canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

BATIL İTİKADLAR NE SÛRETLE ÇIKMIŞTIR? MEZHEBLERİ İNKAR EDENLER - (Zuhurâtı Izhârı'l-Vakf-ı Güneş 2.cilt)

BATIL İTİKADLAR NE SÛRETLE ÇIKMIŞTIR? MEZHEBLERİ İNKAR EDENLER

İtikad ve amelde yegane Hak yol ehli sünnet vel cemaat yoludur. Bu yol Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizle ashabının radıyallahu anh mübarek yoludur.

Ashab-ı kiram, ve onlara hakkı ile tabiinler “Selefi salihin” denir. Onlar müteşabih (anlamı zor olan ayet ve hadisler) ayet ve hadisi şeriflerin yorumuna gitmezler, o anlaşılmayan konuları Allah’ın hik-metine bağlayarak fikir yürütmezler. (Zaten bu müteşabihlerde insanların umumunu alakadar edecek bir husus yoktur. Bu müteşa-bihler Allah ve Resulu ve velileri arasında şifreli bilgiler içermektedir. Umumu ilgilendiren emir ve nehyiler yoktur. Cenab-ı Hak’kın ayeti kerimede bildirdiği gibi:

هُوَ الَّذ۪ٓي اَنْزَلَ عَلَيْكَ الْكِتَابَ مِنْهُ اٰيَاتٌ مُحْكَمَاتٌ هُنَّ اُمُّ الْكِتَابِ وَاُخَرُ مُتَشَابِهَاتٌۜ فَاَمَّا الَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ زَيْغٌ فَيَتَّبِعُونَ مَا تَشَابَهَ مِنْهُ ابْتِغَآءَ الْفِتْنَةِ وَابْتِغَآءَ تَاْو۪يلِه۪ۚ وَمَا يَعْلَمُ تَاْو۪يلَهُٓ اِلَّا اللّٰهُۢ وَالرَّاسِخُونَ فِي الْعِلْمِ يَقُولُونَ اٰمَنَّا بِه۪ۙ كُلٌّ مِنْ عِنْدِ رَبِّنَاۚ وَمَا يَذَّكَّرُ اِلَّآ اُو۬لُوا الْاَلْبَابِ

“O mabûd-i kadimdir ki, senin üzerine Kur'an'ı indirdi. Ondan bir kısmı muhkem âyetlerdir ki, ve o ayetlerin ahkamı açık helalı ve haramı beyanda kendileri ile amel olunur. Kitabın aslı ve anasıdırlar. Diğer bir kısmı da müteşâbih âyetlerdir. Şol kimseler ki Allah’ın emrini bırakıp kalbleri ise batıl işlere meyilleri var. Maksatları bu müteşebih ayetlerini herkes kolaylık ile anlayamadıkları için bu mütaşabih ayet-lerini ele alıp Allah’a imanlı inançlı olan İslam toplumunu doğru istikamet itikattan saptırmak için bu ayetleri okurlar. Anlamını kendi arzu ve maksatlarına göre tefsir edip Müslümanların kafalarını zihinlerini itikatlarını bozarlar. Bu gibi yanlış dalalete düşmüş olanlar eskiden beri Tevratta da Zeburda da Kur’an’da da böyle ayetlerin anlamını anlayıp bilmeyenlere karşı kendi arzularına göre te’vil edip insan-ların kafalarını bozmuşlar.

Hak’tan ayrılmışlar artık kalblerinde eğrilik bulunan kimseler fitne aramak ve onu te'vil arzusunda bulunmak için o kitaptan müteşâbih olanına ittiba ederler. Halbuki, onun te'vilini Allah’u Teâlâ'dan başkası bilemez. İlimde rüsuh sahi-bi olanlar ise "Biz ona imân ettik, hepsi de Rabbimizin tara-fındandır." derler. Bunları Cenab-ı Hak’kın ulul Elbab dediği yani akıl sahibi kimselerdir ki, Cenab-ı Hak onların zihinlerini kendi hidayeti ile açtığı kimselerdir. Bunlar düşünüp tefekküre dalarak Allah’ın lütfu ile ağır ağır sökmüşler.”[1] buyurmaktadır.

Kalplerinde eğrilik olanlar kendilerini ilgilendirmediği halde mü-teşabihlerle (anlamı zor olan ayet ve hadisler) alakadar olurlar buyur-maktadır. Selefi salihinler (bunlar sahabeler ve bunlara hakkıyla tabi olan tabiinlerdir) bu ayetler hakkında münakaşa etmezler, te’vil yolu-na sapmazlardı. Ancak zamanla İslam dünyasında bozuk fırkalar türe-di, sapık inançlar meydana çıktı. Bunun üzerine ümmeti dalalet ve bid’atlardan korumak üzere ehli sünnet önderleri İslam akaidinin hükümlerini tedvin etmişler, Hak’kı batıldan ayırmışlar bu müteşa-bihlerin tevilini yapmışlardır.

 


[1] Al-i İmran Suresi, 3/7.

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>