canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

İMAM-I ÂZAM EFENDİMİZİN HACCA GİDİŞİ, RİAYET ETTİĞİ EDEBLER - (İzharu'l-Fedaili Nebiyyina Muhammedin Sallallahu Teala aleyhi Vesellem)

 

İMAM-I ÂZAM EFENDİMİZİN HACCA GİDİŞİ, RİAYET ETTİĞİ EDEBLER

İmamı Azam zamanında fakir bir Müslüman, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin aşkı şevki içine düşmüş, yüz altın borç bularak hacca gitmiş. Beytullahı, Ravzayı Mütahharayı tavaf edip muradına ermiş ama borç sıkıntısı üzerinde. Borç altında, sıkıntısı var iken Rasulullah efendimizin ataşı durdurmayıp birde borç üstüne borç binince yüz altın oldu.

Borç sıkıntısı ile memleketine dönmesi çok ağır geldiğinden seher vaktinde sabaha karşı Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in Ravzayı Mutahhara’sına giriyor. Bir tenha zaman bulup türbenin belbetine yapışıyor. “Ya Rasulallah senin aşkın, şevkin, muhabbetin beni durdurmadı. Zahiren beni memleketimde durdurmayan borç sıkıntısı ile beni buraya getiren senin maneviyatın, senin aşkın getirdi ya Rasulallah. Bu halımı ancak sana korkarak beyan ediyorum ya Rasulallah. Senden başka kimseye söyleyemiyorum. Bu beni sıkıntıya düşüren yüz altın borcumu senin vermeni bizzat senden istiyorum ya Rasulallah.  Bu benim borcumu sen ver ya Rasulullah.”

Böyle ağlayıp, sızlayıp ricada bulunuyor. Gelip tenha bir köşede edeple, hem korku, hem hayâ edeple yatıyor.

Daha tamamen uykuya dalmadan uyku ile mızganma arasında derhal sevgili Peygamberimiz, Habibullah sallallahu aleyhi vesellemin ruhaniyeti gelip yetişiyor diyor ki: “Medine-i Münevvere‘nin felan mevkisine git. Oraya İmamı Azam geldi. Dokuz gün oldu hayâsından, edebinden buraya bizden de izin olmayınca gelemiyor. Çadırın içinde bekliyor. Git bizden selam söyle. Senin yüz altın borcunu versin. Kendi de gelsin. Eğer senin bu sözüne inanmazsa, kendisi her gün bize beş yüz salâvatı şerife gönderirdi. Bu gün kü salâvatı şerifeyi unuttu” diyor.

Hacı uyandı ki içi, aşk, şevk, nur-i ilahi dolmuş. Sabahı zor etti. Sabahleyin oraya geldiğinde birkaç çadır gördü. İmamı azam efendimiz kendi çadırında tek başına oturuyordu. Oradakilere sordu. Burada İmamı Azam hangi çadırda? Gösterdiler. Geldi ki çadırın içinde diz bükmüş edeple oturuyor.

Selam veriyor. Selamını alıyor. Hacı soruyor, İmamı Azam senmisin?

Evet, benim buyurun diyor.

Hacı, başından geçen ahvalı kısadan beyan edip Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem efendimizin selamını söyleyip yüz altın borcunun verilmesini söylüyor.

İmamı Azam efendimiz ahvalı anlayınca derhal yüz altın çıkarıp veriyor. Hacı altını alıp dönüp yürümeye başlayınca İmamı Azam efendimiz derhal hacıyı çağırıyor. “Hacı kardeş gel hele. Rasulullahı nasıl gördün ve sana ne dedi. Onu bir daha tekrar söylermisin.”

Hacı, bir daha tekrar gördüklerini Rasulullah’ın selamını artık gelmesini emir etmesini bir daha söyleyince Rasulullah’ın aşkı, şevkı İmamı Azam efendimizde daha fazla arttı. Çıkarıp hemen yüz altın daha verdi hacıya.

Hacı, yine dönüp yürümeye başladı. Beş on yirmi adım atınca o aşk, o selamın nerden geldiğini bunları tefekkür edince o aşk ile İmamı Azam efendimiz, hacı kardaş gel hele bir daha gel.

Buyur ya imam.

Hacı kardaş bu konuyu, Rasulullah ne dedi nasıl gördün tekrar bir daha söylermisin.

Bir daha tekrar söylemesinde çıkardı yüz altın daha verdi hacıya.

Yani, İmam-ı Azam Efendimiz hacıya, Rasulullah efendimizin selamını ve mübarek emirlerini beş defa söyletip her defasında yüz altın verdi.

İşte dostunun gönderdiği her selamına, her kelamına yüz altın verdi hacıya.

Allah O’nun aşkına hepimizi layık etsin. Halis muhlis olan ümmetlerinden etsin. Hakiki Rasulullaha aşıkı sadık olanların aşkları ve sadakatları böyle olur.

Biz okuyup dinleyenlerimiz bundan bir büyük ders ve ibret alalım. Onun için salâvatı şerifelerde çok fazla fazilet var. Allah bizi sünnetinden ve salâvatı şerifeden mahrum etmesin.

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>