canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

CENAB-I HAKK’IN MİRACTA SEVGİLİ HABİBİNE SÖYLEDİĞİ BAZI KELAMLAR - (İzharu'l-Fedaili Nebiyyina Muhammedin Sallallahu Teala aleyhi Vesellem)

CENAB-I HAKK’IN MİRACTA SEVGİLİ HABİBİNE SÖYLEDİĞİ BAZI KELAMLAR

 

Cenab-ı Hak Teâlâ hazretlerinin Mi’raçta sevgili habibine uyarıcı kelamları; her ne kadar habibine ise de O’nun emri nehyi bütün insanlara aittir.

“Ya Habibim tekbir, tebcilden çok sakınıp hazer eyle, sakın ya Habibim. Mazlumun bedduasından hazer eyle. Emri bil ma’ruf nehyi anilmünker eyle. Emrettiğim beş vakit namazı vaktinde huşu, edep, hayâ ile eda eyle. Zira din bunlarınla kaimdir.”

Baş tarafına geri dönelim. Anlamıyanlar olabilir. Tekbir dediği nedir? Tebcil dediği nedir?

Tekbir denilen: Nefsin havasına, şeytan iğvasına uyupta kendinizi büyük bilmekten, bilgin bilmekten gururdan, büyük bilmekten, büyüklenmekten çok sakın ya Habibim.

Tebcil denilen: Halkın sana hürmetinden, hizmetinden, taltifinden seni meth ve sena etmelirinden çok sakın ve sakıncalı ol ya Habibim.

 “Ya Habibim kullarıma haber ver söyle beni memnun ve razı etsinler birkaç şeyler ile.

Birinci: Daimi surette kalblerinde pişmanlık-nadimlik, müteessirlik ve üzüntüler ile beni memnun etsinler.”

İşte burası hakkıyla vera sahibi olanlar bunun üzerinde durmuşlar. Konuşurken her kelamı çok korkup bir yerde tökezleme olur da riya karışıp Allah’ın hoşuna gelmeyecek şekilde bir hata olur diye her kelamlarında çok korkarak konuşmuşlar.

Her hususlarda sesine, savtına, makamına ilaveler katmaya korkmuşlar. Buluğ çağından beri aradığı, araştırdığı amellerinde riyalar, iftiharlar, halka gösterişli olan zaman vakitleri düşünüp vera sahibi olanlar daima kendilerini Allah’a karşı mahçup müteessir, suçlu bilerek hüzün, üzüntü ile yaşamışlar.

İkinci: Emri ilahi, kendilerine verdiğim azaların hepsi ile bana ibadet etsinler. Nefsin arzu ettiği yollara âzâları oraya uydurmasınlar.

Üçüncü: Issız yerlerde kimsenin görmediği tenha mahallerde hatalarını, kusurlarını anarak tevbe edip benim için gözyaşı döksünler.”

Yine Cenab-ı Hak Teâlâ Hazretlerinin sevgili habibine kelamlarından hadisi kudsi:

اِطْعَمَ الطَّعَامْ،

“Benim rızam için aç kullarıma yemek yedir.”

Biraz daha düşünür tefekkür yaparsak zahirde aç karınların doyurulmasını emir buyuruyor. Yalınız bu aç karınları doyurmakla kalmayıp elden geldiği kadar kulların ruhlarını doyurup, gıdalandırıp, ölü kalblerini diriltmenin çarelerini ve tedbirlerini, gafletten uyanmalarının gayretinde olalım. 

 وَل۪ينَ الْكَلَامْ،

Allah’ın kullarına, Allah’a iman, itikad, tevekkül etmeyi öğretirken karşılık beklemeyerek çok yumuşak mülayim konuşmayı emrediyor. Onlara kolaylık göstermek gerekiyor.

 وَالصَّلَاةِ بِالَّيْلِ وَ النَّاسِ نِيَامْ

Yani, “nas uykuda yatarken kalkıp benim rızam için ibadet zikrullah ve nafile teheccüd namazlarını kılsınlar.” [1]

 

 


[1] Süneni Tirmizi c.5. s.368/3235 (Beyrut), Tabarani El-Mu’cemu-l-Kebir c.20. s.141/290 (Musul).

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>