canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

Ebdallar - (Zuhurat-ı Vakf-ı Güneş)

 

EBDALLAR

 

Kur’an-ı Kerim ile yeminler ile hadis-i kudsileriyle Peygamber Efendimiz hadisleri ile kesin olarak söylüyor: Siz Beni severseniz, Ben de sizi severim, diye vaadi hak ediyor. Bak şu Hadis-i Kudsisinde:

 

يـَقُولُ اللّٰهُ عَذَّ وَجَلَّ اِذَا كَانَ الْغَالِبُ عَلَى الْعَبْدِ الْاِشْتِقَالُ بِىَّ جَعَلْتُ بُغْيَتَهُ وَلَذَّتَهُ فِى ذِكْرِى اِذَا جَعَلْتُ بُغْيَتَهُ وَلَذَّتَهُ فِى ذِكْرِى عَشِقَنِى وَعَشِقْتُهُ اِذَا عَشِقَنِى وَعَشِقْتُهُ رَفَعْةُ الْحِجَابَ فِيمَا بَيْنِى وَبَيْنَهُ وَصَـيَّرْتُ ذٰالِكَ تَغَالُبًا عَلَيْهِ لَايَسْهُوا اِذٰا سَهَا النَّاسُ اُولٰٓئِكَ كَلَامُهُمْ كَلَامُ الْاَنِبِيٰٓاءِ اُولٰٓئِكَ الْاَبـْطَالُ حَقًّا اُولٰٓئِكَ الَّذِينَ اِذَا اَرَدْتُ بِاَهْلِ الْاَرْضِ عُقُوبَةً اَوْعَذٰابـًا ذَكَرْتَهُمْ فَصَرَفْتُ ذٰالِكَ عَنْهُمْ

 

Hazret-i Hasan radiyallahu anh’dan rivayet edilmiştir: Allahu Teala buyuruyor ki, Resul-i Ekrem ve Nebiyy-i muhterem Efendimiz sallallahu Teala aleyhi ve sellem buyurdu; “Allahu Teala ve Tekaddes buyurdu ki, azze ve celaliyle dedi ki, bu hadis-i kudsidir, bu hadis-i kudsi uzundur. İyi anlaşılması için parça parça yazacağım inşaallah. Yani bir kul Allahu Teala’ya çalışırsa, Allahu Teala hem dünyada, hem ahirette aziz eder.”[1] Bak: (Hadis-i kudsi)

 

اِذَا كَانَ الْغَالِبُ عَلَى الْعَبْدِ الْاِشْتِـقَالُ بِىَّ

 

Yani, bir kulun üzerine Benim ibadetim ile meşgul olmak galebe çalarsa, yani Benim ibadetime dalarsa ve ibadetim ile meşgul olursa; (Hadis-i kudsinin devamı)

 

جَعَلْتُ بُغْيَتَهُ وَلَذَّتَهُ فِى ذِكْرِى

 

Yani, onun gönlünün arzusunu ve lezzetini zikrime koyarım. Benim zikrimden lezzet alır, zikrimi yapmaya doymaz. Arzusu Ben olurum. Daima Beni arzular, söyler, ağlar Bana: (Hadis-i kudsinin devamı)

 

اِذَا جَعَلْتُ بـُغْـيَتَهُ وَلَذَّتَهُ فِى ذِكْرِى عَشِقَنِى وَعَشِقْتُهُ

 

Ne zaman ki onun gönlünün arzusunu ve lezzetini zikrime koydum mu, o Bana aşık olur. Ben de ona hemen aşık olurum.

Bakınız, Allahu Teala, kendini çok zikir edenlere aşık oluyor. Bir kula Allahu Teala aşık olursa, cehennem nerede kalır. İnsafla düşün, bak, Allahu Teala’nın vaadi haktır, kelamı sadıktır. Vaadinde durur, Resulünün sözü doğrudur. Kat’iyyen yalan yoktur. Böyle olunca kardeşim, sen iman et ve amel-i salih ile zikrullahı çok et. Muhakkak Allahu Teala seni sever, O da seni sevdikten sonra, O’na güven, O’na inan. Sıdk u sadakatten, doğru istikametten ayrılma, çalış. O seni sevdikten sonra, başkalarından hiç korkma. Sen O’nu sev, O’ndan hakkı ile kork; gittikçe terakki eder yükselirsin. Düşmezsin, inşaallahu Teala. (Hadis-i kudsi)

 

فَاِذَا عَشِقَنِى وَعَشِقْـتُهُ رَفَعْةُ الْحِجَابَ فِيمَا بَيْنِى وَبَيْنَهُ

 

Ne zaman o kulum bana aşık olunca, Ben de o kuluma aşık olunca, aramızdaki perdeleri kaldırırım, buyuruyor.

 

وَصَـيَّرْتُ ذٰلِكَ تَغَالُبًا عَلَيْهِ

 

Yani onun üzerine benim esrarım galebe çalar ise, başka hale geçer, başkalaşır. Esrar-ı ilahi kendinden zuhur etmeye başlar. Aklı, fikri, imanı, itikadı kendisi kemal bulur. Ulul elbabdan olur, kemal sahibi olur.

 

لَايــَسْهُوا اِذٰا سَهَا النَّاسُ

 

O kulum nasın yanıldığı zaman yanılmaz. Çünkü dersini aşıkından alır. Onun için o yanılmaz.

 

اُولٰٓئِكَ كَلَا مُهُمْ كَلَامُ الْاَنْبِيٰٓاءِ

 

Onların sözleri Peygamber sözüdür. Onlar Rableri Allahu Teala’dan alır, söylerler.

 

اُولٰٓئِكَ الْاَبْطَالُ حَقًّا

 

Onlar hakkıyla ebdaldırlar.    

Hadis-i Şerifinde Resul-i Ekrem:

 

اَبـْدَالُ اُمَّتِى اَرْبـَعِينَ نَفَـرًا

 

Benim ümmetimin ebdalları kırk kişidir; biri ölse yerine birini getirirler. Kıyamete kadar yeryüzünde bulunurlar. Onların dualarıyla harpler kazanılır, belalar kalkar, diye buyuruyor. Böylece birçok hadisler vardır. İşte bu kullarım hakkıyla ebdaldırlar.

 

اُولٰٓئِكَ الَّذِينَ اِذَا اَرَدْتُ بِاَهْلِ الْاَرْضِ عُقُوبَةً اَوْ عَذَابـًا

 

Onlar öyle kullarımdır ki yeryüzüne ukubet yahut azap vermek istersem;

 

ذَكَرْتَهُمْ فَصَرَفْتُ ذٰلِكَ عَنْهُمْ

 

Onları anarım, onlar için vaz geçerim. Ukubet, azap vermem diye buyurmuştur. Bu hadisin ravisi Hazret-i İmam Hasen radıyallahu anh’dır.

Kardeşim, canım, ciğerim, dikkat et. Sen Allah (c.c.) yolunda çalışır isen, Allahu Teala, seni bu söylediği adamlardan edeceğini vaadediyor. Kimsenin sözüne bakma. Allah’ın sözüne bak ve Resulünün sözüne bak. Zikrullaha çalışmayanların ve zikrullaha itiraz edenlerin sözlerine bakmayınız. Onlara dua edelim. Onlara da zikrullah etmek nasip olsun.

İşte bu Cenab-ı Hakk’ın dostluğunu ve sevgisini bunlar ihlas ile farzlara, hem de nafile ibadete, hem de zikrullahın devamı ile bu mertebeye ermişler. Bir kısım insanlar kendileri zikrullah etmezler, nafile namaz da kılmazlar; zikrullah edenlere ve nafile namaz kılanlara da itiraz ederler. Farz borcun var iken, boş yere nafile kılma, derler. Onların Allah’a yakın olmalarına, onların Allah’ı sevmelerine ve Allah’ın da onları sevmesine mani olurlar. Allah ile kulu arasını açıp, bu sevgilere mani olanlar iyi düşünsünler. Allah’dan korksunlar. Allah’ın kullarını, Allah’a yaptığı ibadetinden ve sevgisinden alıkoymasınlar.


[1] Ramuze’l-Hadis, c. 2, s. 517/3. Ebu Nuaym Hilyetu’l-Evliya c.6.s.165. (Beyrut)

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>