canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

Secde-i Sehv (Yanılma Secdesi) - (Zuhurâtı Izhârı'l-Vakf-ı Güneş 2.cilt)

 

Secde-i Sehv (Yanılma Secdesi)

 

Sual: Sehv-i secde ne demektir?

Cevab: Sehv-i secde, yanılma secdesi demektir. Sehv secdesi; namazda elimizde olmayarak, unutarak ve isteme­yerek yaptığımız fazla veya eksik kusur ve hataları tamamlayıp giderir.

Sual: Secde-i sehv nerede yapılır?

Cevab: Sehv secdesi 3 yerde yapılır:

1. Farzın Tehirinden,

2. Vacibin Terkinden,

3. Vacibin Tehirinden.

Tekrar edelim Sehiv Secdesi, Farzın Tehirinden, Vaci­bin Terkin-den ve Tehirinden lazım gelir. Bir kimse namazın farzını, vaciblerini ve sünnetlerini bilmelidir ki nerde sehiv secdesi yapılır nerde yapılmaz anlaşılsın.

Sual: Sehiv secdesi nasıl yapılır?

Cevab: Sehiv secdesi şöyle yapılır: Kıldığımız namazın ­en son oturuşunda, selam vereceğimiz oturuşta "Ette­hiyyatü"yü okuyup i-mam olan bir tarafa tek isek iki tarafımıza selam verip hemen "Allahu Ekber" diyerek yeniden secdeye kapanıp iki kere sec­de yapar oturu-ruz. Yeniden "Ettehiyyatü"yü, "Allahüm­me"leri, "Rabbena" dualarını okur tekrar iki tarafa selam verip, böylece namazın eksiklerini ta-mamlamış oluruz.

Vacip olan bu sehv secdesini bilerek terk eden günahkar olur fakat unutarak terk ederse namazı temamdır.

Bir kimse kıldığı namazın rekatlarında şüphe etse bakar. Eğer bu şüphe kendisine ömründe ilk defa olmuş ise o namazı yeniden kılar. Birkaç defa oldu ise araştırıp kanaatına göre hükmeder. Araştırmada kalbin şehadeti kafidir. Mesela sabah namazını kılarken bir rekat mı kıldım iki rekat mı diye şüphe etse kalben bir rekat kıldığına kanaat gelse ihtiyaten bir rekat daha ilave eder. Bu tereddütünden ve düşüncesinden dolayı da sehiv secdesi yapar. Bilakis iki rekat kılmış olduğuna kalbi kanaat gelirse oturur teşehüdden sonra selam verir. Sehiv secdelerini yapar. Kalbi hiç birine karar veremediği takdirde en az rekat üzerine devam eder. Bu halde bir rekat daha kılar.

“Bir kimse, namazda şüphe edip bir rükun kılabilecek kadar za­man düşünmesi uzasa, o kimse üzerine sehiv secdesi vacib olur. Bir kimse, namaz kılıp kılmadığında şüphe etse; eğer bu şüphesi, vakit içinde ise namazı tekrar kılar. Şüphesi vakit çıktıktan sonra ise na­mazı tekrar kılmaz. Öğle Namazını kılan kimse namazı tamamladığını zannederek selam verse, selam verdikten sonra iki rek'at kıldığını bil­se, o kimse namazı dörde tamamlayıp sehiv secdesi yapar. Çünkü na­maz kılanın selamı kendisini namazdan çıkartmaz. Hatta Peygambe­rimiz sallallahu aleyhi ve sellem bile böyle yapmışlardır. Ama bir kim-se kendisini yolcu zannedip veya Cuma namazı kıldığını zannedip iki rekatta selam verse onun namazı bozulur. Bu mesele önceki mesele gibi değildir. Çünkü bu kimse kıldığı rekatın sayısını bilmektedir. Bundan dolayı kasten selam vermiş olacağından namazı bozulur.

Farzın Tehirine Misal

1. Üç ve dört rek'atlı farz, vacib ve sünnet-i müekkede namazla-rının birinci ka'desinde (oturuşunda) “Ettehiyya­tü”den sonra (Alla-hümme salli ala Muhammedin ve ala ali Muhammed) denilse, üçüncü rek'atın farz olan kıyamı tehir edilmiş olur. Burdaki gaye Resulullah’ın ismi anıldığı için değil farz mahalinden tehire bırakıldığı için sehv secdesi gerekir.

2. Son tahiyyatta oturmak lazım iken yanılarak sehven beşinci rek'ata kalkan bir müslüman bir rükün eda edecek kadar durduktan sonra hatırına gelerek oturursa farz olan ikinci tahiyyati tehir etmiş olur. Bu gibi hallerde sehv-i secde yaparız. Sehv secdesi düzeltir.

Namazda Vacibin Sehven Terkine Misal

1. Fatiha Suresi okunmazsa,

2. Zammi süre okunmazsa,

3. Vitir namazında Kunut duası okunmazsa,

4. Kur'an açıktan okunacak yerde (imamlara göre; mesela, sa­bah, akşam ve yatsının farzlarında) namazları gizli gündüz kılınan namazlarını aşikare okumak.

Namazda Vacibin Sehven Tehiri

Fatiha'dan önce sure okunursa sonra Fatiha okunur­sa vacib olan Fatiha tehir edilmiş olur.

Bir namaz içinde bir kaç defa sehv-i secde gerektiren hal olsa, hepsi için bir kere sehv-i secde yapmak kafidir (yeterlidir). Yani sehvi secde bir kere yapılır. Namazda iki ­üç defa saydığımız kusurları, hataları yapan bir müslüman bu hatalardan dolayı bir-iki sehvi secde yapmaz, bir defa sehvi secde (yanılma-unutma secdesi) yapar. Bu hallerde bir sehvi secde yapmak kafidir (yeterlidir).

Cemaatla namaz kılınırken imamın yanılması durumunda imama uydukları için cemaatinde beraber sehiv secdesi yapmaları icap eder. İmamın yanılması kendi hakkında asaleten cemaat hakkında ise tebaan sehiv secdesi icap eder.

Cemaatla kılınan namazlarda, cemaata sonradan yetişen bir kimse, imamdan sonra yetişemediği rek'atları kılarken kendisi hata yaptığı, yani sehvi secdeyi gerektirecek bir hal olduğu zaman kendisi sehv-i secde yaparak ek­siklerini tamamlaması gerekir.

Mesela: İmam efendi kıldırdığı namazda sehv-i secde yapsa, cemaat imama uyduğundan dolayı cemaat da yapar. Sonra yetişen kimse bir de kendisi kıldığı rek'atlarda hata yaparsa, o da tekrar tamamladığı rek'atlardan sonra sehv-i secde yapar. İmamın yaptığı imama ait olur. Kendisi sonra hatasını dü­zeltmek için sehv-i secde yapar.

Gizli okunacak yerde, Fatiha'nın çoğu yanılarak aşikare okunsa, geri kalanı yine gizlice okunur. Aksine olarak aşikare olarak okunacak bir namazda Fatiha'nın bir kısmı gizli okunup ondan sonra aşikare okunacağı, hatırlansa, Fatiha yeni baştan aşikare okunur.

İmam olan kimse gizli okunacak yerde cehri okusa cehri okuna-cak yerde gizli okusa sevih secdesi yapması icap eder. Tek başına na-maz kılan cehri okunan namazlarda (Sabah, Akşam ve Yatsı namaz-larında) gizli ve aşikar okumakla sehiv secdesi vacip olmaz. Zira bu vakitlerde tek başına namaz kılan muhayyerdir. Dilerse cehri okur dilerse gizli okur. Tek başına namaz kılan kimse gizli okunacak yerde aşikare okursa bunda ihtilaf vardır. Bir rivayette sehiv secdesi vacib olmaz. Bir rivayette sehiv secdesi vacip olur. İbni Hümamın kavli de böyledir. Zira tek başına namaz kılana gizli okunan namazlarda (öğle ve ikindi) gizli okumak vacib olduğundan vacibi terk etmiş olur.

Öğle namazı gibi gizli okunacak yerde kasten aşikare okursa, günah işlemiş olur. Tek başına namaz kılanın gündüzün kılacağı nafile namazlarda aşi­kare okuması mekruhtur.

Cehri okunan namazda sehven gizli okunursa bunun tafsilatı şudur ki eğer Fatiha suresinin tamamını yahut çoğunu gizli okusa ya da bir surede üç kısa ayet miktarı veya bir uzun ayet gizli okusa sehiv secdesi lazım olur.

İmam sabah namazında Fatiha suresini sehven gizlice okuyup sonra hatırlasa, ekleyeceği süreyi aşikare okur, Fatiha'yı iade etmez. Sonunda sehv secdesi yapar.

Sabah, akşam ve yatsı namazlarından bir namaza başlamış olan ve Fatiha'yı gizli okumuş bulunan bir kimseye, başkası gelip uysa, o kimse imam olmayı arzu ederse sureyi aşikare okur.

Farz bir namazda ikinci rekattan sonra oturulmayıp da üçüncü rekata yanılarak kalkmaya yeltenenin durumuna bakılır: Eğer kalkışı otur­maya yakın ise, oturur, sehiv secdesi gerekmez. Fakat doğrul-ması kıyama yakın ise, kalkar ve ondan sonra sehiv secdelerini yapar. Çünkü bu durumda vacib olan birinci oturuş terk edilmiştir.

İmam tam doğru­lup kalktıktan sonra kadeye dönerse, namazı bozulur. Çünkü bu takdirde farz olan kıyam bozulmuş ve namazın sırası büsbütün değiştirilmiş olur.

Dört rekatlı farzlarda ikinci oturuş yapılmaksızın yani ettahiyya-tiye oturmadan secdeden direk beşinci rekata kalkılacak olsa, henüz beşinci rekat için secde edilmedikçe oturuşa dönülür. Ettahiyyatiden sonra selam verilip sehiv secdeleri yapılır. Çünkü farz olan son oturuş geciktirilmiştir. Bu geciktirme ise, vacibi terk sayılır. Fakat beşinci rekat için secde yapılmış olursa, farz namaz bozulup bu namaz nafileye dönmüş olur. Artık buna bir rekat daha ilave edilir ve tam altı rekatlı bir nafile namaz kılınmış olur. Sahih olan görüşe göre, bu durumda sehiv secdesi gerekmez. Bu mesele İmam Azam ile İmam Ebu Yusuf’a göredir.

Dört rekatlı, bir farz namazın son oturuşunda ettahiyyatiden sonra yanılarak selam vermeden ayağa kalkılsa, secdeye varmadan hatırına gelirse hemen ettahiyyatiye dönülüp selam verilir ve sehiv secdesi yapılır. Fakat beşinci rekat için secdeye varılmış olunca, buna bir rekat daha ilave edilir. Bu durumda önceki dört rekat ile farz tamamlanmış olur. Diğer iki rekat da nafile sayılır. İstihsanen (güzel olarak) da sehiv secdeleri yapılır.[1]

Akşam namazında son oturuştan sonra bir dördüncü rekata, kalkıldığında eğer dördüncü rekatın secdesi yapılmamışsa geri tahiy-yata dönülür eğer dördüncü rekatın secdesi yapılmış ise beşinci rekate kalkılıp tahiyyata oturulur selam verilir sehv secde yapılır bu kılınan beş rekatın üçü akşamın farzına, ikisi ise nafileye sayılır fakat akşam namazının ikinci tahiyyatına oturmadan dördüncü rekata kalkılmışsa secdeleri yapmamışsa geri tahiyyata döner secdesini yaptıktan sonra hatırlarsa tahiyyata oturup okur ve selamını verir. Bu namaz nafileye sayılır akşam namazını tekrar kılması lazımdır. Yok eğer beşinci rekate kalkmışsa eğer beşinci rekatın secdesini temam-lamamışsa geri dönerek tahiyyata oturur selamını verir bu da nafileye sayılır. Eğer beşinci rekatın secdesini yapmışsa altıncı rekatle nama-zını temamlar bu namaz da nafileye sayılır. Akşam namazını tekrar kılması lazımdır.

Sabah namazında da tahiyyata oturuştan sonra bir üçüncü reka-ta kalkılsa eğer secdeye varmadıysa geri tahiyyata döner varmışsa bu namazı dörde tamamlar ikisi farza ikisi nafileye sayılır.

Eğer sabahın ikinci rekatında tahiyyata oturmadan üçüncü reka-te kalkılmışsa eğer secdeye varmadıysa geri döner secdeye varmışsa yine dörde tamamlar. Bu namaz tamamen nafile olur sabah namazını yeniden kılması lazımdır. Bu hareket­ler kasıtlı olarak yapılmadığı için mekruh sayılmaz. Tercih edilen görüş budur.

Dört veya üç rekatlı farz ve vitir namazlarında birinci oturuştan sonra yanılarak: "Allahümme Salli ala Muhammedin dense imameyn kavlinde sehv secdesi gerekmez. Eğer "Allahümme Salli ala Muham-medin ve ala ali Muhammed" denilirse sehv secdesi gerekir.

Fakat son oturuşlarda teşehhüdden sonra Kur'an okunması, dua edilmesi ise sehiv secdelerini gerektirmez. Çünkü bu oturuş dua ve hamd yeridir. Kur'an ise hem dua hem de hamdi kendisinde toplar. Namazda zikirlerin, duaların ve teşehhüdün (Tahiyyat'ın) aşikare o-kunması da sehiv secdelerini gerektirmez.

Üç veya dört rekatlı farz namazların son rekatlarında bir kimse Fatihayı iki sefer okusa veya Fatihadan sonra zammı sure okusa sehiv secdesi icap etmez.

Namaz içinde bir rükün yerine getirilecek kadar düşünceye dalınsa, başlangıç (İftitah) tekbirini aldım mı, almadım mı diye o kadar düşünülse de, sonra tekbir alındığı hatırlansa veya alınmamış olması sanılarak tekrar bir tekbir daha alınsa, sehiv secdesi gerekir.

Yine: Üç rekat mı, dört rekat mı kıldığında şüphelenip durulsa, veya Fatiha okunduktan sonra hangi surenin okunacağı üzerinde bir rükün miktarı düşünülse, yine sehiv secdeleri gerekir. Çünkü bu du-rumlarda vacib geciktirilmiş olur. Bir rüknü veya, bir vacibi yerine getirirken meydana gelecek bir dalgınlık ve bir düşünce ise, sehiv secdelerini gerektirmez. Tam bir kalb huzuru ile namaz kılmak, öyle herkese nasip olur mu?­

Dört rekatlı namazlarda, kılınan, rekatın dördüncü rekat mı, beşinci rekat mı olduğunda ve sabah namazında kılınan rekatın ikinci rekat mı, üçüncü rekat mı olduğunda, akşam ile vitir namazlarında da kılınan rekatın üçüncü rekat mı, dördüncü rekat mı, olduğunda şüpheye düşülse, sonunda oturulur ve teşehhüdden sonra kalkılıp bir rekat daha kılınır. Çünkü bu rekatı üçüncü, dördüncü veya beşinci rekat olması muhtemeldir. O halde ilave edilen birer rekat ile fazla olan miktar nafile olmuş olur. Sonunda da sehiv secdeleri yapılır.

Namazda Fatihadan önce başka bir sure bir harf olarak dahi yanılarak okunsa, iade edilerek önce Fatiha, sonra da o sure okunur. Nama­zın sonunda da sehiv secdeleri yapılır. Bu sıra işinde yapılan noksan rüku halinde bile hatırlansa, kıyama dönülerek tekrar Fatiha ve zammı sure okuması gerekir. Sonunda da sehv secdesi yapılır.

Mesbuk, yani (imama ilk rekatta yetişemeyip sonradan gelip uyan kimse) sehven imam ile selam verse selamdan sonra Teşrik tekbiri veya “Allahümme entes-selam”ı okumadan kalkarsa sehv secdesi gerekmez.

Yanılan kimse namazın sonunda sevh secdesini unutsa selam verdikten sonra hatırına gelse, kıbleden dönmek veya konuşmak gibi bir fiilde bulunmadıysa secde-i sehv eder. [2]

 


[1] Halebi Sağır Tercümesi S:292 (Osmanlıca Baskı).

[2] Enisül Abidin sf. 58-59.

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>