canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

AHMED RUFAİ HAZRETLERİNİN PEYGAMBERİMİZ sallallahu aleyhi vesellemin RAVZASINDAKİ MÜNACATI - (Zuhurâtı Izhârı'l-Vakf-ı Güneş 2.cilt)

AHMED RUFAİ HAZRETLERİNİN PEYGAMBERİMİZ sallallahu aleyhi vesellemin RAVZASINDAKİ MÜNACATI

 

Vahabiler ilk Mekke’den çıktı Vahhabi mezhebini kurdular. Sün-net kılmazlar Talkın vermezler, tarikatı sevmezler, inkar ederler. Salavata mevlüdi şerife Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’e kıymet vermezler. O öldü gitti O’ndan medet de beklenmez O’nun bir şeyden haberi de yok derler. O padişahtan bize mektup getirdi mektubu da açtık okuduk, padişahın ne demek istediğini de anladık, mektubu getiren postacının ne gereği kaldı, derler. Muham-med’de Allah’tan bize Kur’anı getirdi. İçinde ki Allah’ın farzlarını da anladık. Kendinin ne gereği kaldı kendinin yaptığı sünnetin ne gereği kaldı derler. Cenab-ı Hak da önceki okuduğumuz ayette ne dedi:

قُلْ اِنْ كُنْتُمْ تُحِبُّونَ اللّٰهَ فَاتَّبِعُون۪ي يُحْبِبْكُمُ اللّٰهُ

“Ya Habibim kullarıma söyle siz Allah’a hakkıyla sevip sevilmek istiyorsanız bana tabi olun de.”[1]

اَط۪يعُوا اللّٰهَ وَالرَّسُولَۚ

“Allah’a itiatınız nasılsa onun Resulüne aynı olsun.”[2]

Resulüne itaat etmeyi kendisine itaat etmeyle müsavi (beraber) tutuyor. Emir veriyor, Allah’a inananlar bu emiri de kabul etmelidir.

Pir Seyyidina Ahmed Rufa-i Hazretleri zamanında vahhabiler çok ileri giderek O öldü gitti O’nun bir şeyden haberi yok dediler. O zaman pir seyyidina Ahmed Rufai Hazretleri dedi ki; siz Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’e öldü gitti dersiniz, mezarının yanından geçerken selamda vermezsiniz. Ölünce talkın da vermez-siniz onun bir şeyden haberi yok dersiniz. Biz bütün mevtaların hep-sini diri biliyoruz. Çünkü Bedir kazasında kafirlerin leşlerini bir kör kuyuya doldurdular. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem başuçlarına giderek ey Mekke’nin müşrik dinsiz kafirleri, ben Rabbi-min vadini hak buldum, siz de şimdi layık olduğunuz belanızı buldu-nuz mu? dedi. Hz. Ömer radıyallahu anh dedi ya Resulullah sen bun-lara diriye konuşur gibi konuşuyorsun, oysa ki bunlar ölmüşlerdir dedi. Peygamber Efendimiz de: ya Ömer bunların iskeletleri ölmüş. Ruhları bizi ayan açık görüyorlar dedi.

Seyidina Ahmed Rufai Hazretleri vahhabilere gelin gidelim eğer Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin mezarından bir diri işareti görmezseniz benim boynum size şart olsun boynumu kesin. Sizin mezhebinizde hak olsun Resulullahın kendi türbesinden bir diri işareti gösterirse bizim inancımıza katılacak mısınız? Katılacağız dediler. Bu şekilde her iki tarafta silahlandılar. O zamanın hükmünce kılıçlarını aldılar. Hem ehli sünnet olanlar hem de vahhabi mezhebinde olanlar Medine-yi Münevvere’ye geldiler.

Pir Seyyidina Ahmed Rufai Hazretleri ravzaya girdi bir tarafda iki rekat namaz kıldı. Bütün halk kendisini bekliyor. El döşte korku huşu ile Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in mezarının kıble tarafına geçti Ya Rasulellah bu vahhabiler seni burada ölü biliyorlar. Biz itikadımızca seni diri biliyoruz. Eğer bizim itikadımız doğru ise ver elini öpeceğim ya Rasullallah dedi bir anda Ravzayı mutahharanın kıble tarafından mübarek eli yeşil nurla çıkınca bütün o toplumu ziya kapladı. O heyacanla herkes üzerinde bulunan silahları kendilerine vurdular.[3]

İşte şiş topuz vuranlar pir seyyidina Ahmed Rufai hazretlerine bir itikadı var. Ona çağırır öyle vururlar. Fakat ona zahmet yaparlar. Sen şiş topuz vuracağına kendi nefisini ıslah et. Kendi nefsinin terbiyesine sahip ol, nefsini müslüman et. Ondan iyidir.

Bu olaydan sonra vahhabi mezhebi iptal oldu daha sonra İslam düşmanları bu fikri tekrar gündeme getirdiler bunların gibi birçok bozuk mezheplerin fikirlerini bazı muteber kitaplara da yerleştirmişler. Onun için bir yerden bir kelam duyunca hemen inanmamalı bizim çözemediğimiz konuları ehli sünnet itikadına bağlı güvenilir takva ehli alimlerden öğrenmeliyiz alimlerimizin bir kısmı ehli sünnet yolundan sapmışlar bozuk mezheplerin namına çalışır olmuşlardır.

 


[1] Ali İmran Suresi, 3/31.

[2] Ali İmran Suresi, 3/32.

[3] Mir’atu’l-Haremeyn c.3.s.119-121 (Osmanlıca baskı), Nüzhetu’l-Mecalis, Ümmü’l-Berahin, İcabetu’d-Dua, Kevakibü’d-Dürriye, Tenvir, Sevadu’l-Ayneyn  gibi bu menkibe nin mütavatir olarak yani şübhe olunmayacak bir şekilde rivayet eden daha yirmiye yakın Hadis alimlerinin kitab ve isimleride belirtilmiştir.

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>