canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

RASULULLAH sallallahu aleyhi vesellem EFENDİMİZİN YEMEK YEME ADABI - (İzharu'l-Fedaili Nebiyyina Muhammedin Sallallahu Teala aleyhi Vesellem)

RASULULLAH sallallahu aleyhi vesellem EFENDİMİZİN YEMEK YEME ADABI

 

Sevgili Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem efendimizin üvey evladı Ömer ibni ebi Seleme radıyallahuanh Rasulü Ekremsallallahu aleyhi vesellem efendimizin yanına girdi. Rasulü Ekrem hazretlerinin yanında yemek var idi. Peygamber efendimiz sallalahu aleyhi vesellem buyurdu ki:

 ‏ ‏اُدْنُ يَا بُنَيَّ فَسَمِّ اللّٰهَ وَكُلْ بِيَم۪ينِكَ وَكُلْ مِمَّا يَل۪يكَ 
‏         Yani, “ey benim oğulcuğum yaklaş bismillah de sağ elinle ye ve önünden ye”[1] buyurdular.

Hulasai kelam Rasulü Ekrem efendimiz sallallahu aleyhi vesellem üveyoğlu olan Ömer’e yemeğin adabını öğrettiler.

 

Besmeleyi Sonra Hatırlayınca Ne Denir?

اِنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ رَاَى رَجُلٌ يَاْكُلُ وَلَمْ يُسَمَّ فَلَمَّا كَانَ ف۪ى اٰخِرِ الُّقْمَةِ قَالَ بِسْمِ اللّٰهِ اَوَّلِه۪ وَاٰخِرِه۪ قَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ مَا زَالَ الشَّيْطَانَ يَاْكُلُ مَعَهُ فَلَمَّا سَمّٰى قٰٓاءَ الشَّيْطَانُ مٰٓااَكَلَ

“Bir zat yemek yiyordu, yemeğin son lokmasına kadar besmele çekmedi. Son lokmayı ağzına atmak üzere kaldırdığında, “bismillahi evvelihi ve ahirihi yani, yemeğin başına da sonuna da Allah’ın adıyla başlarım.” Dedi. Bunun üzerine Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu; Şeytan onunla beraber yiyordu. O besmele çekince şeytan karnında olanın hepsini kusmak suretiyle çıkarttı.” [2]

Sağ El ile Yemek:

Ebu Hureyre radıyallahu an hazretlerinden rivayet olunan bir hadisi şeriflerinde sevgili Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyuruyorlar:

اِذَا اَكَلَ اَحَدُكُمْ فَلْيَئْكُلْ بِيَم۪ينِه۪ وَلْيَشْرَبْ بِيَم۪ينِه۪ وَلْيَئْخُذْ بِيَم۪ينِه۪ وَلْيُعْطِ بِيَم۪ينِه۪ فَاِنَّ الشَّيْطَانَ يَأْكُلُ بِشِمَالِه۪ وَيَشْرَبُ بِشِمَالِه۪ وَ يُعْط۪ى بِشِمَالِه۪ وَ يَأْخُذُ بِشِمَالِه۪   

  Yani, “sizden biriniz bir şey yediğinde sağ eliyle yesin, sağ eliyle içsin, sağ eliyle alsın, sağ eliyle versin. Zira şeytan sol eliyle yer, sol eliyle içer, sol eliyle alır, sol eliyle verir.”[3] Buyurdular. 

Ebu Said el-Hudri radıyallahu anh hazretleri rivayet ediyor:

كَانَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهَ وَسَلَّمَ اِذَا فَرَغَ مِنْ طَعَامِه۪ قَالَ اَلْحَمْدُلِلّٰهِ الَّذ۪ى اَطْعَمَنَا وَسَقَانَا وَجَعَلَنَا مِنَ الْمُسْلِم۪ينَ

Yani, “Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem yemeğini yedikten sonra elhamdü lillehi’l-lezi et amena ve sekana ve cealena mine’l-müslimin derlerdi.”[4]

Bu lafzı şerifi söylemek sünnettir. Manası, hamd ol Allahu Teâlâ’ya mahsustur ki bizi yedirip içirdi. Ve bizi Müslümanlardan eyledi demektir.

Hadis âlimleri yemekten sonra hamd eylemek Mun’im olan Allahu Teâlâ’nın şükranı edadır. Ve nimetin ziyade olmasını talep etmektir dediler.

  ‏عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ أَنَّهُ ق۪يلَ لَهُ أَكَلَ رَسُولُ اللّٰهِ ‏ ‏صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ ‏ ‏النَّقِيَّ ‏ ‏يَعْنِي ‏ الْحُوَّارَى‏

Sehl bin Sa’dden rivayet olundu.

Tahkîk Sehl hazretlerinden sual olundu ki; Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem kepekten elenmiş saf ve pak beyaz undan ekmeği yedimi yahut yemedimi?  

 ‏فَقَالَ ‏ ‏سَهْلٌ ‏ ‏مَا رَأَى رَسُولُ اللّٰهِ ‏ ‏صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ ‏ ‏النَّقِيَّ ‏ ‏حَتّٰى لَقِيَ اللّٰهَ تَعَالٰى عَزَّ وَ جَلَّ

Sehl hazretleri sual eden kimseye cevap olarak buyurdu: Rasulü Ekrem sallallahu aleyhi vesellem hazretleri hayatta oldukça kepekten elenmiş has ekmeği ne gördü ne yediler. Buyurdu.

 فَق۪يلَ لَهُ هَلْ كَانَتْ لَكُمْ مَنَاخِلُ عَلٰى عَهْدِ رَسُولِ اللّٰهِ ‏ ‏صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ ‏

Sehl hazretlerine yine sordular: Ya Sehl, Rasulü Ekrem Hazretlerinin zamanı saadetlerinde sizin ekmek için olan unu elemeğe eleğiniz varmı idi?

 ‏قَالَ مَا كَانَتْ لَنَا مَنَاخِلُ

Sehl hazretleri bu sorunun cevabında buyurduki; Bizim hiç birimizin Rasuli Ekrem Hazretlerinin zamanı saadetlerinde eleği yok idi.

 ق۪يلَ فَكَيْفَ كُنْتُمْ تَصْنَعُونَ بِالشَّع۪يرِ

Yine Sehl’den sorulduki; arpa unundan ekmek yoğurmak murad eylediğinizde ne işlerdiniz? Zira arpanın kepeği çoktur, denildi.

 قَالَ كُنَّا نَنْفُخُهُ فَيَط۪يرُ مِنْهُ مَا طَارَ ثُمَّ ‏ ‏نُثَرّ۪يهِ ‏ ‏فَنَعْجِنُهُ ‏
Sehl cevabında buyurduki; arpa ununu savurur idik, o undan kepek gibi hafif olup uçacak şey uçup, bakisi kalır idi. Sonra kalan undan hamur edip ekmek eder idik, diye sorana Sehl bin Sa’d radıyallahu anh cevab verdi.

Bu kelamdan malum oldu ki Rasulü Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem ve ashabı kiram yemek hususunda kat’iyyen ihtimam etmezler imiş. Belki önem verdikleri yemeğin paklığına-temiz olmasına ve helal olmasına ve o yemekten bedenlerine hâsıl olan kuvveti rızaullaha mutabık amele sarf olmasına imiş.

Sonra gelen süfeha elek ve onun emsali yemek hakkında tekellüfat yani, gösteriş ihdas eylediler. O yemeğin hal ve hürmetine nazar etmediler.

Akıllı olan kimselere lazımdır ki yemek yemekten murad bedene kuvvet hâsıl edip Allah’ın razı olduğu amellerde o bedeni kullanmak lazım geldiğini bilmektir. Yoksa yemekte gösteriş ve nefsin hevasına ittiba değildir vesselam.[5]

Eşrefoğlu Rumi hazretleri Müzekki’n-nüfus kitabında şeyh Safi rahmetullahtan naklederek buyuruyor ki:

Bir kimse yemeğe besmele ile başlasa ve o yemeği ibadet etmeğe kuvvet bulmak niyeti ile yese ve sonunda elhamdulillah dese o yemek nura tebdil olunur. Eğer nefsinin arzusu için yerse ne kadar az olsada o yemek zulmata tebdil olunur buyuruyor.

Hazreti Aişe-i sıddıka validemizin rivayet ettiği bir hadisi şeriflerinde sevgili Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyuruyor:

اَذ۪يبُوا طَعَامَكُمْ بِذِكْرِاللّٰهِ وَالصَّلٰوةِ وَلَا تَنَامُوا عَلَيْهِ فَتَقْسُوَ قَلُوبُكُمْ

Yani, “yemeğinizi zikrullah ile ve namaz ile eritin. Yemek üzerine uyumayın. Yoksa kalbleriniz katılaşır”[6]buyuruyor.

 

Enes radıyallahu anh hazretlerinden rivayet olunmuştur.

‏عَنْ اَنَسِ بْنِ مَالِكْ قَالَ مَا أَكَلَ رَسُولُ اللّٰهِ ‏ ‏صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ ‏ ‏عَلَى ‏ ‏خُوَانٍ

Yani, Enes radıyallahu anh hazretleri buyurdu ki;

 “Rasulü Ekrem sallallahu aleyhi vesellem hazretleri ayaklı sofra, gerek iskemle üzerinde tepside gerekse masa üzerinde yemek yemezdi. Erbabı sefahat başlarını önlerine eğmek zahmetinden halas için yemeği onun üzerinde yerler. O ise bid’attir.

‏ ‏وَلٰا ف۪ي ‏ ‏سُكُرُّجَةٍ ‏

Ve ufak çanakta yemek yemezdi. Rahatlık ve hırs peşinde olanların âdeti olduğu için.

‏وَلٰا خُبِزَ لَهُ مُرَقَّقٌ

Ve Rasulü Ekrem hazretleri için has elenmiş ekmek yapılmadı. Zira istemezlerdi. Gösterişe önem verenlerin âdeti olduğu için.

 قَالَ فَقُلْتُ ‏ ‏لِقَتَادَةَ ‏ ‏فَعَلٰى مَا كَانُوا يَأْكُلُونَ قَالَ عَلٰى هَذِهِ ‏‏السُّفَرِ ‏ 
         Hadisi rivayet eden Yunus dedi ki ben Katade’den sual ettim. Rasuli Ekrem Hazretleri ve ashabı kiram yedikleri vakitte, Ne üzerinde yerlerdi? Katade cevabında; Şu sofralar üzerinde yerlerdi,” diyerek meşin sofraları işaret eyledi.

Yani, Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem efendimiz yemek yiyeceği zamanda yer sofrasında yemeğini yer idi. [7]

‏ ‏عَنْ ‏عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ ‏قَالَ ‏قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ‏ ‏صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ ‏ ‏كُلُوا الزَّيْتَ وَادَّهِنُوا بِهِ فَإِنَّهُ مِنْ شَجَرَةٍ مُبَارَكَةٍ ‏
‏        Hz. Ömer’den mervidir, buyurdu ki; Rasuli Ekrem Hazretleri; zeytinyağını ekmek katığı edip yeyin ve bedeninize sürün. Zira zeytinyağı mübarek ağaçtandır, buyurdu.

Malum olaki; Ebu Nuaym, Ebu Hureyreden rivayet ederki, zeytinyağında (bedende olan 70 türlü hastalığa) şifa vardır.[8]

Enes bin Malik’ten rivayet olunduki;

كَانَ النَّبِىُّ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَعْجِبُهُ الدِّبٰٓاءِ

“Rasuli Ekrem Hazretlerine kabak yemek hoş gelirdi.”[9]

Yani kabağı güzel şey sayıp, yemesini sever idi. Enes radıyallahu anh hazretleri buyuruyor ki Rasulü Ekrem sallallahu aleyhi vesellem efendimizin kabağı sevdiğini bildiğim için Rasulullah efendimiz sallallahu aleyhi veselleme kabakla pişmiş yemek getirseler veyahut kabakla pişmiş bir yemek için davet yapsalar yemek içinde kabağı araştırır buldukça Rasulü Ekrem efendimizin önüne kor idim. Buyuruyor. Ve dahi aklı ziyade etmek ve mutedil bir rutubet, yaşlık vermek kabağın özelliğindendir.[10]

Rasulü Ekrem sallallahu aleyhi vesellem Hazretleri gıdalarını bir şeye hasretmezlerdi. Her ne kadarda o şey nefis dahi olur isede. Zira bir tek gıdaya devam, bedene zarardır. Onun için bazen bir iki çeşit yiyeceği bir vakitte toplar ve bazen bir vakitte bir çeşit yemek ve diğer vakitte başka çeşit yerlerdi. Zira bedeni muhafaza ile memuruz. Kaldıki ibadet beden ile olur amma ifrat-aşırıya gitmek her şeyde mezmumdur-uygun değildir.

كَانَ يَشْرِبُ ثَلَاثَةِ اَنْفَاسٍ يُسَمِّىَ اللّٰهَ ف۪ى اَوَّلِه۪ وَ يَحْمِدُ اللّٰهَ ف۪ى آخِرِه۪

Yani, “Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem içilecek şeyi üç nefeste içer başlarken besmele çeker sonunda elhamdülillah derdi.”[11]

 


[1] İmamı Tİrmizi Şemaili Şerif Mevahibü ledünniye kenarı c.2.s.11-12 (Osmanlıca baskı)

[2] Amelü’l Yevmi vel-leyle c.1 s.339

[3] Ramuze’l-ehadis c.1.s.35/4, Kütübi sitte muhtasarı c.17.s.412

[4] İmamı Tirmizi Şemaili Şerif Mevahibü ledünniye kenarı c.2.s.13-14 (Osmanlıca baskı)

[5] İmamı Tirmizi Şemaili şerif. Mevahibu ledünniye kenarı c.1.s. 415–416–417 (Osmanlıca baskı)

[6] Ramuze’l-ehadis c.1.s.67/10

[7] Şemaili şerif Mevahibü ledünniye kenarı c.1.s.418 (Osmanlıca baskı) Hadisin Senedi: Tirmizi bu hadisi şerifi Muhammed bin Beşşardan, oda Muaz bin Hişamdan, oda babasından, oda Yunusdan, oda Katadeden, oda Hz.Enesden rivayet buyurdu.

[8] İmamı Tirmizi Şemaili Şerif Mevahibü ledünniye kenarı c.1.s.434 (Osmanlıca baskı)

[9] İmamı Tirmizi Şemaili Şerif Mevahibü ledünniye kenarı c.1.s.465 (Osmanlıca baskı)

[10] İmamı Tirmizi Şemaili Şerif Mevahibü ledünniye kenarı c.1.s.466 (Osmanlıca baskı)

[11] Ramuze’l-ehadis c.2.s.555/18

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>