canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

SÜT ANNESİ HALİME VALİDİMİZ VE MEYDANA GELEN HARİKULADE HALLAR - (Zuhurâtı Izhârı'l-Vakf-ı Güneş 2.cilt)

SÜT ANNESİ HALİME VALİDİMİZ VE MEYDANA GELEN HARİKULADE HALLAR

 

Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellemin süt annesi Halime hatun rivayet ediyor ki: Benî Saad bin Bekir kabilesinden bir çok hatunlar ile beraber Mekke ahalisinin emzirecek çocuklarını alıp süt analık edelim diye Mekke şehrine geldik.

Benim ile beraber gelen hatunların hepsine Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerini emzirmeleri için teklif ettiler. Yetim oldu-ğu için kimse O’nu almak istemedi. Her biri bir çocuk bulup aldılar. Ben de Resulullah’tan başkasını bulamayıp zevceme dedim ki bizim ile gelen hatunların her biri bir oğlan bulup aldı. Böyle kalmak bana güç geldi. Ben de Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerini almak niyeti ile vardım. Baktım ki mübarek cismini bir yeşil harir üstünde bir ak sofa sarmışlar. Mübarek arkası üstüne yatırmışlar uyuyor idi. Cemali Şeriflerine baktım uyandırmaya kıyamadım. Yavaşca yanına vardım elimi mübarek göğsünün üzerine koydum. Mübarek gözlerini açıp yüzüme baktı güldü. Gözlerinden bir nur çıkıp ta göklere yetişti. İki gözlerinin arasından öptüm sağ mememi verdim. Aldı dilediği kadar emdi. Ondan sonra sol mememi verdim almadı. Daima bu hal üzere sağ tarafımdan emerdi. Hiç sol taraftan emmedi.

Yine Halime Hatun rivayet ediyor ki. Geldiğimiz zamanda yürü-yemeyecek derecede zayıf bir merkebimiz var idi. Gelirken kervanın gerisinde kalmış idi. Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem’i alıp giderken binip geldiğimiz bu hayvan birden bire öyle bir güçlendi ki kervandan hiç kimseye yol vermeyip hepsini ileri geçti. Her biri hayran olup taaccüp ederler idi. Ya Halime bu hayvan nasıl güçlü olmuş gelirken düşe kalka güçlükle geliyor idi dediler.

Memleketimize geldik o yıl öyle bir kıtlık oldu ki yerlerimizde da-var otlatacak bir nesne bulunmaz idi. Bizim koyunlarımız Allah’u Teâ-lânın fazlı ile sütlenir idi. diğerlerinin davarları bir katre süt vermez idi. Çobanlarına derlerdi ki siz de davarlarınızı Halime’nin davarlarının gezip otladığı yerlere götürün derlerdi. Çobanlarda öyle yaparlardı fakat yine fayda vermez idi. Bizim koyunlarımız sütlü gelir idi. Onlarınki sütsüz gelir idi. Bir de oğlumuza gıda olacak kadar dahi süt veremeyen bir devemiz var idi, onun da memeleri süt ile dolardı.

Yine Halime hatun rivayet ediyor ki Resulu Ekrem Hazretleri iki yaşında memeden kesildiğinde,

اَللّٰهُ اَكْبَرْ كَب۪ـيرًا وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ حَمْدًا كَث۪ـيرًا وَسُبْحَانَ اللّٰهِ بُكْرَةً وَاَص۪يلاً

Allahuekber kebiran velhamdü lillahi hamden kesiran vesubhanallahi bükraten ve asila dedi.

Ve o zamanda harekete gelip ayaklandı. Diğer çocuklar oynar idi. Ol Hazret durur seyreder oyuna karışmaz idi, dedi.

İbni Abbas radıyallahu anh Hazretlerinden rivayet olunmuştur ki, Halime Hatun Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerini asla yanından ayırmaz uzağa gitmeye bırakmaz idi. Bir gün nasılsa gaflet edip gözetmemişti. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Haz-retleri de süt kız kardeşi Şeymâ ile öyle sıcağında kuzular arasına git-tiler. Halime de araştırarak buldu. Bu sıcakta niçin dışarı gidersiniz dedi. Şeymâ dedi ki anne, kardaşıma sıcak dokanmaz ben gördüm gezdiği yerlerde başı üzerinde bir bulut, nere gitse bulut da kendisi ile beraber gider. Durduğu zaman o da durur ta buraya gelinceye kadar bu hal üzere dedi.

Ülemâi hadisten Ebu Ya’la ve Ebu Nuaym ve İbni Asakir’in nakillerinde rivayet olunmuştur ki Resuli Ekrem sal-lallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki.

Sabi idim bir gün kendi akranım olan sabilerle bir dere içinde idik. Üç kimse geldiler. Yanlarında bir altın leğen var. İçi dopdolu Kar idi. Hemen beni sabiler arasından aldılar. Sabilerde sür’atla kaçıp kabileye gittiler. Sonra o kimselerin biri beni yer üzerine yanım üstüne yatırdı. Karnımı yardı. Ben bakıp duruyordum. Amma hiç ağrısını duymuyordum. Karnımda olan bağırsakları dışarı çıkarıp o leğende olan kar ile muhkem yıkadı. Yine karnıma koydu.

Biri daha geldi yüreğimi dışarı çıkarıp yardı. İçinden bir parça uyuşmuş siyah kan çıkarıp attı. Sonra eliyle sağ ve sol tarafından bir şey alır gibi oldu. Hemen gördüm elinde nurdan bir mühür peyda oldu ki bakan kimsenin aklı hayran olurdu. O mühürle yüreğimi mühürledi. Ondan sonra kalbim nuru nübüvvet ve hikmet ile doldu. Ve yüreğimi getirip yerine koydu. Nice zaman o mührün serinliğini yüreğimde duyar idim.

Ondan sonra üçüncü kimse gelip karnımın yarılan yerini eliyle sıvadı. Biiznillâhi Teâlâ yarası iyi oldu. Ve elimden tutup beni ayağa kaldırdı. Kalbi şeriflerinin şak olunması bir defa Hira Dağında vahiy geldiğinde bir defada Leyle-i esra da vaki olmuştu.

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>