canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

MÜŞRİKLERİN EZİYETİNİN ARTMASI - (İzharu'l-Fedaili Nebiyyina Muhammedin Sallallahu Teala aleyhi Vesellem)

MÜŞRİKLERİN EZİYETİNİN ARTMASI

 

Müslümanların sayısı yavaş yavaş artmaya başlayınca kâfirlerinde şiddetleri artmaya başladı. Müslüman olanları Peygamberimiz sallallahu aleyhi veselleme uyanları yatırırlar vücutlarını kızgın taşlarla dağlarlardı.

 Müşrikler ne yapsalar kendi fesat fikirlerince maksatlarına ulaşamadılar. Aralarında toplanıp müşavere ve ittifak edip Müslümanlarla alış veriş yapmamak, onların çarşı pazardan bir şey almalarına müsaade etmemek ve Rasulullah sallallahu aleyhi vesellemi kendilerine vermedikçe sulh yapmamak üzere bir ahidname yazdılar ve Kâbe’nin duvarına astılar.

Sevgili Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellemin amcası Ebu Talib, Haşimoğullarını ve Muttaliboğullarını, Şibi Ebu Talib yani, Ebu Talib mahellesinde topladı sokak başlarına nöbetçiler koydurup sevgili Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellemi her gece bir evde yatırarak müşriklerin suikastından korudu. Rivayete göre bu hal üç sene kadar devam etti.

Cenab-ı Hak müşriklerin yazarak Kâbe’ye astıkları o ahidnameye bir kurt musallat etti. O kurt ahidnamade yazılı olan Allah ismi şerifinin haricinde ne varsa hepsini yiyip bitirdi.

Cenab-ı Hak bu durumu sevgili Peygamberimiz sallallahu aleyhi veselleme bildirdi. Rasûlü Ekrem efendimiz, durumu amcası Ebû Tâlib'e anlattı. Bunun üzerine Ebû Tâlib, gidip müşriklere şu teklifte bulundu:

“Kardeşim oğlunun bana haber vermesine göre, Allah, sizin Kâbe’de astığınız sahifeye bir kurt musallat etmiş ve (Allah) ismi şerifi haricinde ne varsa yiyip bitirmiştir. Kâbe’ye gidip sahifeye bakınız. Eğer yeğenim doğru söylemişse, bu zulüm ve kötü davranışınızdan vazgeçiniz. Eğer (hâşâ) yalan söylemişse, ben onu size teslim edeceğim” dedi.

Kâbe’ye giden müşrikler, Ebû Tâlib'in anlattıklarının aynısını hayretler içinde gözleriyle görmelerine rağmen “bu da bir sihirdir.” diyerek hakıkata gözlerini kapadılar.

Kureyş içinden hatırı sayılan bazı kimselerinde bu işe son verilmesi gerekir demesi üzerine Kureyş müşrikleri boykotu kadırdılar.

Bundan bir müddet sonra sevgili Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellemi çocukluğundan beri bağrına basıp şefkat ve himayesinde büyüten amcası Ebu Talib vefat etti.

Ebu Talib’in vefatından üç gün sonrada sevgili Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellemin zevcesi olan malıyla canıyla hiçbir fedekarlıktan kaçınmayan teslimiyeti, itaati, vefakârlığı, şefkati, îmanının kuvveti, sadâkat ve faziletiyle, sevgili Peygamberimiz sallallahu aleyhi veselleme hep destek ve tesellîcisi olan hazreti Haticetü’l-Kübra validemizde vefat etti.

Bu hadiselerin böyle peşi peşine gelmesi üzerine iki cihanın serveri Habibi Kibirya efendimiz çok üzülmüş ve o seneye senetü’l-Hüzün yani hüzün senesi adını vermişti.

Peygamber efendimiz aleyhissalatü vesselam ilk dini tebliği zamanında kâfirler çok eziyet ederlerdi. Fakat Cenab-ı Hak sabır ayeti indirdi:

فَاصْبِرْ كَمَا صَبَرَ اُو۬لُوا الْعَزْمِ مِنَ الرُّسُلِ

“Ya Habibim! Rusulu kiramdan (Peygamberlerden) sebat azim sahiblerinin sabr ettiği gibi sende sabr et.” [1]

فَاصْبِرْ صَبْرًا جَم۪يلًا

“Ya Habibim! Güzel bir sabırla sabr et.”[2]

Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve selleme sabır ayeti geldikçe yarenlerine, “sabır edin” diye buyururdu ve dahi sabırlarını sorardı. Kâfirler incittikçe teselli ederdi.

 


[1] Ahkaf 46/35

[2] Mearic 70/5

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>