canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

PEYGAMBERİMİZ sallallahu aleyhi vesellem HAKKINDA PİRİMİZİN GÜNLÜK OKUDUĞU VİRDİ - (İzharu'l-Fedaili Nebiyyina Muhammedin Sallallahu Teala aleyhi Vesellem)

 

PEYGAMBERİMİZ sallallahu aleyhi vesellem HAKKINDA PİRİMİZİN GÜNLÜK OKUDUĞU VİRDİ

 

Piri tarikat Abdulkadir Geylani kaddese sırrahul aziz Efendimiz hazretlerinin sevgili Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem Efendimizin yüksek vasıflarından bahs ettiği evradı şerifin anlam ve şerhi. Bu evradı şerifin okunma usulü daha önceki yazmış olduğumuz zuhuratı vakfı güneş ve zuhuratı ızharıl vakfı güneş kitaplarında yazılmıştır. Oraya bakabilirsiniz.

 اَلصَّلٰوةُ وَالسَّلٰامُ عَلَيْكَ يَارَسُولَ اللّٰهِ

Allahu Teâlâ hazretlerinin salatü selamı bütün ta’zimi rahmet ve in'­amı, bereket ve ihsanı üzerine olsun ey Allah’ın Rasulü

اَلصَّلٰوةُ وَالسَّلٰامُ عَلَيْكَ يَاحَب۪يبَ اللّٰهِ

Allahu Teâlâ’nın salatü selamı üzerine olsun ey Allah’ın habibi en ziyade sevdiği.

Nitekim bir hadisi şerifte buyruldu ki

أَلٰا وَ أَنَا حَب۪يبُ اللّٰهِ وَلٰا فَخْرَ

“Bilmiş olun ki Ben Allah’ın Habibiyim fahirlenme yok” [1] yani, övünme büyüklenme için değil Allah’ın nimetini bildirmek için söylüyorum demektir. 

اَلصَّلٰوةُ وَالسَّلٰامُ عَلَيْكَ يَاخَل۪يلَ اللّٰهِ

         Allahu Teâlâ’nın salatü selamı üzerine olsun ey Allah’ın halili sadık dostu.

اَلصَّلٰوةُ وَالسَّلٰامُ عَلَيْكَ يَا نَبِىَّ اللّٰهُ

         Allahu Teâlâ’nın salâtü selâmı üzerine olsun ey Allahu Teâlâ’nın Nebîsi.

Yani, ey Allahu Teâlâ’nın emir ve nehiylerini kullarına haber verici demektir.

اَلصَّلٰوةُ وَالسَّلٰامُ عَلَيْكَ يَاصَفِىَّ اللّٰهُ

Allahu Teâlâ’nın salâtü selâmı üzerine olsun ey Allahu Teâlâ’nın ihsanı ile bütün mahlûkatın en efdal seçkin kulu

وَاِنَّكَ لَعَلٰى خُلُقٍ عَظ۪يمٍ

Yani, “ey Rasulü muazzam! Muhakkak ki sen yüksek bir ahlak sahibisin.” [2]

Ayeti kerimesi hükmünce bütün ahlakı zemimelerden safi ve temiz bütün ahlakı hamide ve bütün medholunmuş övülmüş vasıflarla vasıflanmış en yüksek fazilet ve kamalat ile

 قَابَ قَوْسَيْنِ اَوْ اَدْنٰىۚ

         “İki yay kadar yahut daha yakın.”[3] Sırrı ile en yüksek derece ve menzile vasıl olmuş Allah’ın en efdal seçkin kulu Allah’ın salâtü selâmı üzerine olsun demektir.

اَلصَّلٰوةُ وَالسَّلٰامُ عَلَيْكَ يَاخَيْرَ خَلْقِ اللّٰهِ

Allahu Teâlâ’nın salâtü selâmı üzerine olsun ey Cenâb-ı Hâlikın cemî mahlûkâtının efdali ve seyyidi ve hayırlısı demektir.

Zira sevgili Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem efendimiz bir hadisi şerifinde:

أَنَا سَيِّدُ الْعَالَمِينِ

“Ben Âlemlerin seyidiyim” [4] bir diğer hadisi şeriflerinde:

وَ أَنَا أَكْرَمُ الْأَوَّل۪ينَ وَالْآخِر۪ينَ وَلٰا فَخْرَ    

“Ve ben geçmişlerin ve geleceklerin en ekremi en değerlisiyim fahirlenme- övünme yok”[5] buyurmuşlardır.

اَلصَّلٰوةُ وَالسَّلٰامُ عَلَيْكَ يَا نُورَ عَرْشِ اللّٰهِ

Allahu Teâlâ’nın salâtü selâmı üzerine olsun ey Allah Teâlâ’nın arşının nûru demektir.

Zira arş-ı âlâ, peygamberimiz aleyhisselâmın nûrundan halk olundu.

اَلصَّلٰوةُ وَالسَّلٰامُ عَلَيْكَ يٰٓا اَم۪ينَ وَحْىِ اللّٰهِ

Allahu Teâlâ’nın salâtü selâmı üzerine olsun ey Allah Teâlâ’nın vahyinin emîni demektir.

Sevgili Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem efendimiz Cenab-ı Hakk’ın bildirmiş olduğu bütün emirlerini ve nehiylerini Allah’ın kullarına anlatıp ikaz irşad etmiştir.

اَلصَّلٰوةُ وَالسَّلٰامُ عَلَيْكَ يَا مَنْ زَيَّنَهُ اللّٰهُ

Allahu Teâlâ’nın salâtü selâmı üzerine olsun ey Allah Teâlâ’nın envâ-ı zînet ile müzeyyen kıldığı zât-ı şerîfi demektir.

Çünkü Cenab-ı Hak Teâlâ hazretleri sevgili Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellemi bu dünyada ilim, nübüvvet ve güzel ahlak ile ahrette şefeatı Kübra, Makam-ı Mahmud ve daha sayılma imkânı olmayan nice ziynetleri ile müzeyyen kılmıştır.

اَلصَّلٰوةُ وَالسَّلٰامُ عَلَيْكَ يَامَنْ شَرَّفَهُ اللّٰهُ

Allahu Teâlâ’nın salâtü selâmı üzerine olsun ey Allah Teâlâ’nın şerif ve a’lâ kıldığı zat demektir.

Çünkü Allahu Teâlâ hazretleri iki cihanın serveri sevgili peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem efendimizi âlemlere rahmet olarak göndermiş ilimde, kemalde, irfanda kısaca her hususta en mükemmel olmakla şerif kıldı.

Sevgili Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem Enes radıyallahu anh hazretlerinin rivayet ettiği bir hadisi şerifte:

كٰانَ اَحْسَنُ النّٰاسُ وَ اَجْوَدُ النّٰاسُ وَ اَشْجَعُ النّٰاسُ

Yani, “Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem sureten ve sireten insanların en güzeli, şerefçe en mükemmeli, yaratılışça en latif, her yönden en faziletli ve en şecatli-bahadır olanıdır”[6]  buyurmuşlardır.

اَلصَّلٰوةُ وَالسَّلٰامُ عَلَيْكَ يَامَنْكَرَّمَهُ اللّٰهُ

Allahu Teâlâ’nın salâtü selâmı üzerine olsun ey Allah Teâlâ’nın envâ-ı ikrâmı ile mükerrem, muazzez kıldığı zât-ı âlişân demektir.

Çünkü Rabbu’l-Âlemin Cenab-ı Hak Teâlâ hazretleri kemali izzet ve ikramı ile mertebesini yükseltip esmaü’l-hüsnasından Kerim isminin sıfatını habibinde zahir edip Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem efendimizi bütün yaratılmışların en yükseği en eşrefi eyledi. 

اَلصَّلٰوةُ وَالسَّلٰامُ عَلَيْكَ يَامَنْ عَظَّمَهُ اللّٰهُ

Allahu Teâlâ’nın salâtü selâmı üzerine olsun ey Allah Teâlâ’nın envâ-ı tazim ve ikramı ile muazzam eylediği zât-ı şerif demektir.

Çünkü Cenab-ı Hak sübhanahü ve Teâlâ hazretleri sıfat ve esmaü’l-hüsnasından Azîm isminin sırrını sevgili peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellemde zahir edip O’nu en yüksek derecelerle tazim eyledi.

اَلصَّلٰوةُ وَالسَّلٰامُ عَلَيْكَ يَامَنْ عَلَّمَهُ اللّٰهُ

Allahu Teâlâ’nın salâtü selâmı üzerine olsun ey Allah Teâlâ’nın ümmi iken hiçbir muallimden okumadan bütün evvelin ve ahirinin ilmini talim buyurduğu zat demektir.

Cenab-ı Hak Teâlâ hazretleri ayeti kerimesinde:

وَعَلَّمَكَ مَا لَمْ تَكُنْ تَعْلَمُۜ وَكَانَ فَضْلُ اللّٰهِ عَلَيْكَ عَظ۪يمًا

“Ya Habibim Rabb’ın sana bilmediğin ilimleri talim eyledi. Ve senin üzerine Hak sübhânehû ve Teâlâ’nın fazlı ve ihsânı büyüktür azimdir”[7] buyuruyor.

اَلصَّلٰوةُ وَالسَّلٰامُ عَلَيْكَ يَاسَيِّدَ الْمُرْسَل۪ينَ

Allahu Teâlâ’nın salâtü selâmı üzerine olsun ey cemî-i enbiyâ ve mürselînin seyyidi yani ulusu demektir.

           Nitekim ehl-i sünnet itikadında bizim peygamberimiz aleyhisselâm cemî peygamberlerin efdalidir. Bu mesele kitab, sünnet, icmâ-i ümmet ile sâbittir. Bu konuda daha geniş açıklama Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem efendimizin fazilet ve deracatı bahsinde geçmişti.

اَلصَّلٰوةُ وَالسَّلٰامُ عَلَيْكَ يَا اِمَامَ الْمُتَّق۪ينَ

Allahu Teâlâ’nın salâtü selâmı üzerine olsun ey bütün ehli takvanın imamı demektir.

Ehli takvanın ameli sevgili peygamberimiz sallallahu aleyhi veselleme tabi olmakla makbule geçer. Ve O’nun sünneti seniyesine uymakla ecir alırlar. Cenab-ı Hak Teâlâ hazretleri ayeti kerimesinde:

 يَآ اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوٓا اَط۪يعُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُوا الرَّسُولَ وَلَا تُبْطِلُوٓا اَعْمَالَكُمْ

“Ey iman edenler Allah’a ve Rasul’üne itaat edin. Amellerinizi ibtal etmeyin.”[8]

Yani, ey Allah’ın varlığına birliğine ve Rasûl’ünün risaletine ve kullarını irşad için inzal buyurduğu kitabına iman edenler, Allahu Teâlâ’nın bütün emirlerine itaat, nehy ettiklerinden ictinab ederek ve Rasul’ünün sünnetlerini eda ve emrine imtisal etmek suretiyle Rasul’üne itaat edin. Küfür, nifak, ucub, riya gibi kötü ahlaklarla amellerinizi ibtal etmeyin demektir.

Tefsirü Hazinde beyan olduğu vechile emr-i ilâhî ve sünnet-i Rasulüllah üze­rine edâ olunmayan amellerinin batıl olduğuna bu âyette işaret var­dır.  

اَلصَّلٰوةُ وَالسَّلٰامُ عَلَيْكَ يَاخَاتَمَ النَبِيّ۪ينَ

Allahu Teâlâ’nın salâtü selâmı üzerine olsun ey bütün peygamberlerin hatemi ve ahiri demektir.

اَلصَّلٰوةُ وَالسَّلٰامُ عَلَيْكَ يَارَحْمَةً لِلْعَالَم۪ينَ

Allahu Teâlâ’nın salâtü selâmı üzerine olsun ey âlemlere rahmet olan zat demektir. Cenab-ı Hak Teâlâ hazretleri ayeti kerimesinde:

 وَمَآ اَرْسَلْنَاكَ اِلَّا رَحْمَةً لِلْعَالَم۪ينَ

“Ey Habibim, biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik”[9] buyurarak âlemlere rahmet olarak gönderdiğini beyan ediyor.

اَلصَّلٰوةُ وَالسَّلٰامُ عَلَيْكَ يَاشَف۪يعَ الْمُذْنِب۪ينَ

Allahu Teâlâ’nın salâtü selâmı üzerine olsun ey bütün günahkâr kullara Allahu Teâlâ’nın izni ile şefaat edici olan demektir.

Cenab-ı Hak Teâlâ hazretleri ayeti kerimesinde:

 وَلَسَوْفَ يُعْط۪يكَ رَبُّكَ فَتَرْضٰىۜ

“Ya Habibim Rabbin Sana öyle müstesna bir şefaat makamı verdi ki ya Rabbi artık ben razı oldum yeter deyinceye kadar şefaat yapmakta müstesnasın”[10] buyuruyor.

اَلصَّلٰوةُ وَالسَّلٰامُ عَلَيْكَ يَارَسُولَ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ

Allahu Teâlâ’nın salâtü selâmı üzerine olsun ey âlemlere nizam intizam düzen veren Allah’ın Rasulü demektir.

صَلَوَاتُ اللّٰهِ وَمَلٰٓئِكَتِه۪ وَاَنْبِيٰٓائِه۪ وَرُسُلِه۪ وَحَمَلَةِ عَرْشِه۪ وَجَم۪يعِ خَلْقِه۪ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلٰٓى اٰلِه۪ وَصَحْبِه۪ٓ اَجْمَع۪ينَ

Allahu Teâlâ hazretlerinin salâtı, fazlı, ihsanı ve Cenab-ı Hakk’ın meleklerinin salâtı, sevgili peygamberimiz hakkında şanı muazzam olsun diye yaptıkları duaları ve bütün peygamberlerin salâvatları, tazimleri ve arşı alanın hamili olan melaike-i kiramın salât ve tazimleri ve bütün yaratılmış olan mahlûkatın salâvat ve tazimleri seyyidimiz ulumuz cemî evvelin ve ahirinin seyyidi Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi vesellem efendimizin üzerine olsun. Ve O’nun âli evladı ve ashabının üzerine olsun demektir.

اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ عَبْدِكَ وَ نَبِيِّكَ وَحَب۪يبِكَ وَرَسُولِكَ النَّبِىِّ الْاُمِّىِّ وَعَلٰٓى اٰلِه۪ وَصَحْبِه۪ اَجْمَع۪ينَ

Ey Allah’ım seyyidimiz ve en şereflimiz, efendimiz, kulun, nebi ve habibin nebiyyi ümmi olan Muhammed Mustafa aleyhissalâtü vesselâm efendimizin üzerine ve âli evladı ve ashabı üzerine salatü selam ikram ve inayet eyle. 

اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ النَّبِىِّ الْمَل۪يحِ صَاحِبِ الْمَقَامِ الْاَعْلٰى وَاللِّسَانِ الْفَص۪يحِ

Ey Allah’ım seyyidimiz, ulumuz, nebiyyi Melîh yani, kemalde ve cemalde, manen ve maddeten, zahiren ve batınen gü­zellerin en güzeli olarak yarattığın, Makam-ı Mahmud gibi yüksek makamlar bahşettiğin, fasih lisan ile emirlerini ve nehiylerini tebliğ ettirdiğin Nebiyyi kerimin olan Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi vesellem üzerine salatü selam ikram ve inayet eyle.

 اَللّٰهُمَّ اجْعَلْ اَفْضَلَ صَلَوَاتِكَ اَبَدًا

Allah’ım sen afdal olan salâtını ebedi olarak daim ve bakî kıl.

وَاَنَّمٰى بَرَكَاتِكَ سَرْمَدً

Ya Rabbi Hayır ve bereketini ebedi artırarak daim eyle.

وَاَزْكٰى تَحِيَّاتِكَ فَضْلًا وَعَدَدًا

         Yâ Rabbi; bütün medhü senâ ve yahut selamların fazilet ve adet yönünden en pak ve arınmışını

 عَلٰى اَشْرَفِى الْخَلٰٓائِقِ الْاِنْسَانِيَّةِ

Bütün bu zikrolunan salâvat, berekât ve selamlar, insaniyetle vasıflandırdığın ve bütün yaratılmışların en şereflisi olan sevgili Peygamberimizin üzerine olsun.

وَمَجْمَعِ الْحَقٰٓائِقِ الْا۪يمَانِيَّةِ

Ve bütün bu salâvatlar imana mensub olan bütün hakıkatlerin menbai, toplanma mahali olan sevgili Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem üzerine olsun ya Rabbi.

وَطُورِ التَّجَلِّيَاتِ الْاِحْسَانِيَّةِ

İhsan ve tecellilerin nurların sahibi zatı alişan ahir zaman peygamberinin üzerine olsun ya Rabbi.

  وَمَهْبِطِ الْاَسْرَارِ الرَّحْمَانِيَّةِ

Rahmani esrar-sırların nüzul ettiği Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi vesellem üzerine olsun.

 وَعَرُوسِ الْمَمْلَكَةِ الرَّبَّانِيَّةِ

Ya Rabbi bütün bu salâvatlar yerin, göğün bütün yaratılmışların gelini olan habibin üzerine olsun.

Gelini deyince anlamını açığa çıkaralım inşaallah.

Zahirde bir memleketten bir memlekete, bir köyden bir köye, bir evden bir eve Allah’ın emriyle nikâhlı geline hazırda çevresinde bulunan kadın, erkek nasıl saygı, sevgi, tazim, hürmet göstererek beyinin evine böyle bir saygı sözler ile hürmetler ile getirirler.

İşte sevgili baş tacımız olan, iki dünyanın sultanı olan, bütün yaratılmışların içinde en fazla sevmeye, hürmet göstertmeye, tazim yapmaya layık olan ancak Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellemdir.

وَوَاصِطَةِ عِقْدِ النَّبِيّ۪ينَ

Bütün peygamberlerin ahd ve misaklarının vasıtası olan iki cihan serverinin üzerine olsun ya Rabbi.

 وَمُقَدَّمِ جَيْشِ الْمُرْسَل۪ينَ

Ya Rabbi bu salâvatlar bütün peygamberlerin mukaddemi önderi olan sevgili peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellemin üzerine olsun.

وَقٰٓائِدِ رَكْبِ الْاَنْبِيٰٓاءِ الْمُكَرَّم۪ينَ وَاَفْضَلِ الْخَلْقِ اَجْمَع۪ينَ

Mükerrem kıldığın bütün Nebilerinin rehberi komutanı ve bütün yaratılmışların efdalı olan zatı şerifin üzerine olsun ya Rabbi.

حَامِلِ لِوٰٓاءِ الْعِزِّ الْاَعْلٰى

Şeref ve azimet, livail hamd sancağının sahibi

وَمَالِكِ اَزِمَّةِ الْمَجْدِ الْاَسْنٰى

Azamet, derece, kerem ve faziletlerin sahibi

شَاهِدِ اَسْرَارِ الْاَزَلِ

Ezel sırlarının şahidi

 

وَمُشَاهِدِ اَنْوَارِ الْسَّوٰابِقِ الْاُوَلِ

Bütün âlemler yok iken, ilmullahta mevcut olan nurların müşahidi.

وَتَرْجُمَانِ لِسَانِ الْقِدَمِ

Kelamı kadimin olan Kur’an-ı Kerim’i tebliğ eden açıklayan tercümanı

وَمَنْبَعِ الْعِلْمِ واَلْحِلْمِ وَالْحِكَمِ مَظْهَرِ سِرِّ الْجُودِ الْجُزْئ۪ى وَالْكُلِّ

Ve ilmin, hilmin ve hikmetin menba-i ve dünyada kullarına bahşettiğin cüz'i nimet ve ihsanların­la, ahirette ihsan ve inayet buyuracağın külli nimetlerinin tamamına ait sırların açıklayıcısı

وَاِنْسَانِ عَيْنِ الْوُجُودِ الْعُلْو۪ى وَالسُّفْل۪ى رُوحِ جَسَدِ الْكَوْنَيْنِ *

Bütün mevcudatın efdalı olan sevgili peygamberimiz, Vücudi ulvi ve süfli yani, tabiat ve ruhaniyet bütün mevcudatın göz bebeği, dünya ve ahretin cesetlerinin ruhudur.

Çünkü bütün bunların hepsi sevgili peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem efendimizin nurundan halk olunmuştur.

 وَعَيْنِ حَيٰوةِ الدَّارَيْنِ

Sevgili Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem cemi mevcudatın öyle bir afdalı ki hem bu dünyanın hem de ahretin aynı hayatı hakıkatıdır.

 الْمُتَحَقِّقِ بِاَعْلٰى رُتَبِ الْعُبُودِيَةِ

O iki cihanın serveri sallallahu aleyhi vesellem efendimizi öyle bir cemi mahlûkatın efdalı ki kulluğun en yüksek mertebelerinin en yüksek menzillerinin mütahakkıkı beyan edicisidir.

 وَالْمُتَخَلِّقِ بِاَخْلٰاقِ الْمَقَامَتِ الْاَصْطِفٰٓائِيَةِ

Öyle bir cemi mevcudatın en efdalı ki Cenab-ı Hakk’ın seçip ihtiyar ettiği en yüksek makamlar ve ahlaklar ile vasıflandırdığı zat âlidir.

Cenab-ı Hak Teâlâ hazretleri ayeti kerimesinde:

وَاِنَّكَ لَعَلٰى خُلُقٍ عَظ۪يمٍ                   

“Ya Habib’im muhakkak ki Sen yüksek bir ahlak üzeresin”[11] buyuruyor.

         Müfessirler bu ayetin tefsirinde sevgili Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem efendimiz, öyle bir güzel ahlak sahibi idi ki bütün güzel ahlaklar O’nda toplanmış idi. Bu hal ise öyle bir yüksek derecedir ki sair peygamberlerin hiç birine müyesser olmamıştır deyi beyan etmişlerdir. Arifler demişler ki

لِكُلِّ نَبِىٍّ فِى الْاَنَامِ فَض۪يلَةِ وَ جُمْلَتُهَا مَجْمُوعَةُ لِمُحَمَّدٍ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمَ

         Yani, “her Peygamberde olan fazilet ve güzel ahlakın cümlesi Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi vesellem de toplanmıştır” diye buyurmuşlardır.

اَلْخَل۪يلِ الْاَعْظَمِ وَالْحَب۪يبِ اْلاَكْرَمِ

Sevgili peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem efendimiz cümle mevcudatın öyle bir efdalı ki Allahu Teâlâ hazretlerinin en aziym Halil’ dostu ve en Ekrem habibi yani, en ziyade sevip razı olduğu kuludur.

 سَيِّدِنَامُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِ اللّٰهْ اِبْنِ عَبْدِ الْمُطَّلِبْ وَعَلٰى سٰٓائِرِ الْاَنْبِيٰٓاءِ وَالْمُرْسَل۪ينَ وَعَلٰى مَلٰٓئِكَتِكَ الْمُقَرَّ ب۪ينَ * وَعَلٰى عِبَادِ اللّٰهِ الصَّالِح۪ينَ مِنْ اَهْلِ السَّمٰوٰتِ وَاَهْلِ الْاَرْض۪ينَ كُلَّمَا ذَكَرَكَ الذَّاكِرُونَ وَغَفَلَ عَنْ ذِكْرِكَ الْغَافِلُونَ وَسَلِّمْ وَرَضِىَ اللّٰهُ عَنْ اَصْحَابِ رَسُولِ اللّٰهِ اَجْمَع۪ينَ

    Ya Rabbi, işte bu sıfatlarla vasıflanmış olan zatı alişan bizim seyyidimiz, ulumuz Peygamberimiz Abdulmuttalib’in oğlu olan Abdullah’ın oğlu Muhammed sallallahu aleyhi vesellem üzerine ve sair enbiya ve mürselin ve melaike-i mukarrebin ve yerler ve gökler ehlinden bütün Salih kulların üzerine bütün zakirler zikr ettiği müddetçe ve Seni zikretmekten gafil olanların gafletleri müddetçe salatu selam olsun.

Ve Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem efendimizin ashabınada saadet ve selamet ihsan eyle ve cümlesinden razı ol ya Rabbi.

 

Çünkü Ol pür nur olup geldi âleme

O’nun vasfı ne dile sığar ne de kaleme


[1] Süneni Tirmizi Menakıb hadis no: 3616, Darimi Mukaddime 27

[2] Kalem 68/4

[3] Necm suresi 53/9

[4] Mevahibü ledünniye c.2.s.45 (Osmanlıca baskı), İmamı Fahreddin Razi Tefsirü Kebir 2/454

[5] Süneni Tirmizi Menakıb hadis no: 3616, Darimi Mukaddime 27

[6] Levamiu’l-Ukûl şerhu Ramuze’l-Ehadis c.5.s.455

[7] Nisa 4/113

[8] Muhammed 47/33

[9] Enbiya Suresi 21/107

[10] Duha Suresi, 93/5.

[11] Kalem 68/4

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>