canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

HAZRETİ ALİ kerremallahu vechehu EFENDİMİZİ HİMAYESİNE ALMASI - (İzharu'l-Fedaili Nebiyyina Muhammedin Sallallahu Teala aleyhi Vesellem)

HAZRETİ ALİ kerremallahu vechehu EFENDİMİZİ HİMAYESİNE ALMASI

Sevgili Peygamberimiz sallallahu Teâlâ aleyhi vesellem efendimize halkı Hakk’a davet vazifesi verilmezden birkaç yıl önce Mekke’de büyük bir kıtlık olmuş idi. Ebu Talib bu kıtlıkta çok fakir düşmüştü. Rasulü Ekrem ve Nebiyyi Muhterem Amacası hazreti Abbas’a dedi ki:

Görürsün ki kardeşin Ebu Talib’in ailesi kalabalıktır. Kendisi fakir düştü darlık içindedir. Cenab-ı Hak Teâlâ bize bolluk verdi. Gel gidelim Ebu Talib’in oğullarından birini sen al birini ben alayım. Üzerinde ki yük biraz hafiflesin dedi.

Rasulullah sallallahu aleyhi vesellemin bu sözünü Hazreti Abbas da kabul etti. Bereber Ebu Talib’in yanına gittiler durumu anlattılar. Ebu Talib bu duruma çok memnun oldu. Sevgili Peygamberimiz hazreti Ali efendimizi, hazreti Abbas’da imamı Ali efendimizin kardeşi hazreti Caferi himayesine aldı. Bu sırada hazreti Ali efendimiz dört veya beş yaşlarında idi. Küçük yaştan itibaren “Ben güzel Ahlakı tamamlamak için gönderildim” diyen sevgili Peygamberimiz sallalahu aleyhi vesellemin himayesinde O’nun eli altında yetişti. Allahım şefaatlarına layık eylesin cümlemizi âmin.

  Hazreti Ali kerremallahu vechehu efendimiz doğardoğmaz ilk aldığı gıda, sevgili Peygamberimizin mübarek tükrüğü idi. Onun için hazreti Ali kerremallahu vechehu efendimizin o mübarek sözlerinin her birisi hikmetle doludur. Af, şecaat, merhamet, güzel ahlak, insanlık ve bütün üstün meziyetlere bu sayede ulaştı. İsminide kulağına tekbir getirerek sevgili peygamberimiz koymuştu.

 Rasulullah Efendimiz Buyuruyorlar ki:

قِسْمَتُ الْحِكْمَةُ عَشَرَةٌ اَجْزٰٓاءُ فَاُعْطِىَ عَلِىٌّ تِسْعَةَ اَجْزٰٓاءُ وَالنَّاسُ جُزْأً وَاحِدًا َوَعَلِىُّ اَعْلَمُ بِالْوَاحِدِ مِنْهُمْ

Mealinde: “Cenab-ı Hak Teâlâ Hazretleri hikmeti, ilmi on bölüme bölmüş dokuzu İmamı Ali’de birisi sair nasta. O, bu biri de diğer insanlardan daha iyi biliyor.[1]

Hazret-i Ali kerremallahu vechehu hakkında yine bir hadis-i şerifinde:

 اَنَا مَد۪ينَةُ الْعِلْمِ وَعَلِىُّ بْنُ اَب۪ى طَالِبٍ بَابُها

Yani, “Ben ilmin şehriyim, İmam-ı Ali kerremallahu vechehu ilmin kapısıdır”[2] diye buyurmuştur.

İmam-ı Ali kerremallahu vechehu ve radiyallahu anhu Efendimiz Rasulullah’ın ilminin varisidir. İlm-i ledün kapısıdır. İlm-i ledün ehlinin sultanıdır.

يَا عَلِىُّ اَنَا وَاَنْتَ اَبـُو هٰذِهِ الْاُمَّةِ

Yani, “ ya Ali, Ben ve sen bu ümmete babayız”[3] dedi. Bundan murat evlad-ı maneviyedir. Tarikat-ı Aliyye ile Hakk’a gidenler manevi Ali’den Rasulullah’a vasıl, O’ndan Allah’adır.

 


[1] Ramuz-el-Ehadis c.2. s.335/1.

[2] Kenzu’l İrfan 1001 Hadis, s. 24/28, Rudani Cem’u’l-Fevaid c. 5. s. 120/8691.

[3] Ramuzu’t-Tevhid, Şerh ve Tercümei Delaili Abdulkadir Geylani (Osmanlıca Baskı). Firuzabadi el-Besair ve es-Semin Umdetu’l-Huffaz, ebi maddesi

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>