canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

RESULULLAH sallallahu aleyhi vesellemin DOĞUMU - (Zuhurâtı Izhârı'l-Vakf-ı Güneş 2.cilt)

 

RESULULLAH sallallahu aleyhi vesellemin DOĞUMU

 

Resulullah Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in annesi Hz. Âmine validemiz rivayet ediyor ki, hamileliği dokuz ay olunca hatun kişilere doğum alametleri olduğu gibi bana da doğum alametleri baş-ladı. Ben başka kadınlar gibi gebelik zahmeti çekmedim. Gebeliklerde olan ağrılıkları duymadım.

Velâdeti şerifeleri yani doğum anı yaklaştığında yanımda kadın ve erkekten kimse yok idi. Zira dedesi Abdulmuttalib Beytullahı tavafa gitmişti. Ben evimde yalnız idim. O sırada kulağıma büyük bir ses gü-rültü geldi. Gayet çok korktum. O anda gördüm ki bir ak kuş geldi ka-nadı ile kuvvetle arkamı sıvayınca ne zahmet nede ağrı görmedim. Benden korku ve ızdırap zail oldu. Yanıma nazar ettim ki bir ak kâse ile şerbet sundular. Alıp içtiğim zaman susuzluğum gitti. Beni bir nûru azim kapladı. O anda Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem vücuda geldi. Ve Sevgili Peygamberimizin âlemi dünyaya teşrifleri ile o Nuru Muhammedi Sevgili Peygamberimizin alnında karar etmiştir.

Ne oğlan ki cihanı tuttu nuru

Evi gündüzden aydın etti nuru

Yine baktım ne huri var ne oğlum

Gönül bayıldı şöyle gitti aklım.

Yakın kaldı verem hasretle canı

Yine baktım bucakta gördüm onu

Yere hoş Kâbe’ye karşı yüz vurmuş

Başı secdede parmağın getirmiş

Ne söyler bilmezdim O’nun sözünü

Sevindim görünce yine yüzünü,

Baka kaldı gözüm nurlu yüzüne

Veli söyler kulak vurdum sözüne.

Bu kadar anladım gör himmetini

Der idi ümmeti vah ümmeti

İşittim yine huriler sözünü

Sevincimden göremedim yüzünü

Birbirine derler bundan yek bir âdem

Ki doğmadı yaratılalı âlem

Cihanda bunun gibi bir şerefi

Yaratmadı bunun gibi latifi

Görürem türlü kaftanlar giymişler

Hepsi bir birinden ziyade güzeller.

Yer ile gök arasında açıldı

Nurundan karanlıklar seçildi.

Bir seda geldi dedi bu donları siz

Bu oğlana giydirin bunları siz

Saklasın cümle nâzir gözden

Uzak olsun yavuz gözler yüzünden

İfridler şeyatın hilasından

Emin olsun düşmanların cümlesinden

Ki budur Hak Teâlanın Habibi

Budur cümle dertlerin tabibi

Bu hal içinde hayran olmuş idim

Sana şöyle bi cân olmuş idim.

Görürem yine kuşlar havadan

Evime geldi doldular ovadan

Kızıl yakut gibi ayakları hep

Zümrüt gibi tırnakları hep

Kanatları hep inci gibi ak

Acep surette düzmüş onları Hak.

Cümlesi tesbih ve tehlil ederler

Bölük bölük gelirler hem giderler.

Gördüm üç âlem dahi açıldı

Biri garpte biri şarkta dikildi.

Birisi Kâbe’nin üstünde durdu

Üçünü dahi feriştahlar getirdi.

Yer ile gök arası nur doldu

Gündüzden dahi pek aydın oldu.

Feriştahların avazıyla doldu âlem

Kamu tekbir ve tehlil oldu âlem

Görürem Mekke’nin kâfirlerini

Cümlesi uykudan uyanmazlar birisi

Kaçar divler denizlere giderler

Şeyatın cümlesi feryat ederler

Sedayı divler ol kâfirlerin hem

Kulaklarına yetiştirir Allah muhkem.

Kimisi hasta olur kimi ölür

Kiminin aklı gider şöyle kalır.

Satıh rebhur olur şıkkıl yemani

Ölür ısmarlar ol tamuya canı

Ses eder zerkayı yemâme

Ki korkar cümle ol ehli yemâme

Toplanıp yanına dediler ona

Ne ağlarsın bu resme noldu sana

Dedi o ben niçin ağlamayayım

Ya canım hasret ile dağlamayayım

Bu gece doğdu o sahibi zaman

Sürerler beyleri Mekke’den yabana

Melikleri, uluları kırıser

Bu din defterleri ol düriser

O kadar Kâbe’ye indi ki melekler

Ki nurdan göklere oldu direkler

Bu gece gök kapıları açıldı.

Melekler yere onda saçıldı.

Tamamen şarkı garbı nuru tuttu

Ki tekbir sesleri dünyayı tuttu.

Hazar edin gidecek baş ve canlar

Bütün taraç olur hanu manlar

Oğul ve kız esir olur hasâret

Olur mal ve mülkler cümle ğarat

Bu dinin revnakı gitti dürüldü

Şeyatin div bu mülkten hep sürüldü

Diriğa vay bize erdi musibet

Hezaran mihnet ile çok fadıhat

Bunu dedi hemen döktü yaşını

Yüzün yeritti yere vurdu başını

O halk ağlar bütün gam kin olurlar

Gönüller gözleri nem kin olurlar

Kamu putlar döküldü yattı yere

Ki seva suyu dahi battı yere

Ateş perestlerin ateşi söndü

Ki bin yıldır o ateş yanar idi.

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>