kısmı da evde ticaretle beklenirken zararla sermayesini yitirmiş devletin kanununa aykırı olarak cinayet yapmış elleri kelepçeli dönerler. Bir kısımlarıda dikkatli yaşayarak çok zahmetler altına girerek birçok ticaret alışverişlerinde ve çalışmalarında bir çok kazanç elde edip sevinçle kazanç ele geçince zahmetler göze gözükmez çok sevinç sururla kazançla evlerine dönerler.

İşte bu bir misal, örnektir. Dünya alemi yukarıda yazılı hadisi şerife göre: “Ey insanlar dünya aleminde gözünüzü açın. Dünya ahretinizin kazanç yeridir. Ahretinizi ve ahretteki rahatlığınızı ve sizi yaratan Rabbınızın sevgi ve rızasını burda kazanacaksınız. Diye Cenab-ı Hak ayetleri ile Resulları ile alim ülemaları ile hepsini ayan açık haber vermiştir. İşte burada ikindin sonu akşam arası dönerler dediğimiz bir kısım insanlar Allah’ın kanunlarına itaat ederek Allah’ı çok zikrederek ihlaslı amellere devam ederek Yüce Rabbısının rızasını elde ederek mezara mahşere dönme zamanında ne bahtlı o kimseye ebedi sonu bitmeyen servetine sadetine büyük bir ticaretle döndüler. O bir kısım zarar da olanlar Allah’ı Allah’ın emrini unutarak zalim nefsine mel’un şeytana uyarak nefsine esir köle hizmetçi olarak verilen ömür sermayesini nefse şeytana dünyaya kaptırıp Allah’ın emirlerine isyan edip burnunu kaldırarak Allah’ı gücendirmiş olarak dünya ticaret aleminden artık ikindi akşam arası evine dönenler gibi dünya hayatı bitip ahirete böyle bir zararla ahirete yönelenlere yazıklar olsun.

Çünkü ticaretten vazgeçtik Azrail aleyhisselam’ın Allah’ın gücendiklerine çok heybetle şiddetle gelmesi Allah’ın gücendiklerine mezar halında sorgu melaikelerin çok azgın yüz şiddetle gelmeleri. Ve azaba müvekkil olan azap melaikelerinin gelip Allah’ı tanımayıp Allah’ın kanunlarını tanımayıp çiğnemiş yaradanı tanımamış, burnunu kaldırmış Allah’a, kitabına, Resulüne, alim ülamalarına inkar muteriz olmuş Allah’ın vaad eylediği azabına layık olmuş. İşte hak ettiği suçların karşılık cezaları ölürken ve mezarda başlanmaya başlanır. Yazıklar olsun bu hala düşenlere Allah’ım hidayet eyle bu hala kendini düşüren nefsine şeytana esir olanlara kurtulmalarını hidayet eyle Yâ Rabbî Bi Hak’kı Muhammed Sallallahu Teala Aleyhivesellem.

İşte bu asırlara Cenab-ı Hak yemin ediyor. İnsanoğullarının bir kısmının büyük zararda buyük hüsran içinde olduklarını bu zararlık ve hüsran ile ahirete yönenenler işte bunlar dünya ticaret mem-leketinden ahirete dönüşlerinde çok büyük zarar felaket, dalalet ile dönenleri Cenab-ı Hak haber veriyor. Yalnız Bunların dışında zarara düşmeyenler kimler bu zarara düşmeyip dünya aleminden Rabbı-larının rızasına kavuşup onun rızasına uygun amel ve ibadet ve zikrullah amellerinde her türlü zahmetlere soğuk, sıcak günlerde her türlü meşakkatlara sabırla, sebatla, ihlaslı amellere çalışanlar kendileri bu yönde nasıl ibadetlere zahmetlere ibtilalara sabır gösterdikleri gibi aynısınıda müslüman din kardaşlara tavsiyede bulunmayı tavsiye edenler, bunlar zararda olmayıp dünya aleminden ebedi ahret alemine yönelirken büyük bir kazançlar ihlaslı ameller ile yüce Rabbılarının rızasına dostluğuna kavuşmuş olarak ticaret memle-ketinden dönenler zarar ziyanla dönmediler. Çok büyük bir mükafa-atla Rabbılarına kavuştular.

 


[1] Kenzü-l-İrfan 1001 Hadis s.101/636

[2] Asr 103/1-2

[3] Asr 103/3

[4] Asr 103/3

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>