canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

TALİB-İ HAK OLANLARA NASİHATLER - (İzharu'l-Fedaili Nebiyyina Muhammedin Sallallahu Teala aleyhi Vesellem)

TALİB-İ HAK OLANLARA NASİHATLER

Cenab-ı Hak Kur’an-ı Kerim’de Sure-i Âli İmran’da Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi veselleme iki yerde tabi olmayı O’na sallallahu aleyhi veselleme uymayı emrediyor.

Kur’an’da okursunuz. Sizler ehlisünnetin dışında bozuk mezheblere tabi olduğunuz için bu ayetler sizin hoşunuza gelmiyor mu? Bunları okumuyor musunuz? Yanlış mezheblerin itikadlarını kabul ediyorsunuz.

Kur’an-ı Kerim’de kehf suresinde ilmi ledün istediğinde Cenab-ı Hakk’ın Musa peygamberi Hızır aleyhisselama ilmi ledünü öğrenmek için gönderdiği ayetler hoşunuza gelmiyor mu? Bu ayetlerin üstünü örtüp savışıyorsunuz.

Cebrail aleyhisselam Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi veselleme yirmi dörtbin kere inmedi mi?

Âdem babamıza ekin ekmeyi biçmeyi, un öğütmeyi öğretmedi mi?

Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi veselleme mi’rac davetinde kılavuz olmadı mı?

Sizler herkim Allah ile arasına vasıta koşarsa kâfir olur diyorsunuz. Bunları da Allah’tan korkmayarak kitaplarınıza yazıp ümmeti Muhammed’e verip itikatlarını zihinlerini bozuyorsunuz. Allah’tan Rasulullah’tan çekinmiyormusunuz?

 

Çünkü Ol Habibullah pür nur olup geldi âleme

O’nun vasfı ne dile sığar ne kaleme

Rahmet olarak geldi bütün âleme

 

Buraya bir hadisi kudsi eklenmesi icab etti. Hadisi kudsi Ramuzu’t-Tevhid kitabından:

 

لٰۤاإِلٰهَ إِلَّااللّٰهُ حِصْن۪ي وَمَنْ دَخَلَ حِصْن۪ي أَمِنَ مِنْ عَذَاب۪ي

Yani, Cenab-ı Hak Teâlâ hazretleri buyuruyor ki bu “La ilahe illallah kelimesi Benim metin-kuvvetli (kimsenin zafer bulamayacağı) bir kal’amdır. Her kim (sıdkı hulusi kalb ve huşu huzuru kalb ile) bu metin ‘la ilahe illallah’ kal’asına girer çıkmaz ise, (dünyada) bütün korktuklarından kurtulur ve (ahirette) bütün azablarımdan emin olurlar.” [1]Buyuruyorlar.

Bir misali neye benzer. İnşaallahu Teâlâ hata olmaz.

İnsanlar arasında bir para kumbarası oluyor. Adam eline para geçtikçe bir miktarını evin ihtiyacına gerisini kimseye söylemeyip hemen fırsat buldukça kumbaraya parayı atar.

Bazen farkına varmayanlar:

“Ne yapıyorsun? Bu sermayenin hepsini fırsat, kazancını kumbaraya atıyorsun ne olacak?” Diyenler, sonra kumbara açılınca o zaman bilirsiniz.

İşte Allah’a imanlı olanlar, bu dünya âleminde verilen ömür sarfiyetini ekseri çok kısmını Allah’a ibadet, farz, nafile sünnetler ile La ilahe illallah zikrine meşkul olup gönül kumbarasını bunlarınla dolduran kimse yarın yevm-i mahşer (mahşer gününde) yapılan ameller boşa çıkarmı?

Amel kumbarası açılınca Allah’ın rızası ile namaz, istiğfar la ilahe illallah zikri ile dolu olan kumbara açılınca ve kalb kumbarasını küfürle, gıybetle, malayani lüzumsuz sözler ile nefse hizmet yapmaklarla, yalanlar planlar ile daha yaramaz kelamlar ile doldurmuş olanlar ile kalb kumbarasını namaz Kur’an la ilahe illallah zikri ile Allah Allah zikri ile Peygamber efendimize salâvatlar ile günahların yıkanması için tevbe istiğfarlar ile kalb kumbarasını doldurmuş olanlar ve kalbini bu ibadetler ile nurlandırmış olanlar küfürle kalblerini karatmış kalb kumbarasını lüzumsuz kelamlar ile dolduranlar mahşer gününde bunlar hiç beraber olur mu? Kısadan tasdik için ayeti kerime:

İşte Cenab-ı Hak ayeti kerimesinde bunları bildirmektedir.

  اَمَّنْ هُوَ قَانِتٌ اٰنَآءَ الَّيْلِ سَاجِدًا وَقَآئِمًا

“Şol kimseler ki gecelerini abdestle nafile teheccüd secde ve kıyamla ve ‘zikrullah ve ibadetle’ geçirirler. Onlar gafletle yatanlar gibi midir?” [2]

Yani, Allah rızası için kalkıp abdest ile nafile namazlar ile ve zikrullah ile gecesini ihya edenler ile güneş değene kadar yatanlar günahlar yönüne vaktini, zamanını, hayatını harc edenler hiç beraber olurmu? Buyuruyor. Bu ayeti kerime bizleri uyarıp sayi gayrete sevk etmektedir.

Kendinizi ölçün hiç beraber tutarmı ölçüde? Cenab-ı Hak tarafından verilen ömrünü gece ve gündüzünü saat ve dakikalarını, zamanlarını zay etmeyip Allah’ın rıza yolunda çalışanlar ile Allah’ın verdiği emanet olan çok kıymetli bir daha ele geçmeyen ömrünü, gece ve gündüzünü saat ve dakikalarını nefsin havayı arzularına sarf edenler hiç beraber olurmu?

Akıl vicdan terazilerine vurun. Zararlıklarla kıymetli zamanını kayb edenler beraber olurlar mı?  Günahını, kusurunu bilip günah, kusurunun silinmesi için Rabb’ısına boyun bükerek tevbe edip istiğfar çekmeye devam edenlerle etmeyenler beraber olurmu?

Yani, bir dahi ele geçme imkânı olmayan ömrünü, nefesini, fikrini, zamanını Allah’ın rıza yoluna, ibadet, itaat yoluna harc edenler ile Allah’ın hoşlanmadığı günahlar yönüne, hayatını nefsin havalarına düşünmeyerek ömrünü zay edenler ile ömrünü Allah rızasına harc edenler bereber olurmu?

Bu ayeti kerime bütün insanoğullarını ihlâslı, Allah’a itaate, ibadete, zikre teşvik ediyor.  

Kur’anı-ı Kerim’i okuyup hakkıyla anlamı manasını anlayanlar korku, huşu, edeble Kur’an’a devam ederler. Yalınız dilde kalmayarak huzuru kalb ile devam edip kalbe indirenler, kalb kazanını kaynatırlar. Allah için gözlerinide yaşartırlar.

Araziye ekiyoruz; buğday, arpa, mısır. Bunlar biraz yetişiyor kemal buluyor. Bunlar kemal bulunca sahibinin yanında önemli olan o mahsulun tohumunun yetişip kemal bulması, dalının yaprağın kıymeti yok. Kelledeki tanenin kıymeti var. Vücuttada iskeletin kıymeti yok imanın kıymeti var.

Araziyi gezdiriyorlar su çıkartmak için. Şurayı eş diyor. Sontajcı gelir lazım olan malzemeler bağlanır. Sontajın ucunda bir tokmak var. Toprağın yüzüne aldanmaz suyu aramaya başlarlar. Suyu buldumuydu yüzler güler.

Bizimde yapılan zikrullah, okunan Kur’an dilde kalmayıp tokmak kalbe vurması gerekir La ilahe illallah tokmağını kalbe vurmak lazım. Nasıl ki arazide su çıkınca arazinin kıymet değeri artıyor.

Dilde, la ilahe illallah zikri tokmağıyla kalbe vururken vururken hiç aklına gelmedik ilimler, irfanlar, esrarı-sırlar hikmet pınarlarını kalbinden dile dildende akmaya başlar. Bu şekilde kırk gün ihlâslı devam ederse hikmet pınarları akar. Yerin altında ne cevherler var ama araştırmak lazım.

Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki:

مَنْ أَخْلَصَ لِلّٰهِ أَرْبَع۪ينَ صَبَاحًا ظَهَرَتْ يَنَاب۪يعُ الْحِكْمَةَ مِنْ قَلْبِه۪ اِلٰى لِسَانِه۪

Yani, “Her kim, kırk gün ihlâslı olarak, abdestli, namazlı zikrullahla beraber tenha bir mahele çekilir çalışır ise, o kimsenin kalbinden lisanına hikmet pınarları akmaya başlar"[3] buyuruyor.

Tulumbayı suyun içine atıyorlar. İğne ucu kadar delik olsa boruda takur tukur ses var su çıkmıyor neden? Atılan boruda, süzgeçlerde hava delikleri var. Bizimde kalplerimizde hava delikleri var Allah’ın hoşlanmadığı havayı arzu delikleri var.

Hadisi şerif:

وَيْلٌ لِمَنْ يُكْثِرُ ذِكْرَ اللّٰهِ بِلِسٰانِه۪ وَ يَعْصِى اللّٰهَ بِعَمَلِه۪  

Yani, “veyl şol kimselerin içindir ki yalınız dilde Cenab-ı Allah’ı çok zikreder fiile gelince Allah’ın nehy ettiğinden sakınmazlar.”[4] Veyl cehennemi onların içindir.

Cenab-ı Hak Teâlâ Ayet-i kerimede buyuruyor ki;

وَنَحْنُ اَقْرَبُ اِلَيْهِ مِنْ حَبْلِ الْوَر۪يدِ

Yani, “Ben kuluma kalbindeki şah damarından daha yakınım.”[5]

Hadis-i Şerif’te buyuruluyor ki;

اِنَّ اللّٰهَ مَعَكُمْ اَيْـنَمَا كُنْتُمْ

Yani, “O Allah sizinle beraberdir nerede olursanız.” [6]

 

Cenab-ı Hak Teâlâ hazretleri hadisi kudsisinde buyuruyor ki

اَنَا جَل۪يسُ مَنْ ذَكَرَن۪ى

Yani, “beni zikreden kulumla ben beraberim.”[7]

Bunlarda hılaf olmaz. Bu kadar yakın olduğuna inancım var.  Cenab-ı Hak bize bizden yakîn olduğu halde:

 

Yüce Rabb’ıma yakîn hâsıl edemiyorum neden?

Mani olan ortadaki şu iskelet beden

 

Evet, ehli yakîn olamadığımız arada bu zahir iskelet var. Ne zaman bunlar aradan çıkar kendi kalmaz o zaman.

 

Belki olurdu derdine bir çare

Sen yok olup çıksaydın kenara

 

Evliya-i Kiram buyuruyorlar ki:

مَحْوَ الْمُحِبِّ لِصِفَاتِه۪ وَاِثْبَا تِ الْحَب۪يبِ لِذٰاتِه۪

Yani: “Aşığın kendi sıfatı ve zatı sevgili maşukunun zatı sıfatında yok olmak. Kendi sevgilisi, maşukunun sıfatını kendi zatında isbat etmek ve isbata geçmektir.”[8]

Yani, kişi sevdiğinin zatında yok olmak.

Malından geçmek odur ki aşıka zatın eseri zuhurunda malından geçer. Yani, malı gözüne görünmez.

Evladından geçmek sıfatta fani olmanın nişanıdır. Aşk girdiği yeri yıkar yakar eser kalmaz.

Canından geçmek odur ki anda fani olmak nişanıdır. Sıfatta fani olan, zatta bakî olur.

 

Mahvi fena sahrasına geçmeyen salik

Devleti irfana olamaz malik

 

 

 

       KASİDE

 

Mevlam şu gönlümden gümanı kaldır

Vuslat yolundan dumanı kaldır

Al benliğimi gitsin seni bildir

Bu yüzüm sözüm özüm bir eyle

Rıza yolunu bana sen söyle

 

Şeyhım ile pirim bana göster

Onlar olsunlar bana önder

Durmasın bu dolap yine dönder

Bu yüzüm sözüm özüm bir eyle

Ne olur vuslat yolun bana söyle

 

Bu gönlümden irfan kapılarını açam

Senin yardımınla hakkı batılı seçem

Yardımınla zahir perdeleri yırtıp hakıkate geçem

Bu yüzüm sözüm özüm bir eyle

Bu derdin dermanını bana sen söyle

                                   

   Hacı Mustafa GÜNEŞ

 

Ey derde derman isteyen

Yetmezmi dert derman sana

Ey rahatı can isteyen

Kurban olandır can sana

 

Yağma edersin varlığın

Gider gönülden darlığın

Mahveyle sen ağ yarlığın

Yar olıser mihman sana

 

Sermaye bu yolda heman

Teslim olur buna inan

Sıdk ile Allah’a dayan

Etmezmi gör ihsan sana

 

Tevhide düşür özünü

Kimseye açma razını

Şeyh izine tut yüzünü

Şeyhin yeter burhan sana

 

Uyuyan kişi yol alamaz

Maksudunu tez bulamaz

Bekle Marif kapusun

Yüz göstere irfan sana

 

Dünya ile ukbayı koy

Evveli ile uhrayı koy

Var ol kuru sevdayı koy

Matlub yeter sübhan sana

 

Candan talep kıl yarını

Ver canını bul didarını

Yok eyle kendi varını

Kim var ola canan sana

 

Çürüklerin hep sağ olur

Zehrin kamu bal yağ olur.

Dağlar yemişli bağ olur

Cümle cihan bostan sana

 

Güçtür kati Hakk’ın yolu

Dergâhı hem gayet ulu

Sıdk ile olmazsan kulu

Etmez yolu asan sana

 

Kulluğa bel bağlar isen

Şâmu seher ağlar isen

Sular gibi çağlar isen

Tez bulunur umman sana

Bülbül oluben öte gör

Gül gibi açıl tüte gör

Aşk oduna can ata gör

Gülzar olur niran sana

 

Yüzün Niyazi eyle ak

Dert ile bağrın eyle çak

Kalbin sarayın eyle pak

Şayet gele sultan sana.

                                     Niyazi Mısrî

 


[1] Deylemî el-Firdevsü bi me’süri’l-Hıtab c.5.s.251/8102 (Beyrut), Münavi Feyzul-Kadir, c.3.s.378 (Mısır), Ebu Nuaym Hilyetü’l-Evliya c.3.s.192 (Beyrut), İmamı Suyuti Camiu’s-Sağır muhtasarı c.2.s.302/1955(3:378/3694

[2] Zümer 39/9

[3] Feyzu'l-Kadir 6,43; Rezîn tahric etmiştir. Hadis Hilyetü'l-Evliya'da Ebu Eyyûb el-Ensârî'-den merfu olarak kaydedilmiştir, (5,189); keza hadis Câmiu's-Sagîr'de de bulunmaktadır.

[4] Kenzü’l-İrfan 1001 hadis s.118/758 (Osmanlıca baskı), Deylemi el-Firdevsü bi me’sûru’l-Hıtab c.4.s.400/7160 (Beyrut)

[5] Kaf Suresi 50/16

[6] Ebu Nuaym Hilyetu-l-Evliya c.10.s.265.(Beyrut), Essünneti li Abdullah bin Ahmed bin Hanbali c.1.s.306/595.

[7]İmamı Gazali Bidayetul Hidaye s.105, Beyhaki Şuabu’l-İman, c. 1 s. 451/680 (Beyrut) Ebu Nuaym Hilyetü’l-Evliya, c. 6 s. 42 (Beyrut), İbni Ebi Şeybe Musennef, c. 1 s. 108/1224 (Riyad).

[8] Mevahibi Ledüniye ikinci Cilt.2. Saife.123 (Osmanlıca baskı)

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>