canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

Ashab-ı Suffe - (Zuhurat-ı Vakf-ı Güneş)

ASHAB-I SUFFE

 

Yani Peygamber Efendimizin ashab-ı suffesi var idi. Bunlar yedi yüz kişi idi. Camii şerifin suffesinde gece gündüz zikrullah ile meşgul olurlar idi. Resul-i Ekrem Efendimiz, bunları çok sever idi. Bunlardan acaip garaip haller zuhur eder idi. Bunların hepsi Resul-i Ekrem’in mutfağından yerler idi. Bu ashab-ı suffe harp zamanında giderler idi. Askerler harbe girince, bunlar geride dua ederler, Allahu Teala’yı zikir ederler idi. Resulullah böyle emir ederdi. Bir gün onlardan biri vefat eyledi. Haber verdiler, Efendimiz etrafına bakarak, ashaptan birisine, sen onlardansın, onu yıka. Onlarda acaip haller çok olur, başkası korkar, diye emir eyledi. O da yıkar-ken, baktı sağına, soluna kendi dönüyor. Fesubhanallah, sen ölüsün, diri hareketi yapıyorsun, deyince, kalkıyor, oturuyor. Hem yukarıda yazmış olduğumuz ayeti; وَلاَ تَقُولُوا لِمَنْ sonuna kadar okuyor. Yani siz, Allah yolunda ölenlere ölü demeyiniz. Belki onlar diridir, velakin siz bilemiyorsunuz, ayetini unuttun mu? Bizler diriyiz, deyip geri yatıyor. Bu zat, Efendimize böyle haber verince, onun için seni gönderdim. Onlar Allahu Teala’nın sevgili dostlarıdır. Onlar Allahu Teala’yı çok zikreden zakirlerdir, diye buyurmuştur.

Yine darda kalanlar itikat, sevgi ile çağıranlara yetişeceklerine hadis-i şerif:

 

اِذَا اَضَلَّ اَحَدُكُمْ شَيْئًا اَوْ اَرَادَ اَحَدُكُمْ غَوْثًا وَهُوَ بِاَرْضِ لَيْسَ بِهَا اَنِيسٌ فَلْيَقُلْ يَاعِبَادَ اللّٰهِ اَغِيثُونِى يَاعِبَادَ اللّٰهِ اَعِينُونِى فَاِنَّ للّٰهَ عِبَادًا لَا يـُرٰاهُمْ

 

Hadis-i Şerif’in ravisi Utbe bin Gazvan radiyallahu anhdır. Hadis-i Şerifin alındığı kitap, Ramuze’l-Ehadis Tercümesi (c. 1, s. 32/7): Sizden biriniz bir şeyinizi gaip etseniz yolu şaşırmak veyahut yardımcı isterseniz, hiç size yoldaş kimse bulunmadığı yerde size eş ve yoldaş olmak için çağırınız. O kimse desin ki, ya ibadallah, ey Allah’ın has kulları, eğisuni, bana yardım ve muhafaza ediniz; ya ibadallah, ey Allah’ın halis kulları einuni, bana muavenet ediniz, desin. Çünkü Allahu Teala’nın has kulları vardır ki, göze görünmeden yardım ederler, dedi. Onlar ister görünür, isterse görünmezler.

Bak kardeşim, bunların zümresinden olmayı sevmez misin? Bunlar bunu huzur-ı kalp, edep ve erkan, tazarru ve niyaz ile zikrullahı çokluğu ile kazanmışlardır. Muhakkak sende de bu kabiliyet vardır. Cenab-ı Hak insanlara kabiliyet vermiştir. Bu kabiliyet her insanda vardır. Velakin Hak Teala bunu arayıp, bulup, çalışanlara ve isteyenlere verir.

Ankebut suresi 69. Ayet-i Kerime’sinde buyuruluyor ki;

 

وَالَّذِينَ جَاهَدُوا فِينَا لَنَهْدِيَنَّهُمْ سُبُلَنَاۜ وَاِنَّ اللّٰهَ لَمَعَ الْمُحْسِنِينَ

 

Yani, şunlar ki bizim yolumuzda cehd ü gayretle çalışırlar ise, biz de yolumuzu, Hakk’a giden yolumuzda olup, muradı maksadı ne ise, Hak yolunda ona hidayet eyleyip, o yolların güçlüklerini kolaylaştırıp yardım ederiz, diye buyurdu.

Kardeşim, sen neden ümitsizliğe düşersin de mahrum kalırsın. Gayret et, Allahu Teala’ya güven, ara adamını bul. Çalış bulursun. Cenab-ı Hak insanları sa’y u gayret için ve kendine ibadet için halk etmiştir.

Necm suresi 39. Ayet-i kerime’de buyuruluyor ki;

 

وَاَنْ لَيْسَ لِلْاِنْسَانِ اِلَّا مَا سَعٰىۙ

 

Yani ibadet ve taat yolunda sa’y edeler, gün ve gün hergiz durmaya mecal yoktur. Fakat ibadet yalnız zahir ile kalmayıp, batınen amel-i salih lazım imiş.

Kehf suresi 110. Ayet-i Kerime’de buyuruluyor ki;

 

فَمَنْ كَانَ يَرْجُوا لِقَآءَ رَبِّهِ فَلْيَعْمَلْ عَمَلًا صَالِحًا

 

Dediği buna işarettir. Yani her kimse, Hak Teala’nın cemalini görmek ister ise, amel-i salih işlesin.

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>