canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

İLLET, GILLET, ZİLLET - (Zuhurâtı Izhârı'l-Vakf-ı Güneş 1.cilt)

 

İLLET, GILLET, ZİLLET

 

Dervişlerin de bazen böyle iptila zamanlarında horluk zamanlarında illet, gıllet, zilletleri var.

İllet: Vücuda gelen bir hastalık,

Gıllet: Dünya darlığına düşmek, mahsulü gelmez daralır borç altına girer, günah da işlemiyor ama böyle işler oluyor.

Zillet: Evinde çevresinde insanlar arasında horluğa düşmektir. Bunları bilmeyenlere halk arasında bu adam iyi olsaydı bu olaylar başına gelmezdi derler bu söz çok yanlış. Bizim de başımızdan bunun gibi olaylar geçti. Şeyh Efendiyi görmeye giderken başkasının arabasını para zoruyla hatır için zor zekat tutarız minnetle giderlerdi. Paramızla minnet ederiz. Bir ortaklı araba aldık onu aldıgımıza sevindik şimdi, şeyhımızı ziyarete gidenleri topladık. Arabaya bindirdik para da almadık Allah rızası için bedava götürüyoruz. Gittik ziyareti yaptık geldik bizim köyün içinde bir yokuş var Oraya gelince araba istop etti. Bizim büyük oğlan Muharrem de aşağıya indi takoz atayım derken, araba geriye gitti Muharrem büyük bir badem ağacı ile araba arasında kaldı. o da avazı çıktığı kadar bağırıyor. Köyde de tarafçılık var, seven sevmeyen hepsi başımıza toplandılar. Bir horluk bir rezillik biz nere gittik başımıza ne geldi. Ökkeşiye hazretlerine ve şeyhimiz Bilal Baba Hazretlerinin yanına ziyarete gittik. Yolculardan Parada almadık. Bir menfaatimizde yok. Yâ Rabbî bu neyin nesi? Gel millete haber anlat seven var sevmeyen o ayrı bir alem bütün köy toplandı geldi. Neticede kaç saat sonra onu çektiler aldılar, bir horluk bunlar zaten iyi olsalardı böyle şeyler başlarına gelmezdi diyen de oluyor. Bu neyin nesi Yâ Rabbî nerde hata yaptık derken sabahleyin kuşluk vaktinde başka bir odada tenhada kıbleye karşı mahsun müteesir bir şekilde huzurda oturmakta idim içimden şu ayet söylendi.

وَاَمَّا بِنِعْمَةِ رَبِّكَ فَحَدِّثْ

 “Fakat Rabbinin nîmetini de yâdet.”[1] ayeti söylenince tefsirine baktım. Tefsirinde Peygamber Efendimizsallallahu aleyhi ve sellem’e ve kafirlerin yirmisekiz sorularına cevap istiyorlar. Peygamber Efendimizsallallahu aleyhi ve sellem de yarın cevabını veririm dedi. Bunun üzerine vahyin gelmesi çok sürdü. On dört gün sürdü. Kafirlerin alay etmeleri çoğaldı. Muhammed’i Rabbısı artık unuttu. Kendinden vazgeçti derler idi. Peygamber Efendimizsallallahu aleyhi ve sellem’in sıkıntısı çoğaldı. Acaba Rabbım beni terk etti mi? diye çok üzüntü ve merak içinde idi. Bunun üzerine onbeşinci günü Cebrail aleyhisselam vedduha suresi ile indi. üzerimden sıkıntı kalktı bu ayet ezberim de yok idi. Bu olaydan sonra ezberime geçirdim daha sonra bu ayetin açıklamasına baktım. O zaman kalbim rahat etti.

اَلَّذ۪ينَ اِذَآ اَصَابَتْهُمْ مُص۪يبَةٌۙ

Yani “Onların başına musibet geldiğinde derler ki:

اِنَّا لِلّٰهِ وَاِنَّآ اِلَيْهِ رَاجِعُونَۜ

“Bu başımıza gelenler Allah’tan geldi ve bizde yine Allah’a döneceğiz.[2]

Derler sabrederler inanç itikatlarına da sağlam dururlar.

 


[1] Duha 93/11

[2] Bakara 2/156

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>