canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

Ailevi Görevler - (Zuhurâtı Izhârı'l-Vakf-ı Güneş 2.cilt)

Ailevi Görevler

 

Aile hayatı, toplumsal varlığın başlangıcıdır. İslamda aile teşkilatı pek önemlidir. Aile fertleri, başta zevc ile zevceden ve bunların çocuk-larından ibarettir. Bunların karşılıklı görevleri vardır.

1) Kocasının başlıca görevleri: Zevcesi ile güzel geçinmek, onu koru­mak, onun nafakasını (geçim ihtiyaçlarını) karşılamak, kendisine doğruluk­tan ayrılmamaktır. Ebu Hureyre r.anh’dan rivayetle bir hadis-i şerifte buyurulmuştur:­

أَكْمَلُ الْمُؤْمِن۪ينَ إ۪يمَانًا أَحْسَنُهُمْ خُلُقًا، وَخِيَارِكُمْ خِيَارِكُمْ لِنِسٰٓائِهِمْ

“Mü’minlerin imanca en olgunu ahlak itibariyle en güzel olanıdır. Sizin hayırlılarınız kadınlarına hayırlı olanınızdır.”[1] Diğer bir hadis-i şerif de,

مَااَكْرَمَ النِّسٰٓاءِ اِلَّا الْكَر۪يمُ وَلٰا اِهَانَهُنَّ اِلَّا اللَّئِمِ

"Kadınlara ancak kerim olanlar ikram eder, kötü olanlar da ihanet eder" buyrulmuştur.

2) Kadınların başlıca görevleri: Kocasının dine uygun olan emirlerini tutmak, onun namus ve şerefini korumak, bulunduğu hale kanaat etmek, israftan kaçınmak, ev hanımı olacak bir şekilde bulun-maktır. Mutlu bir şekilde yaşamanın yolu budur.

3) Ana-babanın çocuklarına karşı görevleri: Dünyaya gelmele-rine sebep oldukları bu yavrularını güçleri yettiği kadar beslemek, terbiye etmek ve okutup bir kazanç yoluna koymaktır. Baba ile ana, çocuklarına karşı eşit hareket etmeli, onları okşamak ve gözetmek hususunda eşit tutmalıdır, kırgınlık ve bir çekememezlik duygusu meydana gelmesin. Ana ile baba, çocuklarına yumuşak davranmalı, kendilerini isyana götürmeyecek şekilde onları terbiye etmeye çalış-malı ve onlara karşı güzel bir fazilet örneği olmalıdır. Dokuz yaşına giren çocuklarını yataklarından ayır­malıdır. İyi çocuklar, Allah'ın birer kıymetli ihsanı demektir.

Daha yapılacak işi anne babaya düşen vazifeler: Anne baba her ikisi önce dini bakımından Allah’a Resulullaha muhabbetli olması onların sevgisini kalbine yerleştirip Allah Resulünün emirlerine itaatlı olup, nehyettiğinden kaçınmalı. Allah korkusu ile anne baba konuş-malarında hareketlerinde, davranışlarında Allah’tan korkarak çok edep hayalı olup dillerinden lüzumsuz insanları üzücü hareketlerden kelamlardan kendileri sakınıp düzelip olgunlaşması önce anaya baba-ya bunlar şart anne baba bunların içinde kamil insan olarak aynı konuları da güzellik yumuşaklık huzur rabıta ile çocuklarına da aynı huy edep ahlaklarını Allah, Resulullah sevgisini aynısını çocuklara öğretip aşılamaları şarttır.

Doğunca güzel isim vurmak yetişip buluğ çağına geldiği zaman Müslüman dinine bağlı ahlakı edebi yönünden bir kız araştırıp evlen-dirmesi bu şekilde kızı var ise onu da aynı yönde gelin edilme anne ve babanın vazifesidir. Kısadan anne baba önce kendileri terbiye-lerinde edeblerinde Allah’a Resulullaha karşı sevgi cihetinden hem de korku cihetinde ihlaslı ameller yapmakla kemale ulaşıp kamil bir insan olmak kendilerinin vazifesidir ki bunlarıda evlatlarına aynısını öğretip aşılamaya vazifelidirler.

Çocuklar aralarında ayrım yapılmayıp hep beraber eşit olarak tutunuz ki şeytan aralarına fitne düşürmesin. Dışarıdan eve gelirken bir hediye ile gelirseniz. Çocuklara taksimetinde ilk defa taksimeti kız evladı var ise kız evladından taksime başlayınız. Çünkü kız evladı erkek evlatlara karşı biraz daha boynu bükük yumuşak olur. Hadisi şerif:

أَدِّبُٓوا أَوْلٰادَكُمْ عَلٰى ثَلٰاثِ حِصَالِ حُبِّ نَبِيِّكُمْ وَحُبِّ أَهْلِ بَيْتِه۪ وَقِرٰٓائَةِ الْقُرْآنِ

“Anne babalar çocuklarınıza Allah Resulullah sevgisini ve ehli beytimin sevgisini aşılayınız. Kur’an’ı öğretiniz okutu-nuz.”[2] Dinin temellerini öğretiniz. Yine hadisi şerif:

مَنْ وَلَدَلَهُ ثَلٰاثَةُ أَوْلٰادِ فَلَمْ يُسَمِّ أَحَدَ هُمْ مُحَمَّدًا فَقَدْ جَهِلَ

“Bir kimsenin üç erkek evladı olsa bir tanesinin ismini Muhammed (Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in) isminden koymaz ise o kimse cehalet etmiş, Bana saygısızlık yapmış olur.”[3] buyuruyor. Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sel-lem’in isimleri çok da hiç olmazsa birisini koymaz ise Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’e saygısızlık yapmış olur. Hadisi şerif:

رَحِمَ اللّٰهُ وَالِدًا أَعَانَ وَلَدَهُ عَلٰى بِرِّه۪

“Evladına hayırlı işlerde yardımcı olan babaya Cenâb-ı Hak Teala Hazretleri merhamet buyursun.”[4]

4) Çocukların ana-babalarına karşı başlıca görevleri: Onlara say-gı gösterip itaat etmektir. Kendilerinin hayatına sebeb olan, kendi-lerini yıllarca sevgi ve şefkatle, kucaklarında beslemiş bulunan ana-babalarına karşı “öf” bile demeleri caiz değildir. Ana-babasına bakma-yan, onların dine uygun emirlerini dinlemeyen, onların ihtiyaç zaman-larında yardımlarına koşmayan bir çocuk, hayırlı evlat olma şerefin-den yoksun kalır, toplum içinde yararlı olmaktan çıkar, hem de Yüce Allah'ın azabını hak etmiş olur.

Babalar saygı bakımından, analar da yardım bakımından önde gelir­ler. Bununla beraber ananın hakkı babadan iki kat fazladır. Bir hadis-i şerifte şöyle buyurulmuştur:

اَلْجَنَّةِ تَحْتَ أَقْدَامِ الْأُمُّهَاتِ

"Cennet anaların ayakları altındadır."[5]

Hayırlı çocuklar, yalnız babalarına ve analarına değil, onların ölümünden sonra onların dostlarına da saygı gösterir ve mezarlarını ziyaret ederler. Çünkü bu saygı da, ana-babaya hürmet kısmındandır.

Çocuklara evladlarada düşen vazife: Hadisi şerif de şöyle buyu-rulmuştur:

إِنَّ اللّٰهَ تَعَلٰى يَز۪يدُ ف۪ي عُمْرِ الرَّجُلِ بِبِرِّه۪ وَالِدَيْهِ

“Muhakkaki Allah’u Teala, Ana babasına hürmet hizmet ihsan etmek sebebiyle o evladın ömrünü uzun rızkını bol eder. Ve anne babanın duası bereketi ile o çoçuklar kaza be-lalardan kurtulur.”[6]

Başka bir hadisi şerifinde Peygamber Efendimiz:

دُعٰٓاءُ الْوَالِدِ لِوَلَدِه۪ كَدُعٰٓاءِ النَّبِيِّ لِأُمَّتِه۪

“Bir Müslüman kamil bir babanın evlat üzerine duası Peygamber duası gibidir.”[7] Yine hadisi şerif:

نَظَرُ الرَّجُلِ إِلٰى وَالِدَيْهِ حُبًّا لَهُمَا عِبَادَةٌ

“Anne babalarına şefkatla bakmak (ve onları memnun ede-cek şekilde hizmet yapmak) Allah’a ibadet yapmak makamın-dadır.”[8] Yine hadisi şerif:

ثَلٰاثَةٌ لٰايَنْفَعُ مَعَهُنَّ عَمَلٌ أَلشِّرْكُ بِاللّٰهِ وَعُقُوقُ الْوَالِدَيْنِ وَالْفِرَارُ مِنَ الزَّحْفِ

“Üç hal var ki bu üç hallar ile yapılan ibadetler Allah indinde makbul olmaz. 1- Allah’a şirk koşmak, 2- Ana babaya isyan edenler, 3- Din içün harp cephesinden kaçıp firar edenler.”[9]

Yine bir hadisi şerifte buyuruyor ki:

اَلْجَنَّةُ تَحْتَ أَقْدَامِ الْأُمُّهَاتِ

“Cennet anaların ayağı altındadır.”[10] Cennete girmek an-ne babaya yumuşak davranmak gönül enginliği ile onların gönlünü kazanmak iledir. Yine hadisi şerif:

رِضٰٓاءُ الرَّبِّ ف۪ي رِضٰٓاءِ الْوَالِدَيْنِ وَسَخَطُهُ ف۪ي سَخَطِهِمَا

“Cenabı Allah’ın gazabı anne babanın gazabındadır. Al-lah’ın rızası da anne babanın rızasındadır."[11] Yine hadisi şerif:

مَنْ أَحْزَنَ وَالِدَيْهِ فَقَدْ عُقَّهُمَا

“Her hangi bir evlat ana babasının gönlünü yıkar mü-teessir eder ise büyük kebair günah işlemiş olur.”[12]Yine hadisi şerif:

اَلْعَبْدُ الْمُط۪يعُ لِوَالِدَيْهِ وَلِرَبِّه۪ ف۪ي أَعْلٰٓاءِ عِلِّيّ۪ينَ

“Hakkıyla anasına babasına hizmet edip (onların gönlünü kazanıp duasını kazananlar) Rabb’ısına da mu’ti olan kul cenneti âlâdadırlar.”[13]

Cenâb-ı Hak korusun ümmeti Muhammed’i anne baba olanları ve anneye babaya da evlat olanları Allah indinde mesul olacak vazifelerden her ikisini de Cenâb-ı Hak muhafaza etsin. Annesi babası Allah korusun fuhşiyet yolunda ise içki, kumar, yalancılık, dolan-dırıcılık buna benzeyen günah çirkefi olan günah denizinde yürür ise kendi bu çirkefler yolunda yaşar evladını da aynen kendisinin günah çirkef yoluna teşvik eder sevk ederse evlatlar bunlara bu emirlerinde katiyen uymaz. İtaat etmez böyle yönlerde emirlerini dinlemezler.

 (كَعَبْ بِنْ عُجْرَة) أَنَّ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ خَرَجَ يَوْمًا إِلَى الْمِنْبَرِ فَقَالَ ح۪ينَ اِرْتَقٰى دَرَجَةَ اٰم۪ينْ، ثُمَّ اِرْتَقَى الْأُخْرٰى فَقَالَ اٰم۪ينْ، ثُمَّ اِرْتَقَى الثَّالِثَةَ فَقَالَ اٰم۪ينْ، فَلَمَّا نَزَلَ عَنِ الْمِنْبَرِ وَفَرَغَ قُلْنَا يَا رَسُولُ اللّٰهِ لَقَدْ سَمِعْنَا مِنْكَ كَلٰامًا اَلْيَوْمَ قَالَ وَسَمِعْتُمُوهُ قَالُوا نَعَمْ قَالَ إِنَّ جِبْر۪يلٍ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمْ عَرْضَ ل۪ي ح۪ينَ أَرْتَقِيَتْ دَرَجَةً فَقَالَ بَعْدَ مَنْ أَدْرَكَ أَبَوَيْهِ ثُمَّ الْكِبَرِ أَوْ أَحَدَهُمَا لَمْ يُدْخِلٰاهُ الْجَنَّةِ قَالَ قُلْتَ اٰم۪ينْ وَقَالَ بَعْدَ مَنْ ذَكَرْتَ عِنْدَهُ وَلَمْ يُصَلَّ عَلَيْكَ فَقُلْتَ اٰم۪ينْ ثُمَّ قَالَ بَعْدَ مَنْ أَدْرَكَ رَمَضَانُ فَلَمْ يَغْفِرْ لَهُ فَقُلْتَ اٰم۪ينْ

Kâ’b bin Ucre r.anh’tan: Bir gün Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz minbere çıktı birinci basımına bastı amin buyurdular. İkinci basıma bastı amin dedi. Üçüncü basıma bastığında yine amin buyurdular. Sohbet konuşmalar sonu minberden inince sahabeler sordular? Ya Resulallah her bir basıma ayak bastığında amin söylediniz. Bundaki hikmet ne idi. Ya Resulallah deyince buyurdular ki:

Ayağımı birinci basıma basınca Cebrail aleyhisselam gel-di. Buyurdular ki: Ya Muhammed bir kimsenin yani evlatların anne babaları yaşlandı ihtiyar olup kuvvetten düştüler. Bu şekilde anne babanın her türlü bakım işleri de evladın eline kaldı. Bu halda kalan anne babasına hizmet hürmet yapıp eza cefalarına tahammül edip onların duasını alanlar cenneti alada oluyorlar. Bu şekilde onların düşkün halında onların her halına eza cefalarına tahammül edemeyip de cenneti kazanamıyan evlatlarında yüz üstü sürünüp Allah’ın rahme-tinden mahrum kalsınlar buyurdular. Ben de amin dedim.

İkinci basıma çıkınca yine Cebrail aleyhisselam buyur-dular ki: Ya Muhammed Ramazan şerif mübarek şerefli ay girince bu ayın içinde insanlardan ne kadar küçük ve büyük günahkarlar var olupta bu şerefli mağfiret ayının içinde Allah’a boyun bükerek günahlarına tevbe yapıp günahlarını af ettiremeyenler onlar da yüzüstü sürünsünler. Allah’ın rah-metinden mahrum kalsınlar dedi. Ben de amin dedim.

Çünkü bu şerefli mübarek Ramazan hürmetine Cenab-ı Hak bü-tün küçük büyük günahların tevbe edenlerin hepsini affı mağfiret edi-yor. Ramazanın birinci akşamı iftar saatinde Cenab-ı Hak Teala Haz-retleri günahkarlardan cehennemlik olmuş günahkar kullardan bin kerre bin kişiyi o iftar vaktinde affı mağfiret ediyor. Her gün her iftar vaktinde aynen böyle mağfiretler olunuyor. Hatta Ramazanın son akşamı iftar vaktinde Ramazanın birinci iftarından Ramazanın son akşam iftarına kadar ne kadar cehennemden affı mağfiret olunmuş-ların sayısınca son iftar saatinde de böyle büyük affı mağfiret ediyor.

Üçüncü basıma çıktığımda Cebrail aleyhisselam Ya Mu-hammed bir yerde bir cemaatte bir toplumda Senin ismin söylendiği zamanda Sana sevgi saygı hürmet tazim ile sela-vat getirmeyenler yüzüstü sürsünler. Allah’ın rahmetinden mahrum olsunlar dedi. Ben de amin dedim.[14]    

Kısadan yazmış olduk. Anne baba ehli küfür olup evlatlarını da küfre fuhşiyete teşvik edip sevk ederlerse böyle yönlerde onlara itaat olunmaz. Örnek: Ebu Cehil’in oğlu Ekreme babasına dinsizlik yolunda uymadı. İtaatte etmedi. Aklı ile Allah’a iman Resulüne iman edip itaat yolunu seçti. Halis Müslüman oldu. Şimdi bazen kitaplarda hadis rivayet ediyor. Ekreme r.a.’den diye hadis rivayet ediyor.

Anne baba hakkında ayeti kerime:

وَقَضٰى رَبُّكَ اَلَّا تَعْبُدُوٓا اِلَّآ اِيَّاهُ وَبِالْوَالِدَيْنِ اِحْسَانًاۜ اِمَّا يَبْلُغَنَّ عِنْدَكَ الْكِبَرَ اَحَدُهُمَآ اَوْ كِلَاهُمَا فَلَا تَقُلْ لَهُمَآ اُفٍّ وَلَا تَنْهَرْهُمَا وَقُلْ لَهُمَا قَوْلًا كَر۪يمًا

Anne baba hakkında buyuruyor ki. “Annenize babanıza iyi güzel muamele ediniz. Anne babandan birisi veya ikisi yanında olur her türlü bakımları da evlat eline kalır ise onla-ra yaptığın muamelelerde eza, cefalarına çok sabırlı taham-müllü olun üf bile demeyiniz. Onları sert sözler ile azar-lamayınız. Onlara yumuşak mülayimlikle tatlı üzmeyecek güzel kelamlar söyleyiniz.”[15] buyuruyor.

5) Kardeşlerin başlıca görevleri: Birbirini sevmek, birbirine yardım edip­ saygı ve merhamet göstermektir. Kardeşler arasında: pek kuvvetli bir bağ vardır; bunu daima korumalıdır. Hele büyük kardeşler, baba ve ana yerinde­dirler. Bunlara karşı büyük bir saygı göstermelidir.

Maddi bir yarar yüzünden birbirine düşman kesilen kardeşler, iyi ruhlu kimseler sayılamazlar. Birbirine tutkun olan kardeşler, hayatta daima başarı sağlarlar. Şunu da ekleyelim ki, hizmetçiler de aile fertlerinden sayılırlar. Bun­lara karşı da, iyilik ve tatlılıkla hareket edip, güçleri yetmeyecek olan işleri onlara yüklememelidir.

Hizmetçiler de, insanlık bakımından efendilerine eşittirler. Bunla-rın mümkün olduğu kadar terbiyelerine ve güzelce yaşamalarına bakmalıdır.

 


[1] Riy’azü-s-Salihin s.230/278 (Bedir Yayınları).

[2] Kenzü-l-İrfan 1001 Hadis s.74-75/441.

[3] Kenzü-l-İrfan 1001 Hadis s.75/442.

[4] Kenzü-l-İrfan 1001 Hadis s.75/444.

[5] Kenzü-l-İrfan 1001 Hadis s.74/435.

[6] Kenzü-l-İrfan 1001 Hadis s.73/431.

[7] Kenzü-l-İrfan 1001 Hadis s.59/336.

[8] Kenzü-l-İrfan 1001 Hadis s.74/439.

[9] Kenzü-l-İrfan 1001 Hadis s.74/434.

[10] Kenzü-l-İrfan 1001 Hadis s.74/435.

[11] Kenzü-l-İrfan 1001 Hadis s.74/436.

[12] Kenzü-l-İrfan 1001 Hadis s.74/437.

[13] Kenzü-l-İrfan 1001 Hadis s.74/438.

[14] Tabarani El-Mu’cemu-l-Kebir c.19. s.144/315 (Musul), Rüdâni c.5. s.304/9583.

[15] İsra Suresi, 17/23.

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>