canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

PİRİMİZ ŞEYH ABDULKADİR GEYLANİ EFENDİMİZİN OĞLU ABDURREZZAK EFENDİMİZİN KONUŞMALARI - (Zuhurâtı Izhârı'l-Vakf-ı Güneş 1.cilt)

PİRİMİZ ŞEYH ABDULKADİR GEYLANİ EFENDİMİZİN OĞLU ABDURREZZAK EFENDİMİZİN KONUŞMALARI

 

Mısır’da tahsilini ikmal edip gelince ihvanlar Abdurrezzak Efendimizi kürsiye çıkıp biraz vaaz vermesini, konuşmasını talep ettiler. Abdurrezzak Efendimiz yukarı minbere çıkıp konuşmaya başladı. Bir müddet sonra babası Pirimiz Şeyh Abdulkadir Geylani Efendimiz içeriye girdi. Kendisini görmesin diye bir kenara oturdu. Abdurrezzak Efendimiz zahir tahsillerini ikmal etmiş idi. Ayetler ile hadisi şerifler ile çok güzel konuşmalar arasında aşk, ceriyani ilahi yok. Cemaat sakin sükûnat halinde dinliyorlar idi. Abdurrezzak Efendimiz yukarı minberden babasını aynen mescidin bir köşesinde oturduğunu görünce edeple minberden aşağı indi. Bu sefer mescidde bulunan ihvanlar Pirimiz Abdulkadir Geylani Efendimize çok israrda bulundular. Onun da biraz konuşmalarını arzu ettiler Pirimiz Şeyh Abdulkadir Geylani kuddise sırruhu Hazretleri Efendimiz sözlerini red etmeyerek yukarı minbere çıkıp cemaate karşı kürsiye oturdu. Aşağıdaki toplum cemaatin içine bir feyzi ilahi ataşları zuhur etmeye başladı. Halen dil ile bir şey konuşmuyor idi. Yalnız oturup yüzünü cemaate dönmüş idi. Allah’ın sevdiği veli kullarının yüzlerinde de seslerinde de nurlar manevi çekici mıknatıs var sözlerinde de manevi bir mıknatıs gibi çekici hassa var. Çünkü onların hakkında hadisi şerifte

هُمْ كِبْرِيتُ الْأَحْمَرْ

“Onlar kırmızı kibrit başı gibidir.”[1]

Yanlarına gelen kalbleri temiz olan müslümanları derhal kibrit çalıp temiz ürünleri nasıl bir kibritte ataş tutuştururlar ise onlarda yanına gelenlerin kalbleri temiz olanları ceryani ilahi ile aşk ile öyle tutuştururlar.

Yine hadisi şerifle delil getirelim ki tereddüd olmasın.

أَلنَّظَرُ إِلٰى وَجْهِ الْعَالِمِ عِبَادَةٌ

Yani, “Hakkı ile Allah dostluğuna ulaşmış olan bir Allah dostunun yüzüne Allah için bakıp nazar etmekte ibadettir.”[2] buyuruyor.

Mübarek minberde daha dilden bir kelamlar zuhura gelmeden mescidi şerifin içinde bir feyzi ilahi bir ataş zuhur etmeye başladı ihvanların içinden haykırmaklar bağırmaklar göz yaşları ile bir Allah ataşı zuhur etmeye başlandı. Kendi mübarek konuşmaya başladı. Mübarek ağzını açıp mübarek dilinden kelamlar daha başlarken aşağıda Allah ataşının kıvılcım tesirleri mescidin içini kapladı. Kendi mübareğin konuşmaları ne idi.

Arkadaşlar bugün sabah yemeğinde anneniz Meymune üç yumurta kaynatmış idi. Yumurtaları sofraya geldi. Fakat bir ayet hadis okumuyor ise de mübarek dilinden ne konuşsa aşkı ilahi ataşı alevleniyor idi. Konuşmasının devamı, sofradaki yumurtalar dururken bir fare hızla gelip yumurtanın bir tanesini yuvarlaya yuvarlaya götürdü. Tekrar gelip o birini de aynen yuvarlayarak götürdü. Tekrar gelip o birini dahi bu şekilde götürdü. Diyor amma mescidin içinde öyle Allah ataşı, aşkı alevleri yükselip genişlenmekte idi. Kendi mübarek bu kadar kısa kelamlardan başka bir şey konuşmayıp aşağı indi. Bir müddet aşkı ilahi ceryani ilahiler zuhurundan sonra biraz sakin sükunet hali gelince yanına gelip ya şeyhimiz minberde Meymune validemizin yumurta pişirip sofradan farelerin yuvarlayıp götürmesini bahsettiniz. Başka bir kelamda konuşmadınız bundaki hikmet ne idi? Buyurdular ki.

Minbere çıkıp oturduğumda Cenab-ı Hak tarafından öyle bir ceryani ilahi aşkı ilahi feyzi ilahi gelmeye başladı ki eğer o anda bir kerre gâle Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz şöyle buyuruyorlar ki desem idi. Belki de mescidin içinde canını ruhunu teslim edenler de olurdu. Bu ataş bu aşk teskin olmak için farelerden yumurtadan bahsettiğim halde gördünüz ataş aşk dinmiyor idi buyurdular. Cenab-ı Hak manevi himmetlerine layık etsin. Amin. Ya Muin.

 


[1] İbni Ebi-d-dünya fi kitabi-l-Evliya c.1.s.12/8 (Beyrut)

[2] Kenzü-l-İrfan s.36/200

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>