canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

SA’Y-İ GAYRET HAKKINDA - (Zuhurâtı Izhârı'l-Vakf-ı Güneş 2.cilt)

SA’Y-İ GAYRET HAKKINDA

 

Cenab-ı Hak buyuruyor ki:

ظَهَرَ الْفَسَادُ فِي الْبَرِّ وَالْبَحْرِ بِمَا كَسَبَتْ اَيْدِي النَّاسِ

“Karada ve denizde zuhura gelen fitne fesatlar hepisi naasın eliyle yapdığındandır.” [1]

بِمَا كَسَبَتْ اَيْدِي النَّاسِ

“Nasın eliyle yapdığından zuhur eder.”[2]

Yoksa Cenab-ı Hak durup dururken fesat halk etmemiştir. Ce-nab-ı Hak Teale Hazretleri buyuruyor ki;

وَاَنْ لَيْسَ لِلْاِنْسَانِ اِلَّا مَا سَعٰىۙ

“İnsanlar için hiçbir şey yoktur” اِلَّا مَا سَعٰى “ille neye çalıştıysa onun karşılığı vardır.”[3]

Yani kötülük yoluna gittiyse kötülük var. İyilik yoluna gittiyse iyilik var. Sonunda iyilik ise iyiliğinin kötülüğe çalıştıysa kötülüğünün karşılığını görecekdir.

Nasıl ki bir ziraatçı toprağı imar ettikten sonra o toprağa ne tohum atar ise toprakta ıslanır. Zamanla Cenab-ı Hak’kın kudreti ile tohumların cinsine göre zuhura getiren Cenab-ı Allah’tır. Misalda hata olmasın ki kalb bir arazi toprak misali insanların niyetleri tohuma benzer. Kalbe ne tohum atılır ise zaman zaman onların kalbteki tohumlar güzel ise güzel mahsulu kötü çirkin tohum atılmış ise ona göre mahsullar gelir. Tohumun atılması iradesini Cenab-ı Hak kula veriyor. Bakalım ne tohum atacak ise atsın tohumu atmak iradesi kula veriliyor. Tohumu kökleştirip bitirme yetiştirme kuvvetini Cenab-ı Allah veriyor.

Bir kimse buna göre daimi surette kalbte kötülükleri atmak su-retiyle Allah’ın razı olduğu güzel niyetleri kalbine alır. Tutar ise zaman zaman o niyet karşılığında o kimse o niyetin güzel mahsul niyetini meyvelerini alır. Kalbe Allah’ın hoşuna gelmiyen rızasına uygun olmayan kötü fikirleri kötü endişe fitne fesat tohumlarını kalbe alıp tutar ise o kimse de zamanı geldikçe o kötü fesat niyet tohumlarının kötü mahsullarını almaya başlar.

Bunun için hadisi şerifler geride çok yazıldı idi. Hemen mealinde mü’mini kamillerin kalblerindeki kötülükleri atıp iyilikler kalmış kötü-lükler gitmiş eğer imkanı olsa ne iylikler düşünüyor kalbte ne iyilikler tutuyor. Bütün insanları Allah’a yönelmelerini nefsin, şeytanın, dünya-nın, esirliklerinden kurtulmaları için kalbinde tutuyor. İmkanı olsa Allah’ın kullarının hepsini dalaletten felaketten kötülüklerden kurtarıp Allah’a kavuşturmak niyetleri kalbine yerleştirmiş. İmkanı olsa bun-ların hepsini yapacak bu niyet karşılığında bunların hepsini yapmış kadar ecir sevap alıyor. Yaptığından niyetleri daha hayırlı oluyor.

Münkir münafıkların fesatların müşriklerin inkarcıların kalblerin-deki taşıdıkları kötü niyetleri fesat niyetleri kalbelerinde ne kötü plan-lar ne kötü fesat fikirler yerleşmiş iyilikten bir şey kalmamış, kötü-lükle, fesatla, fıskı fücurla kalbi dolmuş bunların da eline fırsat geçse insanların namusuna malına canına ırzına ne hayınlık ne fesat planları düşüncesi içinde bunların da bu kötü kasıtlı niyetleri bozuk niyetleri yapacağı fesat günah işlerden niyetleridaha kötü ona göre ağır ceza alıyorlar. Allah muhafaza etsin.

Böyle olunca Allah alnıma böyle yazmış da ben onun için böyle oldum demek Allah’a iftira etmek olur. Allahu Teale sen o işe layık oldukdan sonra yazıyor, takdir ediyor. Allah yazmadan Allah takdir etmeden bir şey olmaz amma sen ona layık oluyorsun Allah da sana takdir ediyor başka bir ayette:

وَمَا خَلَقْتُ الْجِنَّ وَالْاِنْسَ اِلَّا لِيَعْبُدُونِ

“İnsanları ve cinnileri hiçbir şey için değil illa ibadet için yarattım.”[4] buyuruyor.

وَاَنْزَلْنَا مِنَ السَّمَآءِ مَآءً بِقَدَرٍ فَاَسْكَنَّاهُ فِي الْاَرْضِۗ

“Ben gökten yer yüzüne yağmurlar yağdırıp sizin giyeceğinizi, yiyeceğinizi, rızklarınızı temin için bir kurgu kurdum.”[5]

Eğer ben kışı fazla geçirsem sizin milyonlarca zararınız olur eğer ben yazı fazla geçirsem sizin çoğunuz kalmaz ölürsünüz. Bunun hep-sinin ölçüsünü yapan melaikeler var bu kurgu eğer bir an aksayacak olsa dünya bütün harap olur. Allah bizi o kadar kayırıyor o kadar mu-hafaza ediyor o kadar seviyor. Çünkü bizi sevgisinden yaratmıştır. Cenab-ı Hak buyuruyor ki:

وَلَقَدْ كَرَّمْنَا بَن۪يٓ اٰدَمَ

“Ben Adem oğlunu her şeyden mükerrem yarattım.”[6] Yani o Beni sevsin Ben de onu seveyim onun kalbi Benim karargahım olsun Hadisi kudsi.

مَا وَسَعَن۪ي أَرْض۪ي وَلٰا سَمٰٓائ۪ي وَوَسَعَن۪ي قَلْبِ عَبْدِي الْمُؤْمِنُ

“Yerlerim göklerim arş kürs Bana geniş gelmedi ille mü’min kulumun kalbi Bana geniş geldi.”[7]

Böyle olunca kardeşim Cenab-ı Hak kulları kendine bir durak bir binek için yarattı. Hadisi şerif:

 قَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: يَقُولُ أَلٰا كُلُّكُمْ يَدْخُلُ الْجَنَّةَ إِلّٰا مَنْ شَرَدَ عَلَى اللّٰهِ شِرَادَ الْبَع۪يرِ عَلٰى أَهْلِه۪

buyuruyor ki; “Hepiniz cennete girersiniz sahibine asi olan de-ve gibi asi olmadıkça”[8] Öyle olunca kimseyi cehennemlik yarat-mamıştır kardeşim.

Bu kader takdir hakkında çok münakaşa yapıyorlar. Bu konunun tam hakikatını hakkıyla anlayamayıp hikmetleri bilinmediği için müna-kaşalar itirazlar yapılmasın. Yazılan kitaplarımıza tekrar tekrar yazıldı. İradei cüz’iye ayeti var.

وَمَنْ اَرَادَ الْاٰخِرَةَ وَسَعٰى لَهَا سَعْيَهَا وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَاُو۬لٰٓئِكَ كَانَ سَعْيُهُمْ مَشْكُورًا

“Kullarım gücünü himmetini gayretini yalnız dünyaya dünyayı ister dünyaya sarf eder. Ahireti ibadeti terk ederse Biz de ona münasip gördüğümüz kadar rızkını kesmez verir ahirette vaadim olan cennetimden cemalimden mahrum ede-rim. Bir kimse himmetini gayretini ahretine Benim emret-tiğim emrime itaate ibadete sarf ederse Biz de ona münasip gördüğümüz kadar rızkını verir ahirette ebedi sonsuz servet saadetlere nimetlere cennetime cemalime kavuştururuz.”[9]

İradei cüz’iye hakkında buna benzeyen çok ayet hadisler yazıldı. Daha iyice anlaşılsın şeyhimiz Bilal Baba Hazretlerinin cemaatinde idim. Sohbet arasında ihvanlardan bir tanesi yanlış inanç yanlış itikatlı insanlardan alıp topladığı kelamları ortaya koymaya başladı.

Şeyhimiz Bilal Baba Hazretleri biraz dinledikten sonra bağdaş kurup oturmuş idi. Biraz da kızdı. Diz büktü diz üzerine oturup elinde tesbihi var idi. Tesbihi toparladı. Sağ avcuna alıp o adama dedi “şimdi sana vuracağım” elini kaldırdı. Elini adamdan tarafa hiddetle çarptı ama adamın yüzüne vurmadı. “Şimdi sana bu tesbihle vurdum mu”? Dedi “yok vurmadın” dedi. Adamın ismine Abdo derler idi.

“Abdo Abdo iyi dinle bu elimdeki tesbihi alıp böyle avcumda tutup vurma niyetim olmadığı müddetçe bunu Allah yazdırmaz Abdo, ne zaman niyetimi keskinleştirip, ne olursa olsun deyip, bunu sana vurur isem işte Cenab-ı Hak’ta bunu vurduğum anda yazdırır. Evvel-den yazdığı yok vurduğum anda yazdırır. Melekler de o anda yazar kayıt eder.”

Bu konuları anlayıp kafadan konuşmuyoruz. Ayetler hadisler ile Allah’ın sevdiği evliyalarının alim ülamalarının sözleri ile yazılıyor. An-layanlar maksatları doğru yol doğru istikamet ise derhal itiraz et-meyip yapışırlar. İtiraz inkar muteriz olanlara sözümüz yoktur. Onlara sözlerimiz hoş gelmez. Bizim sözlerimiz yazdıklarımız inanıp itikat edip kabul edenlere mahsustur.

Kader taktir konularını ayetle hadisle yerini bulup bilip anlamı-yanlar her biri kendi kafasınca konuşmaları var insanların kafasını bozmaları var. Kader bozulmaz taktir bozulmaz anlına ne yazıldıysa daha da cennetliksen cehennemliksen o yerini bulur. Kulun elinde hiç bir şey yoktur diyenler, bunlar yanlış inanç yanlış itikat bizim inan-cımız Kur’an’a dayanmak hadisi şerife dayanmak kendi kafalarından fetva verenlere inanılmaz. Yanlış itikat sözleri ile de amel yapılmaz.


[1] Rûm Suresi, 30/41.

[2] Rûm Suresi, 30/41.

[3] Necm Suresi, 53/39.

[4] Zariyat Suresi, 51/56.

[5] Mü’minun Suresi, 23/18.

[6] İsra Suresi, 17/70.

[7] Müzekki’n-Nüfus,Ahmed İbni Receb el-Hanbali Câmiu’l-ulûm vel Hikem s.398 (Beyrut), Deylemi el-Firdevsü bi Me’sûru’l-Hıtab c.3.s.174/4446 (Beyrut),Münavi Feyzu’l-Kadir, c. 2, s. 496 (Mısır).

[8] Heysemi Mecmau-z-Zevaid c.10.s.403 (Beyrut).

[9] İsra Suresi, 17/19.

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>