canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Kabe’de Namaz Kılarken Boynuna Bağırsak Konması - (Zuhurâtı Izhârı'l-Vakf-ı Güneş 1.cilt)

 

Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Kabe’de Namaz Kılarken Boynuna Bağırsak Konması

 

Bir gün Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz kabe de Ebubekir Sıddık Hazretleri ile beraber namaz kılmaya durmuşlar o zaman kafirler de bakışırlarmış bunlara onlarda tek başlarına namaz kılarlarmış, kafir beylerinden on iki tanesi demiş ki her kim mezbahadan deve bağırsağı getirip secdeye eğildiğinde bu Muhammed’in boynuna koyarsa şu kadar para, altın veririm demiş. Boş boğaz’ın birisi de gitmiş mezbahanede boğazlanan deve bağırsaklarından kucaklayıp getiriyor Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem secdedeyken başını koyuyor. Kalkamıyor. Hazreti Ebubekir Efendimizi tutup bayıltıncaya kadar dövüyorlar.

Hazareti Ebubekir Efendimizin annesine haber veriyorlar o geliyor bir çulun arasına koyup alıp götürüyor Hazreti Fatıma anamıza haber oluyor o da koşarak geliyor ki Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem daha o halde duruyor o pislikleri boynundan indirip üzerini temizliyor. Derler ki Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem kimseye beddua etmedi kimseden incinmemiş, kimseyi incitmemiş derler ne demek bu? Sofularımızın bir çoğu Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellemkimseye beddua etmemiş, kimseyi incitmemiş kimseden incinmemiş böyle konuşurlar. Bir yerde bunları iyice boyadım. Dedim ki ben şimdi burada sizin dediğinizin tersini konuşacağım o zaman ki müşrik kadınlar şöyle söylüyorlardı.

Muhammed geldi canlar söküldü Muhammed geldi han evler harap oldu. Çocuklar yetim kaldı kadınlar dul kaldı, Muhammed geldi oğul, babayı baba oğlu öldürdü, Muhammed geldi dünya kana boyandı diyorlardı bunlar yalanmıydı? İşte kafirlerin canını böyle yakıyordu. Her ay harbe çıkardı, kılıncını kaldırır Cenab-ı Hak her Peygamberin rızkını bir şeyden vermiş benimkide bu kılınçdan dır derdi. Kafiri vurup ganimet malını yiyeceğim derdi. Şimdi burada hazreti Fatıma validemiz Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellemin üzerini temizleyip kaldırınca elini kaldırıp o on iki kafir beylerine ayrı ayrı beddua etti. Onların hepsi yapılan beddua üzerine telef olup gittiler. Onlardan birisine şöyle dedi Allah’ım bunun çoluk çocuğunu çok et ömrünü de uzun et kendini rezil rüsvay etmeden öldürme. Zaman geçiyor.

O adam Basra ya geliyor bu arada Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem ve bir çok sahabi vefat ediyor. O adam Basra’ya gelmiş çocukları çok olmuş, kendisi çok fakir düşmüş, öyle ahlaksız olmuş ki sokakta giden kadınlara sataşırmış. Gelirler bu adamı tutar vururlar döverler yerlere belerlermiş, dayak yiye yiye gözlerinin alt kabağı aşağı üst kapağı yukarı doğru açılmış. Çirkin bir hal almıştır. Kendisine derlermiş ki sen ne yapıyorsun derlermiş. Siz bilmiyormusunuz bende peygamberin bedduası var dermiş adam bu şekilde berbat olarak ölüp gitmiş.

Hazreti Fatıma Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellemin üzerini temizlendikten sonra eve gelmiş, Hazreti Ebubekir’i eve götürmüşler üç gün baygın yatmış üç günden sonra kendine gelmiş bu sırada annesi de babasıda Müslüman olmamış, Ayılıp gözünü açınca eyne Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem yani Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem nerede demiş.

Annesi diyor ki Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem diye diye öleceksin. Hazreti Ebubekir Sıddık diyor ki ben Allah’a yemin ederim ki Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in cemalini görmeden ben ne yemek yerim ne su içerim, böyle bilmelisin. Annesi’de biliyor ki bu yemin ettikten sonra yemininin üzerinde durur. Eyvah diyor ben nerden bulayım Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’i, Hazreti Ebubekir kendine gelince ana sen Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’i bulmalısın, anası ben Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’i nerden bulayım, ana diyor sen falan eve gidersin falan mahallede bir ev var orada bir kadın var o kadına söylersin Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in nerde olduğunu o bilir.

Anası geliyor o kadının evine o kadına diyor ki sen Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in nerde olduğunu biliyor musun, benim Ebubekir oğlumu Kabe’de Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’le namaz kılarken dövmüşler üç günden beri baygın yatıyor şimdi de ayıktı ben Muhammedsallallahu aleyhi ve sellem’i görmeden bir şey yiyip içmem diyor. Bana seni salıkladı (tarif etti) sen Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in nerede olduğunu bilirmişsin. Anam diyor ben Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in nerde olduğunu da bilmem Ebubekir’i de tanımam diyor. Kadın siyaset yapıyor onları tanıdığını söylemiyor.

Ebubekir’in anası o kadının söylediğine inanıp çıkıp giderken o kadın ben de çarşıya gideceğim beraber gidelim diyor. Beraber çıkıyorlar şöyle böyle derken Hazreti Ebubekir’in evine yaklaşıyorlar. Yaklaşınca diyor ki sizin eviniz nerede halbuki Hazreti Ebubekir’in evini biliyor. Daha eviniz uzakmı diyor Hazreti Ebubekir’in anası evimiz hemen burasıdır diyor. O kadın öyleyse hasta oğlunu bir göreyim diyor. Durum o kadar sıkı ki kafirler Müslüman kadınlara siz Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e aşık oldunuz diye çok kadın öldürdüler.

Kur’anı Kerim’in sayfaları kadınların koynundan çıkarsa siz Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in şiirleri’ni okuyorsunuz onun cemali’ne aşık olmuşsunuz diye çok kadınları öldürdüler. Bunun için o kadın işi çok sıkı tutuyor madem buraya kadar geldik hasta oğlunu bir göreyim diyor içeri girince Hazreti Ebubekir yattığı yerde o kadına gel gel diyor o kadın sus diyor Esma ümme yani anan duyar diyor anlıyor ki anasına duyurmamış o kadın kapının köşesine oturuyor Hz. Ebubekir diyor ki: ma esma yani anam duymaz diyor fakat acele ediyor ki bunun Peygamber’den haberi var bir haber alayım diye o da zannediyor ki benim gibi onu da dövdüler. Hz Ebubekir annesi dışarı çıkınca o kadın yanına gelip diyor ki Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem salim, filan ashabın evinde diyor ve hemen geri yerine gidip oturuyor Hz. Ebubekirin Anası gelince diyor ki yazık oğluna acıdım tanımazdım bilmezdim ama çok acıdım. Bana müsaade deyip gidiyor.

Hz. Ebubekir anasına diyor ki Muhammed salim Elhamdülillah filan ashabın evinde beni oraya götür diyor, işte gördün mü kadınları bu dine nasıl hizmet etmişler, oradan Hz Ebubekir’i anası sırtına alıp Peygamberimizin bulunduğu eve kadar götürdü. Kapıyı dövdüler peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem kapıya gelen kim diye sorduğun da Ebubekir geldi anasının arkasında dediler. Billahi Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem ayak yalın baş açık hiç ayağına ayakkabı giymeden kapıya koştu. Geldi kucağına aldı bağrına bastı götürdü, otutturdu kendi eliyle yedirdi içirdi işte beni gördün beni görmedikten sonra yemek yememeye yemin ettiydin, diyor böylelikle bu dini kurdular kardeşim.

Adamın biri diyor ki Hz. Ali Efendimize beni Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in yanına götüremez misin yine o sıkı zamanlarda Hz. Ali radıyallahu anh diyor ki ben önde giderim sen arkadan gel köşe başlarında ayağımı düzeltmiş gibi yaparım, sen beni takip et diyor beraber götüremiyor, arkamdan gel diyor çünkü beraber görseler adama neler yapacaklar. köşelerde ben seni beklerim, ben hangi kapıdan girersem o kapıdan gir. Ben kapıyı açık bırakırım. Böylelikle Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellemin yanına götürmüş. Bu din böyle kurulmuş kardeşim.

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>