canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellemin Vasıfları Ve Şemali Şerifleri - (Zuhurâtı Izhârı'l-Vakf-ı Güneş 2.cilt)

 

Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellemin Vasıfları Ve Şemali Şerifleri

 

Hz. Ali’ye Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in sıfatla-rından sual ettiler. Hz. Ali anlatmaya başladı: Orta boylu, kara gözlü, buğday tenli, kırmızı benizli, sakalı kıvırcık ve berrak ve değirmi, boynu az ziyade ve bıyığı güzel saçı ise kara idi. Ve boğazından göğsüne kadar ince kıldan kalem ile çekilmiş gibi bir hat vardı. Ve karnının üzerinde o kıldan başka kıl yoktu. Mübarek başı ne büyük ne de küçük idi.

Eli ve ayağı, mahbub ve yağrı yassı ve iki yağrının arasında avuç ortası kadar müctemi ipek gibi kıl vardı. Yürüyünce kuvvet ile yo-kuştan inişe iner gibi, tez yürürdü. Ve yüzü şöyle gökçek idi ki, katında olan bakmaya doyamazdı. O’nun güzel latif kelamlarından yanına gelen kederli, gamlı insanlar nurlu cemalini görse, mübarek sözünü işitse bütün gamı ve kederi giderdi.

Burnu doğru, dişleri de seyrek ve pak idi, saçı gâh çözer gâh örer idi. Bazen de sarığın altına yerleştirir bazen de bırakırdı.

Altmış üç yaşında idi sakalında beş, on kıl ağarmış idi, Hak Teâlâ Hazretleri O’ndan güzel, O’ndan hoş, O’ndan cömert ve O’ndan bahadır, pehlivan cesaretli kimseyi yaratmamıştı. Bir gün Medine’de kavga koptu, oradaki halk oldukça korktular at bulunmadı. Hz. Ebu Talha’nın eğersiz yularsız bir atına bindi. Eline kılıncını aldı yalnız başına o kalabalığın içine girdi, hiç kimse Medine’den henüz dışarı çıkmamış idi. Çıktılar gördüler ki, gidip tekrar geri geliyor. Dedi ki; korkmayınız hiçbir nesne yoktur.

Huneyn ve Uhud kazasında O’ndan daha bahadır pehlivan bulunmadı ki, bozuldukları zaman da yerinden bir adım bile ayrılıp deprenmedi. Bu hallar Allah için Allah’ın dini için ne kadar küffara karşı cesaretler mü’minlere karşı ne kadar mülayim sehavetler yaptıklarını dil ile söylenmek mümkün değildir. Cenab-ı Hak cümle ümmeti ile bizleri de beraber günahlarımızı O’nun hürmetine affı mağfiret eyleyip cümlemizi sevgisine şefaatıne layık olmayı nasip etsin. Amin.

Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin vefatı sırasında Benden size selam olsun ve Benim selamım sizlere ve her bir kimse Benimledir ve eğer Benim yerenlerimden ve Benim ümmetlerimden kıyamete kadar bana inana ona benden cümlesine selam olsun. Ben kıyamette sırat köprüsü sırasında sizleri bulacağım. Bulunca sırattan öte geçmem ta ümmetime Cenab-ı Hak’tan mağfiret ve şefaat dilemeyince.

Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz son Veda Hutbesinde minberinde sahabelerine buyurdu: Ey sahabelerim sizlere Allah indinde mesul olmayayım diye söylemediğim bir şey bırak-madım. Yalnız üç şeyi söylemedim onu da bugün sizlere haber vereceğim dedi.

Bir insan öldüğü zaman bu adam şöyleydi veya böyleydi deme-den hemen cenaze namazını kılın. İkincisi harp zamanlarında başınız-daki İslam olan kumandanlara itaat edin. Yalnız başınızdaki kuman-danlar vatan haini, ordu haini, devlet haini, millet haini, namus haini olduğunu anlar iseniz, o gibi kimselere itaat etmeyin. Üçüncü de namaz kıldıran imam eğer fasıksa da arkasında namazınızı kılın.

Fasık demek imanı var, günahı da var. Günahtan da sakınmıyor demektir. Ama bir ehli takva imanlı birini bulabilirseniz onun arka-sında kılınan namaz bir Peygamberin arkasında kılınmış gibi derecesi vardır.

Yalnız iki kişinin arkasında namaz kılınmaz. Allah Ümmeti Mu-hammedi ve cümlemizi namus noksanlığından korusun. İman itikat noksanlığından korusun. Edep, hayâ noksanlığından muhafaza etsin, namusunu yanlış yolda görür onu bu şekilde kabul eder onun arka-sında namaz kılınmaz. Bir de sahabelerin arkasından kötü konuşuyor itikadı bozuk onların da arkasında namaz kılınmaz.

Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz Miladı 20 Nisan 571 Pazartesi gecesi Mekke de doğdu. Onun vefatı altmış üç yaşında, 8 Haziran da 632 de vefat eyledi. Cenab-ı Hak bu cema-atimizi O’na bağışlayıp şu andan itibaren her an küffar karşısında bunalmış olan din kardeş bacılarımızın namuslarını dinlerini muhafaza eylesin.

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>