canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

Salavatı şerifin hükmü - (Zuhurâtı Izhârı'l-Vakf-ı Güneş 1.cilt)

Salavatı şerifin hükmü

 

اِنَّ اللّٰهَ وَمَلٰٓئِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّۜ يَآ اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْل۪يمًا

Meali: “Muhakkak Cenab-ı Hak keskin olaraktan buyuruyor ki Ey Meleklerim sevgili Habibimin üzerine bende  (rahmetimle) salat ile selam ediyorum. Meleklerim sizlerde o sevgili Habibimin üzerine salatı selam getirin Ey yeryüzünde iman edenler sizlerde sevgili Habibimin üzerine salat ile selam edip salavat getiriniz.”[1]

Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in ismi anıl­dığı zaman salavat getirmelidir. İmamı Tahavi aleyhirrahme buyuruyorki Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in ismi anıldığı zaman ayrı ayrı salavat getirmek farzdır. Mu­hit kitabının sahibi buyurur ki, her ismi anıldığında sa­lavat getirmek vacibdir buyuruyorlar. [2]

Burada ayeti kerimenin mealine göre sevgili Peygamberimiz ulumuz Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem’in Allah indinde ne kadar makamının, derecesinin, sevgisinin çok yüksek olduğu anlaşılıyor. Dünya yüzüne ne kadar peygamber efendilerimiz gelmiş ise onların içlerinde sevdiklerine ya Halilim, İbrahim aleyhisselam’a söylenmiş, o birlerine ya İsa, Ya Musa isimleriyle hitap etmiş. Ancak çok sevgili Habibim ünvanı Peygamber Efendimize söylenmiş. Ehli iman olanlar çok dikkat edelim. İsmi söylenen zatlar yazıldı. Bir kısmı daha çok keskin olaraktan salavat getirmeyi farz olarak buyuruyor. Bir kısmıda vacip olarak buyuruyor. İman ehli olanlarımıza düşen vazife sevgili Peygamberimizin ismi nerede söylense edeple haya tazim ile üzerine salavat getirmek lazımdır. Farzda olsa vacipte olsa ikiside Allah’ın emirlerindendir. Allah’ım sevip şefaatine layık etsin cümlemizi.

Bu salavat konusunda Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’e aşıkı sadık olanlar var. Ehli takva olanlar var. Bunlar her ismi anılmasında saygı, sevgi, tazim ile salavat getirmişler getirmeyede devam etmişler.

Aşıklarından Bir tanesini buraya yazmamız icab etti. Antep müftüsü Hacı Abdullah Çolakoğlu var idi. Kendisi Antep müftüsü idi. Bizlerde sağlığına ulaştık. Vaazlarını dinledim. Birgün bu müftü Abdullah Çolakoğlu trenle sefere çıkıyor. Bu Çolakoğlu dediğimiz zat Kilis’li idi.

Yine Antep merkez vaazı Kilis’li Mahmud Öğücü isminde merkez vaazı var idi. O da Kilis’li idi. Fakat Abdullah Çolakoğlu müftü Allah’ın rahmeti üzerine olsun. Çok takva hemde ehli Tarık idi. O bir merkez vaazı olan MahmuŴ Öğücü’nün halk arasında kıymeti değeri yok idi. Ona vahhabi mezhebli derler idi.

Öbür müftü Çolakoğlu insanların çok sevgisini kazanmış idi. Sefere çıkınca Çolakoğlu öbür merkez vaazı olan Mahmud Öğücü’de aynı trende aynı ikisi bir odaya denk geliyorlar. Bir müddet yürüyünce ordaki cemaatlerden bunlara soru soruyorlar. Hocam diyorlar ezan okunurken kamet yapılırken Eşhedüenne Muhammederresulullah denilince bir kısım insanlar Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in ismi anılınca hemen iki el şehadet baş parmaklarını birleştirerek öpüp iki sefer gözlerine çalıp mesh ediyorlar. Bunun temeli aslı nedir? Diye sorunca hemen derhal vahhabi mezhebinde olan merkez vaazı Mahmud Öğücü acele cevap veriyor.

Ezanda kamette böyle bir şeyin yeri yoktur. Aslı temeli yoktur. Cevabını verince, takva olan Resulullaha aşık olan müftü Çolakoğlu diyor ki.

Dinimizde yeride var aslıda var ona salavat getirmek için ayette var. Cevabını verince. Vahhabi olan tekrar kızgın olaraktan böyle bir şeylere inanmayın asılsız temelsiz bir iştir. Böyle bir şeyde yoktur. Cevabı verince bakınız. Düşünüp dikkat ediniz. Resulullah’ın kimlerde sevgisi var kimlerin kalbine muhabbeti yerleşmiş yer tutmuş ve kimlerin kalbinde sevgisi yoktur. Şimdi meydana çıkıyor. Çolakoğlu müftü cevap veriyor. Vahhabi mezhebinde olan vaaza diyor ki.

Sen ezanda kamette onun ismi söylendiği zamanda salavatta verme parmaklarını öpüp gözünede çalıp mesh etme ben ezanda gamette ve diğer nerede onun ismi anılır ise hem salavat hemde parmaklarımı öper gözlerime sürme gibi çalar tazimle mesh ederim. Sen yapma salavatta getirme parmaklarını öpüp gözünüde meshetme cevabını veriyor. Anlaşıldı. Resulullah’a sevgi onu sevmek onun ali evladını eshabını sevmek ve onun ismi nerede anılsa hemen sevgi muhabbet tazimle salavat getirmeyi ümmetine cümlemize nasip müyesser etsin amin. Buna dair hadisi şerif.

عَنْ أَبِي بَكْرٍ لَمَّا سَمِعَ قَوْلَ الْمُؤَذِّنِ أَشْهَدُ اَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللّٰهِ قَالَهُ وَقَبَّلَ بَاطِنِ الْأُنْمِلَتَيْنِ السَّبَّابَتَيْنِ وَمَسَحَ عَيْنَيْهِ فَقَالَ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ مَنْ فَعَلَ فِعْلَ خَلِيلِي فَقَدْ حَلَّتُ لَهُ شَفَاعَتِي

Ebubekir radıyallahu anh hazretlerinden rivayetle; “Müezzin Eşhedüenne Muhammeden Resulullah dediğinde, işiten kimse şehadet parmaklarının iç uç kısmını öpüp gözlerini sevgi tazimle mesh ederse o kimseye şefaat ederim.”[3]

Yine bir gün Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri ile Hz. Ebubekir Efendimiz beraber otururlarken müezzin Eşhedüenne Muhammeden Resulullah dediğinde Hz. Ebubekir Efendimiz iki parmak uçlarını öpüp gözlerini mesh edince Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem sebebini sordu. Hz. Ebubekir Efendimiz sizin isminize tazimle yapıyorum. Ya Resulallah deyince Cenab-ı Hak sana göz ağrısı göstermesin ya Ebubekir buyurdular.[4]

Yine başka bir rivayette Ezan ve kamet esnasında sahibi Kenzü ahbar rahimehullah kitâbu’s-Saâde’de fi ma’rifeti’l-ıbâde’den naklen buyuruyor ki:

Bir kimse müezzinden eşhedü enne Muhammeden Rasûlullah işittiğinde gerektir ki

صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْكَ يٰا رَسُولَ اللّٰهْ

 Sallallâhu aleyke yâ Rasûlallah deyup iki baş parmağının arkasını iki gözü üzerine koyup

اَللّٰهُمَّ مَتِّعْن۪ي بِا السَّمْعِ وِ الْبَصَرِ

         Allâhümme metti’ni bi’s-sem’i ve’l-basari diye.

Yani “Allahım görmemi ve duymamı faydalandır- neşelendir.  

         Salâtı Necmi’de dahi böyle zikr olunmuştur.

         Yine İmamı ebu Talibi Mekki rahimehullah Kuvvetu’l-Kulûb kitabında İbni Ayine rahimehullah’tan rivayet eder ki hazreti Rasûlullah sallallâhu aleyhi vesellem yanında Ebubekr radıyallâhu anh efendimizle beraber otururlarken müezzin eşhedüenne Muhammeden Rasûlullah dediğinde Ebubekr efendimiz yukarda ki duayı okuyup iki baş parmağının arkalarını gözlerine mesh edip

قُرَّةُ عَيْن۪ي بِكَ يَا رَسُولَ اللّٰهْ

“Gurretü ayni bike yâ Rasûlallah” Yani “İki gözümün ışığısın yâ Rasûlallah.” Dedi. Rasûlallah sallallâhu aleyhi vesellem efendimiz buyurdular ki. “Yâ Ebâbekr her kim senin yaptığın gibi yaparsa ve senin söylediğini söylerse Hak Teâla’dan rica ederim ki eski veya yeni kast ile veya hata ile gizli veya aşikar cemii günahları afv olunur. inşeallâhu Teâla.

Yine Ruhu’l-Beyan tefsiri 7.cilt 228-229. sayfalarında fıkıh kitaplarından Kuhustani’nin fi şerhi’l-Kebir’inde Kenzü’l-İbad’tan naklen yukarıdaki şekilde rivayet ediyor.   

 

Bakınız Resulullah dostunun halına dikkat ediniz. İmamı Azam Efendimiz Allah ruhunu şad etsin. Dini mektepte talebe yetiştirdiği zamanda mektebin içinde talebeler ile beraber olurken derhal ayağa kalkıp sağ elini sol bileğinin üzerine bağlayıp kıyamda bir müddet durup sonradan talebelerin yanına gelip oturdu. Aradan bir müddet geçince tekrar ikinci sefer yine aynen ayağa kalkıp elini sol bileğinin üzerine bağlayıp kıyamda saygı ile bir müddet durdu sonra talebelerin yanına gelip oturdu. Bir müddet sonra aynen evvelkiler gibi ayağı kalkıp kıyamda saygı gösterdi. Sonra talebelerden soranlar oldu. Hocam ne idi üç sefer ayağa kalkıp el bağlayıp saygı ile kıyamda durmanızda ne hikmet oldu deyince. Söylemeye mecbur oldu. Mektebin kapısı önünde caddede ufak oğlan çocukları oynarlar idi. Gösterdi. Şu çocukların içinde eliyle gösterdi şu çocuk var ya o çocuk evladı Resuldandır. Her mekteb kapısına oynama bahanesiyle gelmesinde kalkıp kıyam saygı göstermeye mecbur oldum. Çünkü o çocuk evladı Resuldür. Bizlere de bu anlayışı versin Cenab-ı Hak.

 


[1] Ahzab 33/56

[2] Birgivi vasiyetnamesi kadızade şerhi.

[3] Keşfü-l-Hafa Hadis no 2296 Deylemi Müsnedi-l-Firdevs

[4] Keşfü-l-Hafa

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>