canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

Mirac Hadisesinden Alınacak İbretler - (Zuhurâtı Izhârı'l-Vakf-ı Güneş 2.cilt)

 

Mirac Hadisesinden Alınacak İbretler

 

Evet mi’rac faziletlerinden biraz Cenab-ı Hak’kın müsaade edip bildirdiği kadar konular yazıldı idi. Şimdi Cenab-ı Hak Teâlâ ve Tekaddes Hazretleri izin verirse inşaallahu Teâlâ O’ nun izni ile biraz daha ilaveler yapmak istiyorum. Beş vakit namaz mi’rac olup ve mi’rac derece sevap mükâfatını beş vakit namaz içine koydum. Ya Habibim denilince Ey din kardeşimiz ve bacılar bu mi’rac mükâfatını alınacak namazların adabını erkan ve şartlarını ve huzurunu Cenab-ı Hak cümlemize bildirip ihlaslı huzuru kalb ile korku huşu ile kılınmasını nasip müyesser eylesin âmin.

Şimdi örnek olarak Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem hakkında ayetler, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’e O’nun her halına, kavline, fiiline uymak emrinde olan ayetler Ali İmran suresi Cenab-ı Hak Teâlâ Hazretleri heman iki ayette haber veriyor:

قُلْ اِنْ كُنْتُمْ تُحِبُّونَ اللّٰهَ فَاتَّبِعُون۪ي يُحْبِبْكُمُ اللّٰهُ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ

“(Resûlüm!) De ki: Eğer Allah'ı seviyorsanız Bana uyunuz ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah son derece bağışlayıcı ve esirgeyicidir.”[1]

قُلْ اَط۪يعُوا اللّٰهَ وَالرَّسُولَۚ فَاِنْ تَوَلَّوْا فَاِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ الْكَافِر۪ينَ

“De ki: Allah'a ve Resûlü'ne itaat edin. Eğer yüz çevi-rirlerse bilsinler ki Allah kâfirleri sevmez.”[2]

Sevgili Habibine tâbi olup uymayı kendisine itaat edip uymayı Habibine de uyup itaat etmeyi müsavi buyuruyor. Şimdi Peygamber Efendimizin Mi’rac halları ve mi’raca ne gibi yolculuk ve ne gibi gayret azimde olduklarını ve istikamet, Allah’ına kavuşmak yolunda nasıl bir istikamet nasıl bir itikatta, nasıl bir muhabette yolculuk yapmış, gös-terilen hiçbir hayâllar, acayipler kendisini dost yolunda dostuna kavuşmak azminde yolundan azminden hiçbir şeyler engel olup istikametinden alı koyamamışlar.

Bizler de bu hususta O’nun halını, gayretini, azmini bizlere bir örnek numune alarak mi’rac etmeyi Cenab-ı Hak nasip eylesin. Âmin. İstikamet dedik. İstikamet konusunda Peygamber Efendimiz sallalla-hu aleyhi ve sellem Hz. Ebubekir Sıdık-ı Azam Efendimiz ile beraber oturuyorlar idi.

Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem üç defa Ya Ebubekir Hud suresi beni kocattı. Cevabını söyledi.

Hayatta yaşayan bir şeyh Ali Cenan isminde bir zat Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizi rüyamda gördüm dedim ki: Ya Resulallah Hud suresindeki kısası Embiya mı seni kocattı? Ya Resulal-lah yok ya Şeyh kısası embiya kocatmadı. Hangi ayet kocattı ya Resullallah, Buyurdular ki:

فَاسْتَقِمْ كَمَآ اُمِرْتَ

Ayeti beni kocattı. Ayetin meali: “Ya Habibim Rabbıyın sana emrettiği gibi dosdoğru ol doğru istikametten ayrılma.”[3]

İşte Rabbımızın dosdoğru ol doğru istikametten ayrılma Ya Habibim demesi, Onu bu ayet kocatır ise bizler ne yapmamız ne ka-dar korkup istikamete devam etmemiz gerekir. İşte bu doğru istika-met mi’rac davetinde Sevgili Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem hiçbir tarafa bakıp meyil etmeyerek doğru istikametten ayrılmayarak isteği, arzu maksatına kavuşuncaya kadar istikametten ayrılmadı. Muradına maksuduna nail oldu. Bizler de o na gücümüz dâhilinde O’nu örnek alarak O’na uyup doğru istikameti anlayıp doğru istikamete devam etmeliyiz. Geldik şimdi namazlardaki mi’rac seva-bını nasıl elde eder nasıl istikamette olunur. Ve istikametimizde neler-den savuşmalarımız lazım gelir ise O yüce Rabbımız bizlere öğretip talim yapsın İnşallahu Teâlâ.

Namaz, ayetlerin mealine göre:

اِنَّ الصَّلٰوةَ تَنْهٰى عَنِ الْفَحْشَآءِ وَالْمُنْكَرِۜ

“Namaz sizleri kötülüklerden münkeratlardan alır ten-haya çeker buyuruluyor.”[4]

O bizi münkeratlardan alıp tenhaya çeken namazı bilip bulmayı Cenab-ı Hak bize ihsan etsin inşeallahu Teâlâ. Geldik şimdi ve hangi namaz mi’rac sevabını derecesini alırsa o namazı Rabbım bize talim edip öğretsin İnşeallahu Teâlâ.

İstikametten başlayalım: Tasavvufa göre: Nefsiniz sizi namaz-dan, ibadetten alıkoyamaz ise keşif, keramet ister. Sizi yaratan Yüce Rabbınız ise doğru istikamet ister. Namaza abdestten, taharattan başlanırken dış temezliklerine dikkat ederek bu temizlikler ile kimin huzuruna varıp kime ibadet yapacağımızı çok derinden düşünür isek bizleri korku, huşu, edep, hayâ zahirimizi batınımızı kaplar.

Bu şekilde korku, huşu, edeple cesat zahir kısmını kabeye çevi-rip manen kalbimizi bize bizden yakin olan Yüce Rabbımıza çevirip el kaldırıp tekbir ile Rabbımızın büyüklüğünü ispat ederek. Eller bağ-lanınca bizler de yüce Rabbımıza sığınacağız. Ya Rabbi dış iskelet kıb-leye kalbimizi gayrilerden ilgileri kesip sana çevirmeyi ve kalbimizi senin huzurundan bizleri başka taraflara sevk edici endişelerden sana sığınırız ya Rabbi diyerek kalbe gösterilen dünyevi nefsâni, şehvani, arzu, endişe hayâllarının hiç birisine iltifat etmeyerek, hiçbirisinin üstünde eğleşmeyerek, bu gibi bizleri yüce Rabbımızın huzuruna, rızasına kavuşmak için kalben, batın yolu istikametimizde önümüze, gönlümüze gösterilenlerin cümlesinden bizleri aşkınla, feyzinle, inaye-tinle savuşturup cümlemizi muhabbetullaha, marifetullaha kavuştur.

Bizleri senden uzağa çekicilerden senin rıza yolunda yürüdü-ğümüz istikametimizde görükmeyen önümüze gönlümüze atılanlar sana kavuşmak için mi’rac mükâfatını almak için bizleri doğru istika-metimizden bir tarafa saptırma ya Rabbi. Bizlere sen sahip ol doğru rızalı istikametimizden son nefesimize kadar ayırma muhafaza eyle Ya Rabbi. Amin.

Bu namazın arkasında mi’rac sevapları vesair yazılan sevaplara nail olmak için ne lazım nefislerimize uyarıları ikazları keskin açık haber vermelerimiz lazımdır. Mesala: her çıktığımız gündüz geceleri ve her ulaştığımız saatler dakikalar ve alıp verdiğimiz nefeslerimizde nefsi uyaracağız.

Acaba bu gece sabaha salim çıkabilir miyim? Yoksa ecel kavu-şup bana yetişir mi? Gündüzlerimizi, saatlerimizi de ve derslerimizi ve namazlarımızı da aynen bu saatler bu namazlar bu nefesler son saatmiş gibi son vaktin namazanı kılıyormuş gibi hatta namazı ikmal edeceğimde keskin malum değildir. Bunların ile ve mezarın çukurunu ve ölümü bu saydıklarımı bir an unutmayarak nefsin gözü önünden gidermeyerek dikkatli huzurda korku, huşu ve daima nefse, şeytana güvenmeyerek kendimizi yüce Rabbımıza karşı suçlu, mahcup bilip çok korkarak çok edep, hayâ üzerinde ayrılmayarak durmayı nasip müyesser eylesin. Amin.

Bir de bunların ile beraber bu kadar büyük düşmanlar karşısında gece gündüz göze görünmeyen harp içinde olduğumuzu Cenab-ı Hak’ka münacatla Ya Rabbi senin aşkın, feyzin, muhabbetin, tecellile-rin yardım ve hidayetlerini umup beklemekteyim. İnşaallah kapına boyun büküp münacat edenleri boş çevirmez. Ancak bu yollarda sakin, selametle yürümek senin aşkınla senin feyzinle, sevginle ve hidayetinle olabilir. Bunlardan Ümmeti Muhammedi bizleri de sonlarımıza kadar muhafaza eyleyip inayet yardım ettiğin kullarından eyle ya Rabbi. Âmin.

Ya Rabbi sen bizleri gerekse namazımızda gerekse zikrimizde gerekse bütün sair her vakitlerimizde bizleri senin huzurundan senin yakınından bizleri uzaklaştırıcı ve uzağa çekici nefis tarafından, şeytan tarafından kalbimize gelen havatır hutur bunların çektikleri hava yollarına bizleri gönderme Ya Rabbi. Sen lütfu hidayetinle bizleri bunlara teslim etme bunların iğva arzuları ile meşgul etme. Senden bizi uzaklaştırma. Sen bizleri hidayetinle sana rızana çekiver, bizlere sen sahip ol. Bizlere acıyıp yardımcımız ol. Sana kavuşmak doğru istikamet yolunda bizlere hidayet eyle ki hiçbir şeyler bizleri senden ayırıp uzaklaştırmasın. Uzaklaştırıcıların uzağa çekmelerinden ancak sana sığındık ya Rabbi bizleri muhafaza eyle. Kalbimizi senden gayri gidiş yollarını lütfunla kapatıp kalbimizi sana çevirip ebedi sonlarımıza kadar Senden, huzurundan, aşkından, tecellilerinden, feyzinden bizleri habibiyin hürmetine mahrum etme ya Rabbi.

Bu işarette iki yol açıklanıyor. Evvelki yol havâsı evliyanın mi’ra-cıdır. İkinci yol avamı Mü’minin Mi’racıdır. Havassın Mi’racı şöyledir ki: Âlemi hakikate sülükleri ile erişmekleridir.

 


[1] Ali İmran Suresi, 3/31.

[2] Ali İmran Suresi, 3/32.

[3] Hud Suresi, 11/112.

[4] Ankabut Suresi, 29/45.

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>