canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

SELEFİ SALİHİNİN ANLAMI - (Zuhurâtı Izhârı'l-Vakf-ı Güneş 2.cilt)

SELEFİ SALİHİNİN ANLAMI

 

Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’den sonra Hülefa-i Raşidin Efendilerimizden sonra bunlara hakkıyla tabi olup bunların itikatından inancından ayrılmayıp Resulullah ve Halifelerinin itikatı ameli, ahlakı üzerine tabi olup bağlananlara tabiin ve selefi salihin denilmiş.

Şimdiki zamanımızda ehli sünnet itikatı ve mezhebinin haricinde çok mezhebler yanlış ictihatçılar bozuk mezhebler çeşitli isimler altında guruplar fırkalar çoğalmaktadır. Tarikat konularında tarikat ismi altında Allah’ın sevmiş olduğu büyük dostlarının Pirimiz Abdulkadir Geylani ismiyle Pir Muhammed Bahaddin Nakşibendi Haz-retlerinin ismiyle Pir Seyyidina Ahmed Rufai Hazretlerinin isimleriyle daha bunların dışında hakiki Allah dostları büyük zatların isimlerini ele alıp, bu isimlerin altında bunlar bu zatlara iftiharla sahip çıkıyorlar. Biz evladı Resuldanız deyip iftihara düşüyorlar ve şecere gösteriyorlar. Bir kısımları şiş topuz vurup bir kısımları ateşe giriyorlar. Bunların işlerinde bid’at olan sigara içmeleri bir kısımlarının halkın parasında hürmet, hizmet, davetinde, yeme içme peşinde olanlar.

Bir kısımlar kulağımızla işittiklerimiz ve tastik ettiklerimiz. Ben tarikat şeyhiyim hanımlara sizleri ben kemale uluştıracağım diye ben Mehdiyim deyip beş vakit namazı terk eden zındıklar üreyip türü-yorlar. Tarikat şeyhiyim halifesiyim diyenlerin bir kısmında bid’atı seyiye olan tütün sigara içmek mevcut. Bunlara cevap:

Sizler Allah’ın dostları olanlar büyük pirlerimize sahip çıkıyor-sunuz. Onların ismini dilde kullanıyorsunuz. Onların itikatı, ibadeti, ihlası, istikameti, arzu maksatını hakkıyla bilseniz idi bu uygunsuz hallara dalalete düşmez idiniz. Sizin sahip çıktığınız zatlar Kur’an’ın ve hadisin hükmüyle yürümüşler dışarı çıkmamışlar. Kur’an-ı Kerim’de ayet meali:

وَاعْتَصِمُوا بِحَبْلِ اللّٰهِ جَم۪يعًا وَلَا تَفَرَّقُواۖ

Allah’ın dinine hep beraber yapışınız fırka fırkaya ayrıl-mayınız tefrika yapmayınız.”[1]

Emirleri üzerinde yürümüşler onlar Allah’ın kullarını hiçbir men-faat karşılık beklemiyerek sırf Allah rızası için Allah’ın kullarını ikaz ir-şada çalışıp Allah’ı kullarına sevdirmişler kulları da Allah’a sevdir-mişler. Bütün İslam Alemini ehli iman olanları hepsinin namuslarını canlarını, mallarını korumaya çalışmışlar. Onların iki dünyada refah ve selametine çalışmışlar. Dinine, vatanına, milletine, ordusuna, yurduna her türlü düşmanlardan kurtulması için refahına çalışıp dua edip gayret göstermişler. Sizlerin sahip çıktığınız büyük zatlar tütün sigara içmedikleri gibi bid’atlerden çok sakınıp insanlara da sakınmalarını durmadan gece gündüz tavsiyede bulunmuşlar.

Evet fırkaların içinden zuhur eden Selefi Salihindeniz diyenler siz de hakkıyla Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem’den sonra tabi-inlerden iseniz ve Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem’e Kur’an’a hakkıyla tabiindenseniz onların itikatının istikametinin hari-cine çıkmayın. Onlara öyle sahip çıkınız. İşte şu zamanımızda Kur’an-ı Kerim’in ayetleri hükmünce yürümek isteyen din kardeşlerimiz ve bacılarımız şu ayetin emir ve hükmü altında birleşelim fırka fırkaya ayrılmayalım tefrika yapmayalım.

وَاعْتَصِمُوا بِحَبْلِ اللّٰهِ جَم۪يعًا وَلَا تَفَرَّقُواۖ

Yani “Allah’ın dinine ve dinin ahkamını beyan eden Kur’-an’a toplu olarak yapışın. Herkes kendi heva ve ictihatına uyup, fırkalara ayrılmayın, parçalanmayın. Din düşmanına karşı zayıf kalmayın. Allah’ın dinine hep beraber birlikte yapışınız ki, karşıya galip gelesiniz.”[2]

Cenab-ı Hak Teala ve Tekaddes Hazretleri ehl-i İslam’ın daima toplu bulunup, bir noktadan hareket etmesi lazım geldiğini emir ederek, fırka fırka ayrılmadan ve tefrikadan nehyetmiştir.

Tefrika çok mazarrat olacağından, toplum cemaatten ayrılma-mayı cümleten hep beraber şeriata yapışmayı emir buyurmuştur. Çünkü Müslümanlar biribirleriyle sürtüşür parçalanır fırka fırkaya ayrılırlar ise zayıf düşerler zahirde din düşmanları vatanımıza, yurdumuza, ordumuza göz dikip almak gayretine düşerler.

Göze gözükmeyen içteki nefis ve şeytan bunlarda fırsat bulur onların iki dünyalarını helak etmeye çalışırlar. Sebebi insan, iman eden toplum biribirlerine sırtlarını çevirir, dış düşmanları, içteki nefis ile şeytan, iman hayat düşmanları bırakıldığı için dıştaki din düş-manları, içteki iman hayat düşmanları nefis ile şeytan o zaman toplumu parçalar iki dünyalarını helak etmeye çalışırlar. Buna dair Ayet-i Kerime’de buyuruluyor ki;

يَآ اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوٓا اِنَّمَا الْخَمْرُ وَالْمَيْسِرُ وَالْاَنْصَابُ وَالْاَزْلَامُ رِجْسٌ مِنْ عَمَلِ الشَّيْطَانِ فَاجْتَنِبُوهُ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

Yani, “Hamrla murad: sekr (içki) yani sarhoşluk veren her şeydir. Her neden olunursa, olunsun haramdır. Meysirle murad kumardır. Herhangi şeyle oynansa ve hangi nev’inden olursa olsun, haramdır. Ensab ile murad, ibadet etmek için yaptıkları putlardır. Ezlam ile murad, yani bir iş tutacak olduklarında hayır ve şer olduğunu bilmek için üzerine hayır ve şer yazarak, bir kese içine koyup, kur’a çektikleri taş ve ağaç parçalarıdır. Bu ayette beyan olunan dört şeyin, şeytanın amelinden olup, insanları idlal için isti’mal ettiğini ve necaset olduğunu beyanla, ehl-i imanı, bu gibi ameli yapmaktan nehyetmiştir ve haram kılmıştır. Bu ameller, şeytanın büyük tuzaklarındandır.”[3]

Yine Ayet-i Kerime’de buyuruluyor ki;

اِنَّمَا يُر۪يدُ الشَّيْطَانُ اَنْ يُوقِعَ بَيْنَكُمُ الْعَدَاوَةَ وَالْبَغْضَآءَ فِي الْخَمْرِ وَالْمَيْسِرِ وَيَصُدَّكُمْ عَنْ ذِكْرِ اللّٰهِ وَعَنِ الصَّلٰوةِۚ فَهَلْ اَنْتُمْ مُنْتَهُونَ

Yani, “Şeytan sizler için ne tuzaklar düşünüp, neler murad ediyor; İslam, Müslüman birliğini parçalayıp, dağıt-maktır. Çünkü iki üç mü’min bir araya gelseler, mel’un araya giremeyecektir. Onun için Müslümanların toplumunu dağıt-mak için, evvela onların aralarına sebepler buldurup, birbi-rine rabıta bağlarını kırıp, sevgi, muhabbet yerine, birbirinin kalplerine adavet, buğz koymak, daha sonraki tuzağı da Allah’ın zikrinden ve namazdan alıkoymaktır.[4] Bu konuda yine Ayet-i Kerime’de buyuruluyor ki;

فَاِلٰهُكُمْ اِلٰهٌ وَاحِدٌ فَلَهُٓ اَسْلِمُواۜ

Yani, “Sizin ilahınız bir Allah’tır. İslam olunuz, O’na teslim olunuz.”[5]

Bu ayetlerin hükmünce dikkatli olarak uyup yürüyelim mademki Cenab-ı Hak İslam olanlar Allah’a inananlar O’nun Resulüne inananlar sizin Allah’ınız birdir. İslam olun onun emirlerini uyup ona teslim olunuz. Buyuruyor.

Diğer ayetlerde şeytan nerede İslam olup Allah’ına Resulüne O’nun kitabına hakkıyla inanan iman edip Allah’a hakkıyla itaatle ina-nıp güvenen bir Müslüman toplumu var ise şeytanın bütün endişesi muradı arzusu onları bölmek, parçalamak Allah’ın zikrinden namazın-dan, ibadetinden, iteatinden alıkoymak. İslam birliğini bölüp parça-layıp rabıta bağlılığını koparttırıp biribirlerinin kalplerinde samimiyet bağlılıklarını sebepler ile koparttırıp biribirlerinin kalplerine adavet buğuz yerleştirmek olduğunu ayeti kerime haber veriyor.

Bu şekilde şeytan içten dıştan dirliğini parçalayıp dağıtıp onları zayıf düşürüp onları teker teker yakalayıp kendisine tabi etmekdir. Bu konuyu dış vatan düşmanı, namus düşmanı ve ordu ve yurdumuza göz dikip yurdumuzu almak parçalamak kastinde olan dış düşmanları onların da bütün emelleri bütün düşünceleri hakkıyla Allah’ına O’nun Kitabına O’nun Resulüne inançlı olan bir mü’min toplumuna oyun plan vesveseler hileler ile parçalayıp vatanımızı, milletimizi, devletimizi, ordu yurdumuzu zayıf düşürmek ve yurdumuzu işgal edip dinimizin temelini bozmak kastindedirler.

Bu iç ve dış düşmanlara karşı bölünmeyelim parçalanmayalım biribirlerimize sırt dönmeyelim ayetlerin hükmünce Allah’ın dinine hep beraber yapışıp iç ve dış düşmanlarına karşı güçlü metanetli olalım.

Cenab-ı Hak bütün İslam alemini ve kendi vatan ordu yurdumuzu, İslamiyetimizi koruyup muhafaza eylesin. Ayetlerin emir ve hükmünce yürüyüp onun rızasına kavuşmayı ve iç ve dış düş-manlarından cümlemizi Cenab-ı Hak hıfzı muhafaza eylesin amin.


[1] Âl-i İmran Suresi, 3/103.

[2] Âl-i İmran Suresi, 3/103.

[3] Maide Suresi, 5/90.

[4] Maide Suresi, 5/91.

[5] Hac Suresi, 22/34.

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>