canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

LUT ALEYHİSSELAM KAVMİNİN HELAKI - (Zuhurâtı Izhârı'l-Vakf-ı Güneş 2.cilt)

 

LUT ALEYHİSSELAM KAVMİNİN HELAKI

 

Şu konuyu da ilave edilmesi Hadisi Şerife karşı yazılması icap etti. Livata konuları bu livata denilen hanımların birleşmek için helal kılınan ön taraflarını helal olan yönleri Cenâb-ı Hak helal buyurmuş-tur.

Livata denilen ise Allah’ın Helal kıldığı yolu bırakıp hanımın arka tarafından necis gelen yolunu kullanmaya livata derler. Bu yolu da Cenâb-ı Hak haram kılıp nehy etmiştir.

Lut Peygamberin kavmi Allah’ın helal kıldığı yönü bıraktılar. Ne-cis gelen yollara tecavüz yapmaya başladılar. Erkekler erkekleri bu yolla kullanırken Cenab-ı Hak’kın en sonra gazabına layık oldular. Cebrail aleyhisselam onlara helak emriyle gelip kanadını yerin altına sokup bulundukları kalabalık olan şehri semaya kaldırıp ters çevirdi. Allah’ın rızasına hoş gelmeyen nehy kıldıkları yönlere gitmekten ümmeti Muhammed’i muhafaza eylesin amin. Ya Muin.

İşte Cenab-ı Hak’kın sevmeyip hoşlanmadığı gücendiği Lut Pey-gamberin kavminin adetlerinden birkaç tanesini yazmak icap etti.

Birinci: İşte bu livata dediğimiz konu. Haddini geçti Allah onları gazap etti. Helak etti.

İkinci: Lut Peygamberin kavminin Allah’ın hoşlanmadığı fiiller Livatayı yazdık. Ayak ayağın üstünde gururlu oturmak, ellerini arka tarafından ellerini biri birlerinden tutup gururlu yürümek, ellerine zin-cir alıp parmakları ile zincir dolandırmak. İki dudakları ile üfürüp ıslık ses çıkarmak. Parmaklarını çatlatmak, ağızlarında sakız çiğneyip sakız çatlatmak. Kış ve yaz boğazları aşağıya kadar göğüsleri açık gezmek, işte bu saydıklarımız Allah’ın hoşlanmadığı çirkin fiiller Lut a.s’ın kavminin kötü fiileridir.

İbni Abbas radıyallahu anh Hazretlerinin rivayetinde Resulü Ek-rem sallallahu aleyhi ve sellem buyurmuşlar ki: Erkeğin veyahut kadı-nın helal olmayan arka necaset yolundan kullanırsa hadisi şerifin mealine göre bu fiili yapan kimselerin kıyamet gününde Cenab-ı Hak onların yüzüne nazar edip bakmaz. Bu fiili işleyenin cezası evli ise recm edilir. Bekar ise yüz deynek vurulur. İmamı Ebu Yusuf ile İmamı Muhammedin kavli böyledir. [1]

Zaten Allah imanlı olanlar Allah’ın kanunlarına uyanlar şu konu-yu ilave edersek inançlı olanlara kafi gelir. Lut aleyhisselam’ın kavmi bu livata denilen çirkin kerih olan fiile o kadar ileri düşüp gittiler ki bir çokları hanımlar bırakılıp erkekler peşlerinde erkekler erkekleri kullan-maya başladılar. Ve hanımların helal yolunu bırakıp bu kerih çirkin yolundan kullanmaları haddini geçti.

Cenab-ı Hak Teala Hazretleri bir kavmi helak etmezden önce ih-tar ikaz yapmadan helak etmiyor. Lut aleyhisselam ise bu kavmin üzerinde bu çirkin kerih olan fiillerini terk etmeleri için gece gündüz son derece çalıştı. Hatta kendinin hanımı da Lut Peygambere sen herkesin keyfine zevkine mani olma dediği için o kadın da o kavimle beraber helak oldu.

Bu fiilin artık son netice Allah’ın gazabına layık olunca Cebrail aleyhisselam ile Mikail aleyhisselam genç yüzlerinde sakal tüy olmayarak güzel oğlan şeklinde Lut aleyhisselam’ın şehrine girdiler. Bunları gören şehir halkı işleri bırakıp bunların peşine düştüler. Bunlar Lut aleyhisselam’ın evine misafir oldular. Şehir halkı Lut aleyhisse-lam’ın evini sardılar. Hücumlar yapıp zorlayıp içeriye girdiler. Lut aley-hisselam’a zor cebir kullanıp başka çaren yok bu misafirleri bize vereceksin. Diye çok hakaret zulümler haddini geçince.

Lut aleyhisselam artık tahammülü sabrı kalmayıp ellerini kaldır-dı. Ya Rabbi bu asi isyankar Sana asi olan bu kavmi helak olma za-manı daha gelmedi mi Ya Rabbi diyerek tezarru niyazında Cebrail aleyhisselam bir anda tebdil olup Ya Lut ben bunların helak olma emrine geldim idi. Fakat senin ağzından kavmiyin hakkında bu kelamı söylemeni bekliyor idim. Deyip hemen kanatını yerin altına sokup şehri tümüyle semaya kaldırdı. Birinci semaya o kadar yakın geldiler ki, birinci semadaki melekler bunların çalgı oyun seslerini duymaya başladılar. İşte Cebrail aleyhisselam kanadına aldığı bu şehri dağıyla ovasıyla semadan tersine çevirdi. İşte bir rivayete göre o şehir kıya-mete kadar her gün bir arpa boyu aşağı iner. Cehenneme kadar. Al-lah’ın varlığına birliğine inanıp onun kanunlarına itaat edenlere bunlar bu gibi geçmiş olaylar hayattaki böyle olaylar hayatta bulunan üm-meti Muhammed’e bir büyük ders ibret hikmet ikaz irşattır, doğrudan doğruya.

Cenab-ı Hak’kın böyle ümmeti Muhammed’i uyarmak için geç-mişteki olayları Lut aleyhisselam’ın kavminin helak olmalarının sebe-bini Musa aleyhisselam’ın kavminin denize gark olması, İbrahim aley-hisselam’ın kavminin bir sivrisinekler ile helak etmesi, Salih Peygam-berin kavminin azıp onları semadan ateş yağdırıp helak etmesi. Bunların hepsi yazılsa çoğa gidecek.

Yemen kralı Ebrehe ordusunu, fil ordusunu Ebabil kuşlarına emredip kızıl denizden üçer tane nohuttan küçük mercimekten büyük çamurlar yuvarlatılıp bir anda cehenmemdeki Siccin Cehenneminin kızgın ataşı ile yuvarladıkları çamurları kızdırıp her kuş bir ağzına iki pençesine atom bombası gibi Yemen’den gelip Ebrehe ordusunun üzerlerine attıkları adama, hayvana, file nereye dokandıysa vakır va-kır kaynatıp bir anda kül etti. Ebrehe ordusundan Mekke harbinden kaçıp Yemen’e giden saklanan adamları kuşları takip ettiler evde ise dışarıda ise nereye gizlenmiş saklanmış ise bu Mekke harbine gelen asker adamlardan bir fert kurtulmadı. Alanlara nice bunun gibi dersler öğütler verip uyanmamız için ibretlerini göstermektedir.

اَوَلَا يَرَوْنَ اَنَّهُمْ يُفْتَنُونَ ف۪ي كُلِّ عَامٍ مَرَّةً اَوْ مَرَّتَيْنِ

Sureyi Tevbe’nin son ayetlerinde kısaca mealinde “Biz yer yü-züne senede birkaç sefer yeryüzüne bela musibetler tufanlar depremler zelzeleler vermekteyiz” [2] hikmeti.

ثُمَّ لَا يَتُوبُونَ وَلَا هُمْ يَذَّكَّرُونَ

Anlamı “bu afatları bu belaları bu tufanları bu zelzele depremleri insanlar bunları görüp de akıllarını başlarına alıp iyice düşünüp tefekkür edip bunlar bizim isyanımızdan hata yaptığımız günahlarımızdandır diye tövbe etmezler mi?[3] Ayetin özeti de hakikatı da böyledir.

İnsanlar burayı hakkıyla bilip kavrayamayanlar efendim orman-sızlıktan yerlerde gevşeklik hasıl olduğundan şu tabakada yerküre böyle yitilmiş şu tabakada yerküre şöyle yitilmiş böyle cevap veri-yorlar. Başka sebepler ileri sürüyorlar. Bunu Cenab-ı Hak bizlerin tev-be etmemiz için yaptı diyemiyorlar. Cenab-ı Hak’ta bunları görüp te tövbe etmezler mi dövünüp tefekkür, tövbe etmezler mi haber veriyor.

Cenab-ı Hak Teala Tekaddes Hazretleri İnşallah misalda hata olmaz bir ayeti kerimenin mealinde biz bir kavmi önceden onları ikaz irşad etmeden uyarıcı Resullar gönderip ikaz etmeden helak etmedik. İnşeallah Cenâb-ı Hak hata yazmaz.

Bulunduğumuz zamanımızda vesayit işleri yekün karada, as-faltta yürüyen vasıtalara önceden vasıtanın direksiyon kullanan kim-selere trafik kuralları anlatılıyor. Hatta devletin açtığı asfalt yollarda vesayiti kullanan kimselere ileriye varmadan daha beride iken ile-rideki tehlikeleri virajları rampaları şekillerini süratlı gidilmeyecek yer-lerini arabaları zorlayıp geçilmeyecek şekillerini bütün trafik kurallarını ilerideki tehlike yerlerine varmadan tehlikeleri berilerde göstermek-tedir.

Misalda hata olmasın Cenab-ı Hak Teala Hazretleri ayeti keri-mesi ile ve Resulları ile ve Resulü Ekrem Efendimiz Hadisi şerifi ile hayatta bulunup yaşayanlara durmadan haber verilip ikazlar yapılıyor. Ölüm gelmeden ölüme nasıl hazırlıklı olmamızı mezara varmadan mezarın tedarik tedbirimizi nasıl yapmamızı İsrafil aleyhisselam kıya-metten sonra sur üfürülüp mezardan Allah’ın emriyle her ruh yeniden cesedi ile birleşince ne düzende ne halda mahşere gideceklerimizi ayetlerle hadislerle daha oralara varmadan dünyada iken haber veriliyor. Mahşerde toplanıp enbiya evliyalar huzurunda bizzat Allah huzurunda not tutulan amel defterleri her şahıs kendisi açıktan cehri olarak okunması bir büyük muhasebeden geçip Cenab-ı Hak bir ayeti kerimesinde, (Bakara:202)

سَر۪يعُ الْحِسَابِ

Çok keskin seri olarak hesaplardan geçerek her ferdin dünyada haber verilince inancına, itikatına, ameline, itaatına ibadetine göre tartıya teraziye vurulunca iyilik tarafları hayır tarafları çok ağır gelen-ler Allah’ın vaadi olan ebedi istirahathane, cennetine dahil olacak. Nefsine şeytanına tabi olup Allah’ı onun kanununu tanımamış çiğ-nemiş kabahatlar ile cürümler ile cinayetler ile günah şerler ile def-terler kayıt olup dolmuş. İşte günahı ağır kötülükleri ağır fazla olanlar suç karşılığı yaptığı cinayet karşılığı olarak ceza yerine cehenneme sürülecekler. Eğer la ilahe illallah Muhammedun Resulullah’a kuvvetli bir inanç iman bulunursa cezasının karşılığı olarak Allah’ın dilediği kadar cezasını çeker cennete gelir.

Burada okuyup dinleyenlere müjde beşaret mağfiret yol kapısını açalım inşallah bir ayet ile bir de hadisi şerif ile Cenab-ı Hak bildirirse izinde verirse inşallah bunlardan da biraz yazalım. Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz bir hadisi şerifinde buyuruyor ki.

يَسِّرُوا وَلٰاتُعَسِّرُوا بَشِّرُوا وَلٰاتُنَفِّرُوا

Yani, “Kolaylaştırın zorlaştırmayın müjdeleyin nefret et-tirmeyin.”[4]

 Allah’ın kullarına, inkarcılar malum onlara ne söylesen fayda ol-mayacağını Cenâb-ı Hak ayeti kerimesinde haber veriyor.

اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا سَوَآءٌ عَلَيْهِمْ ءَاَنْذَرْتَهُمْ اَمْ لَمْ تُنْذِرْهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ

“İmansızlara, müşriklere, münafıklara, Allah’ı tavsiye etsen de cennetini cemalini ikramiyesini söylesen de söyle-mesen de müsavidir. Korkutsan da korkutmasan da inan-mazlar. Ne söylesen inanmazlar.”[5]

Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin hadisi şe-rifinde inançlı kullarına kolaylıklar gösteriyor. Zorluklara çekmeyin Al-lah’ın cennetini, cemalini, ikramiyesini, merhametini, şefkatini, affı mağfiretini bunlardan da söyleyin müjdeleyin beşaret verin çok devamlı sıkıştırıp nefrette ettirmeyiniz. Buyuruyorlar. Ayeti kerimeyi hemen arkadan ilave edelim inşallah. Sureyi Furkan da; hepsini yaza-cak olursak çok uzundur. Müjde beşaret konularını inşallah Allah izin verirse yazacağız.

وَالَّذ۪ينَ لَا يَدْعُونَ مَعَ اللّٰهِ اِلٰهًا اٰخَرَ وَلَا يَقْتُلُونَ النَّفْسَ الَّت۪ي حَرَّمَ اللّٰهُ اِلَّا بِالْحَقِّ وَلَا يَزْنُونَۚ وَمَنْ يَفْعَلْ ذٰلِكَ يَلْقَ اَثَامًاۙ ﴿﴾ يُضَاعَفْ لَهُ الْعَذَابُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ وَيَخْلُدْ ف۪يه۪ مُهَانًاۗ ﴿﴾ اِلَّا مَنْ تَابَ وَاٰمَنَ وَعَمِلَ عَمَلًا صَالِحًا فَاُو۬لٰٓئِكَ يُبَدِّلُ اللّٰهُ سَيِّـَٔاتِهِمْ حَسَنَاتٍۜ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُورًا رَح۪يمًا ﴿﴾

Meali: “Herkim üç büyük kebair günahları yapar ise o kimselerin günah karşılığı ceza yeri cehennemin en kızgın esame cehennemidir.

Üç büyük kebair günah

1- Allah’tan başka Ay’a, Güneşe putlara tanrı diye tap-mak,

2- Bi gayri yere suçsuz yere katl etmek, adam öldürmek,

3- Zina yapmak.” İşte bu üç büyük kebair günahın karşılık ceza yeri cehennemin en kızgın esame cehennemine konup ebedi orda azap çekmesini kazandı. Bu yaptığı günah sebebiyle ayetin devamı.

Bu günahları nefsini şeytanını yenemeyip yapanlar pişman olurlar. Allah’ın varlığına birliğine kudret kuvvetine hakkı ile inanır iman ederler ise bu yaptıkları büyük cürümlü olan günahlara pişmanlık müteesirlik ile bir dahi böyle bu günahları yapmayacağına tövbe cidden tövbe ederse bir de bunlar ile beraber Cenab-ı Allah’a ihlaslı ameli Saliha yapmaya devam ederse burada Cenab-ı Allah’ın büyük bir rahmet hazinesi, merhamet hazinesi, Cenab-ı Hak’kın affı mağfireti kullarının üzerine azabından gazabından rahmetini kullara acımasının esirge-mesinin şefkatinin ne kadar bol, nihayeti olmadığını ihsan edip haber veriyor. Ayetin devamı.

İşte bu kimseler Allah’a iman eder. İnanır bir daha bu günahlara yanaşmayacağına pişmanlıkla tövbe eder bir de Allah’a karşı ihlaslı halis niyet ile ameli salihaya başlar ise bu kimsenin yığılan dağlar kadar cürmü günahları hepsini yüce Rabbım afv ediyor. Mağfiret ediyor. Altını çiziyor. Tekrar kul-ları üzerine ikramiyesinin şefkatinin merhametinin onları esirgemisinin ne kadar fazla olduğunu dinleyiniz. Bu dağlar kadar yığılan günahlar affı mağiret oldu. Tekrar bu yığılan dağlar kadar büyük günahlarını sevaba tebdil edeceğini beşaretle bize haber veriyor.[6]

İyi derinden düşünürsek sıdk ile tövbe etmeye devam günahları göz önüne getirip mahcup olarak bir daha yapmamaya niyet ile tövbeye devam.

Ameli salih denilen amel ol amel ki o amelde ki arzu maksatı is-tekleri tek yalnız Allah rızası olmak başka gaye arzu maksatlar bulun-mamak.

Yine bir başka ayette:

نَبِّئْ عِبَاد۪يٓ اَنّ۪يٓ اَنَا۬ الْغَفُورُ الرَّح۪يمُۙ ﴿﴾ وَاَنَّ عَذَاب۪ي هُوَ الْعَذَابُ الْاَل۪يمُ ﴿﴾

Yani, “Ey Habibim, kullarıma haber ver ki, Ben tevbe edenleri mağfiret ederim ve ibadet edenlere sevap vermekle merhamet ederim ve tevbe etmeyenlere azabım acıdır.”[7]

Yani “Ey Habibim, sen mü’min ve kafire muti ve asi cümle kullarıma haber ver ki, hulus-ı kalp ile tevbe, istiğfar edenleri mağfiret ederim ve küfr üzere ısrar edip, tevbeye yapışmayan, günah üzere ısrar edip, tevbe, istiğfar etmeyenlere azabım elimdir, Benim azabım başkalarının azabına benzemez.”

“Ya Habibim kullarıma bildir söyle haber ver. Günahına tövbe edenleri afv ederim. Benden mağfiret dileyeni mağfiret ederim.”

Bir Hadisi kudside:

قَالَ اَللّٰهُ تَعَلٰى مَنْ لٰايَدْعُون۪ى أَغْضَبُ عَلَيْهِ

“Bir kimse ellerini kaldırıp boyun bükerek tezarru niyaz ile istek talep etmez ise o kimseye buğz ederim.”[8]Çünkü bu hal ya gayet cahilliktendir. Veyahut gayet çok gurur kibirliktendir.

 


[1] Şir’atül İslam, saife 448.

[2] Tevbe Suresi, 9/126.

[3] Tevbe Suresi, 9/126.

[4] Sahihi Buhari c.5.s.2269/5772 (Beyrut), Nesai Es Sünenü-l-Kübra c.3. s.449/5890 (Bey-rut), Ramuze-l-Ehadis c.2. s.510/6.

[5] Bakara Suresi, 2/6.

[6] Furkan Suresi, 25/68,69,70.

[7] Hicr Suresi, 15/ 49,50.

[8] Kenzü-l-İrfan 1001 Hadis s.61/343

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>