canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

KADINLARIN ÖRTÜNMESİ HAKKINDA - (Zuhurâtı Izhârı'l-Vakf-ı Güneş 2.cilt)

KADINLARIN ÖRTÜNMESİ HAKKINDA

 

 

Ayeti kerime:

يَآ اَيُّهَا النَّبِيُّ قُلْ لِاَزْوَاجِكَ وَبَنَاتِكَ وَنِسَآءِ الْمُؤْمِن۪ينَ يُدْن۪ينَ عَلَيْهِنَّ مِنْ جَلَاب۪يبِهِنَّۜ ذٰلِكَ اَدْنٰىٓ اَنْ يُعْرَفْنَ فَلَا يُؤْذَيْنَۜ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُورًا رَح۪يمًا

“Ey Habibim! Zevcelerine ve kızlarına ve mü’minlerin kadınlarına de ki; Üzerlerine feracelerini sıkı örtsünler. Bu onların tanınmalarına ve eza edilmemelerine en yakın en muvafık bir sebeptir. Allah, çok bağışlayıcıdır, merhamet edicidir.”[1]

Yani umum kadınlara hitaben mahremlerinizi giyim, elbiseler ile kapatacak şekilde bolca bol olarak yapılsın ki azaların şekli dışarıdan bakınca belli olmayacak şekilde hizar veyahut çarşaf bunlar anla-şılmaz ise bol vaziyette giyilen elbiseler sizi sitir edip aza şeklini ka-patmış olarak ve kim olduğunuzu da tanınmayacak kadar bolca elbi-seleriniz olsun. Azaların şekli dışarıdan belli olmasın ve kim olduğu-nuzu da kapatıp bilinmesin.

İnsanların hepsi aynen nefsinin arzusuna gözüne hakim olama-dığından kadınlar da azaların şekli dışarından tamamen belli olanlar, belli olmasını isteyip gösterenler. Daha her vakitlerde giyim yönünde modalar çıkarıp, kadınlar çarşı caddelerde gezerken azaların şekli açıktan gösterişli belli olmakta her adım yürümelerinde bir modalı elbiseler, adımlar atıp yürürken mahrem olan bacaklar bir kapanıp bir açılmakta olur ise gözüne, kalbine, nefsine hakim olamayan insanlar çoktur.

Bunların şehvet gözüyle, şehvani arzular ile bakmalarına ve kalblerine iz yapıp, fotokopi gibi yerleşmelerine sebep olununca er-keklerin bu hala gözü ile bakmasına, şehvani arzular ile düşünüp kal-bine yer tutmasına, bu hatalarına, bu günahlarına o şekilde sakınma-yan kadınlar sebep olunuyor. Ehli iman ve ehli takva olanlar. Bu yazılan ayetin emrini hükmünü kabul edip yürüyenler, sakıncalı olarak bol elbise giyilip mahrem yeri olan şekilleri dıştan belli olmasın. Bolca sitir edici elbiseler giyiniz. Ve kimler olduğunuzu da bolca elbiseler tanıtmaz.

Ayeti kerimeye inançlı olanlarımız, Allah’ın ayetlerine uymaya dikkatli olalım. Hayâ edep yönünden günahtan sakınmayan erkeklerin sizlere bakarak günahtan sakınmayarak günahlarına sebep olma-yalım.

Böyle mahremlerini sakınmayıp, serbest çarşı, caddelerde geze-rek nefsine hakim olmayan erkeklerin şehvani göz arzuları ile sakın-madan bakmaları, şeytanın zehirli oklarından o kimselerin manevi-yatlarına birer zehirli ok, yani kurşun vurulmuş imanını helak etmek için. Bunlara sebep olunmasın. Bu hanımların bu vaziyette mahrem-lerinizi dışarıdan azalarınızın şekli bakanlara gözükmesin. Kendinizi mahremlerinizi dikkatle sitir edin ki erkeklerin içinde imandan itikat-tan hayadan edepten yoksun, sıyrılmış olanlar size bakıp da bunlar bu kadınlar namuslarını mahremlerini esirgemeyip, serbest fahşi, zinakar kadınlar sınıfından bilmesinler. Bilip de bunlar zinada, fuhşiyette ken-dilerini serbest bırakanlardan deyip de peşlerinize düşüp takılma-sınlar.

Sitir için giydiğiniz bol elbiselerin boy kısımları daha çok uzun olsun, daha çok iyi olsun diyerek bir kısımlarını görüp müşahede ediyoruz ki giydikleri elbiseler çok uzun, ayak topuğundan da daha aşağı uzun olanları görüyoruz. Çarşı sokaklarda yürürken, merdiven-lerden inip çıkarken bu fazla uzunları yerlere sürtünüp, sürünerek çamurlar, tozlar, topraklar, her türlü lekeleri sürünerek alıyorlar. Bun-lar da caiz değil Müslüman dışı içi temiz olması lazım. O şekilde toprak gerekse çamur gerekse temiz olmayan sulara batan elbiselere namaz kılmak nasıl olur. Acaba caiz olur mu? Bir taraftan daha uzun tepeden tırnağa kadar uzun olmalıymış diye giydiğiniz elbiseler yerleri, merdivenleri süpürmesin temizliğe de dikkat edelim.

Dini bakımından ayaklara giyilen donlar aşağısı biraz dar, yukarı kısımları bolca olması icap eder.

Kadınların ayaklarına giydikleri don, topuktan biraz yukarı giyi-len donun aşağı kısımları biraz dar olup yukarı kısımları bol olması dinimizin ahkamlarındandır. Kadınlar bu şekilde don giyerler ise dıştan giydikleri sitir edici çarşaflar, izarlar, boy kısmı çok uzun olup yerlerde, merdivenlerde yerleri, çamurları, toprakları süpürmesin. Altta donu olan kadınların elbiselerinin en üstünden giydikleri izar, çarşaf ve buna benziyenlerin boyları topuktan tahminen bir süngüce yakın mesafede olursa kafidir. Çünkü altta don giyilmiş donda topuk mahaline kadar kapatmıştır.

Bu konuda, don hakkında Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem yürürken bir kadın önde yürüyor idi. Yürüyen kadının aya-ğına giymiş olduğu don, topuktan yukarı kısımlara doğru biraz sıyrıldı. Tekrar heman sıyrılan don yukarıdan geri aşağı indi sitirle kadının mahremini kapattı. Bunu gören sevgili Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz yönünü yani kafasını o kadından başka tarafa çevirip şu sözleri mübarek lisanından söyledi.

Allah’ım kadın tayfalarının içinde bu şekilde ayaklarına don gi-yenlerin donlarının aşağı kısımları dar, yukarı kısımları bol olan bu giyimlerde olanları Allah’ım Sen onları affı mağfiret et onlara rahmet et ya Rabbi diye dua buyurdular

Ayağına don giyen kadınlar, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz onlara çok dualar yaptı. Kadının ayağına giydiği don topuktan az bir miktar yukarı sıyrıldı. Dar olduğundan daha yukarı sıyrılamayıp geri aşağı indi. Bunu gören sevgili Peygamberimiz sal-lallahu aleyhi ve sellem yönünü bir tarafa çevirip, bu şekilde don giyip donlarının aşağısı dar, yukarısı bol giyen kadınların hepsine duada bulundu. Hem mağfiret olunmaları hem de Allah’ın rahmetine kavuş-maları için dua etti.

Şimdi zamanımızda bir takım kadınları çarşıda, caddelerde, pa-zar yerlerinde serbest yürüdükleri zamanlarda moda diye giyim modaları çıkarmışlar. Modalı elbiseler adet haline gelmiş. Birincisi çok dar olup tamamen cesatın şekli dışarıdan belli olur hale getirilmiş. Bir de hususi kadınların giydikleri üst elbiselerinin alt kısımları moda olarak yırtmaçlı olarak dikilmiş. Kadın bu kıyafeti giyince azaların şekli zaten dar elbisede dışarıdan belli hale getirilmeye çalışılmış. Bir de ayriyeten yırtmaçlı giyilen elbiseler her adım atılmasında yırtmaçlı bir tarafa çevrilip tamamen Allah korusun dizden aşağı mahrem olan yerler her adımda bir açılıp bir kapanma halında ceryan etmektedir.

Düşünelim acaba Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem zamanın-da yürüyen kadının alta don, giyindiği donun aşağısı dar, yukarısı bol olduğundan kendiliğinden kadının donu alt dar kısmı az miktarda yukarı çekilip hemen dar olduğundan yukarı çıkamayıp geri aşağı düşünce mahremler kapandığı halı görünce, Sevgili Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem yönünü kadından çevirip dar olan don aşağı inmesinde, mahremde kapanınca, hemen Peygamber Efendimiz ya Rabbi ümmetimden kadın tayfalarının cümlesi bu şekilde don giyenler, donun aşağısı dar yukarısı bol olan donu adet edip giyen kadın tayfalarının cümlesini ya Rabbi sen onların hepsini affı mağfiret et. Ve rahmetine layık et ya Rabbi diye duada bulunuyor.

Acaba sizler çarşı, pazar caddelerde hususi olarak yırtmaçlı elbiseler giyerek, her adımda elbiseler kendiliğinden bir tarafa dönüp diz-den aşağı mahremleri açığa çıkarmayı adet eden ümmetten sayılan kadınlara acaba Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem ne derdi? İyi düşünürsek anlaşılır. Allah’ım hidayet etsin. Allah Resulullah’ın gösterdiği yollara devam edip, sebattan ayırmasın.

Bu hadise göre Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin duası bana da isabet etsin, duasından mahrum olmayayım diyen kadınlar ayaklarınıza don giyer donunda aşağı kısımları dar yukarı kısımları bolca olursa üstten giydikleriniz elbiselerinizde çok dar olmayıp bolca giyer âzalarınızın tamamen şeklini dışarı göster-mez, bol elbisenin içinde göstermez iseniz, hem bu ayetlere göre Allah’u Tealanın emrine uymuş olursunuz. Hem de Resullullah sal-lallahu aleyhi ve sellem Efendimizin duasına müşterek olursunuz. İnşeallahu Teala.

Yine Ayeti Kerime:

وَقُلْ لِلْمُؤْمِنَاتِ يَغْضُضْنَ مِنْ اَبْصَارِهِنَّ وَيَحْفَظْنَ فُرُوجَهُنَّ وَلَا يُبْد۪ينَ ز۪ينَتَهُنَّ اِلَّا مَا ظَهَرَ مِنْهَا وَلْيَضْرِبْنَ بِخُمُرِهِنَّ عَلٰى جُيُوبِهِنَّۖ

“Mü’min kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmak-tan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesin-ler. Baş örtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler.”[2]

Ahkamı Kur'an’da Nur Suresi 31. Ayetin tefsirinde açıklandığına göre ve Bidayetü'l-Müctehid kitabında İmamı Azam Efendimizin kavli üzerine kadınların mahrem olmayan yerleri:

1- Elden, bileğe kadar. 2- Yüz kısmının abdest suyu ile yıkadığı mahali. 3- Ayaklar topuğa kadar. Bunların mahrem olmadığı kararla-şıp tastik olunmuştur. Zaruriyet karşısında bunların görülünce günah olmadığını bundan başka kadınların geri kalan yerlerin hepsi mahrem-dir. Hanımların baş örtüleri yakalara kadar örtülür.

Kadınların yabancı erkekler ile konuşmaları icab ettiği zamanlarda dikkat edecekleri adab:

Ayeti kerime:

وَقُلْنَ قَوْلًا مَعْرُوفًاۚ

“Ey Kadınlar (yabancı erkeklere) söz söylemek icap ettiğinde şer'a uygun ma’ruf vechile (ağır başlı) kalbinde fısk ve fücur hastalığı olanların tamaını celb etmeyecek derecede söyleyin.”[3]

Yani ayetin emri bütün nisa tayfasına, kadın tayfasına söyleniliyor. Kendi helal beyinizin haricinde her hangi bir erkek ile konuşmaya mecbur olduğunuz zamanlarda çok engin, mülayim, yumuşak şekilde, eğilerek, büyülerek çok ince sesle bu şekilde konuşmayınız. Karşıdaki insanların hepsinin kabiliyeti maneviyatı bir değil. Onların kalbine bir pürüz gelmesine sebep olmayınız. Vakarlı olun. Eğilmeden, çok yatkın olmayarak, gülmeyerek, kendi şeref hissiyetinizi bozmayarak, vakarlı konuşunuz ki erkeklerin kalbine nefis ve şeytan tarafından gelen fena arzuların kalblerine gelip kalblerinin bozulmasına sebep olmayınız. Vakarınızı, şerefinizi, hissiyetinizi, namsunuzu, mahremiyetinizi muha-faza etmekte azimli dikkatlı vakarlı olunuz. Hem kendinizi, hem karşı-daki erkeğin muhafazasını düşünün. Ciddi olun. Vakarınızı bozmayı-nız.

 


[1] Ahzab Suresi, 33/59.

[2] Nur Suresi, 24/31.

[3] Ahzab Suresi, 33/32

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>