canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

RIZK KONUSU - (Zuhurâtı Izhârı'l-Vakf-ı Güneş 1.cilt)

RIZK KONUSU

 

Cenab-ı Hak Teala ve Tekaddes Hazretleri şöyle buyuruyor ki.

وَمَا مِنْ دَآبَّةٍ فِي الْاَرْضِ اِلَّا عَلَى اللّٰهِ رِزْقُهَا

Ayetin Mealinde: “Yeryüzünde yaşayan bütün canlıların rızkı ancak Allah'a aittir.”[1]

Yaratılan insan ve cin her yaratılmış her ferdin rızkına kefil olduğunu haber veriyor. Nerede olursa rızkını eriştireceğini vaad ediyor. Yine ayeti kerime

وَمَنْ يَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِ فَهُوَ حَسْبُهُۜ

Mealinde “Şol kimseki temamen itimatını, tevekkülünü, zannını bana bağlar güvenir itimat ederse Cenab-ı Hak Teala Hazretleri o kimsenin her türlü rızkına vesair işlerine kafidir. Başkalarına muhtaç etmez.”[2] Hadisi Şerif:

قَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: مَنْ اِنْقَطَعَ اِلَى الدُّنْيَا وَكُلَّهُ اللّٰهُ اِلَيْهَا وَمَنْ اِنْقَطَعَ اِلَى اللّٰهِ مَؤُنَةِ وَرِزْقُهُ مِنْ حَيْثُ لَا يَحْتَسِبُ

Hadisi şerifin meali:

“Şol kimseler ki isteği arzusu maksadı Allah’a itimatı tevekkülünü bırakır bütün arzu istek talebi dünya olur Allah’a ameli ibadeti bırakır. Dünyaya gayretini sarf ederse Allahu teala hazretleri o kimseyi dünyaya havale eyler. Şol kimse rızkını Allah’a itimat ederek Allah’ı vekil yapar. Fiilini Allah’a çalışıp arzusu Allah ile meşgul olur isteği Allah, Allah rızası olursa Allahu Teala Hazretleri o kişinin hesap etmediği yerden ummadığı yerlerden ona rızk kapılarını açar onu rızklandırır.”[3] Hadisi Şerif:

قَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: إِنَّ الرِّزْقَ لَيَطْلُبُ الْعَبْدِ كَمَا يَطْلِبُهُ أَجَلُهُ

“Bir kimsenin eceli kendini arayıp talep ettiği gibi o kimsenin rızkıda kendisini talep eder.”[4] Yine bir Hadis-i Şerif’te şöyle buyurulmuştur:

قَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ:أَلرِّزْقُ اَشَدُّ طَلَبًا لِلْعَبْدِ مِنْ اَجَلِه۪

Yani, “insanın rızkı ecelinden daha ziyade sahibini şid-detle talep eder.”[5]

Vaizler şart ile ve kesim keserek vaaz ederse ha­ramdır. Bu şekilde vaaz ederek topladığı şeylerin hepsi haram olur.

Ancak şart koşmadan ve kesim kes­meden halk kendi tarafla-rından bu adamın ihtiyacı vardır diye hüsnü niyetleri ile az çok ne verirler ise alsın. Kendinin zaruri ihtiyacı var ise oraya harç etsin kendinin zaruri ihtiyacı yok ise fakir fukaralara iman ibadetli olan fakirlere, miskinlere ihtiyacı olan yerlere versin.

Eğer bir vaiz, vaaz edip menfaat çekmeyi adet edinse şart olsun veya olmasın topladıklarının hepsi haramdır. Zira bir hadiste buyrulmuştur ki:

“Bir zaman gelir ki, o zamanın alimleri mandalar gibi dünyayı dilleriyle yerler” (imadul İslam)

Burada kendi şahsı başımdan geçen halı izehat etmek istiyorum. Şeyhımız Bilal Baba hazretleri hayatta idi. Bizim de sanatımız marangoz idi çevre köylerde şehirde çalışmalarım olur idi başımdaki konuları şeyhımız Bilal Baba hazretlerine malumat vermek için yanına geldim. Konuyu anlatmak için dedim ki köylerde şehirde marangozluk sebebiyle eğleşdiğim zamanlarda hüsnü niyetle erkekden kadınlardan yanıma okunmaya geliyorlar. Okuyorum muskaya alıştırmışlar bir de muska istiyorlar. Size bakıyorum siz muskayla meşgul olmuyorsunuz. Nasıl yapalım deyince dedi ki.

Yavrum o gelenler inanç itikatlarını muskaya bağlamışlar itikatları düzelmek için şifa niyetine bir ayet yaz ver. Dedi.

Tekrar dedim ki muska yazıp verince milleti, insanları, yarım olanlar paraya alıştırmışlar. Para istemeye, kesim kesmeye alıştırmışlar. Muska verince onlar da para veriyorlar ben de verdikleri parayı almıyorum. Bu hususlarda bir emriniz nasıl olabilir deyince yine buyurdular ki.

Sen o gelip okunanlardan ve hiçbir kimseden para isteme ve para da bekleyip umma. Onlar kendiliklerden gönüllü seve seve az ve çok verirler ise onu red etme al. Onların başlarında hastalık mı var veyahut başka bir sıkıntıları mı var. O verdikleri para sadaka yerine geçer. Onların başlarındaki sıkıntılarının gitmesine yardımcı olur. Ve hastalarına şifa olur. Onlar kendileri seve seve verirler ise red etme al senin çok bir zaruri ihtiyaçların var ise sen ihtiyaçlarına harç et. Senin ihtiyacın yok ise ihtiyacı olan bir fakirlere verirsin buyurdular.

Şimdi hakiki ülamalar, hakiki mürşidi kamillerin ne derecede takva sahibi ne derece şüphelilerden sakındıkları meydana çıkmış durumdadır. Haramdan şüphelilerden sakınmak isteyenler bunlardan bir numune örnek alalım. İnşallahu Teala.

Mubah olan şeyleri her kim toplarsa başka kimselere onu almak haramdır. Yani yabanda biten ot, akarsu, toprak ve dağlardaki odun her kişiye mubahtır. Bunlardan herkes menfaatlenebilir. Her ne zaman bir kişi bu söylenen şeylere tasarruf eylese, otu yığsa, suyu kaba koysa sahipsiz odunu ve ağacı kesse tıpkı o kimsenin satın alınmış mülkü gibi olur. Başka kimselerin bu malı alması ve kullanması ha­ramdır.

Haşhaş (esrar) yemek haramdır. Hatta Camiu'l-Fetva'da buyrulduğuna göre bir kimse buna helaldir dese zındık olur.

Aynı zamanda afyon yemek de haramdır. Bezzazi'de böyle bildirilmiştir.

Birçok kitaplarda bildirildiğine göre ziyafet yemeği yedikten sonra biraz da eve götürmek haramdır.[6] Hadisi Şerifin Mealine göre:

Buhul (cimri) nakis, pinti, eli sıkı olup, ne yedirebilir ne yiyebilir böyle cimrilerin yemeği hadisi şerife göre marazdır. İçinden çıkıncaya kadar yiyen insanı rahatsız eder. Cömert sahı gönlü gözü bol cömert riyasız Allah için cömertlik yapan cömertlerin yemekleri şifadır. Ehli takva olanlar bu gibi cimrilerin yemeğinden sakınmışlar.

Zengine gelince zengin burnu kakkın değil Allah’a imanlı ibadetli Allah’ın vermiş olduğu servetini haram olan yerlerden tutup halal olan yerlere ve Allah’ın rızası olan yerlere esirgemeden harç eder. Böyle bir sahi cömert zengin kimselerin yemeğininde yenmesinde inşeallah bir hata olmaz. Zengin, gururlu, kibirli insanlara şefkat acıması merhameti olmayan eli sıkı cimri olan zenginlerin yemeklerinden de ehli takva olanlar sakınmışlar. 

 


[1] Hud 11/6

[2] Talak 65/3

[3] 54 Farzın şerhi Kırk sual kitabı kenarı s.13, Hatib El-Bağdadi Tarihu-l-Bağdad c.7.s.196/3658(Beyrut), Tabarani El-Mu’cemu-l-Evsat c.3.s.346/3359(Kahire)

[4] 54 farzın şerhi Kırk sual kitabı kenarı s:14, Sahihi İbni Hıbban c.8.s.31/3238(Beyrut), Beyhaki Şuabu-l-İman c.2.s.71/1191(Beyrut), Ebu Naim Hilyetü-l-Evliya c.6.s.86(Beyrut)

[5] 54 farzın şerhi Kırk sual kitabı kenarı s:14, C.Sağir Muhtasarı c.2.s.445/2294(4:54/4524)

[6] İmadul İslam

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>