canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

ASHAB-I KİRAM’IN FAZİLETİ - (Zuhurâtı Izhârı'l-Vakf-ı Güneş 2.cilt)

ASHAB-I KİRAM’IN FAZİLETİ

 

دَعُوال۪ى اَصْحَاب۪ى فَوَالَّذ۪ى نَفْس۪ى بِيَدِه۪ لَوْ اَنْفَقْتُمْ مِثْلَ جَبَلِ اُحُدٍ ذَهَبَا مَابَلَغْتُمْ عَمَلَهُمْ

Yani, “Sahabemi bana terk ediniz. Nefsim kendi yedinde olan Cenab-ı Allah’a kasem ederim ki, fakir ve zayıflara Uhud dağının ağırlığında altın sadaka etseniz, onların amelinin sevabı gibi bir sevaba nail olamazsınız.”[1]

دَعُوال۪ى اَصْحَاب۪ى وَاَصْهَار۪ى فَمَنْ آذَا ن۪ى ف۪ى اَصْحَاب۪ى وَاَصْحار۪ى آذَاهُ اللّٰهُ تَعَالٰى يَوْمَ الْقِيَامَةِ

Yani “Ashab ve asharımı bana terk ediniz. Onların aley-hinde itale-i lisan ile bana eziyet verenleri yevmî kıyamette Cenab-ı Allah muazzeb buyursun.”[2]Asharım dediği damatları ve kayınlarıdır.

سَيِّدُ الشُّهَدَۤاءِ حَمْزَ ةُ بْنِ عَبْدِ الْمُطَّلِبِ

“Şehitlerin en büyüğü Hazret-i Hamza bin Abdülmut-talib’dir.”[3]

سَيِّدُ الشُّهَدَۤاءِ جَعْفَرُ بْنِ اَب۪ى طَالِبٍ

“Şühedanın en büyüğü İmam Ali Hazretlerinin biraderi olan Cafer bin Ebi Talib’dir.”[4]

لَعَنَ اللّٰهُ مَنْ سَبَّ اَصْحَاب۪ى

“Ashabımdan birine seb ve şetm edene, Cenab-ı Hak la-net etsin.”[5]

مَنْ سَبَّ اَصْحَاب۪ى فَعَلَيْهِ لَعْنَةُ اللّٰهِ وَالْمَلٰۤا ئِكَةِ وَالنَّاسِ اَجْمَع۪ينَ

“Ashabımdan birini seb ve şetm edenlere Cenab-ı Allah ile melaike-i kiram ve cemii nasın laneti olsun.”[6]

اَسْخٰى اُمَّت۪ى مُعَاوِيَةُ بْنُ اَب۪ى سُفْيَانَ اَللّٰهُمَّ اجْعَلْهُ هَادِيًا مَهْدِيًّا

Yani, “Benim ümmetim meyanında en sahi olanı Mu-aviye'dir. Ya Rabbi, Muaviye’yi hadi ve mehdi kıl.”[7]

اَللّٰهُمَّ عَلِّمْ مُعَاوِيَةَ الْحِسَابَ وَاْلكِتَابَ وَقِهِ الْعَذَابِ

“Ya Rabbi, ilim, hesap ve kitabı Muaviye’ye talim ve kendisini azab-ı ahiretten muhafaza buyur.”[8]

سَئَلْتُ اللّٰهَ ِلاَصْهَار۪ى اَلْجَنَّةَ فَاَعْطَان۪يهَا اَلْبَتَّةَ

Yani, “Damatlarımla, kayın baba ve kayın biraderlerim gibi zevcatıma yakın bulunanların cennete duhulları için Cenab-ı Hakk’a tazarru ve niyaz eyledim. Cenab-ı Hak dahi kabulüyle beni mesrur eyledi.”[9]

شَفَاعَت۪ى مُبَاحَةٌ اِلّٰا عَلٰى مَنْ سَبَّ اَصْحَاب۪ى

Yani, “Şefaatim ümmetimden her birine şamildir, yalnız ashabımı seb ve şetm edenler mahrumdur.”[10]

Bu yazmış olduğumuz kelamları bizler haşa kendi ka-famızdan uydurup söyleme değildir. Bizzat alemlere rahmet olan Allah’ın sevgilisi habibi olan Resulünün sözleridir. Onun sözlerini nasıl kısıtlayıp, gizleyelim. Kendi hoşumuza geleni yazıp gelmiyeni yazmayanlardan etmesin Cenab-ı Hak’ka sığındık. Az aklı olan insan oğulları bu ashapların arasına Cenab-ı Hak bir kimseyi hakem tayin etmemiş biz insanlara ne oluyor. Bunların bir kısmını sevip bir kısmının hakkında korkmadan cesaretle kötü kötü yakışmayacak kelamlarda bulunuyorlar. Allah Resulullah yanında yarın bunlar utanma-yacaklar mı? Mahçup olmayacaklar mı? Allah Resulü sorarsa biz sizi bunların arasına hakemmi tayin ettik bir kısımlarını seviniz bir kısımlarınında aleyhinde gece gündüz sakınmadan kötü kötü kelamlar sarf ediniz. Böyle bir selahiyeti bu emri sizlere kim verdi? Gelin bakalım cezanızı çekin derlerse nasıl bir cevap vereceksiniz? Allah’tan korkmayıp Allah’ın kulları-nın kafalarını bozup kendi yanlış ictihatlarınızı kabul ettirme-ye çalışıyorsunuz.

 


[1] Kenzü-l-İrfan 1001 Hadis s. 28/150, C. Sağir Muhtasarı c.2.s.394/2180 (3:531/4222).

[2] Kenzü-l-İrfan 1001 Hadis s. 29/151.

[3] Kenzü-l-İrfan 1001 Hadis s. 29/152.

[4] Kenzü-l-İrfan 1001 Hadis s.29/153.

[5] Kenzü-l-İrfan 1001 Hadis s.29/154.

[6] Kenzü-l-İrfan 1001 Hadis s.29/155.

[7] Kenzü-l-İrfan 1001 Hadis s.29/156.

[8] Kenzü-l-İrfan 1001 Hadis s.29/157.

[9] Kenzü-l-İrfan 1001 Hadis s.29/160.

[10] Kenzü-l-İrfan 1001 Hadis s.29/162.

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>