canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

SAHABEYİ KİRAMIN HEPSİNE MUHABBET ETMELİYİZ - (Zuhurâtı Izhârı'l-Vakf-ı Güneş 2.cilt)

SAHABEYİ KİRAMIN HEPSİNE MUHABBET ETMELİYİZ

 

Biz ehli sünnet itikatı olanlarımız Allah’u Teala Hazretleri ne ka-dar Peygamber ve resullar göndermiş ise hepsine inanır itikat ederiz. Allah’ın sevdiği evliyalar Allah’ın kullarını maksatsız karşılıksız onları ikaza irşada çalışan Allah dostlarının hepsini severiz madem ki Allah seviyor. Biz de severiz.

Sizler yetmiş iki bozuk fırkalar bir kısmınız Ali’yi severim Ebube-kir, Ömer’i Osman’ı sevmem sahabeleri, ensarları da sevmem bunlara da kötü kelamlar ile küfür eder buğuz ederiz, diyorsunuz. Bu emri bu fiili bu ilhamı kimden alıyorsunuz. Sizin sevmediğiniz buğuz ettiğiniz zatlar Allah’ın evliyasıdır. Resulullah’ın da evliyasıdır. Bunlar aşere-i Mübeşşerenin de içindedirler. Aşare-i Mübeşşere hayatta iken cennet-likle müjdelendiler işte bu halifeyi raşidinler dördü Aşari Mübaşerenin içindedirler. Altı da diğer eshabı Resulullahtandır. Nasıl cesaretle Allah Resulullahtan korkup utanmadan bunları ayrım yapar böler nasıl küfür edersiniz acaba yakayı kurtarabilecek misiniz?

Bunların kısadan Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz dinin temelinde beraber canlarıyla mallarıyla fedai olarak-tan dinin ahkamına kuruluşuna sonuna kadar yardım etmişler. Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz dört tane halifeyi raşidin efendilerimizin hepsinin kökü kureyş kabilesinden gelmedir. Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz zamanında dörte ayrıldı ise de temelde hepsinin kökü kureyşten gelmedir.

İki sizin buğz ettiğiniz Ebubekir Sıddık Efendimiz Hz. Ömer radı-yallahu anh Efendimiz bu ikisi şeyheyndir ki bu ikisi Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin kayın atalarıdır. Öteki iki hali-fe-i raşidine hateneyn derlerki; Hz. Osman ile Hz. İmamı Ali kerremal-lahu veche Efendilerimiz Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin damatları oluyor. İkisinde de kızı var kızını verdi. Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer Efendimizin de ikisinin de kızını aldı.

Üçüncü bağlılık ise Hz. Ömer radıyallahu anh Efendimizin halife-lik zamanında Hz. İmamı Ali kerremallahu veche kendi kızını Hz. Ö-mer’e verdi. Birde bu bağlılık var bunların aralarına girip ayrım yapan-lar şunu sever bunu sevmem diyenler çok tehlikelere düşüyorsunuz dikkatlı olun. Bunlar Allah’ında sevgilisi evliyasıdır. Sevgili Peygambe-rimiz sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin de çok sevgili evliya-larıdır.

Üçüncü konu Hz. İmamı Ali k.v. Efendimiz ile Muaviye Hazret-lerinin arasındaki hallar bunların işin özetinde aklımızın yetmediği daha hikmetler var. Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Efen-dimiz hayatta iken Muaviye Hazretlerine Benden sonra bir zaman gelecek Sen İslam aleminin başına emir olacaksın.

Hz. İmamı Ali kerremallahu veche Efendimize ya Ali Benden sonra iki İslam ordusu karşı karşıya çıktıkları zaman da Benim zevcelerimden bir tanesini ordu ile senin karşına çıkaracaklar. Ya Ali öyle eline bir fırsat geçtiği zaman da iyilikten başka bir şey yapma demişti. Bunların konularına çok derine gidenler yanılabilirler. Çünkü işin tam hakikatını Allah size bildirmeden kendi kafanızdan tahmini üzere adavetler buğuzlar küfür yapmayınız.

Hz. Muaviye halifeliği zamanında bir mühim müşkül soruları İmamı Ali’ye gidin sorun o benden çok üstün der idi. Kayser Rum kralından elçi geldi. Harp ile toprak istiyor. Muaviye Hazretleri mektup yazdı. Dinsiz imansız mel’un yani İmamı Ali ile benim aramın açık olduğundan fırsatı ganimet mi biliyorsun? İmamı Ali ile benim aramda din konusu için itikat konusu için hiçbir meselem yoktur. Aramızda iki katil davası var. Bu davamdan da vazgeçer seni bahçenin içindeki turp gibi söker atarım diye cevap göndermesi var.

Daha kısasını toparlayalım. Muaviye Hazretlerine buğuz küfür yapmayalım sevgi yönünden Hazreti İmamı Ali kerremallahu veche Hazretlerinin derece ve mertebeleri daha çok yüksektir. Sevgi yönü-müz daha fazla olabilir. Hz. Muaviyede kendine göre bir ashaptır. Küfür buğuz yapmayalım.

Dördüncü konu yani Allah, Resulullah geride gelenlere sizleri hakem tayin ediyorum bunların aralarını mahkeme yapın sizler karar verin diye bir emir ilham alındı mı? Yok.

Beşinci Hazreti İmamı Ali k.v. Efendimizin askeri kendine itaat-ten çıkıp karşı çıktıkları zamanda askerine kahir edip küfeye gittiğinde geri kalanlar iki taraftan iki hakem tayin olundu. Hakemlerin de kararını kabul etmeyip bozduklarında İmamı Ali kerremallahu veche Efendimizin şehadetinden sonra askeri toplanıp İmamı Hasan radıyal-lahu anh Efendimizin yanına geldiler

Bu konunun biraz evveliyetinden tekrar edilmesi icap etti. Bir gün Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz sahabeler ile otururlar iken İmamı Hasan radıyallahu anh Efendimiz geldi. Daha ufak yaşında iken Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Efen-dimiz İmamı Hasan radıyallahu anh Efendimizi kucağına alıp sevdik-ten sonra buyurdular ki Benden sonra bir zaman gelir ki iki İslam ordusu harbe başladıkları zaman da katil olundukları zaman da bu Benim oğlum iki İslam ordusunun arasındaki fitne ataşını söndürecek re’yi ahsenle iki orduyu sulh edip fitne ataşını söndürecek buyurdular. Onun mübarek sözleri hadisleri zamanı geldikçe çıkar çıkmaktadır. İşte hakemlerin kararı bozulup tekrarında imamı Ali kerremallahu veche Efendimiz şehit düştükten sonra Hazreti Ali Efendimize karşı gelip kılıçtan kurtulanlar tekrar İmamı Hasan radıyallahu anh başına toplandılar. Bir yüksek yere oturtturup ver elini ya Hasan biz sana biat ediyoruz. Oturttular dediler ki şimdi biz sana biat ettik sana bir sorumuz var. Dediler ki:

Ya Hasan sen Ebubekir, Ömer hakkında ne dersin?

Ben onları Allah’ın rahmetinde bilirim. Deyince altındaki açkıyı çekip aşağı düşürdüler mübarek alnı da az kanadı. Düşürdüler rafa-zuni dediler biz ahdimizden geri döndük dediler.

O zaman imamı Hasan radıyallahu anh Efendimiz seda ile çağırdı beni Haşimiden olanlar yanıma gelsinler geldiler. Bir posta gönderdi. Git Hz. Muaviyeyi çağır şu köprü üzerine gelsin dedi. Posta gitti Hz. Muaviyeye haber verdi. Hz. Muaviye askerden tek ayrılıp o köprünün üzerine geldi buradan Hz. İmamı Hasan radıyallahu anh Efendimiz vardı. Muaviye Hazretlerine buyurdular ki ya Muaviye ver elini ben sana biad ediyorum. Dedi. Biad yaptı Muaviye Hazrelteride İmamı Hasan Hazretlerini bağrına basıp kucakladı gözlerinden öptü. Harp durdu. Fitne ataşını söndürdü.

Gunyetüt Talibin kitabında Pirimiz Şeyh Abudkadir Geylani Efendimiz buyuruyor ki: Muaviye Hazretlerinin halifeliğini kabul etme-yenler İmamı Hasan radıyallahu anh rey’ini kabul etmemiş olur. Çünkü Muaviye Hazretleri İmamı Hasan r.a rey’i tasvibiyle halife oldu. İmamı Hasan radıyallahuanh Efendimizin Rey’i tasvibini kabul etmeyenler bizden değildir. Diye buyurmuştur.

Bu konular üzerinde çok duranlar tehlike yönüne düşmek şaş-mak tehlikeleri olur. Bize bir toplum cemaatta soru sordular. Muaviye hakkında ne dersin? Siz ne diyorsunuz? diye sordum. Bize kötü diye söylüyorlar. Bir sözün dayanağı olması için ya ayet ya hadis ya kıyası fukuha veya İcmâ-i ümmet ile konuşması lazım. Soran hoca idi.

Hoca efendi Muaviyenin hakkında Kur’anı Kerimde ve hadisi şeriflerde buğuz yapılması adavet yapılması hakkında küfür kötü kelamlar konuşulmasına dair bir ayet bir hadis var mı? Dedim. Yok dedi. Öyleyse Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in Muaviye hakkında hadisi şerifini kabul ederseniz söyleyeyim dedim. Hadisi Şerif:

 قَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: اَللّٰهُمَّ عَلِّمْ مُعَاوِيَةَ الْكِتَابَ وَالْحِسَابَ وَقِهِ الْعَذَابَ

Yani “Ya Rabbi Muaviyeye kitap ilmini ve hesap ilmini öğret ve azaptan koruyup muhafaza eyle.”[1]

Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in katiplerinin içinde vahiy katipliği yapmıştır.

دَعُوال۪ى أَصْحَاب۪ي وَأَصْهَار۪ي فَمَنْ آذَان۪ي ف۪ى أَصْحَاب۪ي وَ أَصْهَار۪ي آذَاهُ اللّٰهُ تَعَالٰى يَومَ الْقِيَامَةِ

Yine Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyuru-yorlar ki “Benim eshabıma ensarıma esharıma dil uzatmayınız karışmayınız. Onlar hakkında kötü konuşarak bana eziyet edenleri kıyamet günü Cenab-ı Allah muazzeb eylesin.”[2]

Sahabeler dininin temel kuruluşunda canlarını, mallarını feda edip yerlerini yurtlarını terk edip muhacir olmuşlar. Ensarlar da onlara destek olmuşlar. Ensarlar evlerini maddiyetlerini yarı yarıya bölüp muhacirlere vermişler. Bunlara dil uzatmayın diyor. Esharlarım dediği kayın babaları enişteleri ve kayınları bunlara da dil uzatmayınız diye emir diyor. Muaviye Hazretleri de kayını idi.

Tekrar bu yetmiş iki fırkaya bölünenler eshabı Resulullah hak-kında kötü konuşup onlara dil uzatanlar adavet buğuz yapanlar siz-lere bu emri Allah mı veriyor. Yoksa Resulullah mı veriyor? Haşa bun-lar vermiyorlar. Bunların emrine itaat etmeyiniz cidden Allah’a imanlı itaatlı iseniz Allah’ın emirlerine sım sıkı sarılınız, emirlerine uyunuz.

وَاعْتَصِمُوا بِحَبْلِ اللّٰهِ جَم۪يعًا وَلَا تَفَرَّقُواۖ وَاذْكُرُوا نِعْمَتَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ اِذْ كُنْتُمْ اَعْدَآءً فَاَلَّفَ بَيْنَ قُلُوبِكُمْ فَاَصْبَحْتُمْ بِنِعْمَتِه۪ٓ اِخْوَانًاۚ وَكُنْتُمْ عَلٰى شَفَا حُفْرَةٍ مِنَ النَّارِ فَاَنْقَذَكُمْ مِنْهَاۜ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمْ اٰيَاتِه۪ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ

Ayetine dikkatle tekrar tekrar bakınız ve uyunuz. Ayeti kerime-nin meali: “Ey Allah’a iman edenler Allah’a imanlı iseniz Al-lah’ın dinine hep beraber birlikte yapışınız. Fırka fırkalara ayrılmayınız. Tefrika yapmayınız.”[3]

Bu ayetin emir ve hükmünü kabul etmiyor musunuz. Kabul etmek hoşunuza mı gitmiyor. Yetmiş iki fırkaya guruba ayrılanlar. Bu halda acaba sizi yaratan Allah’ın rızasına kavuşmanıza ahirette saadet ve selametinize kavuşmanıza bu bölünmekler ile bir büyük kazanç mükafat mı elde ediyorsunuz? Yoksa Allah’ı gücendiriyor musunuz. İyice düşünüp dikkat edilmesi lazım bu konularda Ümmeti Muham-med’in dışında hristiyan alemi İsavi olanlar ve Musevi olanlar bunların da hücumları Allah’a Resulüne Allah’ın kitabına bağlı olanları par-çalayıp bölüp fırka fırkaya ayırtmak tefrikalar yapmak onların da azimleri planları budur. Onlar ise İsevi Musavi olanlar düşmanlıkla Ümmeti Muhammede Hristiyanla Musaviler düşmanlıkta birleşirler. Kendileri itikatları yönünde Hristiyanlarla Musavi olanlar birleşemez-ler. Görüşleri itikatları biribirlerine ters düşer.

Cenneti Alada Adem Babamıza Havva Annemize düşmanlığını açığa çıkaran ve onların zürriyetinden gelen bütün insan oğullarına düşmanlığı açığa çıkmış olan mel’un şeytanın da fırasatı, düşüncesi, muradı, maksatı Allah’a Resulüne kitabına bağlı olanlara inançlı olanlara düşmanlıkla sebepler ile onunla maksatı bunları islamiyeti parçalamak bölmek tefrika çıkarmak biri birlerine sırtlarını döndürmek biri birlerinin kalplerine adavet buğuz sokmaktır. Büyük düşmanın da nasıl bir maksatta ne yapacağını iyi düşünmemiz lazımdır.

Bu sahabeler hakkında buğuz adavet ve bunların hakkında kötü kelamlar konuşulmaması için Pirimiz Şeyh Abdulkadir Geylani Efen-dimiz uyarılar yapıyor. Yani İmamı Ali kerremallahu veche Efendimiz ile Talha radıyallahuanh ve Zübeyrradıyallahu anh, Hz. Aişe Validemizin ve Muaviye Hazretlerinin bunların arasındaki ufak tefek zuhur eden hallarına karışıpta hiç birisine sakınıp dil uzatmayınız. Zira Cenab-ı Hak Teala Hazretleri ayeti kerimesi ile bunların arasındaki ufak tefek zuhur eden halları yarın kıyamet gününde onların kalplerinde hiçbir kıllı kış bırakmayıp biri birlerine samimiyetle sevgi ile bağlanacaklarını beyan ediyor.

وَنَزَعْنَا مَا ف۪ي صُدُورِهِمْ مِنْ غِلٍّ اِخْوَانًا عَلٰى سُرُرٍ مُتَقَابِل۪ينَ

Ayetin Mealinde:

“Yarın mahşer gününe gelindiği zaman Cenab-ı Hak Teala Hazretleri buyuruyor ki; biz onların kalblerinde biri bir-lerine karşı ufak tefek kırgınlıkları ve dargınlıklarının hepsini kalblerinden tamamen söker atarız. Kalblerinde hiçbir kıllı kış bırakmayız onlar biri birlerine canı gönülden kardaş olur-lar. Karşı karşıya koltuklar üzerinde oturup sevinçle sohbette olacaklar.”[4]

Bunların aleyhinde kötü konuşanlar ayrım yapanlar yakışma-yacak kelamlar ile buğuz yapanlar onlar da ceza olarak cehennemde cezasını çekecekler. Allah’u Teala Hazretleri ayeti kerimeler ile böyle bildirip haber veriyor. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sel-lem sahabelerim, kayınlarım, kayınatalarım, damatlarım, zevcelerim hakkında suizanda bulunupta kötü kötü kelamlar konuşmayınız, diye tekrar tekrar haber veriyor.

Yazıklar olsun bir kısım nefsini şeytanını dinini ahkamını ayet hadisleri tanımayıp nefsinin şeytanın kölesi olmuş esiri olmuş onların emrinin altında yaşıyor. Bu kadar büyük düşman karşısında iman düş-manı hayat düşmanı nefis şeytan var iken hepsini bırakıp eshablar hakkında gece gündüz buğuzlar yakışmayacak bühtanlar kelamlar küfürler peşinde yaşayanlar Allah korusun Allah onlara da iman itikat akıl versin.

Tekrar yine insanların düşünmeden korkmadan hayâ edip Allah Resulullahtan utanmayıp cesaretle Peygamberimize Halifeyi Raşidin-lere ayrım yapanlar, dil uzatanlar, hatta cesaretle Cebrail aleyhisse-lam vahiy getirirken iltimas etti deyip ona da buğuz yapanlar hak-kında Cenab-ı Hak Teala Hazretleri Kur’anı Kerimde Sahabelerin dere-celeri hakkında haber veriyor. Ayeti kerimesinde beyan buyuruyor.

İmamı Begavi Mealimü-t-Tenzil adlı tefsir kitabında bu ayetin sahabeler hakkında nazil olduğu beyan buyuruluyor.

Cenab-ı Hak Kur’anı Kerim'de:

مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللّٰهِۜ وَالَّذ۪ينَ مَعَهُٓ اَشِدَّآءُ عَلَى الْكُفَّارِ رُحَمَآءُ بَيْنَهُمْ تَرٰيهُمْ رُكَّعًا سُجَّدًا يَبْتَغُونَ فَضْلًا مِنَ اللّٰهِ وَرِضْوَانًاۘ س۪يمَاهُمْ ف۪ي وُجُوهِهِمْ مِنْ اَثَرِ السُّجُودِۜ ذٰلِكَ مَثَلُهُمْ فِي التَّوْرٰيةِۚ وَمَثَلُهُمْ فِي الْاِنْج۪يلِ۠ كَزَرْعٍ اَخْرَجَ شَطْـَٔهُ فَاٰزَرَهُ فَاسْتَغْلَظَ فَاسْتَوٰى عَلٰى سُوقِه۪ يُعْجِبُ الزُّرَّاعَ لِيَغ۪يظَ بِهِمُ الْكُفَّارَۜ وَعَدَ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ مِنْهُمْ مَغْفِرَةً وَاَجْرًا عَظ۪يمًا

“Muhammed aleyhisselâm Allah'ın Peygamberidir. O'nunla beraber bulunanlar, kâfirlere karşı pek şiddetlidirler, kendi aralarında ise pek merhametlidirler. Onları rükû edi-ciler, secde ediciler olarak görürsün. Allah Teâlâ'dan inâyet ve rıdvân dilerler, yüzlerindeki nişaneleri, secdelerinin ese-rindendir. Bu (na't) Onların Tevrattaki vasıflarıdır ve onların İncil'deki meselleri (vasıfları) ise bir ekin gibidir ki, filizini çıkarmış, sonra onu kuvvetlendirmiş, sonra da kalınlaşmış, sonra da sapları üzerine yükselmiş (istikamet almış) ekin-cilerin hoşlarına gidiyor, onlar ile kâfirleri öfkelendirmek için. Allah Teâlâ, onlardan imân edip Sâlih amellerde bulunmuşlar için bir mağfiret ve pek büyük bir mükâfaat vaad buyur-muştur.”[5]

  مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللّٰهِ”Muhammed O’nun Resuludür” وَالَّذ۪ينَ مَعَهُٓ Onunla beraber olanlar, Hz. Ebubekir onun maiyetinde ve onunla beraber mağaraya girdi beraber hicret etti. Hz. Ebubekir Efendimize işarettir. اَشِدَّآءُ عَلَى الْكُفَّارِ  en fazla kafirlere şiddet kullanan Hz. Ömer radıyallahu anhCenab-ı Hak Teala Hazretleri onu işaret ediyor.

رُحَمَآءُ بَيْنَهُمْ تَرٰيهُمْ içlerinde en fazla merhametli utangaç olan Hz. Osman’dır ona işarettir. رُكَّعًا سُجَّدًا يَبْتَغُونَ فَضْلًا مِنَ اللّٰهِ وَرِضْوَانًاۘ  bunlar Allah’u Tealanın rızasını isteyen kimselerdir. Rızayı şerifini isterler.س۪يمَاهُمْ ف۪ي وُجُوهِهِمْ مِنْ اَثَرِ السُّجُودِۜ  Bu da İmamı Ali radıyallahuanh hazretlerinedir. Hz.İmamı Ali radıyallahu anh hazretleri namaz kılmaktan çok secde etmekten yerde hasırın üstünde ise hasır taşın üstünde ise taş toprağın üstünde ise toprak alnını koyduğu yerin izi alnına çıkardı. ذٰلِكَ مَثَلُهُمْ فِي التَّوْرٰيةِۚ وَمَثَلُهُمْ فِي الْاِنْج۪يلِ۠  bunların misalleri incilde, tevratta haber verilmiştir.

Ahir zamanda Muhammed gelecek Muhammed’in sahabeleri gelecek onun eshabı şöyle olacak, şöyle olacak Onun eshabının ne kadar Allah yanında yüksek olacağını ne kadar sevgili olduğunu Tevratta, Zeburda, İncilde haber verdiğini burda haber veriyor.

كَزَرْعٍ اَخْرَجَ شَطْـَٔهُ فَاٰزَرَهُ فَاسْتَغْلَظَ فَاسْتَوٰى عَلٰى سُوقِه۪ يُعْجِبُ الزُّرَّاعَ لِيَغ۪يظَ بِهِمُ الْكُفَّارَۜ

Bunların misali neye benzer. Resulümün ashabının halları neye benzer. Bir ekin ekersin bir filiz olur çıkar. Derken bir yaprak olur derken iki yaprak olur, beş yaprak olur. Derken artar yüz başak olur. Her başakta şu kadar tane olup artarlar. Bunlar hepsi bir kökten yetişme Ashabı Resulullah bunlar hepsi sonradan Resulullaha sarılıp bağlanıp yetişmişlerdir. Bu Peygamberimin sahabeleri o kuvvetli ekin gibi böyle bir birine yaslanarak böyle çoğalınca kafirler kızarlar. Öfkelenirler kafirlerin kuvvei maneviyesini kırarlar sahabeler hep bir birine bağlıdır.

وَعَدَ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ مِنْهُمْ مَغْفِرَةً وَاَجْرًا عَظ۪يمًا

Resulümün ashaplarından her kim ameli Salih işleyip ibadet ve taat yolunda bulundular Allah’u Tealanın onlar için affı mağfireti var yani Cenab-ı Hak yarın cenneti alada onların arasındaki kıllı kışı hepsinin kalblerinden siler. Bir birleriyle muhabbet edip cenneti alada köşkler üzerinde oturup sohbet edecekler. Senin gibi serseriler on-ların aleyhinde konuşanlar serseriler ne olacak cehennemde cayır ca-yır yanacak onlar o sahabeler bir birleri ile kardaş olup sarmaş dolaş olacaklar. Çünkü Cenab-ı Hak’kın vaadı var.

Sen Peygamberin ümmetiyim de Eshabı Resulullahın aley-hine at itikatın bozuk olsun hadisi şerife kıymet verme. Sana ha-disi şerif okunduğu zaman titremelisin. Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyuruyor ki; her kim benim hadisi şerifimi tastik etmezse o kimse Müslüman değil diyor.

مَنْ لَمْ يُصَدِّقَ الْحَد۪يثْ اِلٰى آخِرْ

Benim hadisimi her kim tastik etmezse o kimse mü’min Müs-lüman değildir, diyor. Nerde kaldın hadisi şeriflerle söyle, ayeti ile söyle yine kendi bildiğinden kalmıyor. Yahu iman itikat, bir adamın zerre kadar imanında noksan olursa, itikatında noksan olursa ebedi cehennemden çıkmaz. Amma amelinde noksan olursa, namazında, orucunda, başka şeylerde amelinde noksanı olursa, onun cezası kadar çeker yine cennete girer.

 


[1] Ramuze-l-Ehadis c.1. s.185/12, Kenzü-l-İrfan s.29/157, Sahihi İbni Hıbban c.16. s.192/ 7210 (Beyrut), Müsnedi Ahmed c.4. s.127 (Mısır), Tabarani El-Mu’cemu-l-Kebir c.18. s.251 /628 (Musul), İmamı Ahmed İbni Hanbel Fedailü-s-Sahabe c.2. s.913/1748 (Beyrut), İmamı Kastalani Mevahibi Ledünniye c.1. s.233 (Osmanlıca).

[2] Kenzü-l-İrfan s.29/151.

[3] Âli İmran Suresi, 3/103.

[4] Hicir Suresi, 15/47.

[5] Feth Suresi, 48/29.

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>