canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

SEVGİLİ PEYGAMBERİMİZ sallallahu aleyhi vesellem EFENDİMİZİN İSMİNE HÜRMET KENDİNE HÜRMETTİR - (İzharu'l-Fedaili Nebiyyina Muhammedin Sallallahu Teala aleyhi Vesellem)

SEVGİLİ PEYGAMBERİMİZ sallallahu aleyhi vesellem EFENDİMİZİN İSMİNE HÜRMET KENDİNE HÜRMETTİR

 

Eşrefoğlu Rumi hazretleri Müzekki’n-Nüfus kitabında rivayet ediyor:

Şeyh Beyazidi Bestami rahmetullahi aleyh müridleri ile giderken şat ırmağının köprüsünün üzerinde gördü ki ufak oyun çocuklar oyuncaklar dizmişler. Oyuncakların birinin adını Muhammed koymuşlar sallallahu aleyhi vesellem birinin adını Aişe koymuşlar düğün yapıyorlar. Bir dernek düğün kurmuşlar biribirine everecek çocuklar. Beyazidi Bestami hazretleri bunu anlayınca:

Hoşuma gelmedi diyor. Çocuklara kızdım, elimde asa vardı asanın ucu ile oyuncakları yittim yittim köprüden aşağı suya attım. Çocuklarıda tekdir ettim siz Bu halla oyunmu çıkarıyorsunuz diye kızdım tektir ettim diyor. Çocuklar bozuldular sükût kaldılar.

Eve gelip halvet hanemde huzur rabıta ile murakabaya oturdum. Bir müddet sonra murakabamda Peygamberimiz Muhammed Mustafa sallallahu teala aleyhi vesellem zuhur etti. Ben saygı kıyam gösterdim ise de bana hiç iltifat etmedi. Aman el-Aman ya Rasulallah beni affet ben ne yaptım. Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem:

“Köprünün üzerinde beni asanın ucu ile suya attın. Hiç itibar etmedin. Şimdi benden itibarmı istersin? Sen bilmezmisin benim ismime hürmet bana hürmettir. O çocuklar benim ismim ile oyun yapıyorlardı ama onların kalplerini benim sevgim benim aşkım kaplamıştı. O sevgi ile benim aşkım sevgim muhabbetimle oyun yapıyorlardı. Onların kalbinden benim sevgi muhabbetimi çıkardın.”    

Beyazidi Bestami hazretleri, büyük bir hata yaptığımı anlayıp hemen o çocukları bulup gönüllerini aldım geri tekrar bir düğün kurup çocukların kalbine peygamber efendimizin sevgisini yerleştirdim diyor. Öyle kurtulmuş oluyor.

Hadisi şerif:

(كَعَبْ بِنْ عُجْرَة) أَنَّ رَسُولَ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ خَرَجَ يَوْمًا إِلَى الْمِنْبَرِ فَقَالَ ح۪ينَ اِرْتَقٰى دَرَجَةَ اٰم۪ينْ، ثُمَّ اِرْتَقَى الْأُخْرٰى فَقَالَ اٰم۪ينْ، ثُمَّ اِرْتَقَى الثَّالِثَةَ فَقَالَ اٰم۪ينْ، فَلَمَّا نَزَلَ عَنِ الْمِنْبَرِ وَفَرَغَ قُلْنَا يَا رَسُولَ اللّٰهِ لَقَدْ سَمِعْنَا مِنْكَ كَلٰامًا اَلْيَوْمَ قَالَ وَسَمِعْتُمُوهُ قَالُوا نَعَمْ قَالَ إِنَّ جِبْر۪يلَ عَلَيْهِ السَّلٰامْ عَرْضَ ل۪ي ح۪ينَ أَرْتَقِيَتْ دَرَجَةً فَقَالَ بَعْدَ مَنْ أَدْرَكَ أَبَوَيْهِ ثُمَّ الْكِبَرِ أَوْ أَحَدَهُمَا لَمْ يُدْخِلٰاهُ الْجَنَّةَ قَالَ قُلْتُ اٰم۪ينْ وَقَالَ بَعْدَ مَنْ ذَكَرْتَ عِنْدَهُ وَلَمْ يُصَلَّ عَلَيْكَ فَقُلْتُ اٰم۪ينْ ثُمَّ قَالَ بَعْدَ مَنْ أَدْرَكَ رَمَضَانُ فَلَمْ يَغْفِرْ لَهُ فَقُلْتُ اٰم۪ينْ

Kâ’b bin Ucre r.anh’tan rivayet edilmiştir: Bir gün Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz minbere çıktı birinci basımına bastı âmin buyurdular. İkinci basıma bastı âmin dedi. Üçüncü basıma bastığında yine âmin buyurdular. Sohbet konuşmalar sonunda minberden inince sahabeler sordular. Ya Rasulallah her bir basıma ayak bastığında âmin söylediniz. Bundaki hikmet ne idi ya Rasulallah deyince buyurdular ki:

Ayağımı birinci basıma basınca Cebrail aleyhisselam geldi. Buyurdular ki: Ya Muhammed bir kimsenin yani, evlatların anne babaları yaşlandı ihtiyar olup kuvvetten düştüler. Bu şekilde anne babanın her türlü bakım işleri de evladın eline kaldı. Bu halda kalan anne babasına hizmet hürmet yapıp eza cefalarına tahammül edip onların duasını alanlar cenneti alada oluyorlar. Bu şekilde onların düşkün halında onların her halına eza cefalarına tahammül edemeyip de cenneti kazanamıyan evlatlarında yüz üstü sürünüp Allah’ın rahmetinden mahrum kalsınlar buyurdular. Ben de âmin dedim.

İkinci basıma çıkınca yine Cebrail aleyhisselam buyurdular ki: Ya Muhammed Ramazan şerif mübarek şerefli ay girince bu ayın içinde insanlardan ne kadar küçük ve büyük günahkârlar var olupta, bu şerefli mağfiret ayının içinde Allah’a boyun bükerek günahlarına tevbe yapıp günahlarını af ettiremeyenler onlar da yüzüstü sürünsünler. Allah’ın rahmetinden mahrum kalsınlar dedi. Ben de âmin dedim.

Çünkü bu şerefli mübarek Ramazan hürmetine Cenab-ı Hak bütün küçük büyük günahların tevbe edenlerin hepsini affı mağfiret ediyor. Ramazanın birinci akşamı iftar saatinde Cenab-ı Hak Teâlâ Hazretleri günahkârlardan cehennemlik olmuş günahkâr kullardan bin kerre bin kişiyi o iftar vaktinde affı mağfiret ediyor. Her gün her iftar vaktinde aynen böyle mağfiretler olunuyor. Hatta Ramazanın son akşamı iftar vaktinde Ramazanın birinci iftarından Ramazanın son akşam iftarına kadar ne kadar cehennemden affı mağfiret olunmuşların sayısınca son iftar saatinde de böyle büyük affı mağfiret ediyor.

Üçüncü basıma çıktığımda Cebrail aleyhisselam Ya Muhammed bir yerde bir cemaatte bir toplumda Senin ismin söylendiği zamanda Sana sevgi saygı hürmet tazim ile salâvat getirmeyenler yüzüstü sürünsünler. Allah’ın rahmetinden mahrum olsunlar dedi. Ben de âmin dedim.[1]      

Sahibi Kenzü ahbar rahimehullah kitâbu’s-Saâde’de fi ma’rifeti’l-ıbâde’den naklen buyuruyor ki:

Bir kimse müezzinden eşhedü enne Muhammeden Rasûlullah işittiğinde gerektir ki

صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْكَ يٰا رَسُولَ اللّٰهْ

 Sallallâhu aleyke yâ Rasûlallah deyup iki başparmağının arka taraflarını öpüp iki gözü üzerine koyup

اَللّٰهُمَّ مَتِّعْن۪ي بِا السَّمْعِ وِ الْبَصَرِ

         Allâhümme metti’ni bi’s-sem’i ve’l-basarî diyerek mes ede.

Yani, Allahım görmemi ve duymamı faydalandır- neşelendir.  

         Salâtı Nemci de dahi böyle zikr olunmuştur.

         Yine İmamı ebu Talibi Mekki rahimehullah Kutu’l-Kulûb kitabında İbni Ayine rahimehullah’tan rivayet eder ki hazreti Rasûlullah sallallâhu aleyhi vesellem, yanında Ebu Bekr radıyallâhu anh efendimizle beraber otururlarken müezzin eşhedüenne Muhammeden Rasûlullah dediğinde Ebu Bekr efendimiz yukarda ki duayı okuyup iki başparmağının arkalarını gözlerine mesh edip

قُرَّةُ عَيْن۪ي بِكَ يَا رَسُولَ اللّٰهْ

Gurretü ayni bike yâ Rasûlallah

Yani, “İki gözümün ışığısın yâ Rasûlallah” dedi. Rasûlallah sallallâhu aleyhi vesellem efendimiz buyurdular ki:

Yâ Ebâbekir her kim senin yaptığın gibi yaparsa ve senin söylediğini söylerse Hak Teâlâ’dan rica ederim ki eski veya yeni kast ile veya hata ile gizli veya aşikâr cemii günahları afv olunur. inşeallâhu Teâla.

Yine Ruhu’l-Beyan tefsiri 7.cilt 228–229. sayfalarında fıkıh kitaplarından Kuhustani’nin fi şerhi’l-Kebir’inde Kenzü’l-İbad’tan naklen yukarıdaki şekilde rivayet ediyor.

 Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in doğuşu Mekke şehrinde Hicac'ın karındaşı Muhammed İbn-i Yusuf'un olduğu evde vücuda geldi. Ve Suvibe dedikleri hatun emzirmiştir. Ve ol hatun Ebu Leheb'in cariyesiydi. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin doğduğunu beşaret ettikte, Ebu Leheb onu ( o cariyeyi) beşaret ettiğinden dolayı azad eylemiş idi.

Ebu Leheb vefat ettikten sonra bir gece Ebu Leheb'i rüyada gördüler. Ya Ebu Leheb, halin nasıl nedir? Dediler. Cevap verdi: Cehennemdeyim. Ama Rasulullah'ın doğduğu geceleri geldiği gibi azabım hafif olunur. Parmaklarım arasını emerim. Parmaklarım arasından su çıkar emerim dedi.

Bunun sebebi de şudur ki Rasulullah'ın doğum gecesi, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem dünyaya teşrif ettiğinde cariyem suvibe gelip bana O'nun doğumunu müjdelemiş idi. Ben de o müjdesinden dolayı onu azad etmiştim. Hak Teala onun mukabelesinde yani, O'nun her doğum geceleri azabımı hafifleştirip bu ihsanı kıldı dedi.

İbn-i Ceziri Rahmetullah der:

Ebu Leheb, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin doğduğu geceye ihsan etmekle Ebu Leheb gibi kâfir cehennem içinde faydasını görünce kıyas eyle düşün. Bir kimse mü'min muvahhid olsa, O'nun doğduğu gecelere tazim edip Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem hürmetine yemekler ve ihsanlar etse Hak Subhane ve Teala canibinden ne kadar lütfu ihsan ve keremlere müstehak olur.

Layık olan budur ki daima ehli İslam Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin Mevlidi ayında cemaat olup ziyafetler eyleyeler. Fukarayı envai hayrat ve sadakatla nevazişler edeler. Ve Mevlid-i Şerif okutalar. Ve bir kimse saygı, sevgi, tazim, hürmet üzere Mevlid ayında Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hürmetine cemiyet ve ziyafet eylese ve Mevlid-i Şerif okutsa, ol sene içinde O'nun hürmetine bütün belalardan emin olup muradı neyse hâsıl olur diye rivayet eylemiştir. [2]

 

Ulema-i hadisten hafız ibni Dihye rahmetullahi aleyh Tenvir kitabında rivayet ediyor:

İbni Abbas radıyallahu anh hazretleri bir gün evinde sevgili peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem efendimizin doğum hallarında vukua gelen hallarından bahs ediyordu. Bundan dolayı ordakiler sevgi aşk muhabbetle Cenab-ı Hakk’a hamdu senalarla sevgili Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem üzerine salâvatı şerifeler getiriyorlardı. O anda sevgili Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem efendimiz geldi ve dedi ki.

حَلَّتْ لَكُمْ شَفٰاعَت۪ي

Yani, “şefaatim size hak oldu” buyurdular.

Yine Ebu Derda radıyallahu anh hazretlerinden:

Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem ile beraber Amır el-Ensari’nin evine uğradık. Çocuklarına ve aşiretine Peygamberimiz sallallahu aleyhi veselemin doğumunda meydana gelen hallarını öğretiyordu. Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem dedi ki:

اِنَّ اللّٰهَ فَتَحَ لَكَ اَبْوٰابُ الرَّحْمَةِ وَالْمَلٰٓائِكَةُ كُلُّهُمْ يَسْتَغْفِرُونَ لَكَ مَنْ فَعَلَ فِعْلُكَ نَجَى نَجٰاتُكَ

Yani, “muhakkak ki Allahu Teala sana Rahmet kapılarını açtı ve bütün melekler senin için istiğfar ediyorlar. Her kim senin yaptığın gibi yaparsa senin ulaştığın derecelere o da ulaşır” buyurdular.

 


[1] Tabarani El-Mu’cemu-l-Kebir c.19. s.144/315 (Musul), Rüdâni c.5. s.304/9583.

[2] Mevahibil Ledünye Kitabı Sayfa 24.

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>