canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

İLLET, KILLET, ZİLLET - (İzharu'l-Fedaili Nebiyyina Muhammedin Sallallahu Teala aleyhi Vesellem)

 

İLLET, KILLET, ZİLLET

   

Cenab-ı Hak Teâlâ ve tekaddes hazretlerinin sevdiği mü’min kullarının başından üç tokmak eksik olmaz. Birisinden başını az kurtaracak olsa öbür tokmak, başına iner. Ondan başını kurtarsa öbür tokmak iner.

Tokmaklar: İllet, kıllet, zillet.

İllet: yani, hastalıklarla denemelerde olup vücuduna gelen hastalıklar, aile efradının ve kendisinin vücuduna gelen hastalıklarla müptela olmak.

Kıllet: maddi sıkıntılara düşmek, el darlığı, maddiyet darlığı, borç altına girmek, maddi gelirlerden kısalmak.

Zillet: halk arasında horluklara düşmek ve halk tarafından hakkında gıybetler ve buğuz adavetlere düşüp horluklar içinde yaşamak.

Bakara suresi 155. ayeti kerimede bu konu tafsilatıyla anlatılmaktadır.

    وَلَنَبْلُوَنَّكُمْ بِشَيْءٍ مِنَ الْخَوْفِ وَالْجُوعِ وَنَقْصٍ مِنَ الْاَمْوَالِ وَالْاَنْفُسِ وَالثَّمَرَاتِۜ وَبَشِّرِ الصَّابِر۪ينَۙ

Cenab-ı Hak “Biz o sevdiğimiz kulları bir şeylerle denemeler yaparız.” tevvekülünü teslimiyetini itikadının ne derecede olduğuna denemeler yaparız.”

بِشَيْءٍ مِنَ الْخَوفِ

“Korkuyla” can korkusu ile karşılaştırabiliriz. Malından maddi gelirlerin kısa olmasındanda el darlığı ilede sınarız. Borç altına girer. Sıkıntıya düşer bunlarla sınarız. وَالْجُوعِ yani “açlıkla” وَاْلأَنفُسِ vücuduna gelen hastalık ve can korkusuyla bunlarla da karşılaştırırım. Bu denemelerde sabır sebat eder itikadında sağlam durursa müjde et ya habibim وَبَشِّرِ الصَّابِرِينَ artık bu sıkıntılar zamanında sabır sebatından, doğru istikametinden ayrılmayıp azminde zerre kadar gevşemeyip istikametinde ayrılmayanlara müjde beşaret haberini ver ya habibim. Onların imtihan zamanı bitip mükâfat zamanı geldionları müjdele” [1]  buyuruyor.

Cenab-ı Hak Teâlâ hazretleri bu yazdıklarımızla sevdiği mü’min kullarını bu belalar ve sıkıntılar ile bela, musibet, sıkıntı hamurları ile iyice yoğurur pişirir. Ham kalmasın diye bunlarınla pişirir.

Her sabah üzüntüler, sıkıntılar, meşakkatler, musibetler, elem ve kederler ve sair üzüntü vericilerin cümlesi hal diliyle Cenab-ı Hak Teâlâ hazretlerine müracaat ederler.

         “Ya Rabbi, senin izninle bu gün biz nereye gidelim.”

         Cevap: Hak Teâlâ buyurur ki “sizler sevdiğim dostlarımın üzerlerine gidin.” Onlar derler ki “ya Rabbi onlar seni sevmek gayretindedirler. Sende o dostlarını sevmektesin. Bizim onların üzerine gitmemizde ki hikmet nedir? Ya Rabbi.

         Cenab-ı Hak Teâlâ hazretleri onlara şöyle buyurur ki “sizler o sevdiğim dostlarımın üzerinde bulunduğunuz müddetçe onların sizlere sabır, tahammül ettikleri, şikâyetçi olmadıkları müddetçe bütün günahlarını yıkayıp af ederim. Ve sizlerinle onların indi ilahiyemde ki derecelerini de yükselteceğim. Dostluklarımızı sevgimizi daha artıracağım”  buyuruyorlar.

Bununla beraber keyifler, nefsin hoşlandığı zevkler, yemekler, içmekler, uyumaklar ve ne kadar nefsin hoşlandığı işler bunlarda hal dili ile Cenab-ı Hakk’a her gün sabahleyin müracaatta bulunurlar. “Ya Rabbi, senin izninle bizler nereye gidelim?”

Cenab-ı Hak Teâlâ hazretleri şöyle emirde bulunur ki “sizler sevmediğim hoşlanmadığım düşmanlarımın üzerine gidiniz. Sizlerde sevmediklerimin üzerinde bulunduğunuz gibi sizlerin içinde yaşadıkları müddetçe onlara beni unutturacağım. Benden uzaklaştıracağım. Azabımı, gazabımı onların üzerine artıracağım.” Buyuruyorlar.

 

Meşakkat çekmeyen terakki bulmaz

Belasız vuslatı cenan olunmaz

 

Veli olmaz kişi taşlanmayınca

Hakk’tan gayrileri kalpten boşlanmayınca

 

İbadet çokluğuna itibar yoktur

Kulundan Halık’ı hoşlanmayınca

 

  Bu tedaviyi de Cenab-ı Hak Teâlâ tarafından vazifelenmiş olan Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem efendimizin ve sadık halifeleri olan mürşidi kâmillerin vazifeleri, Allah’ı kullarına sevdirmek, Allah’ın kullarını da Allah’a sevdirmek. Allah’ın sevgisini kullara aşılamak ve karşılık beklemeyerek kulları da Allah’a sevdirmek kabiliyeti olan mürşidi kâmile başvurun, teslim olun ki ibadetlerinizi ihlâsa getirmeyi size öğretsinler ki ibadetleriniz Allah indinde makbule geçsin.

 


[1] Bakara 2/155

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>