canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

HZ. ADEM'E YAPILAN SECDENİN MAHİYETİ VE İBLİS'İN İSYANI - (Zuhurâtı Izhârı'l-Vakf-ı Güneş 1.cilt)

HZ. ADEM'E YAPILAN SECDENİN MAHİYETİ VE İBLİS'İN İSYANI

 

Şeytanın Adem Babamıza secde etmediği konular; Özetli olarak Cenab-ı Hak Teala Hazretleri Cebrail aleyhisselam emredip dünyanın muhtelifli yerlerinden toprak getittirip cenneti alanın meydan yerinde su ile toprağı yuğurup çamur yapıp iskeletinin yapılmasında rüzgar ve ateş ile balçıkın kuruduktan sonra melekler şeytanda meleklerin hocası olarak beraber Adem aleyhisselam’ı ziyarete gelmişler idi. Ne zaman Cenab-ı Hak Adem aleyhisselam ruh verilip cesete ruh girince ilk defa göz açılıp aksırdı. Arkadan Elhamdülillah kelimesi çıktı. Melekler daha önceden Cenab-ı Hak Teala Hazretleri yer yüzüne bir halife halk edeceğim deyince melekler Adem aleyhisselam’dan evvel dünyaya gelen kavimlerin sonuna can cin kavminin hallarını ve onlarında içlerinde kan döktüklerini gördükleri için Cenab-ı Hak yeryüzüne halife halk edeceğim demesinde melekler Yâ Rabbi yine yeryüzüne kan dökücü ifsat, fesatlar verici bir kimsemi halk edersin yâ Rabbi demeleri üzerine siz bilmezsiniz ben sonra size anlatırım. Demişti. Adem aleyhisselam yaratılıp Allah’ın izniyle ruh cesete girince ilk defa gözleri açılıp aksırdı. Arkadan Elhamdülillah söyledi.

Kısadan daha sonra Cenab-ı Hak Teala ve Tekaddes Hazretleri Adem aleyhisselam’a emir edip Ya Adem kürsiye çık yani minbere çık meleklere vaaz ver. Konuş bütün eşyaların zahirinden batınından konuş ya Adem. Deyince Adem aleyhisselam Minbere çıkıp Cenab-ı Hak’kın doksan dokuz esmalarından zahirini batınını bütün tafsiliyetini ve bütün eşyanın zahir batınlarından aktarıp haber verince melekler hayrata düşüp dedilerki ne kadar nasıl bir ilimdir bu ilim daha yeni yaratıldı. Bir yerden talim görmedi. Esmalardan bütün eşya zahir ve gayıbinden haberler veriyor. Adem babamıza sevgileri muhabbetleri galyana gelip arttı. Adem babamıza secde etmek derecesine geldiler. O zaman Cenab-ı Hak teala ve Takaddes Hazretleri Meleklere emir etti ki.

وَاِذْ قُلْنَا لِلْمَلٰٓئِكَةِ اسْجُدُوا لِاٰدَمَ فَسَجَدُوٓا اِلَّآ اِبْل۪يسَۜ اَبٰى وَاسْتَكْبَرَ وَكَانَ مِنَ الْكَافِر۪ينَ

Bu ayetin Cenab-ı Hak’kın emrine göre bütün melekler Adem Babamıza emre itaat edip secde ettiler. İlla İblis secde etmedi. İblise Cenab-ı Hak sordu:

Sen bu emrimize niçün itaat etmedin niçün Adem’e secde kılmadın. Deyince burada bütün ne kadar Allah’a iman eden var ise cümlemize büyük bir düşünüp ibretler var dersler var. Şeytanı azdıran secde ettirmeyen şeytandada nefis var idi. Nefsi kendisini gurura büyüklüğe kibirliğe benliğe sevk edip secde ettirmedi. Daha cevabına bakınız. Cenab-ı Hak’ka ne cevab veriyor.

Cenab-ı Hak niçün secde kılmadın cevabına diyorki. Adem’i balçık toprak çamurdan halk ettin. Beni ateşin yalımından yani ateşten halk ettin. Benim izzet ve şerefim Adem’den daha yüksektir. Adem’e ne ihtiyacım varki secde edeyim.[1] Diye benliğe, kibire, gurura düşüp Allah’ın gazabına layık oldu.

Bu şeytandaki nefis her insanlarda mevcuttur. Her yaşayan dünyaya gelen insanlar nefsin nasıl bir kötü huya sahip olduğunu anlayıp şeytan gibi benliğe, kibire, gurura düşmeyip benim ilmim var, bilgim var, tahsilim var, kültürüm var, soyum boyum var, servetim var deyipte, şeytanın benim Adem’e ne ihtiyacım varki secde edeyim dediği gibi şeytan gibi benlikte, kibirde, gururda kalınmasın. Çünkü şeytanı o hala getiren nefsinin kötü huy kibir ve hasitliği o hala getirdi.

Bir rivayet daha, Musa aleyhisselam şeytan ile buluştuğunda, (şeytan bazı kerre embiya evliyalara gözükmesi var.) Musa aleyhisselam dedi ki şeytana senin af olunman için Rabbim’e ricada bulunacağım diye bir vaad yapıldı. Musa aleyhisselam Tur-i Sinâ’da Cenab-ı Hak teala ve Tekaddes Hazretleri ile münacat esnasında şeytanın af olunması için münacat etti. Cenab-ı Hak teala ve tekaddes Hazretleride Ya Musa ben ezeli ervahta kimseleri şaki yazmadım. Adem aleyhisselam’a meleklere secde emrini ettiğimde kendiside meleklerin içinde hazır idi. Bütün melekler emre itaat edip secdeye kapandılar. Yalnız iblis secde etmedi. Dedim sen bu secde emrine niçün itaat etmedin? Cevap verdi ki benim izzetim, şerefim Adem’den yüksektir. Beni ateşin yalımından halk ettin. Adem’i çamur, balçıktan halk ettin. Adem’e ne ihtiyacım var ki secde edeyim deyip nefsi kendini hem hasidliğe, hemde benlik gurura sevk etti. Hemde benim ona ihtiyacım yoktur deyip, tamamen âsi olduğundan bizim dergahımızdan tart olundu. Git söyle Adem’in mezarına gitsin secde etsin kendini af edeyim. Dedi. Musa aleyhisselam gelip bu cevapları şeytana söyleyince, şeytan hemen ben onun diriliğine secde etmedim şimdi ölüsünemi secde edeyim. Cevabını verdi. Bu konulara karşı insan oğullarına, cümlemize çok korku lazım. Şeytanda nefis olduğu gibi her insandada nefis var. Şeytanı kendi nefsi Adem babamıza hasidlik yaptırdı. Birde eminliğe düşüp, benim Adem’e ihtiyacım yoktur ki secde edeyim diye, nefsi kibire, gurura sevk etti. O yüzden dergahı ilahiyeden tart olundu.

Hayatta yaşayan ehli iman olanlara bundan çok büyük dersler alıp nefse şeytana katiyen inanmayıp, kendilerimizi daima tevazu, gönül enginliği ile emirlere itaat etmemiz ve daima kendimizi Allah’a karşı suçlu, mahçup bilmemiz gerekir. Kısadan geride tafsilatları yazıldı idi. Kısadan bir daha büyük ibret almamız için yazılıyor.

Musa aleyhisselam mürsel Peygamber olduğu kelimullah olduğu halda Cenab-ı Hak’tan ilmi ledün ilmini istediği geride ayetler ile yazıldı idi. Buradaki ortaya çıkan çok sakınmamız gerek olan şeytanın şeytan olmasına Allah’ın gazabına uğrayıp lanet toku boğazına geçmesinin nedenleri sebepleri anlatıldı. Musa aleyhisselam kendisi Cenab-ı Hak’tan ilmi ledün istediğinde, Cenab-ı Hak Teala Hazretleri, Ya Musa, biz bu ilmi kendi lutfi rahmetimizden bir kulumuza ihsan ettik. Seninde arkadaşlarından bir arkadaşındır. Git o ilmi ondan öğren. Ve ona teslim ol demesi üzerine dikkatla düşünelim.

Şeytan secde etme emrine niçün secde kılmadın deyince benliğe düşüp benim şerefim izzetim Adem’den yüksek, Adem’e ne ihtiyacım varki secde edeyim. Demesi. Musa aleyhisselam’a git ilmi ledünü senin arkadaşlarından bir arkadaşındır. Bizimde kullarımızdan bir kullarımızdır. Git ona teslim ol o ilmi ondan öğren deyince, Musa aleyhisselam Peygamber, mürsel Peygamber, kelimullah olduğu halde, benim o kimseye ne ihtiyacım varki gideyim, ben Kelimullahım demedi.

İyi düşünün, Musa aleyhisselam nerde bulayım yâ Rabbî o adamı deyince, Faris denizi ile Rum denizinin birleştiği yerde, deniz kenarında Aba altında yatıyor. Cevabını alınca derhal gayrete gelip, yâ Rabbî o kulunu buluncaya kadar gece ve gündüz yemesiz, içmesiz istirahat etmeksizin inşeallah o kulunu bulup, ona teslim olup, ilmi ledünü inşeallah öğreneceğim deyip gitmesi, ona teslim olup, ilmi öğrenmesi, bu iki noktayı, konuyu unutmayalım. Tekrar tekrar düşünüp araştıralım.

O nefis bizlerdede var. Cenabı Allah’a sığınalım, onun bizleri Allah’ın hoşlanmadığı hasede, kibire, gurura, benliğe sevk etmesinden Allah’a sığınalım Allahu Teala cümlemizi muhafaza eylesin amin.

Allah’ım sevmiş olduğu huylardan tevazu, yani benlik, kibir, gururdan sakınıp tevazu gönül enginliğine sevk etsin. Yalnız bu konular, gönül enginliğ, Allah’ın sevdiği mü’minlere karşı tevazu ve gönül enginliği ile yer bağrı olunuz. Dinsizlere, kafirlere, münafıklara, müşriklere, mü’minlere yaptığınız tevazu gönül enğinliğini onlara yapmayınız. Onlara karşı vakarlı olunuz. Vakarınızı bozmayınız. Onlara dünyalık için eğilmeyiniz.

Burada bir hadisin Mealinide ilave yapalım. Münafıklara dinsiz imansızlara karşı bazen yerine göre idare müdare ediniz. Onların şerlerini mekirlerini def edecek kadar idare müdare edip çok ileri eğilip bükülüp yaltaklıkda göstermeyiniz.

Cenab-ı Hak Havva anamızı Adem aleyhisselam uykuda iken onun sol kaburgasından yarattı. Uyandığı zaman Havva anamızı görünce elini uzatmak istedi. Melekler ona:

- Ne yapıyorsun ya Adem deyince

- Adem babamız dediki Rabbım onu bana enis munis eş yoldaş olarak halk etti.

Melekler dedilerki Ya Adem sana halal olması için mehrini verdinmi? Adem Babamız bunun mehri nedir? Deyince dediler, ahir zaman nebisi Muhammed’il Mustafanın üzerine ondefa salavat getireceksin dediler.

Sonra Cenab-ı Hak, Adem aleyhisselam ile Havva anamıza bütün Cennet nimetlerini helal kıldı. Yalnız buğday ağacından sakının, ona dokun­mayın buyurdu. Sonra İblis, Hz. Adem aleyhisselam ile, Havva anamızı hased etti. Alem­de hasedlik ilk defa İblis'ten çıkmıştır. Bu hasitlik yüzünden İblis Cennet kapısının yanına geldi Şeytan Havva anamızı azdırmak için cennet kapısına geldi içeri girmeye yılan nöbetçi idi şeytana içeri girmeye yardımcı oldu. Şeytan içeri girdi. Havva anamızın yanına geldi. Şeytan Havva anamızı tenha bulup yalandan ağıt figanlar ve yeminler ile ben size acıyorum ondan dolayı ağlıyorum. Yalandan ağlamak karşıyı kandırmak için yalandan yeminler edip karşıyı kandırmak için şeytandan olmuştur ve şeytanın icatıdır. İlk defa bu yalançılığı şeytan kurmuştur.

Bu buğday ağacından yemezseniz. Cennetten çıkarsınız yerseniz çıkmazsınız diye yeminler ile Havva Anamızı kandırıp buğday ağacını yedirdi. Havva anamız Allah’ın gazabına uğradı. Şeytan gitti. Adem Babamız geldiki Havva anamız gazaba uğramış sorunca şeytan gelip yeminle beni kandırıp buğdayı yedirdi. Gazaba uğrattı. Havva anamız Adem Babamıza çok yalvarılar ile Ya Adem cennette Cenab-ı Hak bizi yarata ve biribirimez eş yoldaş olarak yarattı. Şeytanın yalandan yeminlerine yalandan ağlayıp figanlarına karşı sizin için ağlıyorum size acıyorum. Bu buğday acından yemez iseniz cennettin atılırsınız diye beni yemin billahlar ile yalandan ağıt figanlar ile beni kandırdı. Buğday ağacını yedirip gazabı ilahiyeye uğrattı. Ben gazaba uğrayıp cennetten atılırsam sen burada yalnız kalıp benim için mütesir yaşarsın bende senin için yalnız kalır mütesir yaşarım. Ben şeytana kandırıldım. Gazaba layık oldum. Ayrı ayrı yaşamalardan ise ya Adem ne olur sana rica ediyorum sende beraber ye her hususta azapta cezada beraber olup sonunu gözleyip bekleyelim diye çok israrla yalvarmaklar ile Adem babamıza buğdayı yedirdi. Derhal Adem babamızda gazabı ilahiyeye uğradı. O nazik nurlu yüzler ikisininde gazaptan simsiyah oldu. Nurlar gitti.

Cenab-ı Hak teala ve tedaddes hazretleri Adem’e hitap edip buyurdularki Ya Adem, bu kadar cennette olan yiyecekler, bağ, bahçeler, bütün meyvalar, çeşitli yemekler hepsini sana halal kıldım. Bu kadar halal kaldığım yemeklere doymadındamı haram kıldığım buğday ağacından yedin? Sorusuna Adem babamız doydum yâ Rabbî niçün haram kıldığım buğday ağacından yedin? Sorusuna yâ Rabbî şeytan, Havva’yı yalanlar ile kandırıp yedirmiş Havva’da bana çok israr yalvarmaklar ile yedirdi. Niçün yediniz? Cevabına şeytan Havva şeytanın ağlayıp yeminler etmesine inanmış. Bende, senin indi ilahiyende görmediğin, duymadığın, bilmediğin hiçbir şeyler yoktur. Sen görüp, bilip, dururken senin indinde hiçbir kimse yalan söylemez yalan yere yemin etmez zanında idim yâ Rabbî. Daha kısadan olaylar me’lun şeytan Adem babamıza secde edilmesi emrine itaat yapmadı. Secdede etmedi. Allah’ın gazabına uğradı cennetten çıkarıldı.

Tekrar birinci emire itaat etmediği gibi ikinci bir hileye başlayıp cennete girmeyi Adem ile Havva’yı azdırıp onlarıda Allah’a asilik yapmak düşüncesi ile cennetin kapısından içeri girmek için geldi. Yılanda cennetin kapısında bekçilik yapıyordu. Yılanın şimdiki suretinden başka şekilde surette olduğunu tarıkı tabarda rivayet ediyor. Her ne ise me’lun şeytan yılanıda kandırıp yılanda şeytanın kapıdan içeri girmesine müsaade etti. Dördüde Havva Anamız Adem Babamız Me’lun şeytan kapıdan içeri girmesine yardımcı olan yılanda dördüde Allah’ın gazabına uğradılar Cenab-ı Hak teala Hazretleri dördünede gazap edip اِهْبِطُوا inin cennetimden dünya yüzüne orda da burada biribirinize düşmanlık yaptığınız gibi yeryüzünde de biribirinize de düşmanlıklarınızı yürütün diye cennetten atıldılar.[2]

Adem Babamız Hindistan’ın serendüp dağına ayak bastı. Şeytan Bahreyn’e düştü. Havva anamız Cidde’ye düştü. Yılan isfehan’a düştü. Cennetten atılıp gazabı ilahiyeye uğrayanların içinden iki tanesi Adem babamız ile Havva anamız ayeti kerimelere göre, yaratan Allah’a münacatlarda nasıl tezarru, niyazlarda kendi yaptıkları günah kusurlarını söyleyerekten gözyaşına başlamışlar. İşte gözyaşı ile dua yaptıkları ayetleri Cenab-ı Hak bizlere Sureyi Araf 23. ayetinde Havva ile Adem babamızın gözyaşları ile günahlarını itiraf ederek yalvarmalarını beyan ediyor.

رَبَّنَا ظَلَمْنَآ اَنْفُسَنَا وَاِنْ لَمْ تَغْفِرْ لَنَا وَتَرْحَمْنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ

Bu ayeti kerime ile Havva anamız ile Adem babamızın günahlarını itiraf ederekten gözyaşları ile yâ Rabbî biz bu kadar nimetlerini yedik içtik nankörlük yapıp senin nehy ettiğin haramı yemeye şeytanın yalandan yeminlerine yalandan ağlamalarına inandık yedik. Bizler hatamızı günahımızı itiraf eder tevbeler umudu ile affımızı umarız. Eğer sen bizleri merhametinle şefkatınla esirgemez tevbelerimizi kabul etmez bizleri af etmezsen biz sana karşı zalimlerden asilerden ve büyük hüsranlara düşenlerden olduk diye Vehib Bin Münebbih’in rivayetine göre üçyüz yıl ağladılar. [3]

Şeytanda kendisini yaratan, bütün varlıkları halk eden Cenabı Allah’ın, secde et emrine secde etmedi, benim şerefim izzetim Adem’den yüksektir, Adem’e ne ihtiyacım varki secde edeyim dedi. Daha sonra cenneti âladan dünyaya atılınca, şeytan yaptığı asiliği, emre itaat etmediğine, kibire hasidliğe düştüğüne, bu suçları kendisine yüklemeyip, suçu Allah’a yüklemesi, sen böyle takdir etmişsin demesi. Aklı zekası olan insanlar düşünüp bir ibret almamız lazımdır.

Nefsinin havasına uyarak, nefsinin istek zevklerine iradesini sarf edip kullananlar, bu günahları, suçları Adem Babamız, Havva anamız gibi suçu, kabahatı kendilerine yükleyip, suçlu olduklarını itiraf ederek Allah’a tevbe edenlerin, mağfiret olunacakları ayeti kerimelerde haber veriliyor. Allah’a karşı günah, isyan, hataları çekinmeden yapıp, yaptığı suçunu, hatasını, Allah’a sen böyle takdir etmişsin, senin taktir etmenle böyle oldu deyipte, kendi suçunu Allah’a yükleyenler, Allah’ı suçlu bilenler, bu itikatta olanlar şeytan itikatında olmuş oluyorlar. Allah korusun.

Çünkü Kur’anı kerimde kitabımıza yazıldı. İradeyi cüziye ayetleri, ehli sünnet ülemalarının ictihatları ile yazıldı. Kese olarak kul iradeyi cüzziyesini hayra, şerre ne zaman sarf ederse Allah’ta o hayrı, o şerri ozaman halk eder. Yoksa, durup dururken seve seve halk ettiği bir kulunu, cehennemde gözü göre göre cayır cayır yakmaz. İşte delil

مَا يَفْعَلُ اللّٰهُ بِعَذَابِكُمْ

Anlamı: Siz durup dururken sizin Allah’ınız sizi cehen-nemlik yazıpta sizin cehennemde yanmanızda Allah’ın ne menfaatı var[4] buyuruyor. ikinci ayet:

لَا تَفْتَرُوا عَلَى اللّٰهِ

Bu konularda böyle şeytan mezhebi itikatına düşenlere Allah’a iftira yapmayın.[5]

Allah’a bühtan yapmayın. Sizlerde iradeyi cüziye var. Niyetinize aldığınız hayır şerri ne zaman iradenizide hayra veyahut şerre iradenizi ne zaman sarf ederseniz Allah’ta onu hayır ve şer iradenizi sarf edince halk eder.

Şeytan mezhebi yanlış itikatlı olanlara bozuk ehli sünnetin dışındaki bozuk mezheplere bakmayınız inanmayınız Allah resulünün ayet hadislerine bakınız. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki.

قَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: اَلَا كُلُّكُمْ يَدْخُلُ الْجَنَّةَ اِلَّامَنْ شَرَدَ عَلَى اللّٰهِ شِرَادَ الْبَع۪يرِ عَلٰى اَهْلِه۪.

“Bir kul cehenneme girmez. Sahibine asi olan deve veyahut camız sahibine asi olmadıkça”[6]

Sahibine asi olur tutulmaz teslim olmaz kükrer şişer tutulmaz sahibi onu bekler denemeler tecrübeler yapar tekrar tekrar ele geçmez tutulmaz azgınlaşması çoğalır hattini geçer gittiği yerlerde cinayetler yapar felaketler yapar o zaman sahibi hiçbir imkan kalmayana kadar bekler bekler tamamen artık umudu kestikten sonra onu vurmaya katline ozaman karara geçer.

Bir kulda Allah’a böyle asilikte azgınlıkta hadiseler cinayetler üst üstüne yapılır. Tamamen dönmesine imkan kalmayıp sahibi o deveyi vurmaya karar verdiği gibi Allah’da o kul öyle asi deve gibi isyanda cinayette asilikte olmayınca cehenneme yakmaz. Tamamen azgınlaşması burnunun kalkması haddini geçip sonunda Cenab-ı Hak onu o hala gelince cehenneme yakacağını bildiriyor. İkince hadisi şerifte kitapta yazıldı idi amma yine münasip düştü.

كُلُّ مَوْلُودٍ يُولَدُ عَلٰى فِطْرَةِ الْإِسْلَامْ

“Her anadan doğanların hepsi fıtratı İslam üzere do-ğar.”[7]

İyi anlaşılsın küllü anlamı dünya yüzünde bütün insan toplumu demek hepsi ruhları İslam yaratıldığından fıtratıl İslam olaraktan dünyaya gelirler. Dünya yüzünden nerede olursa olsun hangi devlette olursa olsun hepsi ana rahminden dünyaya fıtratıl İslam olarak gelir buyuruyor.

Sonradan da Cenab-ı Hak Teala Hazretleri halk ettiği insan oğullarını uyarıcı ikaz edici irşad edici Rabbılarını tanıtıcı günah olanları sevap olanları bunları yapıp iradelerini hangisine sarf ederler isede sonunda noksansız karşılık ceza ve mükafatını alacaklarını hepsini Cenab-ı Hak bildirmiştir.

Misalda hata olmasın İnşeallahu Teala zamanımızda trafik işleri yoğundur. Trafik yollardaki geçecek geçilmeyecek yerleri işaretle gösteriyor. Tehlikeden korunmak için. Yolun daha ilerisine varmadan beri selamette iken tehlike virajlarını rampalarını tehlikeli olan mahallerini hepsini şoför vatandaşlarına bildiriyor. Misalda hata olmasın Cenab-ı Hak teala Hazretleride kulların mahşere geldikleri zaman hiçbir itiraz edecek mecal kalmamış not tutan melekler şahit üzerinde günah veyahut sevap namaz Kur’an Allah’a zikredilen evler topraklar yerler Cenab-ı Hak bunlara dil verip bunlar şahitlik yapacaklar. Üzerinde hayırmı yapıldı şermi yapıldı hiçbir itiraza mecal kalmayacak.

İkinci bir misal anlaşılması için. Zamanımızda vesait işleri çoktur. Yekün vesait arabalar bir fabrikada bir sanatkar elinden çıkıp vesaitin yürüme durma etraflara çevrilme kabiliyetleri ile yapılıp fabrikadan piyasaya çıkıyor. En sonunda bu makineyı kullanmak için bir şoförün eline dreksiyon veriliyor. Şoföre tehlike durumları trafik kuralları hepsi anlaşıldıktan sonra dreksiyonu al sür bakalım nereye çalıştırır ne gibi işlere kullanırsan kullanma yetki dreksiyonu eline veriliyor. Kârı zararı hepsi sana ait deniliyor.

Bundan sonra şoför kendisine ikazlar yapılıp trafik kuralları bildirildikten sonra kullandığı arabanın hiçbir noksanı kalmayarak arabayı kullanma irade dreksiyonu eline veriliyor. Bundan sonra şoför uyarılara karşı tehlikelere karşı çok dikkatli olması gerekir. Arabasını kullanıp hem içki hem eroin uyuşturucular kullanılır. Dikkat etmediğinden araba çarpışmalarında uyuyup arabayı devirmesinde, bu hata, bu suçu kendinde bilmeyenler, fabrikadaki arabayı yapan usta bunun böyle devrilip çarpışmasını hesaplayarak, böyle ayarlamış deyip, suçu fabrikaya ve yapan ustaya yüklerse bu çok çok ahmaklıktır. Suç şoföründür. Ceza da Şoföründür.

İşte aynen misalda hata olmasın inşeallah Cenab-ı Hak Teala ve tekaddes Hazretleride insan oğullarını seve seve halk etmiş ana rahminden fıtratıl İslam olarak dünyaya hepsini İslam olarak getirmiş bunları uyarmak için Peygamberlerini kitaplarını peygamberlerinin veresçisi olan Alim Ülemalarını durmadan gece gündüz insanları uyarmışlar. İkaz etmişler.

Trafik, beri selamette iken ilerideki rampa, tehlike, Virajları daha tehlikeye varmadan beride hepsini işaretlerle gösterdiği gibi, Cenab-ı Hak Teala ve Tekaddes Hazretleride dünyada insanları ikaz, irşad edip, insan oğulları yaratılışını düşünüp kendini yaratan Allah’ına, kitabına, ayetlerine, resulüne uymalarını, itaat etmelerini, cenneti alada şeytanın Adem babamıza, Havva anamıza, onların zürriyetlerine düşmanlığını açığa çıkarıp kıyamete kadar yaşamaya müsaade alıp, Adem’den intikam almak için, Adem evlatlarının gece gündüz peşlerinde dolanarak hangileri Allah’ın kanununa uymaz, şeytanın insanlara zorlaması yok, cebir kullanma selahiyeti yok. Bir kuru iğva ile meşgul hangileri Allah’ı, resulünü tanımaz, kanunlarına uymaz, itaat etmez, uzaklaşıp iraz eder, Allah’tan uzaklaşır ise, şeytan nefis onları yakalar.

Hakkıyla Allah’a, kitabına, resulüne inanıp muhlis, halis kullara eli erişemez. Burada vücuttaki olan bütün azalar hepsi yüce Rabbımızın muradı ilahiyesi ile yaratılmıştır. El, ayak, dil, dudak, kulak, göz, kalb, akıl, fikir hepsi Allah’ın halk etmesidir. Aynen buluğ çağına kadarda günah yoktur. Buluğ çağına bastı, aklı, zekası, fikri hepsi yerine geldi. Ayet İnsan suresinde işte bu vücuttaki organ azalar parçalar hepsi Allah tarafından yaratılmış yapılmıştır. İşte iki yol hayır ve şer hangisine gidersen denilir. Noksansız olarak en son buluğ çağına basınca iki tane sadık melaike o kimseye tayin olunur. Sağdaki melaike hayır sevap işlerini kayıt eder. Soldaki günah şer işleri kayıt eder.

Bunlarda kul niyetine aldığı bir işi iradesini o işe sarf etmeyince yazmazlar. Ne zaman niyetine aldığı bir işi iradesinide o işe sarf eder, o anda iradeyi sarf edince Allah onu o anda halk eder meleklerde onu o anda yazar. Yarım kafalar yarım bozuk itikata yakalananlar. Diyorsunuz ki ezeli ervahta Allah kulun yapacağı hayrı kulun yapacağı günahı şerri yaratıldığında levhi mahfuzda anlıma yazmış. Kul dünyaya gelip zamanı gelince o yazılanı hayır gerekse şer kul onu yapmaya mecburdur diyorsunuz. Bu itikat bu inanç çok hata, çokta yanlış bu itikat mel’un şeytanın itikatıdır.

Adem babamız suçunu kendi üzerine alıp gözyaşı figanla üçyüz sene ağladı Cenab-ı Hak’kın şefkat merhameti ile affa uğradı. Şeytanda yeryüzüne inince, sen bu işleri zaten biliyordun, bu işleri ezeli ervahta böyle ayarlamışsın, böyle yapmışsın diye, kendi asiliğini, emre uymadığı suçunu, hatasını hiç üstüne almayıp Allah’a yükledi. Bu itikatta olanlarınız bu itikatı bırakınız. Bu konu çok uzayıp gidiyor kısadan toplayalım. Ehli sünnet dediğimiz Peygamber Efendimiz ve onun halifeleri ve onun eshaplarıdır. Dört mezhep imamlarımız, itikatları hepsi ehli sünnet itikatından kıl kadar ayrılmazlar. Her nekadar amelde ayrılık var isede itikatlarında dördüde ehli sünnet itikatındadırlar kıl kadar ayrılmazlar.

İmamı Âzam Efendimize sordular. Bu konu yazıldı idi amma yine icap etti. Tekrarında hata yoktur inşeallah sordularki Ya İmam, levhi mahfuzda kullar hakkında takdir mukadder denilen yazı varmıdır? yokmudur? ve yazı nasıl yazılmıştır? İmam’ı Âzam Efendimiz buyurdular ki, levhi mahfuzda yazı vardır. Sizin dediğiniz gibi değil siz diyorsunuz ki, ezeli ervahta hayır ve şer anlıma ne yazılmış ise o gelecek, kul onu yapmaya zamanı geldikçe mecbur diyorsunuz. Filan kul cennetlik yazıldı ise cennete gider filan kul cehennemlik yazılmış ise cehenneme gider. Böyle diyorsunuz haşa yazı böyle değil Allah’ın adaleti böyle değil. Levhi mahfuzdaki yazı filan kulum cennetlik filan kulum cehennemlik tir diyorsunuz, burası yanlış. Cenab-ı Hak teala hazretleri levhi mahfuza yazıyı vasıf sıfatı ile yazdırmıştır. Yani vasfederek kullarım iradelerini şöyle şu yola kullanırlarsa şöyle ceza alırlar. Şu yönde şöyle kullanırlar ise mükafat ikramiye alırlar. Vasfederekten yazdırmış.

Tekrar o insanlar dünyaya gelincede iki de melek tayin ediyor. Biri şerre biride hayra tayin olunuyor. Kalbe geleni yazmıyorlar. Niyeti alıp yapacağı hayır ve şerre ne zaman iradesini sarf eder ise Allah’ta onu o anda halk eder buradaki katip meleklerde onu o anda yazar. Bu Allah’ın kanununa uygun, bu itikat ehli sünnet itikatıdır. Bunun dışındakiler cebri mezheplerinin itikatıdır. O şeytan mezhebidir. Bu itikatlardan Cenab-ı Hak ümmeti Muhammed’i korusun. Kitab çok uzuyor bu cebriyeler her şeyi, hayr ve şer yaptığının hepsi ezelde anlıma böyle yazılmış, vakti gelince kul onu yapmaya mecburdur diyorlar. O zaman günah, fuhşiyetler, katiller yapanlar, yaptıkları büyük günahlardan ceza, suç almamaları lazım, Niye, Cenab-ı Hak ezelden böyle yazmış.

 Bunlar yaptıkları günah suçlarını, şeytan itikatı gibi, suçu Allah’a yükleyecekler. Onların dediği gibi olsa peygamberler kulları gece gündüz uyarmaya, ikaz etmeye gerek kalmaz. Her insandaki iki tane katip meleklere hayır şerri not tutmayada gerek kalmaz. Günah yapan kimseler tevbe ederler ise tevbeninde faydası olmaz. Ahmek kafaları Allah ayıktırsın. Yevmi mahşere varınca azap çekecek, ateşte yanacak kullar Allahu Teala Hazretlerine yüz çevirip demezlermi? Yâ Rabbî, kullarıyın bir kısmını ezelden cennetlik yazmışsın cennete gidiyorlar. Bizleri niçün cehennemlik, azap ehli halk ettin, yarattın, senin adaletin hiç kimsede yok, bizi azaplık için, cehennemde yanmak içinmi yarattın. Senin adaletine yakışmaz yâ Rabbî derlerse, Cenab-ı Hak teala Hazretleri ben sizi ikaz irşadlar yaptırdım. İradeyi cüzziyeyi elinize verdim. Ayetlerim ile Resullerim ile ülemalar ile hepsini bildirdim.

وَمَا اللّٰهُ يُر۪يدُ ظُلْمًا لِلْعِبَادِ

“Sizi yaratan sizin Allah’ınız kullarının üzerine zalim değil zulümde etmez.”[8]

 Yine buyuruyor:

مَا يَفْعَلُ اللّٰهُ بِعَذَابِكُمْ

Sizin kendi elinizle seve seve takdir edip yaptığınızın karşılığıdır. “Sizin cehennemde azap çekmenizde yanmanızda Allah’ın ne menfaatı var.”[9]

لَا تَفْتَرُوا عَلَى اللّٰهِ

“Allah’a iftira bühtan etmeyin”[10] buyuruyor.

Cehenneme yanacaklar, bizi yarattığında niçün cehennemlik yarattın, o birlerini cennetlik yarattın, dünyada senin kullarıyın arasında bir adalet var idi, kullarından devletin ceza hakimleri var idi. Bir kimse devletin kanununa aykırı gidince ceza veriyorlardı. Kanuna aykırı gitmeyenlere ceza vermiyorlardı. Yâ Rabbî sen bizi yarattığın anda dünyaya gelip, bir suç günah üstünde bizi tutmadan bize niçün ezelden bu günahı, bu cezayı yazdın. Senin kullarında ceza hakimleri suç yapmayanlara ceza vermiyorlardı demez mi.

Bunların yanlış itikatlarınca o zaman ikaz yapılmaya resulların lüzumu, gereği kalmaz. Gece gündüz iki not tutan melaikeyede lüzum, hacet kalmaz. Hayır yapan, ibadet yapanlarda, yaptığı hayır işlerden bir mükafat alamaz. Günah yapanlar, yaptıkları günahlardan ceza almaması gerekir. Niye, ezelden sen böyle yapmışsın, benim elimde ne varki diyecek.

Bunları anlayıp tutanlara bu ayetler bu hadisler bu ikazlar kafi gelir. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem Hadisi şeriflerinde, bütün dünya yüzüne gelen çocuklar İslam olaraktan doğar gelir. Buluğ çağına kadar günah yoktur. Uy-kuya uyuyanlar uyanıncaya kadar günah yoktur. Bayılanlar tamamen ayıkıncaya kadar günah yoktur buyuruyor. Allah ümmeti Muhammed’e şuur akıl versin de bu şeytan mezhebi, cebriye mezhebi olanların, itikat bozucu, zihin karıştırıcı itikatlarından, sözlerinden Allah korusun.

 


[1] Bakara 2/34

[2] Âraf 7/24

[3] Mevahibi Ledüniye

[4] Nisa 4/147

[5] Taha 20/60

[6] Ahmed İbni Hanbel Müsnedi Ahmed c.5.s.258/22280(Mısır)

[7] Abdurrauf el Münavi Feyz ul-Kadir c.6.s.135 (Mısır)

[8] Mü’min 40/31

[9] Nisa 4/147

[10] Taha 20/60

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>