canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

Çok Yemenin Zararları - (Zuhurat-ı Vakf-ı Güneş)

 

ÇOK YEMENİN ZARARLARI

 

İbrahim Edhem rahmetullahi Teala aleyh buyuruyor ki; Cebel-i Lübende veliler ile buluştum. Onların cümlesinin bana vasiyeti şunlar oldu ki, dünya ehli ile buluştuğunda, onlara dört hikmetle vaaz ve nasihat eyle: Kim ki çok yer ise, o kimse ibadet lezzetini bulamaz ve kim ki çok uyku uyursa, o kimse ömrünün bereketini bulamaz ve kim ki fuzuli, lüzumsuz kelamı çok konuşur ise, onun kalbi ölür, hayat bulmaz ve kim ki Allah’ın rızasını bırakır, halkın rızasını talep ederse, o kimse Allah rızasını bulamaz.

Cenab-ı Hak buyuruyor ki; (Mü’minun suresi ayet-51)

 

كُلُوا مِنَ الطَّيِّبَاتِ وَاعْمَلُوا صَالِحًاۜ

 

Yani, Helal yeyin, amel-i salih eyleyin.

Hazret-i Resul aleyhissalatu vesselam buyuruyor;

 

اَلْعِبَادَةُ عَشَرَةُ اَقْسَامِ تِسْعَةُ مِنْهَا فِى طَلَبَ الْحَلَالَ

 

Yani, “İbadet on kısımdır, dokuzu helal yemektir.”[1]

Hadis-i Şerif:

 

لاَ يَمُوتُ الْقُلُوبُ اِلَّا بِكَثْرَةِ الطَّعَامِ

 

Yani, “Kalpleri hiçbir şey öldürmez, illa çok yemek kalpleri öldürür.”[2]

Cenab-ı Hak, Tevrat içinde Musa Peygamber aleyhisselama der: Ya Musa, Ben düşman tutarım şu alimi ki yiye yiye karnı büyük, cismi semiz ola.

Lokman Hekim, oğluna, ya oğul, zinhar mideni taamla doldurma, aklın eksik olur ve fehmin kısa olur. Yahya aleyhisselam bir gün şeytana rast geldi, dedi ya mel’un, Adem oğlanlarını azdırmaya ne vakit fırsat bulursun? Şeytan aleyhillane dedi ya Yahya, ben Ademoğullarına şu vakit fırsat bulurum ki karınları tok ola. Yahya aleyhisselam dedi, Allah şahit olsun ki ömrüm tamam oluncaya kadar karnımı doyurmayam. Taa ki senin gibi kadimi atadan düşmana fırsat vermeyem.

Hicr suresi 3. Ayet-i Kerime’sinde buyuruluyor ki:

 

ذَرْهُمْ يَاْكُلُوا وَيَتَمَتَّعُوا وَيُلْهِهِمُ الْاَمَلُ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ

 

Yani, bütün külli bağırsaklar doluncaya kadar yemek, kafirlerin ve münafıkların sıfatıdır. Çok yemek gönülden hikmeti giderir.

Hadis-i Şerif;

 

اَلْمُؤْمِنُ يَأْكُلُ فِى مِعٰٓاءٍ وَاحِدٍ وَالْكَافِرُ يَأْكُلُ فِى سَبْعَةِ اَمْعٰٓاءٍ

 

Yani, Peygamber Efendimiz bir hadis-i şerifinde buyuruyorlar ki; “Mü’minlerin yemek adeti bir bağırsak dolusu yerler; kafirlerin yeme adeti, bütün bağırsakların doluncaya kadar yerler.”[3]

Yine bir hadis-i şerifinde buyuruyorlar ki;

 

سَيِّدُ الْاَعْمَالِ الْجُوعِ وَذُلُّ النَّفْسِ لِبَاسُ الصُّوفِ

 

Yani, “amellerin ulusu ve büyüğü aç olmaktır, az yemektir. Nefsin horluğu ise, aba giymektir.”[4] İsa aleyhisselam, ya Rabbi, Sana kavuşmak istiyorum ve cemalini görmek istiyorum; Cenab-ı Hak Teala, İsa aleyhisselama buyurdular ki; ya İsa, Beni görmek dilersen aç ol, Bana kavuşmak istersen tefrit ol, yani kalbinde Benden gayrı kimse kalmasın, buyururlar.

İki cihan fahri buyurdu; Kim, cehd eyleyin açlığa, susuzluğa. Nefsinize gaza eyleyin. Hak Teala size cenneti açıvere.

Yine bir hadis-i şerifinde buyuruyorlar ki;

 

جَاهِدُوا اَنْفُسِكُمْ بِالْجُوعِ وَالْعَطْشِ فَاِنَّ الْاَجْرَ فِى ذٰلِكَ كَاَجْرِ الْمُجَاهِدِ فِى سَبِيلِ اللّٰهِ

 

Yani, “gaza, cehd edin, nefsinize açlık ile ve susuzlukla. Aç ve susuz olarak şeriat, sünneti tamamla. Nefsine cihad et. Nefsini kontrol altında tutup nefsinin terbiyesine hakim olanlara şu din yolunda harp eden şu gaziler ecir ve sevabı gibi ecri vardır.”[5]

Şeyh Sehl bin Abdullah Tüsteri rahmetullahi aleyh der: Çok yemekten ve çok tokluktan cehil ve masiyet biter. Ama az ye-mekten ve açlıktan ilim ve hikmet biter. Peygamber Efendimiz bir hadis-i şeriflerinde, açlık hikmetin bulutudur, aç olan kalbe hikmet yağar, buyuruyorlar.

İmdi bu hadis-i şeriflere karşı bunları okuyup, dinleyen kar-deş ve bacılar, az yemeyi, yani kifayet miktarı yemeyi adet edelim. Yerken de, bismillahirrahmanirrahiym deyip, niyetimiz şu taamı yiyim, ibadet etmeye kuvvet olsun diye, kifayet miktarı yer. So-nunda, elhamdülillah der. Allah’a hamd ü şükür ederse ve yemeği de huzurlu yer ise, ol taam nura çevrilir. Eğer nefsin şehveti arzuları için yer ise, ol taam zulumata çevrilir, yani ibadete kuvvet için az yemek ve helal yemeye gayret edelim. Az yiyelim ki, kalbi-mizi öldürmeyelim ve şüphelilerden çok sakınalım. Karnımızı helal yemekle, az yiyelim ki, kalbimiz ölmesin, duamız da kabul olsun. Çünkü Peygamber Efendimiz hadis-i şeriflerinde, ibadet on, dokuzu helal yemektedir, buyuruyorlar.

Eşrefoğlu Rumi’nin birkaç kelamını da ilave edelim:

 

Az yemekten evliya olur kişi

Az yiyenlerden giderir teşvişi

Az yiyenlerin olur kalbi selim

Az yiyenlerin olur nefsi halim

Az yiyenler söylese hikmet olur

Az yiyenin baktığı ibret durur

Az yiyenlerin Hak ile sohbeti

Az yeyinlerindir ali himmeti

Eşrefoğlu Rumi, çok yemeği koy

Az yemeyi edegöresin huy. 

 

Ramuze’l Ehadis 478. Sahife Ebu Nuaym, Şureyh’den:

Herhangi bir genç dünya lezzetlerini ve eğlencelerini terk edip, gençliği ile Allah’ın tarafına yönelirse, nefsinin sapık arzu-larından Allah için vaz geçip, Allah’a yönelirse, Cenab-ı Hak mutlaka ona yetmiş iki sıddık ecir ve sevabı verir. Sonra da hitap eder, ey şehvetini ve tüm eğlencelerini Benim için terk eden genç, sen Benim katımda bazı meleklerim gibisin. Buradaki gençlerin ve bütün nefsin hevai sapık arzularını Allah için terk edenler, bu mükafatlara layıktırlar, İnşaallahu Teala. Ama gencin kan kuvveti, şehveti, ihtiyardan daha kuvvetli olduğundan, imanla beraber ibadetten ayrılmayarak nefsinin terbiyesine hakim olup, nefsini kontrol altında tuttuğu için, daha çok ecir alıyor. Çok ihtiyar kimse ise, haram değil de kendi helalinden aciz olur. Onun için gencin ecri fazla oluyor.

Cenab-ı Hak Teala Zuhruf suresi 36. Ayet-i Kerime’de buyurur ki;

 

وَمَنْ يَعْشُ عَنْ ذِكْرِ الرَّحْمٰنِ نُقَيِّضْ لَهُ شَيْطَانًا فَهُوَ لَهُ قَرِينٌ

 

Yani, her kim Rahman Teala’nın zikrinden i’raz eder ise, biz de o kimseye şeytanı musallat kılarız. Şeytan da daima ona mukarrin ve eş, yoldaş olur. Şeytan bir kimsenin eşi, yoldaşı olunca, o kimsenin halinin nasıl olacağını düşünürseniz, bilirsiniz.

Cenab-ı Hak Teala Hazretleri hadis-i kudsi’de buyuruyor ki;

 

اَنَا جَلِيسُ مَنْ ذَكَرَنِى

 

Yani, “Beni zikredenle Ben beraberim”[6], diye buyuruyorlar. Öyle ise, iyi dikkatle derinden düşünelim, kimleri eş, yoldaş edelim ve kimlerden sakınıp, kaçalım. Cenab-ı Hak açık olarak bildiriyor: Beni zikir edenle beraberim. Onun; eşi, enisi, yoldaşı Ben olurum. Benim zikrimden i’raz edenler, uzak olanlara da Biz de şeytanı ona musallat kılarız. Şeytan da onun eşi, yoldaşı olur. Cenab-ı Hak haber veriyor: Ayetlere uyun, Resulüme uyun, tabi olun. Nefsinizin emrine ve nefsinizin hevasına uymayın, diye haber veriyor, ikazlar yapıyor.

Cenab-ı Hak Teala Yusuf suresi 53. Ayet-i Kerime’de buyuruyor ki;

 

وَمَآ اُبَرِّئُ نَفْسِيۚ اِنَّ النَّفْسَ لَاَمَّارَةٌ بِالسُّوٓءِ اِلَّا مَا رَحِمَ رَبِّيۜ اِنَّ رَبِّي غَفُورٌ رَحِيمٌ

 

Yani, nefsinizin hevasına uymayın, bütün kötü, sapık arzulara ve Allah’ın rızasının dışına sevk eden ve Allah’ın gazabına sevk eden nefsinizin hevasıdır. Onun hevasına uymayın, beri olun, diye emrediyor.

Çünkü Firavn’ı tanrılığa sevk eden nefsinin hevası oldu. Şeytanı lanete müstahak eden, nefsinin hevası oldu. Nefis kendini kibre, gurura ve hasetliğe sevk etti.

Bakara suresi 208. Ayet-i Kerime’de buyuruluyor ki;

 

وَلَا تَتَّبِعُوا خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِۜ اِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ مُبِينٌ

 

Yani, ey mü’minler, ahkam-ı şer’iyyenin kaffesine itaat edin, şeytanın vesvesesine uymayın, ona ittiba etmeyin. Zira şeytanın adaveti açık, zahire çıkmış bir düşmanınızdır, buyuruyorlar.

 


[1] Deylemi el-Firdevsü bi Me’sûru’l-Hıtab, c. 3, s. 79/422 (Beyrut).

[2] İmam-ı Gazali, İhya, Müzekkin Nüfus, s. 293 (Salah Bilici)

[3] Ramuze’l-Hadis, c. 1, s. 230/4.

[4] Müzekkin Nüfus, s. 291 (Salah Bilici)

[5] İhyau Ulumu’Din, c. 3, s. 185.

[6] Beyhaki, Şuabu’l İman, c. 1, s. 451/680 (Beyrut), Ebu Nuaym Hilyetü’l-Evliya, c. 6, s. 42 (Beyrut) Musannıf İbni Ebi Şeybe, c. 1, s. 108/1224 (Riyad).

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>