canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

VERA - (İzharu'l-Fedaili Nebiyyina Muhammedin Sallallahu Teala aleyhi Vesellem)

VERA

 

İnsanların imanları, itikatları, yakînleri, tevekkülü, teslimiyeti aynı seviyede değildir. Hadisi şerif:

عَنْ إِبْنِ مَسْعُودْ رَضِيَ اللّٰهُ عَنْه قَالَ، قَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: إِنْتَهَى اْلإِيمَانُ إِلَى الْوَرَعْ

“İmanın en yükseği veradır İman da ancak verada hıtam bulur”[1] buyuruyor.

İmanın en yükseği deyince, demek ki bütün insanların içindeki iman aynı seviyede değildir.

Vera şudur; Bir belli helâl var, bir de belli haramlar var. Bir de haram ile helâlın arasında şüpheliler var. Kesin haram veya helal olduğunu bilmiyorsun. Bu gibi şüpeli durumla karşılaştığımızda onu haram kabul edip yapılmaması veradır.

Her hususta yimesinde, içmesinde, giymesinde, oturmasında kalkmasında, alış verişinde, konuşmalarında Allah korkusu varmı? Ve şüphelilerden sakınmak varmı?

Bunlara bakılır ve takvasına bakılır. Öyle ölçülür. Her halında gözüne, sözüne ve kalbine gelen şüphelilerden sakınca var ise imanını ikmal ediyor demektir.

Şüphelilerden sakınca yoksa iman vardır ama zayıf. Zayıf iman da insanı menziline ulaştırmaz. Arızalı arabanın ulaştırmadığı gibi zayıf iman misali, kökü kuvvetli olan bitki var. Bir de kökü zayıf olanı var. Zayıf olan, rüzgâr değdiğinde ne tarafa esse o tarafa gider. İmanı zayıf olan da (vera sahibi olmayan) hangi meclise varsa hemen onların rengine boyanır. Bulunduğu cemaatede hemen uyar.

Küfe halkı Hz. İmam-ı Ali keremallahu veche hazretleri Efendimizden dini eğitimi için âlim istediler. Hz. imamı Ali kerremallahu vechehu efendimiz orada bulunanların içinden bir genç tayin edince oradakiler “Ya Ali bu kadar yaşlı olanlar var idi ilimleri yerinde tahsilleri yerinde. Ne sebepten bu genci tayin ettin” dediklerinde. O din eğitimi için gidecek gence sordu? “dini yapan nedir? Dini yıkan nedir?” Genç cevap verdi; dini yapan vera’dır, dini yıkan tama’dır. Bir memleketin âlim ulemasının, halkın parasında hizmetinde tama’hı olursa orada din yıkılır” dedi. Bir memleketin âlim ülamasının halkın parasında hizmetinde tama’hı olmaz ise orada din yapılır. Vera sahibi olursa din yapılır.

Vera hakkında hadisi şerif:

لَوْ صَلَّيْتُمْ حَتّٰى تَكُونُوا كَالْحَنَايَا وَصُمْتُمْ حَتّٰى تَكُونُوا كَالْاَوْتَارَ فِمَا يَنْفَعَكُمْ اِلَّا الْوَرَعَ الشَّاف۪ى

Şöyle buyuruluyor ki; “Bir kimse geceleri sabaha kadar namaz kılmaktan beli yay gibi eğilse, gündüzleri oruç tutmaktan kendisi zayıflayıp dudakları kurusa o kimsede vera yok ise bu yaptığı amellerden bir fayda göremez”[2] buyuruluyor.

İşte amelde üç kısma ayrılır:

1-  Fetva ile amel: Fetva ile amel umum insanlara aittir.

2-  Takva ile amel: Takva ile amel tarikat ehline mahsustur.

3-  Azm ile amel: Azm ile amel azminde devam edip gurbiyeti ilahiyeye kavuşmak isteyenleredir.

 


[1] Süneni Darakutni, Ebu Nuaym Hilyetül Evliya C.9 S.249 (Beyrut) Abdullah Bin Musa El Beyhaki Kitabu-z-Zühdü-l-Kebir C: 2 S:311/ 826 (Beyrut), Deylemi El Firdevsü bi Me’suru-l-Hıtab C:1 S:417/1691 (Beyrut) 

[2] Gunyetu-t-Talibin c.1.s.198 (Osmanlıca baskı)

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>