canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

Nefisle Mücadele - (Zuhurat-ı Vakf-ı Güneş)

 

NEFİSLE MÜCADELE

 

İşte kardeşim, bunların zümresinden olmayı düşünüp, sevmez misin? Bunu takva ile ve zikrullah ile kazanmışlardır. Mu-hakkak sende de bu kabiliyet vardır. Cenab-ı Hak Teala insanlara kabiliyet vermiştir. Bu kabiliyet her insanda vardır. Hak Teala bunu arayıp, bulup, çalışanlara ve isteyenlere verir.

Ankebut suresi 69. Ayet-i Kerime’de buyuruluyor ki;

 

وَالَّذِينَ جَاهَدُوا فِينَا لَنَهْدِيَنَّهُمْ سُبُلَنَاۜ

 

Şunlardır ki, Bizim yolumuzda cehdü gayretle çalışırlar ise Biz de o kulumuzu hakka giden yolumuzda olup muradı, maksadı ne ise hak yolunda ona hidayet eyleyip o yolların güçlüklerini kolaylaştırıp, yardım ederizdiye buyuruyor.

Kardeşim, sen neden ümitsizliğe düşersin de, mahrum kalır-sın. Gayret et, Allahu Teala’ya güven ve çalış. Gayret et, adamını bul, çalış, bulursun.

Allah yolunda ölenler, ölmeyip diri olduklarına dair, Bakara suresi 154. Ayet-i Kerime’de buyuruluyor ki;

 

وَلَا تَقُولُوا لِمَنْ يُقْتَلُ فِي سَبِيلِ اللّٰهِ اَمْوَاتٌۜ بَلْ اَحْيَآءٌ وَلٰكِنْ لَا تَشْعُرُونَ

 

buyuruyor. Din düşmanı ile muharebede Allah yolunda katl olunan kimselere ölü demeyin; onlar diridirler, siz bilmezsiniz. Tefsir-i Hazin’de beyan olunduğu vechile, mü’min olarak vefat edenlerin cümlesi, kabirlerinde cennet nimetlerini tadarlar. Kabirde mü’minin nimeti ve kafirin azabı tadacak kadar hayata malik ola-caklarına bu ayette delalet vardır. Din yolunda Allah (c.c.) için şehid olanlar, bu dereceye nail olmuşlardır. Bir de Allah'a kavuşmak için nefsine, şeytana cihad açıp, onlarla harp edenler de vardırlar ki, tasfiye-i kalp, tezkiye-i nefse, yani nefsinin terbiyesine hakim olmak, kalbin tasfiyesine hakim olmak, yani az yemek, az uyumak, lüzumsuz kelamları terk etmekle, ihlaslı amel ile halis niyet ile huzur-ı kalp ile zikrullahın çok devamı ile çalışıp sıfattan manaya geçip tezkiye-i nefsi, yani nefsini terbiye edip, nefsin terbiyesine hakim olarak cihad edenleri, Allah’ın nazar edeceği ve sevgisi için halk eylediği kalbi, her türlü nefsin heva ve arzularından ve dünya muhabbetinden Allah zikrinden, Allah fikrinden, Allah sevgisinden başkalarını o kalpten çıkarıp, Allah korkusunu ve Allah zikrini ve Allah sevgisini yerleştirip, öyle sır menbaı, ilim, hikmet hazinesi olan kalbi nefse, şeytana teslim etmemek azminde olarak ölenlerinde ve nasıl dereceye nail olduklarını Peygamber Efendimiz bir harpten gelirken şu Hadis-i Şerif’te buyurmuşlar:

 

رَجَعْنَا مِنْ جِهَادَ الْاَصْغَرِ اِلَى الْجِهَادِ الْاَكْبَرِ

 

Yani, “döndük küçük harpten, büyük harbe.”[1] Sordular, bundan büyük harp hangisi, deyince, nefsimiz ile ve şeytanla Allah yolunda sonumuza kadar yapılan mücadele bu harpten büyüktür diye buyurdular. Çünkü zahir harp, çok uzun sürmez. Ama nefis, şeytan harbi ise ömrümüz bitinceye kadar devam etmektedir. Öyle mühim düşmandırlar ki, bir an da olsa, emniyet edilmez. Ancak Allah’a sığınırız, cümlemizi muhafaza eylesin, amin!

Bir hadiste, Allah için nefsin terbiyesi için az yiyenler, az içenlere din yolunda harp eden gaziler ecri sevap var, buyuruyorlar. Öyle ise, Allah yolunda nefis, şeytan harbinde ölenlerde Allah (c.c.) indinde hayratlarına göre dereceleri vardır.


[1] Camiu’s-Sağir Muhtasarı c.3.s.90.

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>