canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

ALIŞ-VERİŞ - (Zuhurâtı Izhârı'l-Vakf-ı Güneş 2.cilt)

ALIŞ-VERİŞ

 

Alış Verişin Çeşitleri ve Kar (Kazanç) Miktarı

Satış, "Malı malla değişmek" demektir. Bir kimse, elindeki malını aza çoğa satabilir mi? Bu mesele açıklanmaya muhtaçtır. Şöyle ki: Satış işlemi başlıca dört kısma ayrılır;

1) Bir malı maliyet fiyatına satmaktır. Buna "Tevliye" denir ve caizdir. Bir satıcı, bazen elindeki malını hiç kar gözetmeksizin aldığı fi-yata satar. Bu kendi hakkıdır. Ancak burada gözetilecek şey, maliyet fiyatını doğru söyle­mektir. Değilse, satıcı Allah katında sorumlu olur. Alıcı da, dilerse alış muamelesini bozdurur, dilerse fazla bedeli geri alır.

2) Bir malı maliyetinden noksana satmaktır. Buna da, "Vazı’a" denir. Burada da doğruyu söylemek gerekir. Burada alıcıya düşen ahlaki bir görev vardır. Şöyle ki: Eğer malını böyle noksan fiyatla sat-makta olan kimse fakirse, onun zararına meydan vermemeli, o malı değeri ile satın almalıdır. Bu bir yardım ve sadaka yerine geçer.

3) Bir mala masraflarını ilave ederek maliyetini çıkardıktan sonra bir miktar fazlası ile satmaktır. Buna da "Murabaha" denir. Semra-yenin ve masrafların hepsini tam olarak tayin eden bir tüccar, elindeki malı az çok bir karla satabilir, bu caizdir. Ancak alıcının o mala olan ihtiyacından faydalanmaya kalkışmamalı, insafı elden bırakmamalıdır. Aksi halde, böyle bir mua­mele kerahetten ve sorumluluktan kurtul-maz. Bir’e aldığı malı bir buçuğa, on’a aldığı bir malı onbeş’e satabilir. Bu karın üzerine masraflarını da ekleyebilir. Daha bundan ileri tamah edip çoğa gidilmezse iyi olur. Bu kadar kar hattına musade edilmiştir. Fetva kitabı Mevkufat kitabı: Saife 54’de alışveriş yapanlar bu terazi üzerine yürümeleri lazımdır.

4) Bir malı, maliyetini söylemeksizin az çok istenilen bir bedel karşılı­ğında satmaktır. Buna da "Müsaveme" denir. Böyle bir satış da caizdir. Hatta yalan söylemiş olmak ve sermayenin tayininde hataya düşmüş olmak tehlikesinden kurtulmak için bu tür satış iyidir. Ancak satıcı alıcıyı aldatırsa, onun piyasayı bilmemesinden faydalanarak o malın başka bir yerde buluna­mayacağını ve malın çok kıymetli oldu-ğunu söyleyerek aldatırsa ve böyle o malı Gabn-i Fahiş (aşırı aldan-ma) ile satarsa bu yaptığı iş helal olmaz. Satıcı Allah katında sorumlu olur. Alıcı da, böyle bir aldatmadan dolayı o malı geri verebilir

Satın almak maksadı olmadığı halde, satılan bir malın fiyatını ar-tırmak mekruhtur. Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in:

وَتَنَاجَشُوا

“Müşteri kızıştırmayın,”[1] hadis-i, şerifiyle; almamak şartıy-la bir malın fiyatını artırmak yasaklanmıştır.

Cuma günü ezan vaktinde, zevalden sonra alış-veriş yapmak mekruhtur.[2]

Kıtlık zamanlarında elinde olan zahra ve yiyecekleri bir fırsat bilerek merhametsizlik yaparak çok yüksek fiyata satmayı bir ganimet bilmek bu ise caiz değildir.

Bir kimse bir şahsa eğer peşin verirsen şu malı sana on liraya bir ay veya iki ay veyahut bir müddet sonra verirsen onbeş lira veya yirmi liraya satarım demesi ordaki ana parası sağlam duruyor. Bu borca vadeli sattığından dolayı çok fark para almayı bir fırsat ganimet bilip merhametsizlik yapmak bu da caiz değildir.

Hadisi şerif:

 عَنِ ابْنِ عُمَرْ رَضِيَ اللّٰهُ عَنْه قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: إِذَا ضَنَّ النَّاسَ بِاالدِّنَارِ وَالدِّرْهَمِ، وَتَبَايَعُوا بِالْع۪ينَةِ، وَتَبِعُٓوا أَذْنَابَ الْبَقَرِ، وَتَرَكُوا الْجِهَادِ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰه،ِ أَدْخَلَ اللّٰهُ تَعَالٰى عَلَيْهِمْ ذُلًّا لٰا يَرْفَعُهُ عَنْهُمْ حَتّٰى يُرَاجِعُوا د۪ينَهُمْ

İbni Ömer radıyallahu anhrivayet ediyor.

“İnsanlar Allah yolunda cihadı terk edip paraya pula düşkünleşip cimrileştiklerinde, paraya ihtiyacı olduğunda bir malı veresiye daha yüksek fiyata geri almak şartıyla peşin düşük bir fiyata satma şeklindeki alış verişte bulundukların-da, sığır sürülerinin peşine takılıp gece gündüz onlarla uğ-raştıklarında Allah onları öyle bir zillete düşürürki yeniden dinlerine sarılmadıkça bu belayı başlarından def etmez.”[3]

 


[1] Mevkufat.

[2] Mevkufat.

[3] Camiü’s-Sağır Muhtasarı Tercümesi. C:1 S:212/400., Ramuze-l-Hadis C:1 S:53/7.

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>