canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

PİRİMİZİN BAZI KERAMETLERİ - (Zuhurâtı Izhârı'l-Vakf-ı Güneş 1.cilt)

 

PİRİMİZİN BAZI KERAMETLERİ

 

Pirimizin Vaazında Sesinin Uzaklara Duyulması:

Pirimiz Şeyh Abdulkadir Geylani Efendimiz, öncesi bir yetim çocuktu, Allah’a ve Allah’ın dinine ve sünnetine zikrullaha çalışırken, Cenab-ı Hak iki dünyanın servet ve sultanlığını verdi. İslamiyete dine Allah’a hizmet edenin sonu aptallık hımbıllık değil iki dünyanın sultanlığıdır. önceleri böyle hoparlör, teyipler yoktu, konuşmaya başladığı zaman seri güzel yazı yazan katipler defter kalemlerini ellerine alır dilinden dökülen mübarek ilmi hikmetleri yazarlardı. Sonraları şehrin içine sığılmadı en büyük camilere gittiler cemaat sığmadı. Dışarı kıra çıktılar konuşurken Arkadakiler acaba biz nasıl duyacağız Yâ Rabbî dediler kendisinin en yakınına sesi nasıl duyulduysa en arkadaki de aynısını duydu. Cenab-ı Hak her şeye kadirdir. Allah himmetlerine layık eylesin. Pirimizin Mübarek sözlerinden:

عِزَّتِ رَبِّى لَا يَزَالُ يَدِى عَلٰى رَأْسِ مُرِيدِى

“Rabbimin izzetine yemin ederim ki elim bana Allah için hakkıyla bağlı olan bir müridimin kıyamete kadar başının üzerinden gitmez.” buyurdu.

Bir vilayetin valisi vilayete hükmeder vilayet dışına hükme-demez. Her evliyanın bir vilayeti var kendisine bağlı olanlar o vilayetin içine dahil olur, inkar edenler firar etmiş olurlar. O muhafazadan dışarıda olurlar. Pirimiz Abdulkadir Geylani Efendimiz gavsul azamdır onun tasarrufu insanları ve cinnileri kaplamıştır onun için ona gavsul azam den miştir.

Pirimizinin Nurunun Nakş Etmesi: Pirimizden yüz elli yedi sene sonra pir Muhammed Bahaeddin Nakşibendi Hazretleri dünyaya geldi. O da nakşi tarikatı üzerinde çok sadakatla azimle çalışınca Cenab-ı Hak ona da verdi. O da nakşiyi çok genişletti. Fakat kendisi daha müridlik yıllarında çalışırken kabza düştü (manen aşktan kesildi) Pir Muhammed Bahaeddin Nakşibendi Hazretlerinin kabz hali açılmadı BÂSİT haline çevrilmedi. Kabız bu tarikat yolunda nefsi ile şeytanı ile zikrullah ibadet mücadele yolunda yürüyenler mürşidi kamilin himayesi altında çalışanların aşkdan muhabbetten kesilmesidir.

Pir Muhammed Bahaeddin Nakşibendi Hazretleri kendisi naklediyor. Şeyhimde intisaplı olduğum zamanlarda bir kabıza düştüm. Aşktan kesildim ne kadar yapıyorsam açılmıyor, kabz halinde duruyor, merak keder sıkıntı içindeyim, ne yaptım ise olmadı. Bu halde iken sahraya çıkıp Hızır aleyhisselam’ı kendisine doğru gelmekte görünce istikbaline karşı çıktı. Ve tazim hürmetten sonra Hazreti Hızır aleyhisselam Ya Bahaeddin zatı şeriflerine tenbih ve ihtar ediyorum ki sultanul evliya olan Cenabı Bazıleşhep Hazretlerine bu halınız tebdil olmak için ona teveccühünüzü buyurun şüphesizdir ki acilen füyuzatı ve berekati gudsiyeleri ile kabız halından kurtulup fevzü necat bulursunuz buyurdular.

Hızır aleyhisselam’ın feragatından sonra gece rüyamda Hazreti Gavsul Binazır Efendimizi gördüm. Hazreti Gavsul Azam Efendimiz Mübarek sağ elinin parmakları ile Nakşibendi Hazretlerinin göğsüne sıvadı akabinde Nakşibendi Hazretlerinin batınında kalbinde sera iriyle beraber göğsüne ismi nakş olunarak kabız halinden kurtuldu. İşte nakş lakabını bundan aldı. Ondan sonra Nakşi dediler.

Müridleri kendisinden sordular şeyhim sen Pir Abdulkadir Geylaninin zamanında olsaydın onun

قَدَمِى هٰذِهِ عَلٰى رَقَبَةِ كُلُّ وَلِيُّ اللّٰهِ وَكُلِّ وَلِيَّةُ اللّٰهِ

Ayağımın tabanı yeryüzünde ne kadar erkekten kadından evliya varsa, boynuna olsun. dediği kelama ne cevap verirdin?

عَلٰى عَيْنِى وَعَلٰى بَصَرِى

Ben olsaydım onun ayağı boynuma değil de gözbebeğimin üzerinde olsun derdim. Çünkü benim müridliğimin zamanında ben kabz haline düşmüştüm. Benim kabzımı kendi açtı. Bu şekilde onların böyle birbirlerine bağlılıkları var. Yazıklar olsun ki, biz kadiriyiz nakşiyiz, biz Rufaiyiz deyip de birbirlerine kıymet vermeyenlere. O büyük pirler biribirlerine sarılmışlar şimdikiler bir birinin aleyhinde konuşuyorlar bir kısımları da bundan sonra nakşiye bakılacak öteki de bizimkine bakılacak sizinkine bakılmayacak, diyenler var.

 

İLAHİ

Sen bize himmet et

Ef’alin ile şefkat et

Lütfunla inayet et

Ya Hazreti Geylani

 

Bir aciz hayranım

Hem zahir perişanım

Bir talibi dermanım

Ya hazreti Geylani

 

Kapında sürursun

Hem dahi ruhumsun

Sen billahi velisin

Ya hazreti Geylani

 

Kapında arifler

Yolunda sadıklar

Bekler eşiğin aşıklar

Ya hazreti Geylani

 

Gözlerim giryandır

Ciğerim püryandır

Bu can sana hayrandır

Ya hazreti Geylani

 

Cenabı Gavsul Azam Efendimizin müridlerinden bir kadını fasık ve facir bir kimsenin kötü niyetinden kurtarması.

Hüsnü cemal sahibi bir kadın Pirimize mürid olmuştu. Bu kadın işi icabı dağda bir mağaraya gitti. Fasık facir bir adam bu hali görünce kötü niyet ile peşinden gitti. Kadın darda kalıp sıkışınca Cenabı Gavsul Azam Efendimizin ismi şerifi ile nida ederek çağırdı.

اَلْغِيَاثْ يَا غَوْثُ الْأَعْظَمْ، اَلْغِيَاثْ يَا غَوْثُ السَّقَلَيْن، اَلْغِيَاثْ يَا شَيْخ مُحْيِ الدِّينْ، اَلْغِيَاثْ يَا سَيِّدِ عَبْدُ الْقَادِرْ

Elğıyas ya gavsül azam Elğıyas ya gavsüssakaleyn Elğıyas ya şeyhi muhyiddin Elğıyas ya seyyidi Abdulgadirdiye istirham ve tezarruatta bulundu. İşte o anda Cenabı Gavsül Azam Efendimiz mübarek medreselerinde abdest almakta idi. Mübarek ayaklarında ağaçtan hap hap denen nalini şerifi var idi. Hemen Müberek nalinini çıkarıp hışımla mağara tarafına attı. O fasık adam hatta kadına biraz daha mesafede iken havadan nalin indi. Kafasına demirci çekici gibi vurmaya başladı. Neticesinde vura vura o fasık adam öldü. O kadın Nalinleri sevgi tazimle alıp Pirimiz Abdulkadir Geylani Efendimize getirip olayları anlattı.

Bizim de başımızdan geçip evliyaullahların vefatından sonrada onların ruhaniyetlerinden yardımlar olduğunu ve rüya aleminde itikatları sevgileri tam olan müridlerini ikaz irşad ettiklerine şahit olduk. Şek ve şüphemiz yoktur. Şeyhimiz Bilal Baba Hazretlerinin vefatından otuz üçsene sonra Antep’ten bizleri bilip tanımayan bir kadın geldi. Yüzü eğilmiş gözde de biraz eğiltilik var idi. Allah için okuduk, okunmuş su verdik. Kadın bana ben Bilal Baba Hazretlerini rüyamda gördüm. Dediki git Çarpına oraya okun orda da ayakkabı var onu yüzüne çalsınlar dedi. Ayakkabı konusu şeyhimiz Bilal Baba Hazretlerinin vefatından sonra biraz giydiği iç çamaşırlar ve dışta giydiği paltosu bir şalvar onları kalan ayakkabası ile beraber bir bavul’a koydum sakladım. Ev halkının bile çoğunun malumatı yok. Yalnız Çile Hane konusu kendisi hayatta iken inşallah sizleri çile haneye sokacağım sözleri içimizde idi. Sonra çile haneye girdiğimde mubarek paltosu şalvarı çorabını ayakkabısını çile hanede giydim. Çile haneden sonra geri bavula sakladım. İşte bu kadının otuz üç sene sonra bizi bilmediği halde rüyasında ikaz edip git oraya okun ayakkabılar var orda yüzüne çalsınlar demesi üzerine artık bizim isteğimiz ile olmadığını anladım. Ayakkabı ile kadının yüzüne çaldık. Onun için Allah’ın sevdiği dostlarının ruhları ölü değil cesetle olan vazifeleri değişiyor. Ruhlar ölü değil. Yine de vefatlarından sonra tasarrufları oluyor.

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>