canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

Vesile Aramak - (Zuhurat-ı Vakf-ı Güneş)

 

VESİLE ARAMAK

 

Artık bu hale gelince, onları kendine asker, kalplerine bütün fesat koyup, onları zulmete, küfre, inkara, Allah’ın gazabına sürükler. İşte bunlardan kurtulmamız için, Cenab-ı Hak kurtuluş yollarını haber veriyor. Sadık kullarımı arayınız, sadıklarla beraber olunuz, sadıkların maiyetinde olunuz, sadıkların aşısından aşılanınız. Şeytanın aşısından aşılanmayın. Nefis amirinizin hevasına uymayın ve sizi huzurullaha ve Allah’ın rızasına ve Allah’a kurbiyet, yani sizi nefsin, şeytanın tuzaklarından kurtarıcı, sizi huzura kavuşturucu ve zandan yakîne kavuşturucu Allah’ın dostları ve yakınlarını arayın, bulun. Onlar ile beraber olun. Onlar Allah’ın yakınları olduklarından, sizi de yakîne ve Allah’ın rızasına ve sevgisine kavuştursunlar, diye emir buyuruyor.

Maide suresi 35. Ayet-i Kerime’de buyuruluyor ki;  

     

يَآ اَيُّهَا الَّذِينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا اللّٰهَ وَابْتَغُوٓا اِلَيْهِ الْوَسِيلَةَ وَجَاهِدُوا فِي سَبِيلِهِ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

 

Yani, ey Allah’a iman eden mü’minler, Allah’dan korkunuz. O Hak celle ve ala hazretlerine yakınlık için vesile arayınız ve O’nunla da nefsinizle, şeytanla mücahede yolunda çalışınız ki, her korktuklarınızdan kurtulup felah bulasınız ve iflah olasınız, buyuruyor. Yani Allahu Teala’ya takva ile amel ediniz ve Allahu Teala’ya yakınlık ve vasıl olmak ve O’na kavuşmak için, vesile ve vasıta ve çareler arayınız ki, ona yakınlık edesiniz. Ona vesile dediğimiz kimseler, şeriatla amel, tarikatla süluk edenler olur. O zatı ara bul ki, seni Hakk’a götürsün. Bu sözlerin tasdikini ayet-i kerimenin sonu:

 

وَجَاهِدُوا فِي سَبِيلِهِ

 

Ayeti söyler. Bu ayette: وَجَاهِدُوا Allah yolunda mücahede ediniz. Mücahede, nefsiyle mücahededir. Resul-i Ekrem Efendimiz buyuruyor ki;

 

اَلْمُجَاهَدَةُ يُورِثُ الْمُشَاهَدَةَ

 

Yani “nefsinle mücahede eylemek görgü getirir.”

Yine Hadis-i Şerif’te;

 

رَجَعْنَا مِنْ جِهَادَ الْاَصْغَرِ اِلَى الْجِهَادِ الْاَكْبَرِ

 

Yani, küçük muharebeden, büyük muharebeye döndük.[1] demektir. Ya Resulullah, bu harpten evimize geldik, daha büyük harp nerededir, deyince, evimizde nefsimizle edeceğimiz harp, bu harpten büyüktür, buyurmuştur.

İşte bak, ayet ne diyor: (Maide suresi ayet-35)

 

لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

 

Yani, siz imandan sonra şeriatın takva yoluyla ihlaslı amel ederseniz ve hakiki tarikat erenlerini arar bulur, onunla beraber mücahede-i nefsle Allah yolunda çalışırsanız, her korkularınızdan kurtulur, umduklarınıza erer, felah bulursunuz, diye buyuruyordu.

İşte insanlarda iki hastalık vardır; biri zahiri ki, cesetteki organlara gelen hastalıklar. Bunların tedavisi için, zahir bir tabibe gidip, muayene olup, onun hastalığına karşı yazmış olduğu ilaçları kullanmakla, tedavi olunur. O bir hastalık ise batın, manevi hastalıklar ki, ahlak-ı zemime hastalığıdır. Zahir hastalığı o hastalığın uzmanı bir tabibe başvurup muayene olmaz ise, o hastalık vücudu kaplayıp ölüme kadar sürüklüyor. Evet ecel yetmez ise, ölmüyor ise de vücutta huzur, rahatlık kalmıyor. Taciz, rahatsızlık yüzünden, ne dünya işlerini, ne de ahiret işlerini yapamaz olduğu, öyle bir hale geldiği görülmektedir.

İşte batın, manevi hastalık dediğimiz ahlak-ı zemime dediğimiz ahlaklar, insan-ı hakiki ve ehlullah olanlar çok sakınmalıdır. İnsanların ibadetini ve maneviyatını yok edip, helak edenler şunlardır: Hakk’a düşman edenler, bunlar geride yazılmıştı, tekrarında fayda var, zarar yok inşaallah.

 


[1] Câmiu’s Sağir Muhtasarı, c. 3, s. 90.

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>