canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

CENAB-I HAKK’IN PEYGAMBERİMİZ SALLALLAHU ALEYHİ VESELLEMİ KORUYACAĞINA DAİR VAAD-İ İLAHİSİ - (İzharu'l-Fedaili Nebiyyina Muhammedin Sallallahu Teala aleyhi Vesellem)

CENAB-I HAKK’IN PEYGAMBERİMİZ SALLALLAHU ALEYHİ VESELLEMİ KORUYACAĞINA DAİR VAAD-İ İLAHİSİ

 

Aişe validemiz radıyallahu anhadan yapılan rivayette Sevgili Peygamberimiz sallallahu aleyhi veselleme herhangi bir zarar erişmesin diye etrafında muhafızlarca korunurdu. Şu ayeti kerime gelinceye kadar bu hal devam etti.

  يَآ اَيُّهَا الرَّسُولُ بَلِّغْ مَآ اُنْزِلَ اِلَيْكَ مِنْ رَبِّكَۜ وَاِنْ لَمْ تَفْعَلْ فَمَا بَلَّغْتَ رِسَالَتَهُۜ وَاللّٰهُ يَعْصِمُكَ مِنَ النَّاسِۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْكَافِر۪ينَ

Yani, “ ey Rasulü Ekrem! Rabb’in Teala tarafından sana inzal olunan ahkâmı insanlara tebliğ et. Ve emri tebliğde hiç kimseden endişe etme. Eğer emr olunduğun ahkâmdan velev azıcığını olsun tebliğ etmezsen Rabb’ın Teala’nın risaletini tebliğ etmemiş olursun. Ve Allahu Teala seni insanların şerrinden muhafaza eder. Muhakkak ki Allahu Teala kâfir olan kavmi hidayete erdirmez.”[1]

Bu ayeti kerime nazil olunca: Rasülü Ekrem sallallahu aleyhi vesellem Hazretleri:

يٰٓا أَيُّهَا النّٰاسُ انْصَرِفُوا فَقَدْ عَصَمَنِى اللّٰهُ تَعٰالٰى

“Ey insanlar dağılın Beni Allahu Teâlâ koruyacaktır, artık sizin muhafazaya devamınıza lüzum yoktur”[2]diyerek o zatları serbest bırakmıştır.

Gerçekten de Cenâb-ı Hak, Yüce Peygamberini korumuş, vaktiyle bütün çevresi kâfirler ile dolu olduğu halde bunlar kendisine su'ikasde muvaffak olamamışlardır.[3]

Bu konuda beytullah’ta kırk yedi arkadaş idik. Arkadaşlar yanımda değil tek başıma kalmış idim. Bu ayeti kerime aklıma gelince korku gitti cesaret geldi.

Zahiren yaşım seksenin üzerinde sıhhat yönünde zahiren rahatsızlığımda mevcud idi. Tavafta yürüme imkânım çok zor idi. Bize araba ile tavaf yaptırıyorlar idi. Asker karşı çıkıp yasak diye araba ile bizi bırakmadı. Yanımda araba süren bir yoldaşım var idi. bana dedi “nasıl edelim ne yapalım?” dedim ki “şu arabayı bir yere bırakıp gelebilin mi?” “bırakır gelirim” dedi. Sen burada dinel bekle ben arabaya bir yer bulup gelirim dedi. Zahirde oda yanımızdan gidince zahirde hiç kimse kalmadı.

O zaman peygamber efendimize inen maide suresinde ki 67. ayet hemen kalbime geldi.

Cenab-ı Hakk’ın habibine yardım edeceği vaadinde ya habibim, başında ki seni koruyan seni himaye eden ve seni muhafaza eden koruyucuları başından uzaklaştır kimse kalmasın biz seni koruyup himaye etmeye kâfi geliriz ayet meal anlamı hemen hatırıma gelince cesaret, tevekkül, güvencim de beraber arttı. Biz sıkışınca Cenab-ı Hakk’a ve dostlarına kalben münacatta bulununca Cenab-ı Hak yardımını gönderdi. Tavafı bitirdik. Tevekkül teslimiyetimiz daha da kuvvetlişti.

Bir nokta daha özetli olarak toparlayalım. Cenab-ı Hak Teâlâ ve Tekaddes Hazretleri ayeti kerimesinde her şeyleri haber vemektedir. Sure-i Talak’ta şöyle buyuruluyor:

وَمَنْ يَتَّقِ اللّٰهَ يَجْعَلْ لَهُ مَخْرَجاً

Ayetin meali: Her kim kendini yaratan halk eden her halına hazır nazır olan kalbinden bütün geçenlere vakıf olan Allah’tan hakkıyla çok korkar ise vaad ediyor o kimseleri bütün korktuklarının hepsinden çeker harice selamete çıkaracağına vaad ediyor.”[4]

Cenab-ı Hak bu konuda diğer bir ayeti kerimede:

     اِنَّ اللّٰهَ يُدَافِعُ عَنِ الَّذ۪ينَ اٰمَنُواۜ

Yani, “muhakkak ki Allahu Teâlâ iman edenleri müdafa eder korur”[5] buyruluyor.

Tekrar konumuza dönelim.

Sahabe-i kiramdan Cabir radıyallahu anh hazretleri anlatıyor:

Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem hazretleriyle zaturrika ğazvesinde beraberdik. Koyu gölgeli bir ağacın yanına gelmiştik. Bu ağacı, istirahat etmesi için Rasulullah sallallahu aleyhi veselleme tayin ettik ve her birimiz bir yere konduk.

Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem mübarek kılıcını çözüp bir ağaç budağına asmışlar istirahat ediyorlardı. Müşriklerden bir kâfir gizlice gelip kılıcını çekerek

مَنْ يَمْنَعَكَ مِنّ۪ى

Yani, seni benim elimden kim kurtaracak dedi. Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem efendimiz:

اَللّٰهْ

“Allah” deyu buyurdu. O anda kılıç kâfirin elinden düştü. Fahri kâinat efendimiz sallallahu aleyhi vesellem kılıcı eline aldığı gibi kâfir:

كُنْ خَيْرَ آخُذْ

Kılıç alanın hayırlısı ol yani bana zarar etmeyesin demektir.

Sevgili Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem kelime-i şehadet getir deyu buyurdu.

Kâfir şehadet getirmedi ama asla Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem ile harp ve cidal etmemeğe ve harp edenlerle beraber bulunmamaya ahd eyledi.

Rasulü Ekrem sallallahu aleyhi vesellem efendimiz aman verdi. Kavmi kabilesinin yanına vardığında ben size Hayru’n-Nasın yanından geliyorum demiştir.[6]

Daha sonra o kimsenin Müslüman olduğu ve birçok kimseninde Müslüman olmasına vesile olduğu rivayet edilmiştir.[7]

 


[1] Maide 5/67

[2] Süneni Tirmizi tefsir hadis no 3046,  Hâkim el-Müstedrek c.2.s.342/3221 (Beyrut)

[3] Ömer nasuhi Bilmen tefsiri, Hulasatü’l-Beyan fi Tefsiri’l-Kur’an c.5.s.139 (Osmanlıca baskı)

[4] Talak 65/2

[5] Hac 22/38

[6] Mevahibü ledünniye c.1.s.122 (Osmanlıca baskı)

[7] Kütüb-i Sitte Muhtasarı c.9.s.251.

 

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>