canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

HABİBİ KİBRİYA ve NEBİYYİ MUHTEREM sallallahu aleyhi vesellem EFENDİMİZİN DOĞUMU - (İzharu'l-Fedaili Nebiyyina Muhammedin Sallallahu Teala aleyhi Vesellem)

HABİBİ KİBRİYA ve NEBİYYİ MUHTEREM sallallahu aleyhi vesellem EFENDİMİZİN DOĞUMU

 

Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin doğumu miladi 20 Nisan 571 Pazartesi gecesi Mekke’de doğdu. Kameri aylardan Rabiu’l-Evvel ayının 12. Pazartesi gecesi doğmuştur. Vefatı hicretin on birinci yılında Miladi 08 Haziran 632 tarihinde 63. yaşında Medine’de vefat etmiştir.

İbni Abbas radıyallahu anhumadan rivayetle Âmine hatundan mervidir ki:

Hamileliği altı ayı geçtiğinde bir gün rü’yam da gördüm ki bir kimse gelip:

إِنَّكَ حَمَلْتِ بِسَيِّدِ الْعَالَم۪ينِ فَإِذَا وَلَدْتِه۪ فَسَمّ۪يهِ مُحَمَّدًا

Ya Âmine muhakkak bilmiş ol ki sen seyyidü’l-Âlemine yani Âlemlerin efendisine hamile oldun. Doğduğu zamanda ismini Muhammed koyasın.[1]

 

Cennet içre erdi Rıdvan’a haber

Kim anı zeyn eyleye serteser

Hem cehennem Malik’ine erdi bu

Heybetin ref idup örtüle tamu

Bu gice ersun şeyatıne rücum

Çıkmasun göklere çeksinler hümum

Kim bu gice putlar olsun sernigun

Âlini bilsun o kavmi müşrikun

Rasulullah Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin annesi Hz. Âmine validemiz rivayet ediyor ki:

 Hamileliği dokuz ay olunca hatun kişilere doğum alametleri olduğu gibi bana da doğum alametleri başladı. Ben başka kadınlar gibi gebelik zahmeti çekmedim. Gebeliklerde olan ağrılıkları duymadım.

Velâdeti şerifeleri yani doğum anı yaklaştığında yanımda kadın ve erkekten kimse yok idi. Zira dedesi Abdulmuttalib Beytullahı tavafa gitmişti. Kureyş kadınları da hasedlerinden gelmemişler idi. Ben evimde yalnız idim.

O sırada kulağıma büyük bir ses gürültü geldi. Gayet çok korktum. O anda gördüm ki bir akkuş geldi kanadı ile kuvvetle arkamı sıvayınca ne zahmet ne de ağrı görmedim. Benden korku ve ızdırap zail oldu.

Yanıma nazar ettim ki bir ak kâse ile şerbet sundular. Alıp içtiğim zaman susuzluğum gitti. Beni bir nûr-u azim kapladı. O anda Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem vücuda geldi.

Ve Sevgili Peygamberimizin âlemi dünyaya teşrifleri ile o Nuru Muhammedi Sevgili Peygamberimizin alnında karar etmiştir.

Ne oğlan ki cihanı tuttu nuru

Evi gündüzden aydın etti nuru

Yine baktım ne huri var ne oğlum

Gönül bayıldı şöyle gitti aklım.

Yakın kaldı verem hasretle canı

Yine baktım bucakta gördüm onu

Yere hoş Kâbe’ye karşı yüz vurmuş

Başı secdede parmağın getirmiş

Ne söyler bilmezdim O’nun sözünü

Sevindim görünce yine yüzünü

Baka kaldı gözüm nurlu yüzüne

Veli söyler kulak vurdum sözüne.

 Bu kadar anladım gör himmetini

Der idi ümmeti vah ümmeti

İşittim yine huriler sözünü

Sevincimden göremedim yüzünü

Birbirine derler bundan yek bir âdem

Ki doğmadı yaratılalı âlem

Cihanda bunun gibi bir şerefi

Yaratmadı bunun gibi latifi

Görürem türlü kaftanlar giymişler

Hepsi bir birinden ziyade güzeller.

Yer ile gök arasında açıldı

Nurundan karanlıklar seçildi.

Bir seda geldi dedi bu donları siz

Bu oğlana giydirin bunları siz

Saklasın cümle nâzir gözden

Uzak olsun yavuz gözler yüzünden

 

İfridler şeyatın hilasından

Emin olsun düşmanların cümlesinden

Ki budur Hak Teâlanın Habibi

Budur cümle dertlerin tabibi

Bu hal içinde hayran olmuş idim

Sana şöyle bi cân olmuş idim.

Görürem yine kuşlar havadan

Evime geldi doldular ovadan

Kızıl yakut gibi ayakları hep

Zümrüt gibi tırnakları hep

Kanatları hep inci gibi ak

Acep surette düzmüş onları Hak.

Cümlesi tesbih ve tehlil ederler

Bölük bölük gelirler hem giderler.

Gördüm üç âlem dahi açıldı

Biri garpte biri şarkta dikildi.

Birisi Kâbe’nin üstünde durdu

Üçünü dahi feriştahlar getirdi.

Yer ile gök arası nur doldu

Gündüzden dahi pek aydın oldu.

Feriştahların avazıyla doldu âlem

Kamu tekbir ve tehlil oldu âlem

Görürem Mekke’nin kâfirlerini

Cümlesi uykudan uyanmazlar birisi

Kaçar divler denizlere giderler

Şeyatın cümlesi feryat ederler

Sedayı divler ol kâfirlerin hem

Kulaklarına yetiştirir Allah muhkem.

Kimisi hasta olur kimi ölür

Kiminin aklı gider şöyle kalır.

Satıh rebhur olur şıkkıl yemani

Ölür ısmarlar ol tamuya canı

Ses eder zerkayı yemâme

Ki korkar cümle ol ehli yemâme

Toplanıp yanına dediler ona

Ne ağlarsın bu resme noldu sana

Dedi o ben niçin ağlamayayım

Ya canım hasret ile dağlamayayım

Bu gece doğdu o sahibi zaman

Sürerler beyleri Mekke’den yabana

Melikleri, uluları kırıser

Bu din defterleri ol düriser

O kadar Kâbe’ye indi ki melekler

Ki nurdan göklere oldu direkler

Bu gece gök kapıları açıldı.

Melekler yere onda saçıldı.

Tamamen şarkı garbı nuru tuttu

Ki tekbir sesleri dünyayı tuttu.

Hazar edin gidecek baş ve canlar

Bütün taraç olur hanu manlar

Oğul ve kız esir olur hasâret

Olur, mal ve mülkler cümle ğarat

Bu dinin revnakı gitti dürüldü

Şeyatin div bu mülkten hep sürüldü

Diriğa vay bize erdi musibet

Hezaran mihnet ile çok fadıhat

Bunu dedi hemen döktü yaşını

Yüzün yeritti yere vurdu başını

O halk ağlar bütün gam kin olurlar

Gönüller gözleri nem kin olurlar

Kamu putlar döküldü yattı yere

Ki seva suyu dahi battı yere

Ateş perestlerin ateşi söndü

Ki bin yıldır o ateş yanar idi.

Kisranın köşkü yarıldı çatladı

Bir yanı yarıldı gayet kütledi

Böyle gördü kisra çün eyvanını

Lerze tuttu kokudan endamını

Biz Rasulullah sözüne gelelim

Raviden bir hoş rivayet kılalım

Anası dedi çün gördüm Mustafa

Secdededir gönlüm oldu hoş safa

Melekler türlü türlü çok gelirler

Evimin içi dopdolu olurlar

Benim oğlumu kılurlar ziyaret

Verirler her biri bana beşaret

İşitirem yine bir hoş avazı

Hazinu dilfeza vu dil nüvazı[2]

Hakk’a hidayet eyleyen Nebi’dir bu

Şefeat eyleyen sıdka Nebi’dir bu

Budur ol Nur kim sönmez asla

Uyanlar buna hiç göyünmez asla

Ana fadlı etmiş idi bahtı es’ad

Habib idi yok iken hiçbir ferd

Vücuda gelmeden bu gün muhakkak

İmam kılmış idi halka bunu Hak

İşittim bunu canım pek sevindi

Melul iken ferahlendi avundu

Bir nida geldi yine ol dem heman

Ya Muhammed müştuluktur[3] bi güman[4]

Cümle ilmi evvelin ve ahirin

Hak Teâlâ sana verdi cümlesin

Pes bu işte şöyle hayran olmuşam

Oğlumun yüzüne bakıp kalmışam

 


[1] Siretü Halebî İnsanu’l-Uyun c.1.s.55 (Mısır) En-Ni’metü’l-Kübra s.13

[2] Gönül ferahlandırıcı neşelendirici hoş sedayı işitirim

[3] Müjde

[4] Şeksiz şüphesiz

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>