canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

Sadıklarla Beraber Olmak - (Zuhurat-ı Vakf-ı Güneş)

 

SADIKLARLA BERABER OLMAK

 

Evet, bu sadıkları bulmamıza ihtiyaç var mı diyenlere cevaplar ve deliller: Sadıklara kalben, rabıta yapmaya ihtiyaç var mı diyenlere cevaplar:

Birinci delil: Peygamber Efendimiz Allah ile arasına vasıta, delil olması ve miraca çıkmasında yine Peygamber Efendimize Cebrail delil, kılavuz olmuştur ve yine Kur’an-ı Kerim’deki 6666 ayetler lüzum ettiğine göre, yine Cebrail aleyhisselam vasıtasıyla indirilmiştir. Yine deliller Kur’an-ı Kerim’de Kehf suresinde Musa aleyhisselam Cenab-ı Hak’tan ilmi ledün, yani batın ilmini istediğinde, Cenab-ı Hak, Musa aleyhisselama ilm-i ledünnü öğrenmesi için, Hızır aleyhisselama gönderilmesi sabittir.

Yine delil: Adem babamızın dünyaya indiğinden sonra Cebrail aleyhisselam, Adem babamıza ekmeyi, biçmeyi öğretmiştir.

Yine delil: A’raf suresinde 159. Ayette irşad ediciler olduğu:

 

وَمِنْ قَوْمِ مُوسٰىٓ اُمَّةٌ يَهْدُونَ بِالْحَقِّ وَبِهِ يَعْدِلُونَ

 

Tefsirde Musa aleyhisselamın kavminden bir taife haklı olarak nası irşad eder ve adaletle muamele ederler ve hüküm verirler. İşte Musa aleyhisselamın ümmetinde bunlar var olunca, Resul-i Ekrem Efendimiz müteessir olmuştu; Benim ümmetimde bunlar yok mu acaba?

Hemen A’raf suresi 181. Ayet-i Kerime nazil oldu:

 

وَمِمَّنْ خَلَقْنَآ اُمَّةٌ يَهْدُونَ بِالْحَقِّ وَبِهِ يَعْدِلُونَ۟

 

Yani, halk ettiklerimizin içinde kimseler var ki, halkı Hakk’a irşad ederler ve muamelelerinde adaleti tutarlar ve iltizam ederler. Bu ayet-i kerime gelince Resul-i Ekrem Efendimiz çok sevinmiş, elhamdülillah, Benim ümmetimde de Musa aleyhisselam ümmetinden peygamberler nasıl irşad ve Hakk’a hidayet ettiler ise, Benim ümmetim de öyle irşad sahibi olurlar, diye buyurmuştur.

Şu hadis-i de buraya ilave edelim:

 

عُلَمٰٓاءُ اُمَّتِى كَاَنْبِيٰٓاءِ بَنى اِسْرٰٓائِيلَ

 

Yani, “Benim ümmetimin uleması, Beni İsrail Peygamberleri gibidir”[1]. Yani, bu da ulema-i ümmeti dediği, yalnız dış görünüşü, sarığı, cübbesi büyük olup, nefsinin terbiyesine hakim olamayan kötü okumuş ve kötü huylu hocalar değildir. Yani irşada layık olan ulema, hem şeriatla, hem tarikatla çalışıp, esrar-ı ilahi-yeye erenlerdir. Resul-i Ekrem Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyurur ki; Bu ulema kimdir, onu beyan eder.

Şu hadis-i şerif’lere dikkat:

Ebu Nuaym, kitabında, Enes bin Malik radıyallahu anh’dan rivayet olunan hadisi şerif;

 

اَلْعِلْمُ عِلْمَانِ فَعِلْمٌ ثَابِتٌ فِى الْقَلْبِ فَذٰاكَ عِلْمٌ نَافِعُ وَعِلْمٌ فِى اللِّسَانِ فَذٰاكَ حُجَّةُ اللّٰهِ عَلٰى عِبَادِهِ

 

Yani, “ilim ikidir; biri kalpte sabit olan batın ve ledün ve maneviyat ilmidir. İşte en menfaatli ilim budur. Bir ilim de dilde, lisandaki ilimdir, kitaptır. Allahu Teala’nın huccetidir.”[2] diye buyurmuştur. Ulema-ı ümmet, bu iki ilim ile çalışıp huzura erenlerdir.

İşte yukarıdaki ayetlerde, vesile arayınız, Allahu Teala’ya yakınlık için dediği, bunlardır. Bunlar ulema-ı ümmettir. Bunlar arif-i billahdır. Bunlar her zamanda vardır. Nerede bulayım deme, sen cidden Allahu Teala’ya yakınlık dilersen, ya onu sana getirir, ya se-ni ona götürür, kavuşturur. Bunlar yeryüzünde her zaman bulunur. En az kırk veya üçyüz veya yediyüzdürler. Bu aranacak zatların ilmini beyanen şöyle buyurur: Hadisi şerifde şöyle buyruluyor:

 

عِلْمُ الْبَاطِنِ سِرٌّ مِنْ اَسْرَارِ اللّٰهِ تَعَالٰى وَحِكَمٌ مِنْ حِكَمِ اللّٰهِ يَقْذِفُهُ فِى قُلُوبِ مَنْ يَشٰٓاءُ مِنْ عِبَادِهِ

 

“Batın ilmi bir sırdır, Allah’ın sırlarındandır ve bir hikmettir, Allah’ın hikmetlerinden. Onu dilediği kullarının kalbine koyar”[3], buyurmuştur.

İşte bu zatlar, Resulullah’ın şeriatıyla ve tarikatıyla amel ederler. Allahu Teala’ya sevilirler. Bunlara hem zahir ilmini, hem de batın ilmini verir. Yalnız şeriatla amel edip, tarikata kulak asmayanlar bu sırra, bu hikmete eremezler. Yukarı ayetlerde, arayınız, dediği bunlardır. Bunlar Resulullah’ın halifeleridir. Bunlar sahi-büzzemanlardır. İşte bunlar Allah’a sevilmişlerdir ve Allah’ı da sev-mişlerdir. Ve Allah’ın Resulüne hakkı ile uyup, ona da halife olmuşlardır. Onun için bu zatlar sevilmeye ve rabıta ile bağlanmaya layık olmuşlardır. Bunlara sevgi ve rabıta hakkında, Kenzü’l-İrfan kitabında (s. 34/188) Hadis-i Şerif:

 

اِتَّبِعُوا الْعُلَمٰٓاءَ فَاِنَّهُمْ سِرَاجُ الدُّنْـيَا وَمَصَابِيحُ الْاٰخِرَةِ

 

Yani “ilmi ile amil olan ulema-ı amiline iktida ediniz. Yani uyunuz, zira taayyüş-i dünyanız ve necat-ı ahiretiniz için süluk ettiğiniz tarikin münevveridirler.”

Yine Kenzü’l-İrfan kitabında s.34-35/189. Hadis-i Şerif:

 

اَكْرِمُوا الْعُلَمٰٓاءَ فَاِنَّهُمْ وَرَثَةُ الْاَنْبِيٰٓاءِ فَمَنْ اَكْرَمَهُمْ فَقَدْ اَكْرَمَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ

 

“Ulema-ı amiline ikram ve hürmet ediniz. Zira onlar tebliğ-i ahkam-ı ilahi hususunda verese-ı enbiyadır. Onlara ikram eden Cenab-ı Allah’a ve Resulüne ikram etmiş olur.”

 


[1] Suyuti ed-Dürer, Hadis No: 294.

[2] Ramuze’l-Hadis, c. 1, s. 223, Ebu Nuaymdan.

[3] Deylemi, Ahmed İbni Hanbel, Ramuze’l-Ehadis, c. 2, s. 317/3.

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>