canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

TAKDİR MUKADDER HAKKINDA - (Zuhurâtı Izhârı'l-Vakf-ı Güneş 2.cilt)

TAKDİR MUKADDER HAKKINDA

 

Ehli sünnet vel cemaat itikadı: Derler ki kaderden sakınmak fay-da vermez fakat dua etmek fayda verir. İster inmiş ister inmemiş kaza belaları def eder “Ey Allah’ın kulları size kader mesele-sinde başınıza gelen sıkıntıların defi için Allah’u Tealaya yalvarmanızı tavsiye ederim” fakat bir kısım kimseler yalandan halkı şaşırırlar ki yazılmış bozulmaz takdir ne ise o olur derler de yalvarmayı bıraktırırlar kaderi takdireden yazan bozar da kaderinde olmayanı yazar da. Hadisi Şerif.

صِنِفَانِ لَعَنَهُمُ اللّٰهُ الْقَدَرِيَّةِ وَالْمُرْجِئَةِ الَّذ۪ينَ يَقُولُونَ الْإ۪يمَانُ إِقْرَارٌ لَيْسَ ف۪يهِ عَمَلٌ

Yani “İki sınıf kimseler var ki Allah’ın laneti onlara olsun biri kaderiyedir biri mürciedir. Bunlar, iman yalınız ikrardadır onda amel yoktur derler”[1] diye buyurmuştur..

Kaderiyeler derler ki insan ne ister ise yapar haşa Allah ne karışır kul filinin halıkıdır (yaratıcısıdır) derler. Allah’u Tealanın halka kuvvet kudret vermesini inkar ederler zındık kafir olurlar.

Mürciede herşey Allah’tandır kulun elinde ne vardır hepsini yapan Allah’tır ezeldeki kader ne ise olacaktır, hiç çare yoktur, kul onun dışına çıkamaz cennetlik cehennemlik ezelde takdir olmuştur. Kulun çalışması fayda vermez der de yukarıdaki hadisi inkar ederler Kur’ana hadise muhalif sözler ile kafir olurlar.

Bu iki görüşün arası ehli sünnetdir. Onun itikatı şudur: Yaratan Allah’u Teala’dır kul faili muhtardır evvela kul yapacağı işi niyetine alır fiilende işler. Aldığı niyeti hayır ve şerre iradesini kul ne zaman sarf ederse Cenab-ı Hak o zaman halk eder. Melekler de o zaman deftere kayıt eder. Kula kuvvet kudret veren Cenab-ı Hak’tır. Hayır işlerinde rızasıyla verir şer işlerde rızası olmayak verir ehli sünnetin itikadı budur. Bundan başkası lanettir.

Bütün anadan doğanların hepsi İslam olarak doğarlar buluğ çağına gelinceye kadar günah yazılmaz. Hadisi Şerif.

كُلُّ مَوْلُودٍ يُولَدُعَلَى الْفِطْرَةِ اْلاِسْلٰامِ

“Bütün anadan doğanların hepsi İslam fıtratı üzere doğar.”[2]

Buyuruyor bu meselede birçok insanlar kötü itikatları yüzünden yoldan sapmışlardır. Kur’anı Kerim açıktan açığa haber verip birçok surelerde tekrar tekrar hakıkatı söyler iken nice sapkın itikat sahipleri kaderi, takdiri, mukadderi, yanlış tefsir ederek halkı da kendisi gibi şaşırmak için kitaplar yazmışlar şiirler ve kelamı kibarlar söylemişler-dir. Kur’anı azime hadisi şerife ve ehli sünnete muhalefet eylemiş-lerdir bir fenalığı Allah yaptırmasa kul yapabilir mi derler de Cenab-ı Hak’kın hükümü ile hikmetini anlamazlar.

Allah’ın hükmü şudur: Bir kimse niyyetine aldığı O’nun gazabına uğrayacak bir fiili işler. Cenab-ı Hak da ona bela yazar bu kimsenin ondan haberi olmaz bir zaman sonra o bela gelir Allah’u Tealadan başka hiç kimse çeviremez takdir bozulmaz demek budur yoksa kul tevbe etse yalvarsa Allah’da diler ise takdir bozulur buna dair nice ayet hadisler vardır.

Bir de hikmet vardır ki hikmetiyle iş yapar bu da bir kimse Allah’u Tealaya güzel ibadet taatte iken ona bela verir hikmeti o kimseyi pişirmektir.

Bir de fasıklar var ki Allah’u Tealayı unuturlar derler ki canım sen de Allah’u Tealanın kazasından kaderinden kurtulunmaz diye kaygısız olurlar. Günahlarının affı için Allah’u Tealaya yalvarıp çare-sine bakmazlar. Hazreti Ömer r.anh Medayin şehrindeki hastalıktan şehre girmeyince Muaz Bin Cebel r.anh Allah’ın kazasındanmı kaçıyor-sun deyince. Hz. Ömer demiştir ki. Madem Allah’u Tealanın takdiri kazası degişmez niçin belanın def-i için Allah’a yalvarıyorsunuz dedi. Bu söz çok büyüktür. Bunu anlayan anlar anlamayan dinler durur. Dualarla belaların def olacağına nice ayet hadisler vardır. Cenab-ı Hak kimseyi cehennem için yaratmamıştır buna dair ayete bak.

وَمَا مَنَعَ النَّاسَ اَنْ يُؤْمِنُوٓا اِذْ جَآءَهُمُ الْهُدٰىٓ اِلَّآ اَنْ قَالُوٓا اَبَعَثَ اللّٰهُ بَشَرًا رَسُولًا

“İnsanları, kendilerine hidâyet geldiği vakit imân etme-lerinden men eden ne vardır.”[3] Bakın! Eğer cehennemlik yarat-mış olsaydı mani var mıdır demezdi. Dört mezhebin ictihatları hep-sinin bir konuda birleşmesi.

أَفْعَالُ اللّٰهُ مُعَلَّلَةٌ

Bütün ef’al Allah’ındır fakat Allah’ın yapacağı ef’al kulun illetine bağlı. Her fiil her ef’al Allah’ındır. Her şeyi yapan Allah’tır. Fakat kulun hareketine bağlıdır. Bir hastanın doktorun yanına varıp doktor onu tamamen muayeneden geçirdikten sonra kalemi eline alır. Hastanın hastalığına göre illetine göre recete yazar. Cenab-ı Hak Teala ve Takaddes Hazretleri de bütün insanların hergün gece gündüz her saat her an için insanların kalblerini muayene yapar. Kalblerindeki niyetlerine göre arzu maksatlarına göre iradelerinin iyiye kötüye sarf etmelerine göre yazması var bozması var.

Biz itikatta ehli sünnet vel cemat mezhebine bağlıyız. Amelde ise İmamı Azam Ebu Hanife mezhebine yani Hanifi mezhebine bağlıyız. Bizim itikatımız odur ki her şeyi yapan Allah’tır. Allah takdir etmedik-çe, bir şey yazmadıkça hiç bir şey olmaz. Fakat yazması kulun fiiline bağlıdır. Bizi doktorun muayene ettiği gibi muayene eder. Her an kalbimizde ki bütün niyetlerimizi kontrol eder. Bizim layık’ımıza göre takdir eder. Bazı bozuk görüşlüler Allah başıma ne yazdı ise o olur derler. Bu fikir çok yanlıştır. Cenab-ı Hak kulun niyetine, fikrine göre yazar, takdir eder. İşlerini ona göre ayarlar. Bir hakimin, ceza ver-mesi için suçun işlenmesi lazım. Suç işlemeyene ceza verilmez. Kul demezmi ki? Ya Rabbi ben hiçbir fiilde bulunmadan bana niçin böyle yazdın, dünyada senin kulların arasında hakimler vardı. Bir suç işlemeden ceza vermezlerdi. Ben hiçbir suç işlemeden bana niçin ceza verdin. Demez mi? Cenab-ı Hak buyuruyor ki

ذٰلِكَ بِمَا قَدَّمَتْ اَيْد۪يكُمْ وَاَنَّ اللّٰهَ لَيْسَ بِظَلَّامٍ لِلْعَب۪يدِۚ

“İşte şu cehennemde görmüş olduğunuz sizin için ha-zırlanmış azaplardır. Fakat şöyle bilin ki bu sizin kendi elinizle kazandığınız azaplardır. Yoksa Allah kuluna zul-meden değildir.”[4]

مَا يَفْعَلُ اللّٰهُ بِعَذَابِكُمْ

“Sizin azap çekmenizde Allah’ın ne menfaati vardır.?”[5]

Allah bizi kendi sevgisinden yaratmıştır. Bu kadar sevdiği bir kulu suç işlemedikçe niçin cehenneme atsın. Senin ateşte yanmandan Allah zevk mi alacaktır. Allah zalim mi ki? Haşa Allah kullarına zul-medici değildir.

اَلَآ اِنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

“Biliniz ki Allah Teâlâ'nın vaadi, elbette ki hakikattır, fakat onların ekserisi bilmezler.”[6]

Cenab-ı Hak buyuruyor ki vaad ediyorum ki iman edip ameli sa-lih işleyenleri cennete koyarım altından nehirler akar zevki sefa içerisinde yerler içerler vaadallah-i hakka “Allah'ın vadi haktır Allah vaadinde kaimdir sözün de durur. Cenab-ı Hak’kın bunca vaadi var-ken biz Allah'ın mı sözüne inanacağız yoksa birkaç sapık yolunu sapıt-mış kimselerin sözüne mi inanacağız.

لَا تَفْتَرُوا عَلَى اللّٰهِ

“Allah’a iftira etmeyin!” [7]

Cenab-ı Hak’kın bunca açık ayetleri varken hala kendi kafasın-dan uydurma sözler sarf eden insanların sözlerine mi inanacağız. Derler ki Cenab-ı Hak ademe secde edin deyince ruhların bazıları sec-de etti bazıları etmedi secde edenler cennete gider secde etmeyenler cehenneme gider diyenler, bunlar hep yanlıştır. Kur’an’a yanlış mana veriyorlar.

وَاِذْ قُلْنَا لِلْمَلٰٓئِكَةِ اسْجُدُوا لِاٰدَمَ فَسَجَدُوٓا اِلَّآ اِبْل۪يسَۜ

“Biz Meleklere: Adem’e secde edin dedik hepsi secde ettiler “illa iblis” yalınız iblis etmedi”[8]

Şeytan secde etmedi ondan başka hepsi secde etti biz Allah'ın sözüne inanırız kardeşim. Münkir münafıkların rafazı Şii vahhabi mez-heblilerin sözüne inanmayız. Bazı kimseler diyorlar ki Cenab-ı Hak A-dem aleyhisselamı yarattı arkasından evlatlarını zürriyetlerini yaratıp kimisini sağına alıp kimisini soluna alıp sağındakileri nurlu görmüş onlar cennetlik solundakileri karanlık görmüş onlar cehennemlik o zaman Adem aleyhisselam ağlamış bunların hepsi uydurma bak ayeti kerimede ne diyor.

وَاِذْ اَخَذَ رَبُّكَ مِنْ بَن۪يٓ اٰدَمَ مِنْ ظُهُورِهِمْ ذُرِّيَّـتَهُمْ وَاَشْهَدَهُمْ عَلٰىٓ اَنْفُسِهِمْۚ

Buyuruyor ki: “Ben Adem aleyhisselam evlatlarının arka-sından zürriyetlerini çıkardım onlara dedim ki: أَلَسْتُبِرَبِّكُمْ “Ben sizin Rabbiniz değil miyim? Hepsi evet dediler.” Hiç La (hayır) diyen yok. İster kafir olsun ister Müslüman bütün insanların ruhu kabul ve tasdik ettiler.[9]

Pegamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki: Bir adam sana sorsa sen Müslümanmısın dese Elhamdülillah Müslümanım diyeceksin. Ne zamandır Müslümansın, kalubeladan beri, Kalubela ne demek? Elestübi Rabbi kum hitabının cevabıdır. Yani Ben sizin Rab-biniz değil miyim? dediğinde bütün ruhların hepsi evet Ya Rabbi Sen bizim Rabbimizsin diye sen kendin şahadet edeceksin ki bu hitaba evet demişim, demedim dersen kafir olusun. Ehli sünnet velcemaat mezhebinin itikatı budur.

فَسَجَدَ الْمَلٰٓئِكَةُ كُلُّهُمْ اَجْمَعُونَۙ

“Melaikelerin hepsi secde etti yalnız iblis secde etmedi.”[10]

Onun için iblise lanet tokunu giydirdim buyuruyor. Bir kul Allah’a nasıl bakar Allah’ta kuluna öyle bakar. Sen Allah’a nasıl yaklaşırsan Allah da sana öyle yaklaşır. Buna dair hadisi kudsi var.

 قَالَ اللّٰهُ تَعَلٰى: إِذَا تَقَرَّبَ إِلَيَّ الْعَبْدِ شِبْرًا تَقَرَّبْتُ إِلَيْهِ ذِرَاعًا وَإِذَا تَقَرَّبَ إِلَىَّ ذِرَاعًا تَقَرَّبْتُ مِنْهُ بَا عًا وَإِذَا أَتَان۪ي مَشِيًّا آتَيْتَهُ هَرْوَلَةً

Yani “Kulum Bana bir karış yaklaşırsa, Ben ona bir arşın yaklaşırım. Kulum Bana bir arşın yaklaşırsa, Ben ona bir ku-laç yaklaşırım. Kulum Bana yürüyerek gelirse Ben ona koşarak yaklaşırım.” [11]

اِنَّهُ لَا يَا۬يْـَٔسُ مِنْ رَوْحِ اللّٰهِ اِلَّا الْقَوْمُ الْكَافِرُونَ

“Allah’tan ümidini ancak kafirler keser.”[12] Sen mü’min isen kafir değil isen Allah’tan ümidini kesme, Allah’a Sıdk ile dayan-malısın Cenab-ı Hak buyuruyor ki;

فَالْيَوْمَ لَا تُظْلَمُ نَفْسٌ شَيْـًٔا وَلَا تُجْزَوْنَ اِلَّا مَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ

“O gün mahşer olup oraya gelindiğinde hiç kimseye zerre kadar zulüm olunmaz.”[13] O gün orada hiç kimse itiraz ede-mez Çünkü ben her şeyi kendisine göstermişim.

وَامْتَازُوا الْيَوْمَ اَيُّهَا الْمُجْرِمُونَ

“Ey mücrimler, günahkarlar Benim kullarımdan ayrı-lınız.”[14]

İşte o zaman feryat figan başlayacak diyecekler ki biz böyle ol-duğunu bilmiyorduk biz zannediyorduk ki Sen bizi cennetlik yarattınsa cennetlik cehennemlik yarattınsa cehennemlik biz dünyadayken bun-larla komşu idik akraba idik bunların hürmetine bizi ayırma diye-cekler Cenab-ı Hak’dan emir gelecek ki ey mücrimler ayrılın benim kullarımdan dediği zaman feryada başlıyacaklar Cenab-ı Hak onlara:

اَلَمْ اَعْهَدْ اِلَيْكُمْ يَا بَن۪يٓ اٰدَمَ اَنْ لَا تَعْبُدُوا الشَّيْطَانَۚ اِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ مُب۪ينٌۙ

“Ben ahdetmedim mi Benim Kur’an’ı azimuşşanda vaad-lerim yalan mıydı doğru yolu tutarsanız cennete gidersiniz küfür yolunu tutarsanız cehenneme gidersiniz demedim mi? Cennete gitmekde sizin elinizde cehenneme gitmekde sizin elinizde demedim mi? Ey Adem oğlu siz Benim sözlerimi bı-raktınız da şeytanın sözüne ve şeytanın adamlarının sözüne inandınız, onların arkalarına düşdünüz, halbuki o şeytanın en büyük düşman olduğunu size söylemedim mi?” [15]

وَاَنِ اعْبُدُون۪يۜ هٰذَا صِرَاطٌ مُسْتَق۪يمٌ

“Bana ibadet edin doğru yol budur bu yolu tutarsanız doğru cennete gidersiniz demedim mi?”[16]

وَلَقَدْ اَضَلَّ مِنْكُمْ جِبِلًّا كَث۪يرًاۜ

“Fakat şeytan sizin bir çoğunuzu azdırdı size vesveseler verip Benim tarafımdan ayırdı.”[17]

اَفَلَمْ تَكُونُوا تَعْقِلُونَ

“Siz de hiç akıl yok muydu”?[18]

Siz dünya işlerinize gelince nasıl biliyorsunuz zalim olmadıkdan sonra bir adama iyilik yap yap hiç kötülük yapar mı ben zalım mıyım siz ibadet ettikden sonra Ben sizi niçin cennete koymayacagım

هٰذِه۪ جَهَنَّمُ الَّت۪ي كُنْتُمْ تُوعَدُونَ

“İşte bakınız şu cehennemdir size vaat ettğim.[19]

Dünyada inanmıyordunuz kulak asmıyordunuz Ben sizi seve seve yaratdım siz ise asi deve gibi azdınız böylelikle cehennemlik oldunuz.

اِصْلَوْهَا الْيَوْمَ بِمَا كُنْتُمْ تَكْفُرُونَ

“İşte cehennemde yanınız küfr ettiğinizden dolayı”[20]

İnkar ettiğinizden dolayı kulak asmadığınızdan dolayı yoksa Ben sizi bu cehennem için yaratmadım bir başka ayette eğer şükreder-seniz nimetimi artırırım eğer küfrederseniz azabımı artırırım diye bu-yuruyor.

 


[1] Deylemi El Firdevsü bi Me’sûru-l-Hıtâb c.2.s.401/3781 (Beyrut).

[2] İbn Hibban, Sahih c.1. s336, 337; Heysemi, Mecmauz-Zevaid, c.7. s.218.

[3] İsra Suresi, 17/94.

[4] Âli imran Suresi, 3/182.

[5] Nisa Suresi, 4/147.

[6] Yunus Suresi, 10/55.

[7] Taha Suresi, 20/61.

[8] Bakara Suresi, 2/34.

[9] A’raf Suresi, 7/172.

[10] Hicr Suresi, 15/30.

[11] Ramuze-l-Ehadis c.2. s.328/1, Sahihi Buhari c.6.s.2694/6971 (Beyrut), Sahihi Müslim c.4. s.2061/2675 (Beyrut), Süneni Tirmizi c.5. s.581/3603 (Beyrut), Sahihi İbni Hıbban c.2. s.100/376 (Beyrut),

[12] Yusuf Suresi, 12/87.

[13] Yasin Suresi, 36/54.

[14] Yasin Suresi, 36/59.

[15] Yasin Suresi, 36/60.

[16] Yasin Suresi, 36/61.

[17] Yasin Suresi, 36/62.

[18] Yasin Suresi, 36/62.

[19] Yasin Suresi, 36/63.

[20] Yasin Suresi, 36/64.

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>