canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

CEVAHİR DAĞI - (İzharu'l-Fedaili Nebiyyina Muhammedin Sallallahu Teala aleyhi Vesellem)

 

CEVAHİR DAĞI

 

Şehirlerarası ihtiyaçlar hayvanlar ile temin olduğu zamanda, toplu halde bir kervan sefere çıkıyorlar. Uzun bir müddet yola devam ediyorlar. Gide gide yolları gecenin karanlığına geliyor. Hem de bir dağa uğruyor. Hem karanlık, hem çok yorgunluk, haddini geçmiş bir durumda iken, kervanbaşı olan zat ki o kervanın koruyucusudur ve onların kılavuzudur. Onları tehlikeli olan yollara bırakmayarak selamet yollarda onları menzillerine selametle kavuşturmak onun vazifesidir. Şimdi yolları bir dağa geldi, hem de gecenin karanlığı çökmüştü. İnsanlar ve hayvanlar çok yorgundu. Kervanbaşı olan o zat bir seda ile çağırıyor ki;

Ey arkadaşlar agâh olun, uyanık olun, dikkat edin ki, şu içinde bulunduğumuz dağ cevahir dağıdır. Bu cevahir taşlarından yüklenebildiğiniz kadar alın, durmayın yüklenin. Biliyorum, hayvanlar da sizler de çok yorgunsunuz, ama tekrar yolumuz bir daha bu cevahir dağına gelme imkânımız olmaz. Durmayın alın, yükleniniz deyip haber verip çağırıyor.

Kervancıların bir kısımları alıp, yükleniyorlar. Bir kısmı da itimatsızlar da almıyorlar. Bir de diyorlar ki bizim yorgunluğumuz haddini aşmıştır. Bir de gecenin karanlığında bu yorgunluk üzerine bir de bize taş yüklettirecek deyip almıyorlar.

 Neticede yolları gide gide menzillerine varıyorlar. Cevahir alanlar bir topak cevahir taşını alıp sarrafa gösterelim, bir kıymetini anlayalım diye getiriyorlar. Sarrafa kıymetini hesap ettiriyorlar. Sarraf hesap edince bir topak cevahir taşının kıymetini hesap edince bir şehri alıyor. İşte kıymet değeri meydana çıkınca, cevahiri alanlarda almayanlarda yumruklarla kafalarına vuruyorlar. Alanlar ne olaydı, gayret edip, biraz daha çok alsaydık, diye dövünüyorlar. Almayanlarda niye almadık diye dövünüyorlar.

İşte kervancıbaşının nida edip uyarması gibi Allah’ın enbiya evliyası durmadan bizleri uyarıyorlar ki Ey insanoğulları şu içinde bulunduğumuz dünya cevahir dağıdır. Uyanık olun, gayret edin, gece gündüz durmayın, çalışın. Allah’ın rızasını kazanmak için namaz, ibadet, zikrullaha gayret yollarında ileri geçin ki bu dünya ahiretin kazanç yeridir. Cevahir dağıdır. Tekrar bir daha bu cevahir dağına dönüş yoktur. İhlâslı ibadetler yüküne yüklenelim ki ihlâslı amellerin bir topağı cenneti satın alacaktır, inşaallahu Teâlâ. Allah rızası için her türlü zahmetlere tahammüllü, sabırlı olalım inşaallah. İşte dünyada cevahir dağı dediğimiz Peygamber Efendimiz buyuruyorlar ki: Bu dünya ahiretin çiftliğidir. Ahiretinizi burada kazanacaksınız.

Hadis-i Şerif:

اِعْمَلْ لِلدُّنْـيٰا بِقَدَرِ بَقٰٓائِكَ ف۪يهَا وَعْمَلْ لِلْاٰخِرَةِ بِقَدَرِ بـَقٰٓائِكَ ف۪يهَا وَعْمَلْ لِلّٰهِ بِقَدَرِ حَاجَتِكَ اِلَيْهَ وَعْمَلْ للِنَّارِ بِقَدَرِ صَبْرِكَ عَلَيْهَا

  Yani, "dünya için dünyada ne kadar kalacaksın, düşün, dünyada kalacağın kadar çalış. Ahiretin için de ahireti düşün ahirette ne kadar duracak ve ne kadar kalacaksın düşün, onun kadar da ahiretine çalış. Seni halk eden Allah’ına ne kadar ihtiyacın var ve ne kadar muhtaçsın, iyi düşün de muhtaç olduğun kadar O’na itaat, ibadet et. Hata günahlarına tevbeye devam et. İhlâslı zikrullaha devam et. Başkalarının rızasını bırak, O’nun rızasını kazanmaya çalış, gayret et. Ondan çok kork. Çokta dua et. Boyun büküp, tazarru niyaz ile. Umutsuzluğa da düşme, serbest eminliğe de düşme. Hem korku, hem de niyaz et, yalvar. Rahmetinden umudunu kesme, cehennemde yanmaya ne kadar tahammül edebilirsin, onun içinde günahlardan çok sakın."[1] İhlâslı amele devam et.

Bütün ayetler, hadis-i şerifler bir kısmı emir ve nehyler, bir kısmı uyarılar ve ikazlar.  Bu kadar ayetlere ve hadis-i şeriflere hakkı ile inanıp, itikat etmeyi ve ihlâslı amel etmeyi Cenab-ı Hak cümle Ümmet-i Muhammed’e nasip ve müyesser eylesin âmin.

 

Bilmek istersen eğer aded-i ayatı

Cümlesi altı bin altı yüz altmış altı

 

Binidir vaad beyanındadır anın bini vaid

           Hem bini emr-i ibadet bini nehyü tehdid

 

Bini emsal-ı ibaredir, bini ahbaru kasas

Beşyüz ayatı helal ile harama muhtas

 

           Oldu yüz ayatı tesbih, zikr duaya çu rüsuh

           Altmış altısı dahi ayet-i nasih mensuh

 

Yani, Eğer bilmek istersen, ayetin adeti cümlesi 6666 (Altı bin altı yüz altmış altı)'dır.

Bini vaad beyanındadır. (yani emre itaat edenlere karşılık mükâfat vereceğine vaaddir)

Onun bini vaiddir. (Binide kendine itaat etmeyip asilik edenlere kanun tanımayıp isyan edenlere karşılığı ceza azap vaiddir.)

Hem bini emir ibadettir. (emir ibadet etmeyi) Bini nehyidir. (binide nehyettikleri)

Bini emsali ibaredir. (daha önceki kavimlerin şimdiye kadar Allah’ı tanımaz isyanda ve tuğyan asilik yapıp Allah’ı kanunları hiçe sayarak tanımayanların sonunda onları neler ile terbiye helak etmelerinin misallarının anlatılmasıdır.)

Bini Ahbar (haberler) kısas, (kanun tanımayıp insanların katline cesaret edip her türlü insanların haklarına tecavüz edenlerin yaptığı katl ve saire yaptıklarının karşılığını kısas uyarıcı olaraktan cezasının verilmesidir.)

Beş yüzü ayeti helal ile harama muhtas, (beşyüzü haramlar ile helalların anlatılmasıdır.)

Yüz ayeti tesbih, zikir, duaya çu rusuh (yüz ayetide Allah’ı zikretmeyi ve tesbihlerde Allah’a münacatla dualar etmeyi bildirmektedir)

Altmış altısı dahi ayeti nasuh ve mensuhtur. (altmış altısı nasuh ve mensuh yani bir kısım ayetlerin hükmünü kaldırıp yerine tekrar ayetlerle hüküm getirmesini bildirmektedir.)

 


[1] El verau li ibni Hanbel,s. 96 (Beyrut), Ebu Nuaym Hilyetü’l-Evliya, c. 7, s. 56 (Beyrut).

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>