canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

FIKHIN KAYNAKLARI - (Zuhurâtı Izhârı'l-Vakf-ı Güneş 2.cilt)

FIKHIN KAYNAKLARI

 

Şer'i hükümleri ilk defa bildiren Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem'dir. Kendi­sine indirilen vahiy ve ilham sayesinde dini hü-kümleri sahabeye tebliğ etmiş, hayatının son günlerine yakında,

اَلْيَوْمَ اَكْمَلْتُ لَكُمْ د۪ينَكُمْ

"Bugün dini­nizi kemale erdirdim"[1] ayeti nazil olarak İs-lam Şeriati'nin ta­mamlandığı kendisine Allah tarafından müjdelenmişti.

Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem vahiy alması bakımdan İslam dininin bir şari’i ve büyük bir tebliğcisi olduğu için bütün dini hüküm ve delilleri kesinlik­le bilirdi. O'ndan ilim alan sahabesi de, şer'i delil ve hükümlerin içeriğini biliyor ve bu hususta büyük bir dil ye-teneğine sahip bulunuyorlardı. Sa­habeyi gördükleri için "tabiun" adını alan birçok değerli kişi de asr-ı sa­adete yakın bir tarihte dünyaya gelmiş, sahabeden ders almış ve Arap­çanın inceliklerini iyice kavramış oldukları, için onlar da şeriatin delil ve hükümlerini çok iyi bilmek-teydiler. İşte bu yüzden bunların bu ilimce zengin dönemlerinde Fıkıh ve Fıkıh Usulü birer ilim şeklinde bir takım kural ve meselelerden oluşmuş yazılı ilimler halinde değildi.

Tabiun'un son zamanlarına doğru islam ülkesi genişlemeye başlamış, değişik ırklara mensup birçok millet, islamiyet'i kabul etmişti. Bunlar da, Kur’anın özellik ve meziyetlerini bilmek zorundaydılar. Çün­kü bu sayede dini hükümleri layıkıyla kavrayabileceklerdi. Sosyal olay­lar günden güne artıyor, değişik akımlar yüz gösteriyor ve birçok mesele çözüm ve açıklamaya muhtaç bulunuyordu.

İşte bu çabalarla beraber islam alimlerinin eşsiz gayretleri sonuç vermeye başlamış, birçok ilim düzenlenmiş, başta da Hadis, Fıkıh ve Fı­kıh Usulü ilimleri yazılı ve düzenli bir duruma gelmiştir.

Fıkıh alimi ve müctehidler olarak bilinen ve yüksek zeka ve bil-gileriyle dahi' tanımına hakkıyla layık olan bir takım müslüman alimlerin dini ilimler sahasında gösterdikleri başarılar, her türlü düşüncenin üstündedir.

Fıkıh hükümlerini kitaplara, kitapları bablara ve babları fasıllara ayırarak bunları öğrencilerine öğretip yazdıran, ilk kişi, imam-ı Azam Ebu Hanife radıyallahu anh'dir. Bu sebeple fıkhi meseleleri ilim halinde ilk düzenleyen büyük hoca, İmam-ı Azam ile onun çok değerli ve anlayışlı öğrencile­ridir.   

 


[1] Maide Suresi, 5/3.

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>