canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

MÜNTESİB - ÜVEYSİ - (Zuhurâtı Izhârı'l-Vakf-ı Güneş 1.cilt)

MÜNTESİB - ÜVEYSİ

 

Buraya yazmak istediğimiz konular: Şeyhimiz Bilal Baba Hazretlerinin ağzından dinlediklerim. Bu yetişen şeyhler, iki yönden, iki sınıf yetişirler. Birisine Müntesib denilir. Birisine Üveysi denilir.

Müntesib denilen bir zat, hakkıyla, Allah’ın sevmiş olduğu bir kamil mürşidin eli altında, onun terbiyesi ile, sözü ile, onun izi ile, onun izahatı altında, talimatı altında yetişip kemal bulur. Buna müntesib denilir.

Bir kısmıda Üveysi denilenler. Bunlar zahirde bir mürşide intisab olmayarak, yüksek evliyaullahların ruhaniyetlerinden feyiz, gıda alarak yetişenlere, üveysi denilir. Nasılki Veysel Karani hazretleri zahirde, Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizi, zahiren görmediği halde, yetişip kemal bulmuş, bu itikat, sevgi, muhabbet, Rabıta, teveccühünü Allah dostuna bağlayıp, ayırma-dığından, Allah dostunun kalbine, kendi kalbini bağlayıp, rabt edince, o bağlı olduğu Allah dostunun kalbine, Allah’tan her neki manevi varidatlar, ilhami rabbaniler, esrar, sırlar, hikmetler o hakkı ile bağlı olanların kalbine de aynı akseder.

Çünkü zahirde bir büyük aynaya, kendi küçük aynanı, o aynaya çevir, tut, bak, o büyük aynada ne var ise, senin küçük aynanada o akseder. İşte üveysi olanlar, öyle Allah’ın dostları olan, yüksek evliyaların ruhaniyetinden yetişmişler. Bunlar bir asırda bir veyahut birkaç tane yetişirler. Bunlara üveysi denilir. Sorarlar ise bizim tarikatımız, cevap olarak üveysidir. Biz üveysiyiz dedi.

Müntesib olarak, bir kamil mürşide bağlı olarak yetişen zatlarda, aynı mürşidine kalb aynasını çevirip rabıta yaptığından, mürşidinin kalbine gelen varidatlar, kendininde kalbine akseder, yetişir kemal bulur.

Çünkü, bu evliyaullahlar, ceryanlı bir direk misali, devlet tarafından dikilmiş, devlet tarafından fabrikaya bağlı olarak dikilen, ceryanlı bir direğe kablosunu bağlayanlar, o ceryandan faydalanı-yorlar.

Mürşidi Kamiller, kendileri bir ceryanlı direk misali gibi ise de, bu ceryanı, ceryan membaı olan, sevgili Peygamberimiz Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’e, kalb ceryan kablosu bağlı olduğundan, o meşayihler, ceryani ilahiyeyi, sevgili Peygamberimizin ruhaniyetinden alıyorlar. Ordan geliyor.

Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’e Cenab-ı Hak Teala ve Tekaddes Hazretlerinden geliyor. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in hakkında ise, onun derecesini, makamını Cenab-ı Hak Kur’anı Kerim’inde, ayeti kerimesinde haber verip buyuruyor ki, biz onu yerlere göklere bütün alemlere rahmet olarak indirdik. Her hakikatın hakikatı Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem’i kendi nurundan yaratmış, sevgili Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Cenab-ı Hak’tan gelen varidat-ı ilahi, Allah’a kavuşmak kapısı.

Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’e kavuşmak kapısı, Hazreti İmamı Ali kerremallahu veche Efendimizdir. Bunlar, kafadan söyleniyor sanılmasın. Hadisi şerif:

يَا عَلِىُّ أَنَا وَأَنْتَ اَبُو هٰذِهِ الْاُمَّةِ

yani “Ya Ali sen ve ben bu ümmete babayız.”[1]

Babalık vazifesini, derinden düşünürseniz, iyi anlarsınız, inşeallah. Bunu zahir babalığa bezetmeyin. İkinci hadis

أَنَا مَدِينَةُ الْعِلْمِ وَعَلِيٌّ بَابُهَا

yani sevgili Peygamberimiz bu hadisi şerifin mealinde “Ben ilmin şehriyem imamı Ali Şehrin kapısıdır.”[2] Onu bulmayan beni bulamaz buyuruyorlar.

Bu İmamı Ali kerremallahu veche Efendimizde Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem’i bulmaya kapı oluyor. İmamı Ali kere-mallahu veche Efendimizin ruhaniyette ne kadar bir yüksek dereceye makama ulaştığını bu hadiste belirtiyor. Hazreti İmamı Ali kerremallahu veche Efendimizin kitabımızda ileride yine nasıl bir dereceye ulaştığını, ne kadar ruhan sevilmeye sevmeye layık olduğunu Cenab-ı Hak’kın izni ile bildirdiği kadar yazıldı idi. Şefa-atlerine Cenab-ı Hak layık etsin.

Bu konuları tekrar ediyoruz yazacağımız konular Min Menakibil Gavsi Abdulkadir Kuddise Sirrehu Tahir kitabının 70. saifesinden yazıyoruz.

Bu yetişen evliyaullahlar çalışa çalışa suretten mana alemine geçip mahvi fenaya geçince her evliya olacaklar o zaman onun teveccühünü Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimize çevirirler ve ruhaniyette o kimsenin ruhaniyeti Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin huzuruna getirilip onun huzurundan geçtikten sonra Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin onun ruhaniyetini gavsil azam Pirimiz Şeyh Abdulkadir Geylani Efendimize götürülmesini emir buyurmasıyla Pirimiz Şeyh Abdulkadir Geylani Efendimize götürülür. Pirimiz Gavsil Azam Efendimizde o emir üzere onu layık olduğu evliyaullah olmak liyaka-tını kontroldan muayeneden geçirdikten sonra tekrar geri Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimize götürülüp Pirimizin kontrol muayenesinde evliyayı Kümmelinmi olacak Mürşidi kamilin mi olacak layıkını bildirip Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’e bildirir. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizde o zatı muayeneden geçirdikten sonra mürşidi kamilliğe kabiliyetlimi halkın eza cefasına sabırlımı tahammülü var mı bunlara bakar amel defterleri kontroldan geçirilir.

Halka söz anlatması onları uyarıp ikaz etmeleri var mı her şeylerini sesine varana kadar muayene kontroldan geçirir. Okulda çocukların siciline bakıldığı gibi. Bütün kontroller bittikten sonra mürşidi kamiliğe kabiliyetli ise onu kendine halife dikip hil’atlar giydirip lazım olan cihazlar verilir. Geri sahve yani mahvi fenadan ayıklığa çıkarır kendisine halife tayin edip duasını yapar. Eğer o mahvi fenaya geçen evliya halka anlatması tamam değil halkın içinde hertürlü eza cefalara sabır tahammülü kısa ise onu evliyayı kümmelinden kayıt ettirir bu yerinde otursun der. O halkın içine karışıp eza cefalara sabır tahümmülü olmadığından evliyayı kümelin makamında kalır. Duası müstecaptır. Ama mürşidi kamilin vazifesi daha çok üstündür. Cenab-ı Hak her ikisininde yardımlarına cümlemizi layık etsin Rabbım cümlemize bu yolda yardımcı Muin’imiz olsun.

Evliyalar hakkında bahsediliyor idi.

Bu konu bütün Peygamber Efendilerimiz sallallahu aleyhi ve sellem’e ve bütün evliyaullahlara Cenab-ı Hak Teala ve Tekaddes Hazretlerinin tecelli etmesi var her enbiyasına her evliyasına doksan dokuz esması ile tecelli etmesi var. Bunun için her günleri her vakitleri bir olmaz. Tecelliyeti ilahiyeye bağlı sahabeler bunu bilenler Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in yanına gelince mübarek yüzüne bakarlar idi. Yüzünde beşaşet alnında yüzünde nurlar zuhur etmiş yüzünde güleç ile beşaşet gördükleri zaman bilirlerdiki bugün Cenab-ı Hak resulüne rahim ismiyle cemali ile lütuf ihsan rahim isimleriyle tecelli ettiğini bilirler idi. Yanına yakın otururlar idi. Bunun lütfu Allah’ın lütfu derler idi. Bazı günde kapıyı açıp içeri girince yüzüne bakarlar idi ki yüzünde o beşaşet yoktur. Mübarek alnındaki damarları yekinmiş idi. O gün heman içeri girmez çabucak dışarı çıkarlar idi ki bugün Cenab-ı Hak başka isimleri başka esmaları ile yani Kahhar ismi Mudil isimleri ile tecelli edildiğini anlarlardı. Oturmazlar geri dönerler idi. Bunun gazabı Allah’ın gazabı dır diye yanından çıkarlar idi. Bunun için enbiya evliyaların her günleri her vakitleri bir olmaz halları tecelliyeti ilahiye’ye bağlıdır.

 


[1] Rumuzuttevhid, Şerh ve tercümei delaili Abdulkadiri Geylani.

[2] Kenzü-l-İrfan s.24/128

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>