canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

BİLAL BABAMIN GİRESUN’DAN SÜRGÜNDEN DÖNÜŞÜNDE TRENDE BİR MİLLETVEKİLİ VE MÜFETTİŞLE KARŞILAŞMASI VE BİLAL BABAMIN ONLARA BEDDUA ETMESİ - (Zuhurâtı Izhârı'l-Vakf-ı Güneş 1.cilt)

BİLAL BABAMIN GİRESUN’DAN SÜRGÜNDEN DÖNÜŞÜNDE TRENDE BİR MİLLETVEKİLİ VE MÜFETTİŞLE KARŞILAŞMASI VE BİLAL BABAMIN ONLARA BEDDUA ETMESİ

 

Şeyhımız Bilal Baba Hazretlerinin dilinden:

Giresun’dan sürgünden gelirken Trenin içinde bir odada oturuyorum. Bizim yanı başamızdaki odada münakaşa olmuş. Münakaşa hal olmayınca şu yanı başamızdaki odada bir hoca oturuyor. Gidin onu getirin birde ona sorun diyorlar. Gelip beni götürdüler. Aynı odalarına oturttular içlerinde memur oldukları belli olan iki adam oturuyor. O iki adam kendilerini tanıttılar. Birisi bir vilayetin Milletvekili olduğunu söyledi. Milletvekili öbür adamı da tanıttı. Bu adam da yedi şark vilayetinin umum müfettişidir diye bildirdi.

Milletvekili, hoca efendi, seni buraya çağırmaktaki maksatımız arada bir konu geçti. Geçen konu orda oturan adamlardan birini göstertti. Bu adam diyor ki, bizim Maraş’ta bir adam gece uykusunda rüya aleminde Kur’anı Kerim okutmuşlar. Şimdi halı hazırda bir hocadan Kur’an dersi almadan noksansız Kur’anı Kerim okumaktadır diye söylüyor. Bu konu burda münakaşaya çevrildi. Burda bulunan cemeatın bir kısmı şiddetle karşı çıkıyorlar. Biz de karşı çıkıyoruz. Bu olacak bir iş değildir. Hem de olamaz diyoruz. Seni de bunun için çağırdık. Sen ne dersin. Bu olur mu olmaz mı? dediler.

Ben dedim ki, evvela sizinle konuşmam için bir şartım var şartımı inanır kabul eder iseniz konuşurum. Şartıma inanmaz kabul etmez iseniz. Konuşmam dedim. O zaman yedi şark vilayeti müfettişi olan hızla! şartın nedir? dedi.

Dedim ki, şartım sizler Kur’anı Kerimin Allah Kelamı olduğuna inanır iseniz konuşurum. Kur’anı Kerim Allah Kelamı olduğuna iman edip inanmaz iseniz. Konuşmam dedim.

Hemen müfettiş Kur’anı Kerim Allah kelamı mıdır dedi.

Evet Allah kelamıdır dedim. O zaman dedi ki.

Kur’anı Kerim Allah kelamı ise,

اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَۙ

Elhamdülillahi Rabbil Alemin ne demektir? dedi. Dedim ki, ‘Alemlerin Rabbısı olan Allah’a hamd ederim demektir’ deyince, dedi ki: ‘Kur’anı Kerim Allah kelamıdır diyorsun. Elhamdülillahi Rabbil Alemin de Alemlerin Rabbısına hamd ederim diyorsun. Bu anlama göre, öyleyse Allah, kendi kendine mi hamd ediyor’ dedi. Dedim ki.

Allah halıktır. Bütün varlığı halk edendir. Bizler mahlukuz. Bizler konuşmadan, anlamadan aciziz. Cenabı Allahu teala Hazretleri, Kur’anı Kerimde önce kendisi konuşup bize anlatmak için bizlere talim buyuruyor. Deyince müfettiş kızdı ve dedi ki.

Sizin Kur’an Kur’an dediğiniz bir cinnet getirmiş bacağı açık bir arap çocuğunun düzmesi değil mi dedi. Toplum da dinliyorlar. Topluma dedim ki, arkadaşlar.

Bu adam şimdi haklı konuşuyor. Deyince, hemen toplum kulaklar kabartıp nasıl haklı konuşuyor diye hayrete düştüler. Dedim ki, nasıl haklı konuşuyor dinleyiniz.

Bu adam şimdi vücudu sağlam, sıhhati yerinde, maddiyeti bol, hiçbir şeye sıkıntısı yoktur. Arkasınıda karlı dağ gibi hükümete dayamış. Güvenmiş. Bu vaziyette Allah’ı bilip tanımaz. Ne zaman Allah’ı tanır bilir. Bu vücut iskeleti felç olmalı, ayaktan, yürümeden, konuşmadan, kesilmeli, güvendiği dağlara karlar yağmalı, Allah bunun iki dizini alıp, iki gözünüde kör âma etmeli, beş kuruş paraya da muhtaç olmalı, çarşıda, köşe başlarında vücudu felç, gözüde kör olmalı, gelen gidenlere de elini açıp, Allah için bir şey verin diye o hala gelmeli, bu o zaman Allah’ı bilir, o zaman tanır deyince, kendi ses çıkaramadı. Milletvekili öf öf öf aman hoca efendi rica ederim. Bize beddua yapma dedi. Allah’tan da umut ederim ki o adam o hala gelip öyle ölmesi lazım dedim.

Buradaki gayeyi çok uzatmayalım. Konumuz. Kitabın evvelinden beri iman itikat kuvvetli olması yazılmış idi. İman itikat Allah’a tam hakkıyla kuvvet bulursa Allah’ın da hiç yapamayacağı bir iş yoktur. Cümlemizi ona hakkıyla yakın hasıl edip iman itikat kuvvetini versin amin.

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>