canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

UMRE - (Zuhurâtı Izhârı'l-Vakf-ı Güneş 2.cilt)

 

UMRE

 

Üzerine Hac farz olan kimsenin umre yapması caizdir.[1]

Umre müekked sünnettir.

          Umrenin iki farzı vardır: İhram ve tavaf. Bunlardan ihram şart; tavaf, rükündür.

          Umrenin Vacipleri:

Safa ve Mer ve arasında sa’yetmek ve traş olmak. 

         Umrenin Yapılışı:

Umre yapanların ihramdan önce tırnak ve bıyıklarını kısaltmaları müstehaptır. Daha sonra gusl etmeli veyahut abdest almalıdır. Gusl etmek daha afzaldır. İhrama giren bir erkek, dikişli elbiselerini çıkarır. Ardından ihram giyilir. Yani bir peştemal kuşanır. Sağ omuzunu açık bırakıp sol omzunu örtecek şekilde üzerine bir omuz havlusu alır.(Sünnet olan ihram giyme şeklini Hanefi fıkıh kitaplarından Nihâye’de bu şekilde tarif ediyor.)  Başını ve ayaklarını açık bulundurur. İki rekât namaz kılar. “Allahım,  umre yapmak istiyorum, onu  kolaylaştır ve kabul eyle” diye dua eder ve arkasından Yüksek bir sesle

لَبَّيْكَ اللّٰهُمَّ لَبَّيْكَ, لَبَّيْكَ لٰا شَر۪يكَ لَكَ لَبَّيْكَ, اِنَّ الْحَمْدَ وَ النِّعْمَةَ لَكَ وَ الْمُلْك, لٰاشَر۪يكَ لَكَ

 “Lebbeyk Allâhümme lebbeyk lebbeyke lâ şerike leke lebbeyk innelhamde venni’mete leke ve’l-mülk lâ şerike lek ” diyerek telbiye söylenir.

İhrama giren kadınlar elbiselerini çıkarmazlar, başlarını ve ayaklarını açık bulundurmazlar. Telbiye getirirken seslerini yükseltmezler.

Bunları yapınca umre için ihrama girilmiş olur. Farz hacda yasak olan işler, umrede de ihramda bulundukça yasaktır. İhrama mikat yerlerinden evvel girilebilir, hatta yasaklara yönelme tehlikesi yoksa böylesi daha afzaldır.

         Mekke'ye girince, umre için tavafta bulunur. Tavafın yapılışı, Kabe'nin güney tarafındaki bir köşesine Rükn-ü Hacer ve diğer köşesine Rükn-ü Yemanî denir. Rükn-ü Hacer'de Hacer-i Esved denilen mübarek bir taş vardır ki, tavafa buradan başlanır. Beyt-i Muazzama sola alınarak Kabe'nin kapısına doğru gidilmek suretiyle Beyt'in çevresinde dolaşır. Böylece Hacer-i Esved'den başlayarak yapılan bir dolaşım yine orada tamamlanmış olur. Buna bir "şavt" denir. Aynı şekilde yedi defa yapılan şavt ile tavaf biter.

 Gerek tavafa başlarken ve gerek tavaf esnasında Hacer-i Esved'in önüne her geldikçe ona karşı durulur. Namaza durur gibi, eller kaldırılır, tekbir ve tehlil getirilir. Mümkünse öpülür veya eller sürülür. Bu da mümkün değilse, yalnız ona karşı eller yukarı kaldırılır, işaret yapılır ki, buna İstilâm (Selâmlamak) denilmektedir.    Hacer-i Esved'e böyle el koymak, Allah'u Teala hazretlerine ibadet ve itaat etmek üzere söz vermenin ve bunda kararlı olmanın bir nişanı demektir. Tavafın ilk üç şavtında (devrinde) sürat gösterir, tekbir ve tehlilde bulunur. Tavaf esnasında tekbir ve tehlil getirilir, salât ve selâm okunur. Tavafta şavtları arka arkaya yapmak şart değildir. Bu Tavaf henüz tamamlanmadan namaz için veya abdesti tazelemek için bırakılsa, tavaf bozulmaz. Geri kalan kısım sonra tamamlanabilir. Tavaf sırasında kadınların erkeklerle aynı hizada bulunmaları tavafı bozmaz.

 Bu tavaftan sonra Safa ile Merve arasında,   sa'y eder. Safa'dan başlayıp Merve'ye dört ve Merve'den Safa'ya üç defa gidip gelmek vacibdir. Bu yedi gidiş ve gelişe “sa’y” denir. Her defa Kabe görülünceye kadar tümseklerin üzerine çıkılır. Şimdi Merve tarafında yüksek binalar bulunduğu için Kabe oradan görülememektedir. Bundan sonra başının saçlarını traş eder veya kısaltarak umresini tamamlar. İstediği elbiseyi giyebilir. Kendisinde ihramda haram olan şeyleri helâl olur.

         Umrenin çoğu hareketleri tıpkı hac gibidir, fakat umrede hacdan farklı bazı hususlar vardır ki şunlardır:     Umre sünneti müekkededir.        Umrenin belli bir zamanı yoktur. Beş gün hariç senenin her gününde yapılabilir.

           Bu beş gün;  Arefe günü ve kurban bayramının dört günüdür. Bu günlerde umre için ihrama girmek tahrimen mekruhtur.         Umrede Arafat’ta vakfe yapılmaz. Müzdelife’de durulmaz. Cemreler taşlanmaz.         İki namaz bir vakitte cem yapılıp kılınmaz. Kurban kesmek yoktur. Umrede kudum tavafı yoktur. Veda tavafı yoktur.

  CEZALAR

Hac veya umre için ihrama girmiş olan zatlar için yapılması şer’an yasak olan şeylere cinayetülhac denir. Bu hususta kasten veya sehven yanılarak veya unutularak yapılması aynıdır. Şafilere göre hata ile unutmak afv edilmiştir. Umreye ait yasaklar cinayetler şu beş kısma ayrılır.

1- Yapılmalarından dolayı yalnız birer koyun ve keçi kesilmesi icap edilen yasaklar.

İhrama girmiş buluğ çağındaki bir zatın bir uzvuna tamamen veya bir uzvu miktarı muhtelif yerlerine güzel kokulu bir şey sürmesi başına kına yakması, yağ sürmesi, tam bir gün akşama kadar dikişli bir elbise giymesi veya başını örtülü bulundurması başının en az dörtte birini traş ettirmesi, fazla tüylerini gidermesi, tırnaklarını kesmesi  vacibi terk etmesi, cünüp ve hayız olarak tavaf yapması bu gibi yasaklar yapıldığında bir koyun veya keçi kurban kesmesi gerekir. İhramda bulunan bir kadının eline kına yakması kurban kesmeyi gerektirir.

2- Umre için ihrama giren kimse, henüz tavafın dört şavtını (devrini) yapmadan cinsel ilişkide bulunsa, umresi bozulur. Bununla beraber bu umreyi tamamlamaya devam eder ve ceza olarak bir koyun kurban eder. Sonra da bu bozulan umreyi bir vacib olarak kaza eder. Tavafın dört şavtından sonra cinsel ilişkide bulunsa, umresi bozulmaz, yalnız bir kurban kesmesi gerekir.

  3- Her birinin yapılmasından dolayı bir fıtra sadakası miktarı sadaka vermesini icap ettiren fiiller.

Bunlar ihramlı bir kişinin uzuvlarından birinin az bir miktarına güzel kokulu bir şey sürmesi. Bir günden az dikişli bir şey giyilmesi veya başını örtmesi, başının dörtte birinden azını traş etmesi. Yalnız bir tırnağını kesmesi, başkasını traş etmesi, başkasının tırnağını kesmesi. Bu fiilleri yaparsa fıtra sadakası miktarınca sadaka vermesi icap eder.

Tedavi için güzel kokulu bir şey kullanması da cezayı gerektirir. Ama bir yaraya tedavi için zeytinyağı sürmesi ceza gerektirmez. Kırık bir tırnağı da koparması caizdir.

4- Her birinin yapılmasından dolayı fıtre miktarından daha az bir sadaka vermeyi gerektiren fiiller.

İhramlı bir kimsenin çekirge öldürmesi, üzerindeki kehleyi öldürmesi veya başkasının üzerindeki kehleyi öldürmesi için göstermesi. Bu işleri yapan ihramlı dilediği bir miktar sadaka verir. Öldürülen kehleler üçten fazla olursa bir fitre miktarı sadaka vermesi icap eder. Bir rivayette eziyet veren kehle ve karınca gibi şeyleri öldürmekten dolayı  bir şey lazım gelmez.

 Hariçte mesela yolda görülen bir kehleyi öldürmekten dolayı bir şey lazım gelmez. Çünkü bu eziyet gören bir hayvan olduğundan esasen öldürmesi caizdir.

5- Her birinin yapılmasından dolayı bedelini ödemesi gereken fiiller.

Bunlar da ihramlıların av hayvanlarını öldürmesinden veya Mekke’yi Mükerremenin Haremindeki yaş ağaçları ve yeşil otları kesip koparmasından ibarettir. Bir ihramlı gerek haremi şerifte ve gerek harem haricinde av hayvanını öldüremez. Ve öldürene delalet edemez. Yine bir ihramlı Mekke’yi Mükerremenin haremindeki yaş ağaçları yeşil otları kesemez. Tersine hareket edenler kıymetlerini öderler. Şöyle ki öldürülen hayvan eti yenilmeyen hayvanlardan ise cezası bir koyun veya keçi kurban etmektir. Fakat eti yenilen hayvanlardan ise öldürüldüğü yerdeki kıymeti iki adil zat tarafından tayin edilerek tamamen sadaka verilir. Eğer bir fıtra sadakasından az ise yerine bir gün oruç tutması da kifayet eder.

Biçilen bu kıymet bir kurban değerinde ise ihramlı muhayyerdir. Dilerse kurban keser dağıtır. Dilerse parasını fakirlere dağıtır. Kendisinde mazarat olan yılan, akrep, yavuz köpek, kaplumbağa, fare, karga ve benzeri, arı, sivri sinek ve kara sinek, kene, pire, kertenkele ve yeryüzü haşerâtının cümlesini öldürmek caizdir bundan dolayı bir şey lazım gelmez.  (Mevkufat, Gunyetu’t-Talibin, Nurul izah, İbni Abidin ve Kudûri)

 


[1] Mevkûfat c.1.s.376

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>