canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

BATIL MEZHEPLER HAKKINDA - (Zuhurâtı Izhârı'l-Vakf-ı Güneş 2.cilt)

BATIL MEZHEPLER HAKKINDA

 

Peygamberimiz buyuruyor ki:

سَتَفْتَرِقُ اُمَّت۪ى ثَلٰاثَ وَسَبْع۪ينَ فِرْقَةً كُلُّهُمْ فِى النَّارِ اِلّٰا وَاحِدَةً، مَنْ وَاحِدَةً يَارَسُولَ اللّٰهِ، قَالَ مَا اَنَا عَلَيْهِ وَاَصْحَاب۪ى

“Benim ümmetim yetmiş üç fırkaya ayrılır hepsi cehen-neme gider, “illa vahide” yani bir fırkası kurtulur. Kurtulan fırka hangisidir ya Resulullallah? diye sual ettiklerinde bu-yurdu ki Ben ve Benim ashabım ne yolda isek benim ve as-habımın itikadından ayrılmayanlar kurtulur buyurdu.”[1]

Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki; Hazreti Musa aleyhisselam’ın ümmeti kendisi dünyadan gittikten sonra yetmişbir fırkaya ayrıldı hepsi cehennemlik oldu içlerinden birisi Musa aleyhisselam ve ashabının yolundan giden kurtuldu. Gerisi her biri ayrı ayrı yanlış itikat yüzünden cehennemi boyladılar. İsa aleyhis-selam’ın ümmeti yetmiş iki fırkaya ayrıldı hepisi cehennemlik oldu çünkü kimisi hazreti İsa’ya haşa Allah dediler kimi İsa Allah’ın oğlu dediler buna benzer sapkınlıklara düştüler içlerinden bir fırka kurtuldu kurtulanlar Allah’a Allah diye inananlar İsa’ya da Allah’ın Peygamberi diye inanıp İsa aleyhisselam ve ashabının yolundan gidenlerdir.

Bu bozuk mezheblerin her birinin ayrı, ayrı bozuk fikirleri vardır. Kimi kabirden sonra, dirilmeyi, kimi ölülerin dirileri gördüklerini, kimi kabir sualini, kimi kerameti evliyayı, kimi kader meselesinde yanlış itikat ederek, kimi Müslümanların Allah’a kavuşmak için bir mürşidi kamili vesile vasıta yapmasını, kimi şefaati, kimi tarikatı, kimi ma-neviyatı, kimi musafayı, kimi mevlidi, zikrullah’ı inkar ederler doğru cehenneme giderler. O kadar ayet ve hadisler varken inatlarından inkar ederler. Hepsi şeytanın hak yoluna ektiği yanlış tohumlardır. Şeytan bunlara amellerini ziynetlendirir.

وَاِذْ زَيَّنَ لَهُمُ الشَّيْطَانُ اَعْمَالَهُمْ

Yani Cenab-ı Hak buyuruyor ki: “şeytan onların amellerini ziynetlemiştir.[2] Senin itikadın doğrudur diye kandırmıştır. Allah’u Teala itikatlarının ve kendilerinin şerlerinden Ümmeti Muhammed’i muhafaza etsin. Şimdi bunlardan şu anlaşıldı. Şeytan ile uğraşmak lazımdır ki her kim şeytanını yener de Hak yolunda giderse Cenab-ı Hak çok ikram da bulunur. O kimse Hak Tealanın halis askeri olur.

İşte bu yetmiş iki bozuk mezheplerin hepsi itikat yönünden sap-mışlar. İran’da şii mezhebini kurdular. Gide gide içlerinde yirmi küsür mezhebe ayrıldılar. Onların inancı en fazla Hz. Ebu Bekir sıddık azama buğuz Hazreti Ömer’e buğuz, Hazreti Osman’a buğuz, Yalnız İmamı Ali’ye dokunmadılar. Bundan dolayı felakete gittiler Peygamber Efen-dimiz sallallahu aleyhi ve sellem de buyuruyor ki;

شَفَاعَت۪ى مُبَاحَةٌ إِلّٰا عَلٰى مَنْ سَبَّ أَصْحَاب۪ى

Meali: “Şefaatim ümmetimden herkese mübahtır. Yalnız ashabıma kötü konuşanlara şefaatim onlara haramdır.”[3]

Dünya bütün zulmete karanlığa düştüğü zamanda bu dört hali-feyi raşidinler Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem’e Allah’ın dinine canlarını, hayatlarını, maddiyatlarını verdiler. Onlar Dünya da iken cennetle müjdelendiler. Aşereyi mübeşşeredendirler O şii mez-hepleri bu dinimizin temelleri olan bu büyük insanlara buğuz ettikleri için ehli sünnetin dışına çıktılar. Amel cihetinde namazı üç vakte indirdiler. Secde yerine taş koyarlar taşa secde ederler. Mute nikahı diye, otuz kırk günlüğüne bir kadına mal karşılığında nikah kıyarlar. Bunlar ehli sünnetin dışında ki bozuk mezheblerdir.

Ehli sünnet dediğimiz Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Sünnet membasıdır. Cemaat dediğimiz dört tane halifeyi raşidinlerdir. Bunlar Kur’an’dan ve Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’ in hadis ve sünnetinden kıl kadar ayrılmadılar. Ve tabiinlerde onların yolundan ayrılmadılar. Bunlar ve tabiinler toprağın altına çekil-dikten sonra zaman zaman mezheb kurucular parti kurarmış gibi her birinin bozuk tüzüğü ile mezhep kurmaya başladılar. Peygamberiz sal-lallahu aleyhi ve sellem Hz. Ali’ye şöyle buyurdu:

“Ya Ali! İsa’ya Allah dedikleri, gibi sanada aşırı isnatlarda bulu-nup Allah diyecekler. Nerede görürseniz onları öldürün, öldürene se-vap vardır. Ya Resulullah onların alametleri nedir? Onların alamet-lerine rafazi denir. Onlar ne itikat, ne kitap, ne de Kur’an tanırlar. Şeytanın kendilerine ilham ettiği bozuk fikirleri ve ictihatlarında yaşar muğlak (hiçbir) yere yanaşmazlar. İşte onlarda rafazilerdir. Rafazılar hakkında:

Şeyhımız Bilal Baba hazretlerinden dinlediklerim kendi köyünün yakınında keferdiz nahiyesi var. Orada cami olmadığından bizde oraya bir cami yapdırmaya teşebbüs ettik dedi. Caminin yeri tesbit yapılıp temelini kazdırdık keferdiz civarında olan rafazılar cami temeli kazılıp yapılacagını anlayınca kuşkulanıyorlar. Kendi dedelerinden bir dedeye haber veriyorlar dede bir toplum rafazılar ile erkenden cami temeline geliyorlar bende köyden ata bindim vardım ki toplanmışlar bekliyorlar dede bana döndü dedi ki hoca efendi biz duydukki sen buraya bir cami yapdırmaya teşebbüs ediyormuşşun sen buraya bir cami yaptırayım derken birçok insanların kalbini yıkıyorsun sen bil-miyormusun bir mü’minin kalbini yıkmak arşı alayı beytullahı yıkmak-tan eşet (kötü ) değilmi? O zaman dedim ki sen kendi kalbinidemi mü’minin kalbi yapıyorsun. Senin kalbin şeytanın evi mü’minin kalbi Allah’ın evi biz şeytanın evini yıkanlardanız Allah’ın evini yapanlar-danız diye cevap verdim, daha sonra camiyi yaptırdık. Dedi

 


[1] Tirmizi, İman 18 (2641); Ebu Dâvud, Sünnet (4597); İbn Mâce, Fiten (3993).

[2] Enfal Suresi, 8/48.

[3] Kenzü-l-İrfan 1001 Hadis s.30/162, Deylemi El-Firdevsü bi Me’sûru-l-Hıtâb c.2. s.352/ 3580 (Beyrut), Münavi Feyzu-l-Kadir c.4. s.163 (Mısır)

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>