canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

SÖZLERİ DİNLENECEK ALİMLERİN VASIFLARI - (Zuhurâtı Izhârı'l-Vakf-ı Güneş 2.cilt)

SÖZLERİ DİNLENECEK ALİMLERİN VASIFLARI

 

Evet yine dinimizin temel ve ahkamlarının kurallarına ayeti keri-meye ve hadisi şeriflere baş vuralım inşallahu Teala. Peygamberimiz Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in mübarek hadisi şeriflerine dik-katle bakıp dinleyelim. Mübarek lisanından neler zuhur edecektir. Alimler konusunda bakınız. Hadisi şerif:

 قَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: لٰا تَجْلِسُوا عِنْدَ كُلُّ عَالِمٌ اِلّٰا عَالِمٌ يَدْعُوكُمْ مِنَ الْخَمْسِ اِلَى الْخَمْسِ مِنَ الشَّكِّ اِلَى الْيَق۪ينْ، وَمِنَ الْكِبْرِ اِلَى التَّوَاضُعْ، وَمِنَ الْعَدَاوَةِ اِلَى النَّص۪يحَةْ، وَ مِنَ الرِّيآءِ اِلَى الْاِخْلٰاصْ، وَمِنَ الرَّغْبَةِ اِلَى الزُّهْدُ.

Nasıl ayan açık seçmeler oluyor. Buyuruyorlarki. “Her alimim diyenlerle her alimlerle beraber birlikte oturmayınız. Ancak sizleri beş şeylerden kurtarıp beş şeylere sevk edip ulaştıran alimler ile oturunuz. Buyuruyor. Ne kadar açık ayan haber veriyor.

1- Sizleri iman itikat yönünde şek şüphe tereddütlerden zanlardan kurtarıp sizi yakına sevk eden yakıne ulaştıran alimler ile oturunuz.

İşte dediği alim kendisi şek şüpheden tereddütten zandan kurtulmuş Hak’ka hakkal yakına ulaşmış alimler ile oturunuz ki sizide o yakına ulaştırıp götürsün.

2- Sizleri kibir, gurur, benlikten, ucubtan kurtarıp tevazua yani gönül enginliğine tevazua ulaştıran sevk eden alimler ile oturunuz.

Bu alimlerde kendileri manevi emraz hastalıkları ki kibirden ucuptan, benlik gurur manevi emraz hastalıklarından kendisi kurtul-muş sizleride bu emrazlardan kurtarıp tevazua gönül enginliğine sevk edip ulaştıran alimler ile oturunuz.

3- Sizleri adavet, buğuzdan, kin küdretten, gıybetten, malayani lüzumsuz kelamlardan kurtarıp nasihata ulaştıran alimler ile oturunuz.

Buda o alim ki kendisini kalbine diline sahip olup kinden küdret-ten ağyarlardan kalbini selamete çıkarmış bütün istekleri arzuları gece gündüz aradığı arzu ettikleri Allah rızası ile Allah sevgisi olmuş kalbde başkaları gidip bunlar kalmış olan böyle bir alimler ile oturunki sizleride bu manevi emrazlardan hastalıklardan dilinizi gıybetten küfürden malayani olan lüzumsuz günah olan sözlerden kalblerinizi nefsani, şehvani zevklerinden, ağyarlardan kurtaran öyle bir alimler ile oturunuz.

4- Sizi riyadan iftihardan ve bu gibi hallardan kurtarıp ihlasa sevk eden alimlerle oturunuz.

Riya; Kısadan özetini yine temelden mübarek Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin lisanından dinleyelim. Eshablar ile beraber otururlar iken mübarek lisanından zuhura gelen mübarek kelamları:

Benden sonra ümmetimin üzerine çok müteesirle korktuklarım şirke kaymalarından çok korkarım. Buyurunca eshablar dedilerki ya Resulallah senin ümmetin senden sonra Ay’a Güneş’e, put’amı tapacaklar? Ya Resulallah, deyince yok bunlara tapmayacaklar. Dedi. Hangi şirke kayacaklar? Ya Resulallah, buyurdularki, riya şirkine kaymalarından çok korkarım. Buyurdular.

Riya tehlikelerini Cenab-ı Hak cümlemize anlayıp riya şirkine düşürmesin amin. Riya; Amel yapar. İbadet yapar. Namaz kılar oruç tutar, hacca gider. Hayır hasenat yapar. Bunları yaparken halka insanlara göstermeyi ve insanların görmelerini sever. Göstertmeyi sever insanlara gösterişli yapar. Hafız ise Kur’an okurken riya soku-lursa ne güzel mahracla, kıratla Kur’an okudu desinler beğensinler fikri içeri zuhur ederde atamaz ise amelleri ibadetleri helak eder. Her hangi yaptığı işleri iyi yapmış iyi yapıyor. Desinler beğensinler yani iç batında Cenab-ı Hak kalbimize bakıp nazar ederken bu kalbi Allah’ın rızasını bırakır halkın rızasına beğenmelerine iyi desinler diye sarfi-yatların yapılan işlerin hepsini riya helak eder.

Kısadan çok uzatmayalım bir hadisi şerifin meali ile Peygambe-rimiz sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin mübarek lisanından açık-lamaları.

حُبُّ الثَّنٰٓاءِ مِنَ النَّاسِ يُعْم۪ى وَيُصِمُّ

Yani bir kimse amel ibadet yapar. Hayır hasenetlar yapar insanlar tarafından kendisini meth ve sena edip yükseltseler efendim beyim diye taltifler ile kendisini meth ve senalarda bulunsalar. Bu kimse insanların kendine yaptıkları bu hürmete, hizmete taltifine saygı göstertmelerine haz duyar zevk duyar ise Hak’kı görmekten, kendi hatalarını ve ayıbını görmekten kör ve işitmekten sağır eder.[1] O kimsenin dini helaka gider üç aç kurdun bir koyuna saldırıp helak ettikleri gibi bu kimseninde dini öylece helaka gider.[2] buyuruyorlar. Allah’ım ümmeti Muhammedi bu gibi manevi amelleri helak eden, Allah’ın rızasının dışına çıkaran hallardan cümlemizi koru Yarabbi. Amin. (Yukardaki Hadisi şerif devam ediyor.)

5- Sizleri dünyaya, dünya malına dünyanın içindeki na-ma, şöhrete, maddiyete, hırs tamahla bunlara bağlanıp gece gündüz kalbi bu endişeler ile meşgul olup dünya tarafına çok meyli muhabbetli olmaktan sizleri kurtarıp tevekküle teslimi-yete kanaata Zühdü takvaya sevk eden ve ulaştıran alimler ile oturunuz.”[3]

Bu alimlerde öyle bir alimki kendisi mundar cife olan dünyanın hırsından tamahından sevgisinden kalbi selamete çıkmış. Çok titiz olarak dünyadan, dünya malından sevgisinden endişesinden sakındığı gibi dünya ehlinden de sakıncalı olan bir alimdir. Bunlarınla oturun ki, bunlarda sizleri günahların başı olan dünya sevgisinden tamahından sizleri kurtarıp Zühdü takvaya Allah’ın aşkına feyzine ulaştırıp kalbi-nizdeki bütün manevi emrazlardan sizi tedavi etsin.

Bu alim sınıfları, meşayih sınıfları isimlerine bakılmayıp. Manevi yönünden ne derece staj görmüşler ne derecede kemal bulmuşlar on-lar kendileri tedavi olduğu gibi teslim olanlarıda aynen o manevi hasatalıklarından tedavi edenlerle oturun sizide tedavi etsinler.

Bu nefsani, şehvani, şeytani, dünyavi, endişe, saygı, sevgi mu-habbetlerinden ve bunların manevi zarar verici emraz tehlikelerinden kurtulmuş kendisi tedavi olmuş Allah’ın bir lütfu ile tekrar vazifeleri bu gibi nefsin kötü huy ahlakı zemimelerine yakalanıp bu hastalıklara düşen ümmeti Muhammed’e karşılık, menfaat beklemiyerek onların gece gündüz refahına çalışıp düşünen zatların alamet nişanları söylenmiş oldu.

Kısadan sözüne itimat yapılacak alimlerin takvasına bakınız. Yani şüphelilerden sakınması varmı. Dünya malından muhabbetinden sa-kınması varmı. Ve nefsin ahlakı zemime olan kötü huy ahlaklarından kurtulmuşmu diye biraz konular yazıldı idi. Şimdi o zatların itimat yapılacak peşlerine takılacak zatların alemetlerinden Cenab-ı Hak izin verirse inşeallah söyleyelim.

1. O Allah dostlarının yanlarına vardığınız zaman oturduğunuz zaman kalblerinizdeki sıkıntılar üzüntüleriniz onlar yavaş yavaş kalb-lerinizden gider. Üzüntüler kederler sıkıntılar kalblerinizden gitme-ye başlar. Kalmaz.

2. Huzurlarında bulunduğunuz müddetçe konuşmalarında ve yanlarında bulunup oturmakta sıkıntı olmaz. Sıkıntılar hücum edip kalbe dolmaz.

3. Onun huzuruna gelenler küçük büyük elini öpmeye azim ederler. İşte onların lisanlarından çıkan kelamlar usandırıcı olmaz kalbe ferah verir ruh gıdalanır. Kalb cilalanır. Böyle olan bir zatları deneme yapınız. Bulursanız ayrılmayınız. Yapışınız. Sizi aslınıza götürüp ulaştırsın. İçimden gelen birkaç beyitte ilave ediliyor.

 

 

Hacı Mustafa GÜNEŞ’ten Zuhur Eden Beyitler

 

Ehlullahın sözleri

İkaz, irşad eder bizleri

Yaş ile doldurur gözleri

Çeker götürürler seni aslına

 

Aslından sana getirirler haber

Uyarsan onlara olursun Hak yanında muteber

Acı zehir iken olursun şeker

Çeker götürürler seni aslına

 

Gıybetten tutarlar dilini

Cömertliğe açarlar elini

Aşk, şevk ile doldururlar gönlünü

Çeker götürürler seni aslına

 

Seni sana bildirirler

Ölü kalbini diriltirler

Aşk ile gönlünü doldururlar

Çeker götürürler seni aslına

 

Gel Allah dostlarından ayrılma

Köksüz ağaçlara sarılma

At gönülden gayriyi çok da yorulma

Gayret et yürü yoluna kavuş burada aslına

 

 

2. BEYİT

Derviş olan aşık yolunda

Hem sadık gerek

Bağrı anın yanık gerek

Can gözleri açık gerek

 

Alçaktan alçağa yürüye

Toprak içinde çürüye

Aşk ateşinde eriye

Altın gibi sızmak gerek

 

Zikri Hak’ka meşgul ola

Yana yana kül ola

Her kim diler makbul ola

Tevhide boyanmak gerek

Niyazi Mısri Hazretleri

 

 

 

ŞEYHİMİZ BİLAL BABA’NIN BEYİTLERİ

 

Ey Allah’ım aşkın düştü özüme      

Sana yalvarmadan gayri nem kaldı benim

Lütuf edip de baksan kara yüzüme

Sana yalvarmadan gayri nem kaldı benim

 

Unuttum ibadetim kalmadı bende

Aşkın suzan olmuş parlıyor canda

Benim derdim sensin küni mekanda

Sana yalvarmadan gayri nem kaldı benim

 

Aşkın düştü bu canıma yanıyor

Herkes muradına ermiş kanıyor

Bizim hasret şimdi böyle kalıyor

Sana yalvarmadan gayri nem kaldı benim

 

Gaflet ile geçti gecem gündüzüm

Acep ağarır mı kara yüzüm

Gayriyi unuttum da Mevlam sen oldun sözüm

Sana yalvarmadan gayri nem kaldı benim

 

Cümle ihvanımızı hıfz et ya gani

Sevindir onları kör et düşmanı

Lütfunla bizlere bol et ihsanı

Sana yalvarmadan gayri nem kaldı benim

 

Dertli Bilal eder derdi özünde

Masiva kalmamış asla özünde

Ayırmasın Allah’ım bizleri de izinde

Sana yalvarmadan gayri nem kaldı benim

 

KASİDE

Dünya fani gece kalk zikir eyle

Uykuyu mezara bırak kardeşim

Hak’kı bulamazsın bu bahaneyle

Ömür kısa yolun uzak kardeşim

 

Seherde bülbülün zarı Hu çeker

Türlü kelebekler, arı Hu çeker

Şu yalan dünyanın varı Hu çeker

Hak neler yaratmış görek kardeşim

 

İhlas pınarının feyziyle çoşak

Hak nasip ederse dosta kavuşak

Ağlayı sızlayı yollara düşek

Şeyhin kapısına varak kardeşim

 

Atma ha kendini ateşhaneye

Kavuşmamız meçhul belki seneye

Sağılan süt geri dönmez memeye

Hak’kın huzuruna durak kardeşim

 

Neylersin dünyada namı parayı

Seni yaradanla sakın ha açma arayı

Günden güne azgınlaşan yarayı

Tevhid merhemiyle sarak kardeşim

Burda Mısrı Niyazi Hazretlerinin arkaya bırakmış olduğu sözleri ehli irfana bir recete mukabilindedir.

Mürşid gerek sana Hak’kı hakkal yakın bildire, yani seni imandan noksan bırakmayıp zandan bizzat yakına ulaştıra kavuşturaki imanda zanlar gidip yakın hasıl ola. Hakkıyla hakkı hakkal yakın aynel yakın anlayasın. Kendi vücudunda hakkı ispat edesin. Hakkın esrarı sırlarına vakıf olasın imanında itikatında tevekkül teslimiyetinde zerre kadar şek şüphe kalmıya tekrar edelim.

Hakkıyla mürşidi söylüyor idik. Mürşid gerektir sana hakkı hakkal yakın bildireMürşidi olmayanların bildikleri hep gü-man imiş, yani tereddütlü zandan ibaret zandan ileri geçememiş.

Her Mürşidim diyene teslim olup takılıp gönül vermeMürşidi Hakkıyla kamil olanların yolları pek esan kolayimiş. Nerden gelir acaba senin yolun dünya alemine batınan nereden ayrıldın nereye geldin geri burda vazifen bitince geri nereye gideceksiniz. Diye uyarılar yapıyor.

Nerden gelir yolun senin, ya nereye varır menzilin senin, yani son durak son hedefin nereye gideceksin nereye ulaşacaksın onu haber veriyor.

Nereden gelip nereye gittiğini gideceğini varacak men-zilini anlamayanlar hayvan imiş. Buyuruyorlar.

İnsan olan ve insanlıkta çalışıp adamını bulup adam olan kim-seler kendinin ilk yaratılış noktasını anlayıp Cenab-ı Hak’kın nurundan Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in nuru Peygamberimiz sal-lallahu aleyhi ve sellem’in nurundan Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in ruhu, Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in ru-hundan bütün yaratılmış insanların ruhları yaratılmıştır. İşte bu tertip düzeni yapıp kuranı yaratanı Allah’ım bize sen anlat ya Rabbi ruhlar aleminden alemi süfli olan dünya alemine geliş noktaları ana rah-minde yaratılan Allah’ın kudretiyle bir çocuk dört ay on gün zarfında vücuttaki bütün aza organlar Allah’ın kudretiyle yaratılıyor. Ondan sonra O sevgili Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin ruhundan yaratılan ruhun bir tanesi Allah’ın emri ile Melekler vasıtası ile ana rahmindeki yaratılan kafesin içine girince ordaki çocuk deprenip hareket etmeye başlar. Dünya alemine gelip buluğ çağına kadar o çocuk günahsız olarak gelir. Bunlar Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin hadislerine istinad ediliyor.

كُلُّ مَوْلُودٍ يُولَدُ عَلٰى فِطْرَةِ الْاِسْلٰامْ

Yani “Dünya yüzünde bütün anadan doğan çocuklar İs-lam olarak gelirler.”[4]

Çünkü temelde fıtratta pak temiz İslam olarak nurani olarak ya-ratılmıştır. Buluğ çağına gelince akıl zeka fikir hepsi montajlar tamam tekrar misalda hata olmasın trafik kuralları asfalt yolda şöforlara ileri varmadan daha beride iken ilerdeki virajını rampalarını tehlikelerini beride iken dikkatlı ol diye haber veriliyor. Cenab-ı Hak Teala Haz-retleride bu ilam olarak dünya alemine gelen insan toplumunu hatta insandan evvel dünyadaki can kavmini cin kavmini biz resulsüz ikazsız irşatsız bırakmadık. Buluğ çağından Cenab-ı Hak resulları ile kitapları ile resullarının verescisi olan alim ülamaları ile kendisinin varlığını birliğini cennetini cemalini cehennemini kanununi ilahiyesine hakkı ile uyanlara nefsine şeytana uymayanlara Allah’ın rızasına yönelip rızası-nı kazananlara ne büyük saadetler cennetini cemalini vaad ediyor.

Bu kadar resulü ile kitapları ile alim ülamaları ile ikazlara irşatlara söylediklerine itiraz edip iman etmeyenlere itiraz edenlere kanun tanımayanlara bu ikazlardan sonra ceza yeri olan cehennemde azabını vaad ediyor. Rızasına gidenlere sonu tükenmez nimetlerini cennetini cemalini nice ihsanlarını vermeye vaad ediyor. Bu kitapları-na resullarına bu kadar alamet ayetlerine alim ülamalarına mu’teriz inkar küfredip burnunu kaldıranlara Allah’a asilik isyan edenlerede bunların karşılığı azap karargahı olan cehennemini azabını vaad ediyor. İşte nerden gelip nereye gittiklerini anlamayanlar hayvan imiş kelimesi. Geliş yolumuzu anladınız. Ruhlarımızın nasıl yaratılışını ruhani temiz pak olarak yaratılışı anlaşıldı. Yolumuz ruhlar aleminden Cenab-ı Hak’kın izni emriyle ruhlarımız posta posta ruhlar aleminden dünya alemine getiriliyor. Dünya aleminde yaşayan bu ikazlara irşadlara karşı uyanmış olanlar geldiği asliyetini anlayıp tekrar dünya aleminden geri döneceğimiz istikametimiz ve varacağımız menzil noktasını anlamak.

Özeti ruhlar aleminden ruhlarımız yüce Rabbımızın emriyle posta posta dünya alemine gelip dünya aleminden tekrar dönecek yolumuz, varacak hedefimiz menzilimiz neresidir. Dünya aleminden yolumuz hedef istikametimiz bizi yaratan yüce Rabbımızın rızasına ve cemal kabesinin yolculuğu ve son hedefimiz onun cemaline kavuşma yolcusuyuz. Allah’ım, ümmeti Muhammedi bizleri lütfunla uyar. Geliş asliyatımızı bizlere anlayıp bildir ya Rabbi tekrar buradan dönüş yolumu-zun hedefi istikameti senin rızana cemaline kavuşmak yoluna gayretle yürüyüp yardımınla cümlemizi rızana cemaline kavuşanlardan eyle ya Rabbi. Bu dereceye ulaşmak için mani olan bütün endişe engel hayal-lardan savıştır cümlemizi ya Rabbi. Muhabbetullah, ma’rifetullah’a ka-vuşup gayrilarından savışıp cemaline kavuşanlardan eyle ya Rabbi. Amin ya Muin.

 


[1] Kenzü-l-İrfan 1001 Hadis s. 129/832, Münavi Feyzu-l-Kadir c.3. s.369 (Mısır), Deylemi c.2. s.142/2726 (Beyrut).

[2] Halebi Sağir kenarı (Osmanlıca Baskı).

[3] Deylemi El Firdevsü bi Me’sûru-ı-Hıtâb c.6. s.56/7449 (Beyrut), Ramuze-l-Ehadis c.2. s.468/3.

[4] Münavi Feyzu-l-Kadir c.6. s.135(Mısır).

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>