canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

CEMAATIN FAZİLETİ - (Zuhurâtı Izhârı'l-Vakf-ı Güneş 2.cilt)

CEMAATIN FAZİLETİ

 

Ebu Sâidil Hudri radıyallahu anh’dan rivayet olunan hadisi şerif;

عَنْ أَب۪ي سَع۪يدِ الْخُدْرِيِّ رَضِيَ اللّٰهُ عَنْهُ أَنَّهُ قَالَ، قَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: اِحْفِظُوا الصَّلٰوَاتِ فِى الْجَمَاعَةِ فَالٰى تَكْب۪يرَةِ يُدْرِكُهَا الْمُؤْمِنُ مَعَ الْإِمَامِ خَيْرٌ مِنْ مِأَةِ اَلْفِ حَجَّةٍ وَمِأَةِ اَلْفِ عُمْرَةٍ وَخَيْرٌ لَهُ مِنْ وَزْنِ جَبَلٍ ذَهَبٍ تَصَدَّقَ عَلَى الْمَسَاك۪ينُ وَيَكْتَبُ لَهُ بِكُلِّ رَكْعَةٍ عِبَادَتُ سَنَةٍ وَصَلٰوةٌ وَاحِدَةٌ مَعَ الْجَمَاعَةِ يُصَلّ۪يهَا الْعَبْدُ خَيْرٌ لَهُ مِنْ اَلْفِ فَرَسٍ يُوجُهِهَا ف۪ى سَب۪يلِ اللّٰهِ تَعَالٰى وَخَيْرٌ لَهُ مِنْ مُجَاوَرَةِ الْبَيْتِ سَنَةً

Yani “Cemaatle namazı hıfz ediniz, zira mü’minin imam ile erişip (imamla beraber) ettiği bir tekbir yüz bin hacdan, yüz bin umreden hayırlıdır. Ve bir dağ ağırlığı altını mis-kinlere tesadduk etmekten hayırlıdır. Ve o mü’minin kıldığı her rekata bir yıllık ibadet sevabı yazılır. Ve bir kula: Ce-maatla bir vakit namaz kılmak fi sebilullah bin at kazaya göndermekten hayırlıdır.”

وَلَيْسَ مَنْ مَاتَ عَلَى السُّنَّةِ وَالْجَمَاعَةِ عَذَابُ الْقَبْرِ وَلٰا شِدَّةُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ

“Ve dahiSünnet ve cemaat üzerine ölen mü’min üze-rine azabı kabir yoktur. Ve onun üzerine kıyamet şiddeti yoktur.”

وَمَنْ أَحَبَّ الْمَسَاجِدَ وَالْجَمَاعَةَ أَحَبَّهُ اللّٰهُ تَعَالٰى

“Ve yine her kim ki mescidi ve cemaatı severse Allah o kimseyi sever, melekleri de sever ve Allah'u Teala'nın rızayı şerifinde olduğu halde sabaha ve akşama girer.”

وَمَنْ أَحَبَّ الصَّلٰوةَ فِى الْجَمَاعَةِ بَعَثَ اللّٰهُ اِلَيْهِ مَلَكُ الْمَوْتِ كَمَا بَعَثَهُ إِلَى اْلأَنْبِيٰٓاءِ وَجَعَلَ اللّٰهُ قَبْرَهُ رَوْضَةً مِنْ رِيَاضِ الْجَنَّةِ وَفَتَحَ اللّٰهُ لَهُ أَبْوَابَ الرَّحْمَةِ، وَلٰا يَخْرُجُ مِنَ الدُّنْيَا حَتّٰى يَرَا مَكَانَهُ فِى الْجَنَّةِ، وَيَشْرُبُ مِنْ أَنْهَارُ الْجِنَانِ، وَيَأْكُلُ مِنْ ثَمَارَهَا وَيَشْفَعُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ فِى الْمِأَةِ مِنْ أَهْلِ الْبَيِتِه۪

“Ve yine şol kimse ki cemaatle namazı seve o kimseye Allah’u Teala'nın melekül mevti peygamberlere gönderildiği gibi gönderilir. Ve kabri cennet bahçelerinden bir bahçe olur, ve ona rahmet kapılarını açar ve o kimse cennetteki yerini görmedikçe dünyadan çıkmaz ve cennet yemişlerinden yemedikçe ve cennet ırmaklarından içmedikçe, kıyamet gü-nünde ehli beyitten yüz kimseye şefaat eder.”

أَلٰا مَنْ أَحَبَّ الصَّلٰوةَ فِى الْجَمَاعَةِ أَعْطَاهُ اللّٰهُ مَد۪ينَةً مِنْ زُمْرَدَةِ حَضْرٰٓاءُ وَكَانَ لَهُ مَوْتٌ كَمَوْتِ الصِّدّ۪يق۪ينَ، وَيُحْشَرُ مِنْ قَبْرِه۪ مَعَ الشُّهَدٰٓاءِ كَبَدْرٍ وَيَكُونُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ تَحْتَ الْعَرْشِ مَعَ النَّبِيّ۪ينَ وَالصِّدّ۪يق۪يَنَ وَالشُّهَدٰٓاءِ وَالصَّالِح۪ينَ

“Bilmiş olun ki bir kimse cemaatle namazı sever ise Allah’u Teala ona yeşil zümrütten bir şehir verir. O kimsenin ölümü sıdıklar ölümü gibi olur. Ve kabrinden şüheda ve sa-lihlerle arş altında toplanırlar.”

 أَلٰا مَنْ مَاتَ عَلٰى حُبِّ الْجَمَاعَةِ فُتِحَتْ لَهُ أَبْوَابُ الْجَنَّةِ حَتّٰى يَدْخُلُ الْجَنَّةَ أَيَّ بَابٍ شٰٓاءَ، بِغَيْرِ حِسَابٍ ، وَيَكُونُ فِي الْجَنَّةِ رَف۪يقُ خَل۪يلِ الرَّحْمَانِ عَلَيْهِ الصَّلٰاةُ وَالسَّلٰامُ

“Bilmiş olun ki bir kimse Hubbi cemaat (cemaatı sevme) üzere vefat etse onun için cennet kapıları açılır.

Hatta hesapsız azapsız dilediği kapıdan cennete girer ve o kimse cennette Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem refik (yoldaş) olur.”

عَلَيْكُمْ بِالصَّلَوَاتِ فِى الْجَمَاعَةِ فَاِنَّ تَكْب۪يرَةٌ يُدْرِكُهَا الْمُؤْمِنُ فِى الْجَمَاعَةِ خَيْرٌ لَهُ مِنْ مِأَةِ نَاقَةٍ يَنُحَرِهَا لِلْمَسَاك۪ينَ وَ خَيْرٌ لَهُ مِنْ مِأَةِ اَلْفِ جِهَادِ مَعَ النَّبِيِّ عَلَيْهِ السَّلٰامُ

“Ve yine: Cemaatle namaza devam edin. Fakir mü’minin cemaatle beraber getirdiği bir tekbir, yüz bin deve boğaz-lamasından hayırlıdır ve Resulullah sallallahu aleyhi ve sel-lem’le beraber yüz bin cihaddan hayırlıdır.”

اَلْمُؤْمِنُ إِذَا صَلّٰى الْفَجْرِ فِى الْجَمَاعَةِ مَاتَ قَبْلَ الظُّهْرِ مَاتَ شَه۪يدًا، وَاِذَا صَلَّى الظُّهْرَ مَعَ الْجَمَاعَةِ وَمَاتَ قَبْلَ الْعَصْرِ مَاتَ مَغْفُورًا، وَإِذَا صَلَّى الْعَصْرَ مَعَ الْجَمَاعَةِ وَمَاتَ قَبْلَ الْمَغْرِبِ مَاتَ عَلٰى رِضٰٓاءِ اللّٰهِ تَعَالٰى، وَإِذَا صَلَّى الْمَغْرِبَ فِى الْجَمَاعَةِ وَمَاتَ قَبْلَ الْعِشٰٓاءِ اْلآخ۪يرَةِ اِشْتَاقَتْ إِلَيْهِ الْجَنَّةُ، وَإِذَا صَلَّى الْعِشٰٓاءَ فِى الْجَمَاعَةِ وَمَاتَ قَبْلَ الْفَجْرِ دَخَلَ الْجَنَّةَ بِغَيْرِ حِسَابٍ، وَيَكُونُ فِي الْجَنَّةِ رَف۪يقُ إِسْمَاع۪يلْ عَلَيْهِ السَّلٰامُ

“Yine: Bir mü’min Sabah namazını cemaatle kılıp öğle-den önce vefat etse şehid olur. Öğle namazını cemaatle kılıp ikindinden evvel vefat etse mağfiret olunduğu halde vefat eder. İkindi namazını cemaatla kılıp akşamdan evvel ölse Al-lah’u Teala’nın rızası üzere olduğu halde ölür. Akşam nama-zını cematla kılıp yatsıdan evvel vefat etse cennet ona müş-tak olduğu halde vefat eder. Yatsı namazını cemaatla kılıp sabahtan evvel vefat etse azapsız ve hesapsız cennete girer ve cennette İsmail Aleyhisselama refik (yoldaş) olur.”

 عَنْ عَلِى رَضِىَ اللّٰهُ عَنْهُ عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ السَّلٰامَ: أَنَّهُ كَانَ يَقُولُ اللّٰهُ تَعَالٰى هَذَا الصَّلاَّةُ الْخَمْسِ وَلٰا تَعْجِزُ فَاِنَّهُ إِذَا كَانَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ وَضَعَ اللّٰهُ السَّمَاوَاتِ السَّبْعِ وَالْجِبَالَ وَالْبِحَارَ واللَّيْلِ وَالنَّهَارَ وَالشَّمْسَ وَالْقَمَرَ وَالنُّجُومَ وَالدَّوٰٓابَّ وَالطُّيُورَ وَالْوُحُوشَ وَالْعَرْشَ والْكُرْسِى وَالْجَنَّةَ وَالنَّارَ ف۪ى كَفَّةِ الْم۪يزَانِ وَيَضَعُ صَلٰاةَ وَاحِدَةً يُصَلّ۪يهَا الْمُؤْمِنُ فِى الْجَمَاعَةِ ف۪ى كَفَّةٍ اُخْرٰى فَتَرَجَّحَ نَوَابُ تِلْكَ الصَّلَوَاتِ الْوَاحِدَةِ عَلٰى كُلِّهَا وَلَوْ تَعَلَّقَ الْأَنْبِيٰٓاءُ وَالْإِنْسُ وَالْجِنُّ وَالشَّيَاط۪ينُ وَيأْجُوجُ وَمَأْجُوجُ مِنَ الْكَفَّةِ لَكَانَتْ تِلْكَ الصَّوَابُ الْوَاحِدَةُ أَثْقَلُ مِنْ هٰذَا كُلِّهُ

Hz. Ali’den mervidir;

Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki: “Ya Ali beş vakit namaza müteahid (ahdli) ol aciz eyleme zira kıyamet gününde Allah’u Teala yedi kat gökleri ve dağları, deryaları, gece ve gündüzü, güneşi ve ayı, yıldızları, hayvanatı, kuşları, arşı, kürsiyyi cennet ve cehennemi mizanın bir kefesine kor. Ve mü’minin cemaatla kıldığı namazın birini bir kefesine kor ve o namazın sevabı hepsinden ağır gelir. Eğer melekler, nebiler, insanlar, cinler, şeytanlar, yecüc mecüc o kefeden yapışıp ağırlıklarını o kefeye verseler cemaatle kılınan bir namaz ağır gelir.”

وَلَايُتْرِكُ الصَّلٰاةَ فِى الْجَمَاعَةِ الْأَشْقٰى وَلاَيُعَاهِدُ عَلَيْهَا إِلّٰا سَع۪يدٌ، فَاِنَّ الْمُؤْمِنَ إِذَا أَدْرَكَ فِى الْيَوْمِ الصَّلٰاةِ الْخَمْسِ فِى الْجَمَاعَةِ فَكَاَنَّمَا أَدْرَكَ مِأَةِ أَلْفٍ وَأَرْبَعَةِ وَعِشْر۪ينَ اَلْفَ نَبِيٍّ وَعَبْدَ اللّٰهِ مَعَ كُلِّ نَبِيٍّ سَنَةٍ

“Ve cemaatle namazı ancak şaki terk eder. Said teahüd (ahdleşme, sözleşme) eder. Zira bir mü’min bir günde cema-atle beş vakit namaz kılsa yüz yirmi dört bin Peygambere erişip her bir Peygamber ile bir sene ibadet etmiş gibidir.”

فَالْمُؤْمِنُ إِذَا أَدْرَكَ الْفَجَرَ فِى الْجَمَاعَةِ وَصَلَّى الْعِشٰٓاءَ اْلآخ۪يرَةَ فِى الْجَمَاعَةِ فَكَاَنَّمَا فَتَحَ اَلْفَ مَد۪ينَةٍ وَكَأَنَّمَا إِشْتَرٰى أَلْفَ نَبِيٍّ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ

“Bir mü’min cemaatla sabah namazına erişse ve yatsı namazını cemaatle kılsa o kimse bin şehri feth etmiş gibidir. Ve bin peygamberi müşriklerden satın alıp azat etmiş gibi-dir.”

وَالْمُؤْمِنُ إِذَا أَدْرَكَ الظُّهْرَ فِى الْجَمَاعَةِ كَانَ خَيْرًا لَهُ مِنْ عِبَادَةِ إِثْنَا عَشَرَ سَنَةٍ، وَإِذَا صَلَّى الْعَصْرَ فِى الْجَمَاعَةِ كَانَ خَيْرًا مِنْ أَنْ يَشْبَعَ جَايِعًا وَخَيْرٌ لَهُ مِنْ أَنْ يُقْرَأَ كِتَابِ اللّٰهِ الَّذ۪ى أَنْزَلَ       

“Bir mü’minin cemaatle öğle namazına erişmesi on iki sene ibadetten hayırlıdır. İkindi namazını cemaatle kılsa bir aç fakiri doyurmaktan hayırlıdır.”

وَحُبُّ الْمُؤْمِنِ مِنَ الصَّلٰاةِ فِى الْجَمَاعَةِ خَيْرٌلَهُ مِنْ اَلْفِ فَرَسٍ يُوجِهُهَا ف۪ى سَب۪يلِ اللّٰهِ وَخَيْرٌ لَهُ مِنْ اَلْفِ طَوَافٍ حَوْلَ الْكَعْبَةِ، وَخَيْرٌلَهُ مِنْ أَنْ يُصَلّ۪ى عَلٰى اَلْفِ جَنَازَةٍ مِنْ جَنٰٓائِزِ الشُّهَدٰٓاءِ

“Ve mü’minin cemaatle namaz kılmayı sevmesi bin at kazaya göndermesinden hayırlıdır. Kabe havlusunu bin kere tavaf etmesinden hayırlıdır. Ve şüheda cenazelerinden bin cenaze namazı kılınmasından hayırlıdır.”

وَالْمُؤْمِنُ إِذَا أَحَبَّ السُّنَّةَ وَالْجَمَاعَةَ اِسْتِجَابَ اللّٰهُ دُعٰٓائَهُ وَقَضٰى حَوَايِجَهُ وَغَفَرَلَهُ الذُّنُوبَ كُلَّهُ

“Ve yine sünnet ve cemaati seven bir mü’minin duasını Cenâbı Hak kabul edip hacetlerini reva eder. Ve bütün gü-nahlarını affı mağfiret eder.”

وَالْمُؤْمِنُ إِذَا أَدْرَكَ خَمْسَ تَكْبِيرَةٍ فِى الْجَمَاعَةِ كَتَبَ اللّٰهُ لَهُ بَرٰٓاءَةً مِنَ النَّارِ وَبَرٰٓاءَةٌ مِنَ النِّفَاقِ، وَلَا يَخْرُجُ مِنَ الدُّنْيَا حَتّٰى يَرٰى مَكَانَهُ فِى الْجَنَّةِ، وَرَحْمَةُ اللّٰهُ لٰا يَنْقَطِعُ عَنْهُ طَرْفَةِ عَيْنٍ وَيَدْخُلُ الْجَنَّةَ مَعَ أَوَّلِ زُمْرَةٍ يَدْخُلُونَهَا بِغَيْرِ حِسَابٍ

“Ve yine bir mü’min cemaatla beş vakit namazın tek-birine yetişse Allah’u Teala onu cehennemden ve nifaktan korur. Cennetteki makamını görmedikçe dünyadan çıkmaz ve Allah’u Tealanın rahmeti göz açıncaya kadar dahi ondan kesilmez. Ve hesapsız ve azabsız ilk cennete giren zümrelerle cennete girer.”[1]

Cemaat sevapları ve dereceleri anlaşıldığına göre zeruriyet kar-şısında camii uzak mesafede gitme imkanı müşkülatlı ise bunlar eh-line, adamına göre ayrılır. Adam çok ihtiyar, hava hattinden fazla ya soğuk ya haddinden fazla sıcak gitme imkanları zor olan zamanlarda bu kimseler evlerinde kendine uyacak hanımı sair evladı gelini aileler var ise cemaatle kendi imam olur. Kılabilirler. Evin içinde imamlık yapacak ümmi ise evin içindekilerin hepsi de okumuş değil ümmi ise ümminin ümmiye imamlığı caizdir.

Evin içinde hepsi ümmi kadın Kur’an okumuş veyahut Kur’an okuyan evlat ve gelininden bir tanesi var ise imam olan babaları kaynataları ümmi ise bu Kur’an okuyan kimseler bu ümmi baba veya kaynatasına okunacak namaz surelerini o kimseye noksansız, mana-larını değişilmeyecek yönünde onu talim yapıp öğretirler ise o şekilde imamlık yapabilir. Efrad ailesi kendisi cemaatle namaz kılıp cemaat ecir sevabını alırlar inşeallah.

Adamın erkek evlatlarından düzgün Kur’an okuyan buluğ çağını geçmiş kimse var ise oda imamlık yapabilir. Ev aileside hepsi ona uyabilirler.

Okumuş olan evlatları babasının okuyacağı namaz surelerini ta-mamen noksansız öğretirler ise o da olabilir. Cemaat sevabından mahrum kalmazlar.

Ümmi bir kimse bilen birinden noksansız olarak manaları değiş-meyecek şekilde namaz surelerini düzgün okuyacak şekilde öğrenirse başka okumuş imamlık yapabilecek kimse yok ise öyle birinin imamlık yapabileceği konusu İbni Abdin Kitabında yazar.

Yine bir hadisi şerifin mealinde; Bir kimsenin evinin önünde bir akar çeşmesi olsa yirmidört saatte o kimse o çeşmede beş sefer yıkanır ise zahiren cesatında bir leke kirler kalmadığı gibi beş vakit namaz kılan kimselerin de öylece günahları yıkanır günahsız kalır. Mesala: Sabah namazını kıldı. Öğle namazı girene kadar ufak tefek yaptığı kusur günahları öğle namazı kılınca yıkanır. Diğer vakitlerde aynen böyledir. Bunun gibidir. Yani bir vakit kılıp o bir vakte kadar ufak tefek yaptığı hata günahları o namazın akabinde bağışlanır.

Allah korusun bu namaz, oruç, zekat, hac Allah’ın emir yaptığı vazifeleri gönülsüz yapar ise gönülsüz usanarak yapar ise yer gök mahlukunun hepsinin laneti o kimseye olur. Allah’ım ümmeti Muham-medi cümlemizi muhafaza eylesin. Yaratan Allah’ımıza yaptığımız yapacağımız emrine itaat ettiklerimizi fedai olarak seve seve yapmayı nasip müyesser etsin. Huzurlu huşu korku ile edep erkanları ile seve seve huzurlu aşkı ile şevk ile yapılmasını cümlemize Cenâb-ı Hak ihsan eylesin amin.

Allah’a olan vazifeleri ibadetleri arkaya atmayarak ön planlara getirip korku huşu ile erkanı ile şevk ile zevk ile yüce Rabbımızın rızası sevgisi beraber olarak yapılmasını lütfu ihsan etsin amin.

Beş vakit namazın sünnetini, Resullullah sallallahu aleyhi ve sel-lem’in yaptığı sünneti terk etmek büyük tehlikedir. Kendisine şefaat yapılır mı? Yapılmaz mı? Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in şanına kalmıştır. Ancak sünnetleri yapmayıp terk edenler ehli sünnetin dışındaki bozuk mezhepler sünneti kılmaz. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’e de kıymet vermezler. Bunlar ehli sünnetin dışındaki dalalet fırkasıdır.

Bütün kılanan nafile namazlar kılınan beş vaktin evvel sonundaki sünnetler bunların hepsi farzların eksiğinin yerine sayılacaktır. Niçün ehli sünnet olup Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’e inanıp sevgisi olan onun şefaatından umanlar niçün sünnetleri terk edelim.

Bozuk mezheplerin yanlış görüşlerine zihinleri karıştırıcı bozuk inanç sözlerine katiyen kapılmayınız. Son derece sünneti seniyelere sıkı sarılıp tutanlardan olunuz. Çünkü Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’e tabi olmayı Ali imran suresindeki iki ayetin meali ve ayetler yazıldı. Dikkat edin bakınız. Ayetin mealinde Cenâb-ı Hak Ha-bibine tabi olmayı kendisine tabi olmakla beraber müsavi buyuruyor.

 


[1] 54 Farzın şerhi Kırk sual kitabı kenarı s. 80’den90’ kadar. Osmanlıca baskı.

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>